Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 158478
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| ...some scallions, it'll be great, my customers will love it. | ...biraz da taze soğan, harika olur, müşterilerim bayılır. | Tara Road-1 | 2005 | |
| By the time you get back, the whole garden'll be blooming. | Sen dönene kadar tüm bahçe çiçek açmış olur. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Annie's taking it pretty badly. | Annie oldukça kötü karşılıyor. | Tara Road-1 | 2005 | |
| That's understandable. | Bu anlaşılabilir bir şey. | Tara Road-1 | 2005 | |
| She thinks it's my fault. | Benim hatam olduğunu düşünüyor. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Well, this is it. | Şey, işte bu. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Annie, you will try and be civil when you meet her? | Annie, onunla karşılaştığında medeni olmaya çalış tamam mı? | Tara Road-1 | 2005 | |
| She better not try and boss me around. | Ortalıkta bana patronluk taslamaya kalkmasa iyi olur. | Tara Road-1 | 2005 | |
| She won't. | Yapmayacaktır. | Tara Road-1 | 2005 | |
| I bet this is her and her mother. | Eminim bunlar o ve annesi. | Tara Road-1 | 2005 | |
| It's them all right. | Kesin onlar. | Tara Road-1 | 2005 | |
| A woman can tell these things. | Bir kadın böyle şeyleri anlar. | Tara Road-1 | 2005 | |
| But you couldn't tell Dad was seeing her. | Ama Babamın onunla görüştüğünü anlayamadın. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Right, it's time. I love you both so much. | Tamam, vakit geldi. İkinizi de çok seviyorum. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Hey, kids! | Hey,çocuklar! | Tara Road-1 | 2005 | |
| Are you excited, Marilyn? | Heyecanlı mısın, Marilyn? | Tara Road-1 | 2005 | |
| At least it's all spick and span. | En azından tertemiz. | Tara Road-1 | 2005 | |
| You look fantastic, Ria. | Harika görünüyorsun, Ria. | Tara Road-1 | 2005 | |
| I'm so nervous. | Öyle gerginim ki. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Oh, rubbish. You'll have the time of your life. | Oh,saçma. Hayatının en güzel zamanını geçireceksin. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Come on, we really need to make a move. | Haydi, gerçekten gitmemiz gerek. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Oh, goodbye, house. Goodbye, lovely house. | Hoşçakal ev. Hoşçakal sevgili evim. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Don't worry. I'll keep an eye on things. | Endişelenme. Ben herşeye göz kulak olurum. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Now come on. | Haydi artık. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Now, you're not to worry about me. | Benim için üzülme. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Good luck, Ria. Thanks. | İyi şanslar, Ria. Teşekkürler. | Tara Road-1 | 2005 | |
| I'll call when I get there. | Vardığımda ararım. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Taxi, Miss? | Taksi Bayan? | Tara Road-1 | 2005 | |
| What brings you to these parts? | Sizi buralara getiren ne? | Tara Road-1 | 2005 | |
| My husband left me. | Kocam beni terk etti. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Is that Trinity College? | Burası Trinity College mi? | Tara Road-1 | 2005 | |
| That's it, yeah. | Evet öyle. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Do they call it Trinity because of the Father, the Son and the Holy Ghost? | Baba, Oğul ve Kutsal Ruh nedeniyle mi Trinity (Üçlü) demişler? | Tara Road-1 | 2005 | |
| No way. St. Patrick picked up a shamrock and it had three leaves, you see? | Hayır. Aziz Patrickbir yonca toplamış ve üç yaprağı varmış. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Then he banished all the snakes out of the country. | Sonra tüm yılanları ülkeden kovmuş. | Tara Road-1 | 2005 | |
