Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 149175
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| I'm, like, a big... I'm sorry. | Büyük hayran... Kusura bakmayın. | Shrink-1 | 2009 | |
| This is really not... Bitch. | Pek uygun bir zaman... Sürtük. | Shrink-1 | 2009 | |
| But on the whole it's a fucking... it's a big movie, it's a good movie. | Genel anlamda konuşursak önemli bir film. Güzel bir film. | Shrink-1 | 2009 | |
| We had a bunch of sword fighting and horse riding, and... | Birkaç kılıç kullanma ve at sürme sahnesi var. | Shrink-1 | 2009 | |
| They couldn't use guns. ...beautiful ladies. | Silah kullanamazdık. Güzel hatunlar var. | Shrink-1 | 2009 | |
| Not yet. If they had them, boy, that would've been a quick movie. | Henüz kullanılamazdı. Kullansaydık film hemencecik biterdi. | Shrink-1 | 2009 | |
| Everyone's dead. Good night. | Herkes ölürdü. İyi akşamlar. | Shrink-1 | 2009 | |
| The battle would've been over in seconds. | Savaş sahneleri birkaç saniye sürerdi. | Shrink-1 | 2009 | |
| What a great director, too. | Harika bir yönetmenimiz vardı. | Shrink-1 | 2009 | |
| He was a genius. He was fantastic. | Dahiydi, olağanüstüydü. | Shrink-1 | 2009 | |
| Brilliant man. | Çok zeki adam. | Shrink-1 | 2009 | |
| If he ever gets English down, watch out. | Dili çok kuvvetli kullanıyor. Dikkatli seyredin. | Shrink-1 | 2009 | |
| Some of the movie's got some beautiful girls. | Bazı filmlerde güzel hatunlar olur. | Shrink-1 | 2009 | |
| Beautiful girls, yeah. Beautiful fucking girls. | Güzel kızlar, evet. Çok güzel kızlar. | Shrink-1 | 2009 | |
| But once they shave, they're going to be... a little French. | Ama biraz kırptınız mı biraz Fransız kalırlar. | Shrink-1 | 2009 | |
| You have to go like, "Watch out there. Props." | Sonra müdahale etmek zorunda kalırsınız: "Dikkat et! Set görevlisi!" | Shrink-1 | 2009 | |
| Second hairdresser. | Yardımcı kuaför. | Shrink-1 | 2009 | |
| Yeah. Scary. | Evet. Korkunçtu. | Shrink-1 | 2009 | |
| But, you know, the movie itself is a fucking great film. | Film başlı başına mükemmel bir film. | Shrink-1 | 2009 | |
| It's got Jack, which makes any movie great. | Jack hangi işte olsa o iş mükemmel olur zaten. | Shrink-1 | 2009 | |
| Fuck, we've done how many of these today? | Bugün bunlardan kaç tane yapmıştık? | Shrink-1 | 2009 | |
| 50. Fucking 50, 75. | Elli. Elli ya da yetmiş beş işte. | Shrink-1 | 2009 | |
| And what else... what else can we say about the film? | Başka, başka? Başka ne söyleyebiliriz? | Shrink-1 | 2009 | |
| It's a big, fuck off action movie | Aksiyon dolu. | Shrink-1 | 2009 | |
| with some great fight scenes, battle scenes, you know? | Harika savaş ve dövüş sahneleri var. | Shrink-1 | 2009 | |
| It's... Fuck... | Sonra... | Shrink-1 | 2009 | |
| You end. What else? | Tükendin. Başka? | Shrink-1 | 2009 | |
| Yeah, let's get the fuck out of here. | Gidelim. | Shrink-1 | 2009 | |
| Good night. Thank you. | İyi akşamlar. Teşekkürler. | Shrink-1 | 2009 | |
| Yeah, enjoy the film. | İyi seyirler. | Shrink-1 | 2009 | |
