Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 22381
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| Not to worry, ladies. | Üzülmeyin hanımlar. | Glee-1 | 2009 | |
| It's an open marriage. | Serbest bir evlilik olacak. | Glee-1 | 2009 | |
| We'll be right back. | Birazdan görüşmek üzere. | Glee-1 | 2009 | |
| How dare you humiliate me like that! | Ne cüretle beni böyle küçük düşürürsün! | Glee-1 | 2009 | |
| People know you and I dated. | Millet bir ara çıktığımızı biliyor. | Glee-1 | 2009 | |
| Sue, you can't tame the tiger. | Sue, kaplanı evcilleştiremezsin. | Glee-1 | 2009 | |
| You've read my tattoos. | Dövmelerimi okudun. | Glee-1 | 2009 | |
| Face it, Sue. | Kabul et, Sue. | Glee-1 | 2009 | |
| You're never going to find someone, | Kimseyi bulamayacaksın ve yalnız öleceksin. | Glee-1 | 2009 | |
| So I decided to try online dating. | Ben de online randevulaşmaya karar verdim. | Glee-1 | 2009 | |
| And there was only one match for Sue Sylvester. | Ve Sue Sylvester için sadece bir tane eşleme vardı. | Glee-1 | 2009 | |
| One Sue Sylvester. 1 | Sue Sylvester'ın kendisi. Oda arkadaşım iyi birine benziyor. Aslında daha tanışmadık. | Glee-1 | 2009 | |
| So thanks, eDesperate. | Teşekkürler e Umursuz. | Glee-1 | 2009 | |
| I'm over the moon. | Havalara uçtum. | Glee-1 | 2009 | |
| Or maybe I'm a little high off this adhesive, | Will, dişlerini gıcırdatır mısın? San sanmıyorum. Belki de bu yapışkan kafa yaptı ama... | Glee-1 | 2009 | |
| Hey, is that safe? | Hey, yaptığın sağlıklı mı? | Glee-1 | 2009 | |
| With your shoulder messed up and all? | Omzunun haşatı çıkmıştı. | Glee-1 | 2009 | |
| Doesn't feel messed up to me. Now that I'm healthy, | Ben öyle hissetmiyorum. Sağlığıma kavuştuğuma göre, işimin peşine düşeceğim. | Glee-1 | 2009 | |
| Well, Coach Beiste isn't going to replace me while we're winning. | Koç Beiste, biz kazanırken benim yerime seni almayacak. Ne yapmam gerektiğini biliyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| You can't win every game. | Her maçı kazanamazsınız. Bak, hala arkadaş olmak istiyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| I'm kind of on the cusp of being one of the most popular guys in school. | Okuldaki en popüler çocuklardan biri olmanın eşiğindeyim. | Glee-1 | 2009 | |
| I didn't think you were the type that cared about that stuff. | Böyle şeylere önem veren biri olduğunu bilmiyordum. | Glee-1 | 2009 | |
| Everyone does. Being on top | Herkes önemser. Zirvede olmak diğerlerinin ağız kokusunu çekmemek demektir. | Glee-1 | 2009 | |
| No teasing, no Slushee facials. | Takılmak yok, suratına buzlu içecek yok. | Glee-1 | 2009 | |
| Being quarterback isn't going to put you on top, | Oyun kurucu olmak seni zirveye yerleştirmeyecek özellikle de... | Glee-1 | 2009 | |
| I'm working on that, too. | O konuda da çalışıyorum. 1 | Glee-1 | 2009 | |
| So, what do you want to talk about in private? | Benimle özel olarak ne konuşmak istemiştin? ...ki yok gibi görünüyor... | Glee-1 | 2009 | |
| These galactic mobiles aren't the stars of McKinley. | McKinley'nin yıldızları bu galaktika küreleri değil. | Glee-1 | 2009 | |
| We are. | Biziz. | Glee-1 | 2009 | |
| Or at least, I want us to be. | Veya en azından öyle olmamızı istiyorum. Peki. | Glee-1 | 2009 | |
| I think I love you. | Galiba seni seviyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| Look, my shoulder's healed, I'm going to be the quarterback again soon. | Bak, omuzum iyileşti. Yakından yine oyun kurucu olacağım. | Glee-1 | 2009 | |
| And you're already the head cheerleader. | Sen zaten baş amigosun. | Glee-1 | 2009 | |
| Oh, my God, are you proposing? | Tanrım, evlenme mi teklif ediyorsun? | Glee-1 | 2009 | |
