Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 158482
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| It floated us off the rocks at the time. Don't you deny it. | O zaman bizi kayalra toslamaktan kurtarmıştı. İnkar etmeye kalkma. | Tara Road-1 | 2005 | |
| My house is not going under with ya. I want it back. | Evim seninle birlikte batmayacak. Onu geri istiyorum. | Tara Road-1 | 2005 | |
| We're in a hole. We're not gonna get out by digging deeper, Danny. | Bir çukurun içindeyiz. Daha fazla kazarak burdan çıkamayız, Danny. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Positions change. The banks have closed us, not me. | Durumlar değişebilir. Bankalar bizi batırdı, ben değil. | Tara Road-1 | 2005 | |
| We shared the good times. | İyi zamanları paylaştık. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Now we've gotta share the bad. | Şimdi kötüyü de paylaşmamız gerek. | Tara Road-1 | 2005 | |
| That's business! We're bust! | Ticaret bu! İflas ettik! | Tara Road-1 | 2005 | |
| It's not gonna happen, Barney. Believe me. | Böyle olmayacak, Barney. Bana inan. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Oh, hi. I just popped around to get something. | Oh, selam. Bir şey almak için gelmiştim. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Why do you have a key? | Neden anahtarın var? | Tara Road-1 | 2005 | |
| Uh... this is my house. | Bu benim evim. | Tara Road-1 | 2005 | |
| I used to live here, before you, Marilyn. | Senden önce burada yaşıyordum Marilyn. | Tara Road-1 | 2005 | |
| It's just Ria left strict instructions | Sadece Ria , Colm'un dışında kimsede anahtar | Tara Road-1 | 2005 | |
| that no one was to have a key except for Colm for the garden. | olmaması için kesin talimatlar bırakmıştı. | Tara Road-1 | 2005 | |
| I just can't have people walking in and out of here, now can I? | İnsanların buraya girip çıkmasına izin veremem değil mi? | Tara Road-1 | 2005 | |
| I'm hardly people... am I? | Ben sıradan biri değilim... değil mi? | Tara Road-1 | 2005 | |
| Well... come in | Şey... içeri gir | Tara Road-1 | 2005 | |
| and we'll go phone Ria and sort this out, shall we? | Ria'ya telefon edip bunu çözeriz olur mu? | Tara Road-1 | 2005 | |
| OK, if you feel you have to. | Tamam, böyle yapman gerekiyorsa. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Nobody's answering. | Kimse açmıyor. | Tara Road-1 | 2005 | |
| She's out somewhere. Forget it. | Dışarıda bir yerdedir. Unut bunu. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Well, why isn't the answering machine on? | Peki telesekreter neden çalışmıyor? | Tara Road-1 | 2005 | |
| She's probably having a party. Singing, dancing, drinking. | Muhtemelen bir parti veriyordur. Şarkı söyleyip, dans ediyor, içki içiyordur. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Ria? | Ria mı? | Tara Road-1 | 2005 | |
| Having a party? Don't be ridiculous. | Parti mi veriyor? Saçmalama. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Well, look, check with Rosemary. | Şey, bak, Rosemary'e sor. | Tara Road-1 | 2005 | |
| She's Ria's best friend. | O Ria'nın en yakın arkadaşı. | Tara Road-1 | 2005 | |
| She really likes you, by the way. Really? | Bu arada senden gerçekten hoşlanıyor. Gerçekten mi? | Tara Road-1 | 2005 | |
| I think she feels lonely too, sometimes. | Sanırım bazen o da yalnız hissediyor. | Tara Road-1 | 2005 | |
| I better be on my way. | Gitsem iyi olur. | Tara Road-1 | 2005 | |
| I'll leave you in peace. Is the key in the usual place? | Seni rahat bırakayım. Anahtar her zamanki yerinde mi? | Tara Road-1 | 2005 | |
| Key? What key? Ria's car key. That's what I came for. | Anahtar mı? Ne anahtarı? Ria'nın araba anahtarı. O yüzden geldim. | Tara Road-1 | 2005 | |
