Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 22384
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| Okay, uh... | Peki... | Glee-1 | 2009 | |
| That's dancing. Uh... | Dans bu. | Glee-1 | 2009 | |
| Can we... Can we shut the door? I'm not really comfortable | Kapıyı kapatabilir miyiz? Millet seyrederken pek rahat değilim. | Glee-1 | 2009 | |
| Tell him, Kurt. | Söyle ona, Kurt. | Glee-1 | 2009 | |
| Tell me what? Tell him, or I will. | Ne söyleyeceksin? Söyle, yoksa ben söylerim. | Glee-1 | 2009 | |
| He's... been harassing me for a few weeks now. | Birkaç haftadır beni taciz ediyor. Nasıl taciz ediyor? | Glee-1 | 2009 | |
| Just... Shoving me, and giving me a hard time. | İtiyor, bana kötü davranıyor. | Glee-1 | 2009 | |
| What? You've got to be kidding me. | Ne? Şaka mı ediyorsun? | Glee-1 | 2009 | |
| Please, you're sick. Come on. | Lütfen, sen hastasın. Hadi. | Glee-1 | 2009 | |
| What the hell have you been doing | Bütün bunlar olurken sen nerelerdeydin, ha? | Glee-1 | 2009 | |
| So it seems the situation has reached a boiling point. | Durum taşma noktasına gelmiş gibi görünüyor. | Glee-1 | 2009 | |
| I'll tell you what really happened. Mr. Karofsky... | Ne olduğunu ben söyleyeyim. Bay Karofsky... | Glee-1 | 2009 | |
| My name's Paul. | Adım Paul. Paul, oğlun, benimkinin hayatını tehdit etmiş. | Glee-1 | 2009 | |
| Porcelain? İs that true? | Porselen? Bu doğru mu? | Glee-1 | 2009 | |
| He said he would kill me if I told anyone. | Eğer birine söylersem, beni öldüreceğini söyledi. Birine neyi dersen? | Glee-1 | 2009 | |
| Just... that he was picking on me. | Sadece... benimle uğraştığını. | Glee-1 | 2009 | |
| You have been acting differently lately, David. | Son zamanlarda farklı davranıyorsun David. | Glee-1 | 2009 | |
| You used to get A's and B's. | Eskiden "A" ve "B" alırdın. | Glee-1 | 2009 | |
| Maybe he likes me. | Belki benden hoşlanıyordur. | Glee-1 | 2009 | |
| It's your job to protect people. | İnsanları korumak sizin göreviniz. Tamamen aynı fikirdeyim. | Glee-1 | 2009 | |
| After hearing both sides of the story, you are hereby expelled. | İki tarafın da hikayesini dinledikten sonra, sonuç olarak okuldan kovuldun. | Glee-1 | 2009 | |
| I appreciate your time. | Zaman ayırdığınız için teşekkür ederim. | Glee-1 | 2009 | |
| Thank you. | Teşekkür ederim. Mutluluklar dilerim. | Glee-1 | 2009 | |
| Never learned how to tie a tie. | ...seni düşünüyorlar. Kravat takmayı hiç öğrenemedim. | Glee-1 | 2009 | |
| Sit down, Frankenteen. | Otur, Frankenteen. | Glee-1 | 2009 | |
| I'm guessing you know that you're losing it. | Sanırım kaybettiğinin farksındasın. | Glee-1 | 2009 | |
| I mean, Sam is clearly the new Glee favorite, | Sam, açıkça Glee'nin yeni favorisi... | Glee-1 | 2009 | |
| he's going to become starting quarterback... | ...oyun kurucusu da olacak. Ne demek istiyorsun? | Glee-1 | 2009 | |
| If you were honest and told people | Eğer dürüst davranıp, geçen sene yaptığımızı millete söyleseydin... | Glee-1 | 2009 | |
| you would go from uncool to Chilly Willy in a heartbeat. | ...anında sıradan birinden popüler birine dönüşürdün. | Glee-1 | 2009 | |
| Maybe, but I can't do that. | Belki ama yapamam. | Glee-1 | 2009 | |