| We've known each other for six weeks. Stand up. | 6 haftadır tanışıyoruz. Kalk ayağa. | Glee-1 | 2009 | |
| You're freaking me out. İ want to marry you... | Beni ürkütüyorsun. Seninle evlenmek istiyorum... 31'imdeyim ve şimdiden efsane oldum. | Glee-1 | 2009 | |
| some day. Until then, | ...bir gün. O zamana kadar... | Glee-1 | 2009 | |
| will you accept this promise ring? | ...bu söz yüzüğünü kabul eder misin? | Glee-1 | 2009 | |
| What are you, six? | Kaç yaşındasın? 6 mı? | Glee-1 | 2009 | |
| If you accept, | Eğer kabul edersen... | Glee-1 | 2009 | |
| this ring will symbolize my promise to you to be true, | ...bu yüzük, sadık olacağımın, öpüşmek dışında hiçbir şeye... | Glee-1 | 2009 | |
| to never pressure you to do anything more than kiss, | ...seni zorlamayacağımın, problemlerini dinleyeceğimin... | Glee-1 | 2009 | |
| to listen to your problems, | ...dişinin arasında yemek kaldığında veya gözünde çapak olduğunda söyleyeceğimin... | Glee-1 | 2009 | |
| or eye gunk, to come over to your house whenever you need | ...ağır bir şeyler taşımak gerektiğinde evine geleceğimin sembolü olacak. | Glee-1 | 2009 | |
| I promise to make you feel proud | Koridorda beni işaret ettiğin ve... | Glee-1 | 2009 | |
| when you point down the hall and say, | ..."bu çocuk benim erkek arkadaşım" dediğinde benimle... | Glee-1 | 2009 | |
| "That dude's my boyfriend." | ...gurur duyacağına söz veriyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| And I promise to do all of those things | Bütün bunları Matthew McConaughey taklidi... | Glee-1 | 2009 | |
| I really care about you, Quinn. | Sana çok değer veriyorum, Quinn. | Glee-1 | 2009 | |
| And I want us to be together. | Beraber olmamızı istiyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| Is that a no? | Bu "hayır" mı demek? * Evleneceğim günü * | Glee-1 | 2009 | |
| It's a maybe. | "Belki" demek. | Glee-1 | 2009 | |
| Hey, uh, so I've been reviewing this itinerary, | Hey, yapılacak işler programını gözden geçirdim ama pek anlamadım. | Glee-1 | 2009 | |
| Are you sure we should release 300 live doves indoors? | Kapalı alanda 300 beyaz güvercini salmak istediğine emin misin? Pisliğe sebep olmaz mı? | Glee-1 | 2009 | |
| That's why we feed them glitter, Finn. | O nedenle onları pırıltı ile besleyeceğiz, Finn. | Glee-1 | 2009 | |
| Oh. Well, look, I've been thinking about it. | Peki, bak uzun zamandır düşünüyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| I really want to do something special for the wedding, and | Düğün için çok özel bir şey yapmak istiyorum ve... | Glee-1 | 2009 | |
| I wanted to take this opportunity | ...bu fırsatı herkese bir lider olduğumu... | Glee-1 | 2009 | |
| I have the perfect idea. | Mükemmel bir fikrim var. | Glee-1 | 2009 | |
| After you walk your mom down the aisle, | Annenle koridorda yürüyüp babana teslim ettikten... | Glee-1 | 2009 | |
| Incredibly creepy. | Acayip ürkünç. ...ve yeni evliler için konuşmanı yaptıktan sonra... | Glee-1 | 2009 | |
| which I will write, although you are free | ...ki ben yazacağım ama sen ana fikri önermekte serbestsin... | Glee-1 | 2009 | |
| you and Carole will have a lovely | ...sen ve Carole, herkesin önünde çok hoş bir anne oğul dansı yaparsınız. | Glee-1 | 2009 | |
| Ah, that's a terrible idea. | Berbat bir fikir. Herkes çok kötü dans ettiğimi biliyor. | Glee-1 | 2009 | |
| Finn, trust me on this. | Finn, bana güven. İki yaşından beri düğün planlaması yapıyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| My Power Rangers got married and divorced | Power Ranger'larım o kadar çok kombinasyonda... | Glee-1 | 2009 | |