| First of all, I'd feel happier if you gave me the key to the front door, | Öncelikle karınla konuşuncaya kadar bana evin | Tara Road-1 | 2005 | |
| until I've talked to your wife. | anahtarını verirsen memnun olurum,. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Assuming she ever answers the phone. | Tabii telefonu açarsa. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Ria's car, I need it. | Ria'nın arabası, ona ihtiyacım var. | Tara Road-1 | 2005 | |
| What's it got to do with you? | Bunun seninle ne ilgisi var? | Tara Road-1 | 2005 | |
| I'm paying insurance on her car to use it while I'm here. | Buradayken kullanmak üzer onun arabası için sigorta parası ödüyorum. | Tara Road-1 | 2005 | |
| She's using my car in Connecticut. | O Connecticut'da benim arabamı kullanıyor. | Tara Road-1 | 2005 | |
| I have to sell it. | Onu satmam lazım. | Tara Road-1 | 2005 | |
| My firm's gone bust. | Firmam iflas etti. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Everything. Give me the car key, please. | Herşey gitti. Araba anahtarını ver, lütfen. | Tara Road-1 | 2005 | |
| I'll discuss it with Ria... | Ona ulaştığımda... | Tara Road-1 | 2005 | |
| ...when I reach her. | ...Ria'ya sorarım. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Until then, I think the car should stay with me. | O zamana kadar, sanırım araba bende kalmalı. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Listen, I'm sorry... | Dinle, üzgünüm... | Tara Road-1 | 2005 | |
| I'm glad you're happy here. | Burada mutlu olduğuna sevindim. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Who wouldn't be? | Kim olmazdı ki? | Tara Road-1 | 2005 | |
| Hello. Is Greg in? | Merhaba. Greg içerde mi? | Tara Road-1 | 2005 | |
| No, he's in Hawaii and Marilyn's in Dublin. | Hayır, Hawaii'de ve Marilyn de Dublin'de. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Shall I say who called? | Kim aradı diyeyim? | Tara Road-1 | 2005 | |
| No. No, it's OK. | Hayır.Hayır, sorun değil. | Tara Road-1 | 2005 | |
| He's looking for Greg. That was Hubie Green | Greg'i arıyormuş. Bu Hubie Green | Tara Road-1 | 2005 | |
| Who? You know, he was a friend of Dale's. | Kim? Bilirsin, Dale'in arkadaşıydı. | Tara Road-1 | 2005 | |
| So, you don't know? | Bilmiyor musun? | Tara Road-1 | 2005 | |
| Know what? That he's with his dad in Hawaii. | Neyi bilmiyorum? Babasıyla birlikte Hawaii'de olduğunu mu. | Tara Road-1 | 2005 | |
| No. Dale is dead. | Hayır. Dale öldü. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Oh, no, I feel awful. I've been talking to Greg about him as if he was alive. | Hayır, berbat hissediyorum. Greg'le onu hakkında yaşıyormuş gibi konuşup durdum. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Why didn't Marilyn say anything? | Neden Marilyn birşey söylemedi? | Tara Road-1 | 2005 | |
| She won't accept it. That's why she's run away. | Kabul etmiyor. O yüzden uzaklara kaçtı. | Tara Road-1 | 2005 | |
| She won't even speak to Greg about it anymore. | Artık Greg'le bile bu konu hakkında konuşmuyor. | Tara Road-1 | 2005 | |
| The day of his birthday, and she blames Greg for it all. | Doğumgününde, ve o da herşey için Greg'i suçluyor. | Tara Road-1 | 2005 | |
| No, Greg got him the bike for his birthday and then Dale was driving it | Hayır, Greg doğumgünü için motorsiklet almıştı ve sonra Dale bindi | Tara Road-1 | 2005 | |
| and Hubie gets on the front and takes over the controls | Hubie göndeydi ve o sürüyordu | Tara Road-1 | 2005 | |
| and so Dale ended up in the swimming pool, dead. | sonunda Dale havuza düştü , öldü. | Tara Road-1 | 2005 | |