| They sneaked back in and became tax inspectors. | Daha sonra onlar da gizlice geri dönüp vergi müfettişi olmuşlar. | Tara Road-1 | 2005 | |
| That's for you. Thank you, ma'am. | Bu senin için. Teşekkür ederim Bayan. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Welcome to America. Thanks. | Amerika'ya hoşgeldiniz. Teşekkürler. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Hello? Yes! | Merhaba? Evet! | Tara Road-1 | 2005 | |
| Hi. Who's there? | Merhaba. Kim var orada? | Tara Road-1 | 2005 | |
| Welcome to Dublin. I'm Colm Maguire. | Dublin'e hoşgeldin. Ben Colm Maguire. | Tara Road-1 | 2005 | |
| I'm a friend of Ria's. She told you, right? | Ben Ria'nın arkadaşıyım. Sana söyledi değil mi? | Tara Road-1 | 2005 | |
| I'll be digging the garden. I'll use the side gate. I won't be in your way. | Bahçeyi kazacağım. Yan kapıyı kullanırım. Yoluna çıkmam. | Tara Road-1 | 2005 | |
| You're the guy with the restaurant. Yep, that's right. | Sen restoranı olan adamsın. Evet bu doğru. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Yeah, you'll be needing a bit of sleep. So I'll leave you to it. | Evet, biraz uyuman lazım. O yüzden seni rahat bırakayım. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Ria's husband must really love this new woman | Ria'nın kocası bu yeni kadını gerçekten seviyor olmalı | Tara Road-1 | 2005 | |
| to leave his family and this lovely home. | ailesini ve bu harika evi terk ettiğine göre. | Tara Road-1 | 2005 | |
| People think they're on this earth just to be happy. | İnsanlar bu dünyaya yalnızca mutlu olmaya geldiklerini düşünüyorlar. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Maybe we don't know it when we are and it's too late. | Belki de mutlu olduğumuzda bunu bilmiyoruz ve sonra çok geç oluyor. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Did... Ria tell you anything else about me? | Ria... sana benimle ilgili başka birşey söyledi mi? | Tara Road-1 | 2005 | |
| Like that I murdered my last two wives? | Son iki karımı öldürdüğüm gibi mesela? | Tara Road-1 | 2005 | |
| Just kidding. I'll see you later. | Şaka yapıyorum. Sonra görüşürüz. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Hi. You must be Ria Lynch. | Merhaba. Sen Ria Lynch olmalısın. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Hi, Carlotta? Yeah, Hi. | Merhaba, Carlotta? Evet. Merhaba. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Jetlagged? | Uykusuz musun? | Tara Road-1 | 2005 | |
| No, I always look like this. | Hayır, her zaman böyle görünürüm. | Tara Road-1 | 2005 | |
| If you need anything, I just live over there. So just come over. | Birşeye ihtiyacın olursa ben orada yaşıyorum. Çık gel. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Aren't you gonna come in. No no, listen, | Girmeyecek misin? Hayır, hayır, dinle, | Tara Road-1 | 2005 | |
| you're tired and, so just settle in, OK? | sen yorgunsun , o yüzden yerleş tamam mı? | Tara Road-1 | 2005 | |
| Please, come in, come on. | Lütfen gir, haydi. | Tara Road-1 | 2005 | |
| All right, look, you know that this is the den | Pekala, bak, burası sığınak | Tara Road-1 | 2005 | |
| and this is the living room here. | ve bu da oturma odası. | Tara Road-1 | 2005 | |
| The house is so beautiful. She must have a very good cleaning lady. | Ev o kadar güzel ki. Çok iyi bir temizlikçisi olmalı. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Yeah. OK, and bedroom, bedroom, bedroom. | Evet. Tamam, ve yatak odası, yatak odası, yatak odası. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Down here is the kitchen | Burada aşağıda mutfak var | Tara Road-1 | 2005 | |