| I guess if I could pull it off, | Eğer becerebilirsem... ...evlenip boşandılar ki, Fleedwood Mac gibi olmuşlardı. | Glee-1 | 2009 | |
| it would make me seem like a cool stud. | ...beni popüler bir bitirim gibi gösterir. | Glee-1 | 2009 | |
| Thanks. It's a plan. | Sağ ol. Anlaştık. | Glee-1 | 2009 | |
| I don't want you near me. | Yanıma yaklaşmanı istemiyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| Are you okay? | İyi misin? 9'uncu sınıfta sizi depresyondaki Havaililer için düzenlenen... | Glee-1 | 2009 | |
| Okay, let's go to the principal, come on. | Tamam, Müdür'e gidelim. Hadi. | Glee-1 | 2009 | |
| Did he physically hurt you? | Sana fiziksel olarak zarar verdi mi? | Glee-1 | 2009 | |
| You said he's shoved you into the lockers before. | Seni dolaplara doğru ittiğini söylemiştin. İtti diye çocuğu okuldan atamam. | Glee-1 | 2009 | |
| He'll just say, "I didn't mean to shove that kid, I tripped!" | "İtmek istememiştim, ayağım takılmıştı" der. | Glee-1 | 2009 | |
| Excuse works like a charm. | Bu bahane bal gibi işler. Ben de hep kullanırım. | Glee-1 | 2009 | |
| He didn't shove me this time. | Bu sefer beni itmedi. | Glee-1 | 2009 | |
| He just... terrified me. | Beni... dehşete düşürdü. | Glee-1 | 2009 | |
| Lady, I can't suspend a student because he scares you. | Bayan, seni korkuttuğu için bir öğrenciyi okuldan uzaklaştıramam. | Glee-1 | 2009 | |
| High school is a dry run for the rest of your life. | Lise, hayatının geri kalanı için bir provadır. | Glee-1 | 2009 | |
| It's rough. People can be mean. | Zordur. İnsanlar zalimlik yapabilir. | Glee-1 | 2009 | |
| That's your advice? | Tavsiyen bu mu? | Glee-1 | 2009 | |
| That's all you have to say? | Bütün söyleyeceğin bu mu? | Glee-1 | 2009 | |
| William, I was bullied my entire life. | William, bütün hayatım boyunca bana zorbalık yapıldı. | Glee-1 | 2009 | |
| I grew up with a handicapable sister. | Özürlü bir abla ile büyüdüm. | Glee-1 | 2009 | |
| I know very well how cruel people can be. | İnsanların ne kadar acımasız olabileceğini biliyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| Was it difficult? Yes. | Zor muydu? Evet. | Glee-1 | 2009 | |
| Did it make me stronger? | Beni daha mı güçlendirdi? | Glee-1 | 2009 | |
| You bet it did. | Emin ol ki, evet. İşin en kötü kısmı korkusu. | Glee-1 | 2009 | |
| I never know when it's coming, I can't concentrate, | Ne zaman geleceği hiç belli olmuyor, konsantre olamıyorum... | Glee-1 | 2009 | |
| I don't feel like I'm part of this school at all. | ...kendimi bu okulun bir parçası gibi hissetmiyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| I feel like I'm in a horror movie where this creature | Kendimi bir yaratığın beni takip ederek, ödümü kopardığı bir korku... | Glee-1 | 2009 | |
| I mean, you... | Yani, siz... | Glee-1 | 2009 | |
| You don't know what's going on in this kid's head. | ...bu çocuğun kafasından neler geçmekte olduğunu bilmiyorsunuz. | Glee-1 | 2009 | |
| You don't know what he's capable of. | Neler yapabileceğini bilmiyorsunuz. | Glee-1 | 2009 | |
| Nothing. Maybe I'm overreacting. | Hiç. Belki büyütüyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| Lady, this kid lays a finger on you, you come straight to me, | Bayan, bu çocuk sana parmağına sürerse, hemen bana gel... | Glee-1 | 2009 | |
| and I will expel him faster | ...onu, verdiğin siparişi sana tekrar eden... | Glee-1 | 2009 | |
| But until that happens, | Ama gerçekten böyle söylediğim için çok üzgünüm, sana dokunana kadar... | Glee-1 | 2009 | |
| there is nothing legally I or the school board can do. | ...hukuki olarak ne ben, ne de okul idaresi bir şey yapamaz. | Glee-1 | 2009 |