| I didn't have sex with Jessie. | Jessie ile yatmadım. | Glee-1 | 2009 | |
| I İ lied... to make you jealous. | Yalan söyledim... seni kıskandırmak istemiştim. | Glee-1 | 2009 | |
| I Lt's cool. | Önemli değil. | Glee-1 | 2009 | |
| Um, you know, I had a feeling, | Aslında anlamıştım, benimleyken ne kadar tutucu olduğunu göz önünde bulundurursak... | Glee-1 | 2009 | |
| not that I'm complaining. This is so much better | ...tabi şikayet etmiyorum. Böylesi çok daha iyi... | Glee-1 | 2009 | |
| because now neither of us have done it and we can save it | * Bir öpücük * | Glee-1 | 2009 | |
| If she found out, she'd break up with me. | Eğer öğrenirse, beni bırakır. | Glee-1 | 2009 | |
| And this would be bad because?... | * Biliyorsun * Ve bu çok kötü olur, çünkü | Glee-1 | 2009 | |
| Because I'm in love with her | Çünkü ona aşığım ve onu üzmek istemiyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| Okay, don't you see that that midget is | Pekala, o cücenin bir çapa gibi seni Zavallılar Şehri'nin... | Glee-1 | 2009 | |
| I think you should leave. | Bence artık gitmelisin. Peki. | Glee-1 | 2009 | |
| I mean, if you two broke up, | Yani, eğer ayrılırsanız, biz görüşmek için serbest oluruz, değil mi? | Glee-1 | 2009 | |
| Nothing. | Hiç. Ben gitmek üzereydim. | Glee-1 | 2009 | |
| Aren't you going to tell me how pretty I look? | Ne kadar güzel göründüğümü söylemeyecek misin? | Glee-1 | 2009 | |
| You look amazing. | Muhteşem görünüyorsun. | Glee-1 | 2009 | |
| I just really love you. | Seni çok seviyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| * lt's a beautiful night * | * Çok güzel bir gece * | Glee-1 | 2009 | |
| * We're looking for something dumb to do * | * Arıyoruz yapacak aptal bir şey * | Glee-1 | 2009 | |
| * Hey, baby * | * Hey, tatlım * | Glee-1 | 2009 | |
| * I think I wanna marry you * | * Evlenmek istiyorum seninle galiba * | Glee-1 | 2009 | |
| * ls it the look in your eyes * | * Gözlerindeki o bakış mı sebebi * | Glee-1 | 2009 | |
| Or is it? | * Dans iksirinden mi yoksa * | Glee-1 | 2009 | |
| * No one will know * | * Öğrenmez hiç kimse * | Glee-1 | 2009 | |
| * Come on, girl * | * Hadi, güzelim * | Glee-1 | 2009 | |
| * Who cares if we're trashed? * | * Sarhoş olsak kimin umurunda * | Glee-1 | 2009 | |
| * Got a pocket full of cash * | Bu tarafını annesinden almış. * Cebim dolu harcayabileceğimiz parayla * | Glee-1 | 2009 | |
| * And it's on, girl * | * Tamamdır, tatlım * | Glee-1 | 2009 | |
| * Don't say no, no, no, no, no * | * Sakın hayır, hayır, hayır deme * | Glee-1 | 2009 | |
| * And we'll go, go, go, go, go * | Pekala. | Glee-1 | 2009 | |
| *'Cause it's a beautiful night * | * Çünkü çok güzel bir gece * | Glee-1 | 2009 | |
| * Hey, baby * | * Hey tatlım * | Glee-1 | 2009 | |
| * I think I wanna marry you * | * Seninle evlenmek istiyorum galiba * | Glee-1 | 2009 | |
| ? Or is it this dancing juice? | * Dans iksirinden mi yoksa * | Glee-1 | 2009 | |
| * Who cares, baby? * | * Tatlım, kimin umurunda * | Glee-1 | 2009 | |
| * I think I wanna marry you! * | * Seninle evlenmek istiyorum galiba * | Glee-1 | 2009 | |
| * Ba, ba, ba, ba... * | Bir dakika, garip bir şey var. | Glee-1 | 2009 | |