| This is not my normal ride, okay? | Kendi arabam bu değil aslında. | Shrink-1 | 2009 | |
| I don't roll like this all the time. | Etrafta bununla dolaşıp durmam. | Shrink-1 | 2009 | |
| My wife took my fucking car keys. | Karım araba anahtarlarını aldı. | Shrink-1 | 2009 | |
| She's right, though. | Haklı da. | Shrink-1 | 2009 | |
| Two thirds in the tank, I shouldn't be driving. | Deponun yarısından fazlası dolu. Bu hâlde araba kullanmamalıyım. | Shrink-1 | 2009 | |
| I don't know what the fuck I'm doing. | Ne yaptığımı ben de bilmiyorum. | Shrink-1 | 2009 | |
| Not really a question. | Bu pek soru sayılmaz. | Shrink-1 | 2009 | |
| Man, can you take the wheel? | Dostum, direksiyonu tutabilir misin? | Shrink-1 | 2009 | |
| It's pretty... Hold on, I got to piss. | Sıkı tut. İşeyeceğim de. | Shrink-1 | 2009 | |
| Just take it. | Tut biraz. | Shrink-1 | 2009 | |
| Fuck me. Fuck me! | Ağzıma sıçayım, ağzıma! | Shrink-1 | 2009 | |
| You want to get straight? | Ani kalkış ister misin, dostum? | Shrink-1 | 2009 | |
| No, I really... Okay. | Yok, iyi böyle. Tamam, olur. | Shrink-1 | 2009 | |
| Your clients... | Müşterilerin. | Shrink-1 | 2009 | |
| Do you ever feel like you can't do anything for them? | Onlar için bir şey yapamadığını hissettiğin zamanlar olur mu? | Shrink-1 | 2009 | |
| I mean, really, anything? | Yani hiçbir şey. | Shrink-1 | 2009 | |
| I don't know. I just sell smoke. | Bilmem. Ben ot satıyorum, dostum. | Shrink-1 | 2009 | |
| It's not that... | Bence pek... | Shrink-1 | 2009 | |
| It's not that serious, I don't think. | ...ciddi bir şey değil. Sanmıyorum. | Shrink-1 | 2009 | |
| I got to go to the grocery store. | Markete gitmem gerekiyor. | Shrink-1 | 2009 | |
| Once again we meet. | Tekrar karşılaştık. | Shrink-1 | 2009 | |
| Nice cart. | Güzel araba. | Shrink-1 | 2009 | |
| Just wanted ice cream. | Canım dondurma istedi. | Shrink-1 | 2009 | |
| I would love ice cream, too. | Ben de dondurma severim. | Shrink-1 | 2009 | |
| Have some. | Alsana sen de. | Shrink-1 | 2009 | |
| No, I can't, apparently, 'cause l... | Alamam. Çünkü... | Shrink-1 | 2009 | |
| I'll get fat or something. | ...sonra şişmanlarmışım falan. | Shrink-1 | 2009 | |
| That's fucked up. | Boktanmış. | Shrink-1 | 2009 | |
| I worked in an ice cream shop in high school in Warren, Ohio. | Lisedeyken Warren, Ohio'daki bir dondurmacıda çalışmıştım. | Shrink-1 | 2009 | |
| Did you? | Sahiden mi? | Shrink-1 | 2009 | |
| Banana split sundaes. | Banana Split Sundea. | Shrink-1 | 2009 | |
| I make a mean Black and White. | Vanilyalı ve kakaolusundan hazırlardım. | Shrink-1 | 2009 | |
| So, Miss Amberson, did you always want to be | Peki her zaman... | Shrink-1 | 2009 | |
| Miss Ice Cream of Warren, Ohio? | ...Warren, Ohio'nun dondurma kraliçesi mi olmak istediniz, Bayan Amberson? | Shrink-1 | 2009 | |
| Or did you always want to be one of Tinseltown's brightest stars? | Yoksa asıl hayaliniz Tinseltown'un ünlü yıldızlarından biri mi olmaktı? | Shrink-1 | 2009 | |
| I pretty much always wanted to act. | Galiba çocukluğumdan beri oyunculuk yapmak istemiştim. | Shrink-1 | 2009 | |