| They'd been drinking, of course they had. | Tabii içki içmişlerdi. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Oh, poor Marilyn, poor poor Marilyn. | Oh, zavallı Marilyn, zavallı zavallı Marilyn. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Speed up. Give it some gas. | Hızlan. Gaz ver biraz. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Get Dale! Somebody help me! | Dale'i alın! Biri bana yardım etsin! | Tara Road-1 | 2005 | |
| Take it out of your budget. | Kendi cebinden çıkar. | Tara Road-1 | 2005 | |
| If you were in trouble I'd help you. | Senin başın dertte olsa ben yardım ederdim. | Tara Road-1 | 2005 | |
| It's a mistake asking friends for money, Danny. | Arkadaşlardan borç istemek bir hatadır, Danny. | Tara Road-1 | 2005 | |
| You're more than a friend. Your business is booming. | Sen arkadaştan ötesin. İşlerin çok iyi. | Tara Road-1 | 2005 | |
| We're gonna lose the house, we'll lose Tara Road! I've gotta tell Ria. | Evi kaybedeceğiz, Tara Road'u kaybedeceğiz! Ria'ya anlatmam lazım. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Well, she won't believe you. "Oh, Danny, darling, | Sana inanmayacaktır. "Oh, Danny, sevgilim, | Tara Road-1 | 2005 | |
| it'll all turn out fine". | herşey iyi olacak". | Tara Road-1 | 2005 | |
| What did Ria ever do to make you despise her so much? | Ondan bu kadar nefret etmen için Ria ne yaptı? | Tara Road-1 | 2005 | |
| She let me have an affair with you right under her nose. | Burnunun dibinde seninle ilişki yaşamama izin verdi. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Don't kick me when I'm down, Rosemary. | Düştüğümde bir tekme de sen atma, Rosemary. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Like you did to me? | Senin bana yaptığın gibi mi? | Tara Road-1 | 2005 | |
| I loved you first and then you married her. | Seni önce ben sevdim ve sen onunla evlendin. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Rosemary, lend me the money. | Rosemary, bana parayı borç ver. | Tara Road-1 | 2005 | |
| It'll be an investment. | Yatırım olur. | Tara Road-1 | 2005 | |
| I'll double it for you. I did before, didn't I? | Senin için ikiye katlarım. Daha önce yaptım, değil mi? | Tara Road-1 | 2005 | |
| This time, it's too complicated. There's Bernadette involved and she's pregnant. | Bu sefer herşey çok karışık. İşin içinde Bernadette var ve hamile. | Tara Road-1 | 2005 | |
| You don't understand having to go around to my own house | Kendi evimin etrafında dolanıp durup da Bayan Postal'a | Tara Road-1 | 2005 | |
| and grovel to Mrs. Jackboots. | yağ çekmenin ne demek olduğunu anlamıyorsun. | Tara Road-1 | 2005 | |
| You still want me to stay the night, though... | Yine de bu gece kalmamı istersin... | Tara Road-1 | 2005 | |
| He was groveling to her for money. It didn't work. | Ona para için yaltaklanıyordu. İşe yaramadı. | Tara Road-1 | 2005 | |
| She's a hard woman. | Zor bir kadındır. | Tara Road-1 | 2005 | |
| I'm glad I left your restaurant that night. | O gece restoranından çıktığım için mutluyum. | Tara Road-1 | 2005 | |
| What an absurd species we are. | Ne garip bir türüz biz. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Do you think someone should tell Ria about Rosemary and her husband? | Sence birisi Ria'ya Rosemary ve kocasını anlatmalı mı? | Tara Road-1 | 2005 | |
| Would you wanna be the one to tell her? | Anlatan sen olmak ister misin? | Tara Road-1 | 2005 | |
| I was brought up to believe that the truth sets you free. | Gerçeklerin seni özgürleştirdiğine inanarak büyütüldüm ben. | Tara Road-1 | 2005 | |
| No, the truth can drive you mad. | Hayır, gerçek seni çıldırtabilir. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Hello? Hello, Ria? | Alo? Alo Ria? | Tara Road-1 | 2005 | |
| Marilyn? Hi. | Marilyn? Selam. | Tara Road-1 | 2005 | |
| How are you? Is everything OK? Because... | Nasılsın? Herşey yolunda mı? Çünkü... | Tara Road-1 | 2005 | |
| Listen, Marilyn, I just, | Dinle, Marilyn, ben sadece, | Tara Road-1 | 2005 |