| * Just say "I do" * | * Evet de sadece * | Glee-1 | 2009 | |
| * Tell me right now, baby * | * Şimdi söyle bana, tatlım * | Glee-1 | 2009 | |
| * Tell me right now, baby, baby * | En sevdiğim Noel şarkısıdır. Wham! * Şimdi söyle bana, tatlım * | Glee-1 | 2009 | |
| * I think I wanna marry you. * | * Seninle evlenmek istiyorum galiba * | Glee-1 | 2009 | |
| Please be seated. | Lütfen yerlerinize geçin. | Glee-1 | 2009 | |
| We usually start with a prayer. | Genellikle dua ederek başlarız. | Glee-1 | 2009 | |
| was afraid that some in attendance might fall asleep. | ...katılımcılardan bazılarının uyuya kalacağından korktu. | Glee-1 | 2009 | |
| So instead, I'm going to let Burt and Carole | Mikroplarını ödünç almak lazım. Dua etmek yerine, Burt ve Carole'a, sizi buraya neden... | Glee-1 | 2009 | |
| I'm not really known for having a way with words. | Pek yetenekli bir konuşmacı değilimdir. | Glee-1 | 2009 | |
| But one thing they neglect to mention is how... | Ama söylemeyi ihmal ettikleri şeylerden... | Glee-1 | 2009 | |
| I lost somebody I loved very much. | Çok sevdiğim birini kaybettim. | Glee-1 | 2009 | |
| But Kurt... | Ama Kurt... | Glee-1 | 2009 | |
| he lost his mom. | ...annesini kaybetti. | Glee-1 | 2009 | |
| And that killed me. | Bu beni kahretti. | Glee-1 | 2009 | |
| Well, we got by, but looking back? | İdare ettik ama geriye bakıyorum ve... | Glee-1 | 2009 | |
| I İ want to apologize to you, Kurt. | ...senden özür dilemek istiyorum, Kurt. | Glee-1 | 2009 | |
| Well, sometimes out of nowhere, he'll do you one better, | Bazen, durup dururken, daha da iyisini yapar... | Glee-1 | 2009 | |
| He grabbed me by the shoulders, and he pointed me | Beni omuzlarımdan yakaladı ve... | Glee-1 | 2009 | |
| Words can't describe you. You're everything. | Kelimeler seni ifade edemez. Her şeyimsin. | Glee-1 | 2009 | |
| And I will love you till the day I die. | Ölene kadar seni seveceğim. | Glee-1 | 2009 | |
| Most women, when they get married, they get one man. | Çoğu kadın evlendiğinde, bir erkeğe sahip olur. | Glee-1 | 2009 | |
| I get two. | Ben 2 taneye sahip oldum. | Glee-1 | 2009 | |
| the other one just saved me. | ...diğeri beni kurtardı. | Glee-1 | 2009 | |
| Kurt, you are an amazing person. | Kurt, sen muhteşem birisin. | Glee-1 | 2009 | |
| I'm not only getting a son, I'm getting a friend. | Sadece bir oğla daha sahip olmuyorum, bir arkadaşa sahip oluyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| But I think I'm most proud | Ama en çok Kurt'ün ağabeyi... | Glee-1 | 2009 | |
| And do you, Carole, take this man?... | Ve sen Carole, bu adamı | Glee-1 | 2009 | |
| Oh, yes I do! Yes, I do. | Evet! Evet. | Glee-1 | 2009 | |
| * When marimba rhythms start to play * | * Marimba ritimleri çalmaya başladığında * | Glee-1 | 2009 | |
| * Like a lazy ocean hugs the shore * | * Tıpkı okyanus dalgalarının tembelce sahili kucaklaması gibi * | Glee-1 | 2009 | |
| * Hold me close * | * Sıkı tut beni * | Glee-1 | 2009 | |
| * Sway me more * | * Sallamaya devam et beni * | Glee-1 | 2009 | |
| * Other dancers may be on the floor * | * Başka dansçılar olabilir pistte * | Glee-1 | 2009 |