| I guess dreams do come true. | Dondurmacılık bunun farkına varmanı sağlamış herhâlde. | Shrink-1 | 2009 | |
| Yeah, but I still ended up in your office, didn't I? | Yine de her şey bittiğinde soluğu ofisinde alıyorum, değil mi? | Shrink-1 | 2009 | |
| So, what about you? Where did you grow up? | Ya sen? Sen nerede büyüdün? | Shrink-1 | 2009 | |
| Me, I grew up here. | Burada. | Shrink-1 | 2009 | |
| Did you always want to be a therapist? | Terapist olmak hayalin miydi? | Shrink-1 | 2009 | |
| I don't even know anymore. | Hatırlamıyorum. | Shrink-1 | 2009 | |
| That is ancient history. | Geçmiş zaman. | Shrink-1 | 2009 | |
| You're not that old, you know. | Çok da yaşlı değilsin. | Shrink-1 | 2009 | |
| Neither are you. | Sen de. | Shrink-1 | 2009 | |
| I am in this town. | Bu şehirde yaşlıyım. | Shrink-1 | 2009 | |
| Well, like I said, fuck 'em. | Dediğim gibi siktir et. | Shrink-1 | 2009 | |
| Daisy? Daisy? | Daisy? Daisy? | Shrink-1 | 2009 | |
| This fucking asteroid script, could that really happen? | Şu lanet asteroit senaryosunun gerçekleşme olasılığı var mı? | Shrink-1 | 2009 | |
| Yeah, they have the money. | Evet. Paraları hazır. | Shrink-1 | 2009 | |
| Hedge fund financing, I think. No, no, no. | Koruma fonundan galiba. Hayır, hayır. | Shrink-1 | 2009 | |
| I mean an asteroid hitting the Earth. | Asteroitin Dünya'ya çarpmasından bahsediyorum. | Shrink-1 | 2009 | |
| Yeah, I think so. | Olabilir herhâlde. | Shrink-1 | 2009 | |
| Any day it could happen? | Her an mı? | Shrink-1 | 2009 | |
| Or in 100,000 years? Or what? | Yoksa yüz bin yıl içerisinde mi? Hangisi? | Shrink-1 | 2009 | |
| Fucking find out, all right? | Öğren o zaman. | Shrink-1 | 2009 | |
| Do we have a guy at NASA? Just... Fuck. | NASA'da adamımız var mı? | Shrink-1 | 2009 | |
| We need a guy at NASA. | NASA'dan birini bulalım. | Shrink-1 | 2009 | |
| Are you high? | Senin kafan mı iyi? | Shrink-1 | 2009 | |
| It's walrus tusk. It's totally medicinal. | Mors azı dişi. Tamamen tıbbi. | Shrink-1 | 2009 | |
| I got a guy in Little Antarctica. | Little Antarctica'da tanıdığım var. | Shrink-1 | 2009 | |
| Hey, did you check my dome supply? | Kümbet erzakımı kontrol ettin mi? | Shrink-1 | 2009 | |
| You make sure all the expiration dates are right? | Tüm son kullanma tarihlerinin doğru olduğundan emin ol. | Shrink-1 | 2009 | |
| No lambskin? | Kuzu derisi olmayacaktı. | Shrink-1 | 2009 | |
| No, you're all set. | Hepsi istediğin gibi. | Shrink-1 | 2009 | |
| I'm going to go back in and gorilla pimp that girl from the Carl's Jr. Ads. | Ben gidip şu Carl's Jr. Ads'teki kızı takip edeyim. | Shrink-1 | 2009 | |
| You're a really good writer. Thank you. | İyi bir yazarsın. Teşekkür ederim. | Shrink-1 | 2009 | |
| That's good news because I am a piece of shit valet. | Bu iyi haber çünkü işe yarmaz valenin tekiyim. | Shrink-1 | 2009 | |
| Okay, I have bad news. | Kötü haberim de var. | Shrink-1 | 2009 | |
| They basically made a bad version of the script, | Senaryonun kötü bir versiyonunu hazırladılar. | Shrink-1 | 2009 |