| and this is Greg's study. | ve burası da Greg'in çalışma odası. | Tara Road-1 | 2005 | |
| You know that Greg is Marilyn's husband. | Greg'in Marilyn'nin kocası olduğunu biliyorsun. | Tara Road-1 | 2005 | |
| He teaches English at Conn College. | Conn College'da İngilizce öğretmenliği yapıyor. | Tara Road-1 | 2005 | |
| He's a really, really sweet guy. | Gerçekten çok tatlı bir adamdır. | Tara Road-1 | 2005 | |
| My husband left me recently. | Kocam beni yeni terk etti. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Oh. Well, whose hasn't? | Oh. Şey, kimin ki etmedi ki? | Tara Road-1 | 2005 | |
| I met him when I was 22 years old. | Onunla 22 yaşımda tanışmıştım. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Well, you should've dumped him then. | O zaman onu bırakmalıydın. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Is this her son? Yeah. | Bu oğlu mu? Evet. | Tara Road-1 | 2005 | |
| That's Dale. | O Dale. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Do you fancy a nip? Oh, yeah! | Bir şeyler içmek ister misin? Oh, evet! | Tara Road-1 | 2005 | |
| It's brandy. Yeah. | Bu konyak. Evet. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Hi. I'm Heidi Franks. Marilyn told me all about you. | Merhaba. Ben Heidi Franks. Marilyn senden bana bahsetmişti. | Tara Road-1 | 2005 | |
| And I'm here to welcome you. | Ben de hoşgeldin demek için buradayım. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Hi, Heidi. | Merhaba, Heidi. | Tara Road-1 | 2005 | |
| She insisted I come in. | İçeri girmem için ısrar etti. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Hi. Like some brandy? | Merhaba. Konyak ister misin? | Tara Road-1 | 2005 | |
| Yeah, thanks. Her husband left her recently. | Evet teşekkürler. Kocası onu yeni terk etmiş. | Tara Road-1 | 2005 | |
| I feel like I've known you for years. | Sanki sizi yıllardır tanıyormuş gibiyim. | Tara Road-1 | 2005 | |
| A hundred million years. | Yüz milyonlarca yıldır. | Tara Road-1 | 2005 | |
| It feels like a lot of time at the moment. | Şu anda uzun zamandır gibi geliyor. | Tara Road-1 | 2005 | |
| What does this Marilyn do, anyway? | Peki bu Marilyn ne yapar? | Tara Road-1 | 2005 | |
| Marilyn, she cleans, cleans... | Marilyn, temizlik, temizlik... | Tara Road-1 | 2005 | |
| She does not clean. She teaches. She teaches music. | Temizlik değil. Öğretmenlik yapıyor. Müzik öğretmeni. | Tara Road-1 | 2005 | |
| She's a clarinet... | Klarnet çalar... | Tara Road-1 | 2005 | |
| It's so sad. She won't play anymore. | Çok yazık. Artık çalmıyor. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Hi, this is the Vine residence. Please leave your message. | Merhaba, burası Vine'ların evi. Lütfen mesaj bırakın. | Tara Road-1 | 2005 | |
| ... this is Marilyn Vine and I'm just checking in on you. | ben Marilyn Vine ve sadece vardın mı diye aradım. | Tara Road-1 | 2005 | |
| I wanted to let you know that everything is great here in Dublin | Burada, Dublin'de herşeyin harika olduğunu bilmeni istedim | Tara Road-1 | 2005 | |
| and I just love your little house, it's simply beautiful. | ve evine de bayıldım, gerçekten çok güzel. | Tara Road-1 | 2005 | |
| And if my friends Carlotta or Heidi impose too much | Ve eğer arkadaşlarım Carlotta ya da Heidi çok üstüne gelirlerse | Tara Road-1 | 2005 | |
| just tell them you're too busy. | onlara çok meşgul olduğunu söyle. | Tara Road-1 | 2005 | |
| You. Goodnight. | Siz. İyi geceler. | Tara Road-1 | 2005 | |
| I'm Rosemary Ryan. | Ben Rosemary Ryan. | Tara Road-1 | 2005 | |
| Ria and I are best friends. Welcome to Ireland. | Ria ve ben çok yakın arkadaşız. İrlanda'ya hoşgeldin. | Tara Road-1 | 2005 |