Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 22380
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| (clattering) | Hayır, burada yapamazsın. Nerede yapacağım? | Glee-1 | 2009 | |
| Hey, lady boys. | Pekâlâ, daire yapalım. | Glee-1 | 2009 | |
| I gotta go to class. | Derse gitmem lazım. | Glee-1 | 2009 | |
| and that's totally normal. | ...salonuyla tanıştırdılar ve hayatımı değiştirdiler. | Glee-1 | 2009 | |
| to come to terms with, and you should just know | ...kabul etmek ve yalnız olmadığını bilmeni istiyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| Do not mess with me. | Bana bulaşmayın. | Glee-1 | 2009 | |
| You have to stop this! | Buna bir son vermen lazım! | Glee-1 | 2009 | |
| (exhales) Because up until yesterday, I had never been kissed. | ...sahneye çıkıp diplomamı alana kadar da benim olarak kalacak. | Glee-1 | 2009 | |
| Or at least... one that counted. | Veya en azından... değeri olan biri öpmedi. | Glee-1 | 2009 | |
| I'll buy you lunch. | Sana öğle yemeği ısmarlayayım. Peki, şimdi ne yapacaksın? Bilmiyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| You have no idea what it's like. | Nasıl bir his olduğu bilmene imkân yok. | Glee-1 | 2009 | |
| For what it's worth... the kids feel awful. | Eğer bir değeri varsa... çocuklar kendilerini çok kötü hissediyor. * Ondan isteyeceğim huyunu değiştirmesini * | Glee-1 | 2009 | |
| They like you. | Seni seviyorlar. | Glee-1 | 2009 | |
| They respect you. | Sana saygı duyuyorlar. | Glee-1 | 2009 | |
| I'll find my bliss somewhere else. | Mutluluğu başka yerde bulurum. | Glee-1 | 2009 | |
| I don't know, maybe an ice road trucker. | Bilmiyorum, belki de buz kamyonu şoförü. | Glee-1 | 2009 | |
| I'm not gay, you know. | Lezbiyen değilim. | Glee-1 | 2009 | |
| deep down inside where no one can see, | ...derinlerde, kimsenin görmediği bir yerde... | Glee-1 | 2009 | |
| Well, that's what dating is for. | Randevuya çıkmak bunun içindir. | Glee-1 | 2009 | |
| I've never been kissed, Will. | Beni hiç kimse öpmedi, Will. | Glee-1 | 2009 | |
| It's the simplest thing. | En basit şey. | Glee-1 | 2009 | |
| A kiss. | Bir öpücük. | Glee-1 | 2009 | |
| It's a doorway to everything else, | Ve sana yardım etmek istiyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| Promise, hope... | Vaat, umut... | Glee-1 | 2009 | |
| of a future with someone. | ...birisi ile beraber bir gelecek. | Glee-1 | 2009 | |
| I'm 40, and I haven't even taken those baby steps yet. | 40 yaşındayım ve daha... | Glee-1 | 2009 | |
| is that you are a beautiful... | ...güzel ve... | Glee-1 | 2009 | |
| amazing woman... | ...mükemmel bir kadın olduğun... | Glee-1 | 2009 | |
| whose heart is just too big for most men to stand. | ...ve çoğu erkeğin baş edemeyeceği kadar iyi kalpli olduğun anlamına geliyor. | Glee-1 | 2009 | |
| Inside and out. | İçin ve dışın. | Glee-1 | 2009 | |
| Hey, come to the choir room tomorrow at 4:00. | Hey, yarın saat 4'te koro odasına gel. | Glee-1 | 2009 | |
| I didn't see you in geometry today. | Bugün geometri dersine gelmedin? Bingo. Hayır, gelmedim. | Glee-1 | 2009 | |
| I'm skipping town, genius. | Şehirden kaçacağım, akıllı. | Glee-1 | 2009 | |
| My probation officer says hanging out with you | Şartlı tahliye memuru seninle takılmanın gerçek kamu hizmeti olmadığını söylüyor. | Glee-1 | 2009 | |
| And they kept taking my waffles. | Biliyorsun, birlikte hayatın nasıl olacağıyla ilgili hayaller kuruyorsun. | Glee-1 | 2009 | |
| What? | İnsanlar acı çekiyor, işsizlik arttı, dolar düştü ve sanat... | Glee-1 | 2009 | |
| You need to start hanging around | Sana iyi örnek olacak biri ile takılmaya başlaman gerekiyor, Puck. | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ ♪ | * Birisi * * Eskiden tanıdığım * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ No, no ♪ | Pardon ama ben bir politikacıyım... | Glee-1 | 2009 | |
| That was really good. | Çok güzeldi. | Glee-1 | 2009 | |
| Here's what you missed on Glee: | İşte Glee'de kaçırdıklarınız... | Glee-1 | 2009 | |
| Kurt's still getting harassed and doesn't know what to do about it. | Kurt hala tacize uğruyor ve ne yapacağını bilemiyor. Ulusal yarışma New York'ta olacak ve herkes çok heyecanlı. | Glee-1 | 2009 | |
| I am gonna kill you. | Seni öldüreceğim. | Glee-1 | 2009 | |
| Finn and Kurt got mad at each other, because Kurt had | Finn'le Kurt birbirlerine darıldılar çünkü Kurt, Finn'den hoşlanıyordu sonra... | Glee-1 | 2009 | |
| and their parents are dating, so it's a little awkward. | ...bir de ebeveynleri çıkıyor, bu da biraz tuhaf. | Glee-1 | 2009 | |
| Sam and Quinn are sort of dating, | Sam ve Quinn çıkıyor gibiler, Sue'yla Rod Remington da çıkmışlardı. | Glee-1 | 2009 | |
| You sunk my battleship, | ...romantik bir taco yemeğinden sonra futbolcu avcısı Cooter'la evlendiği gibi. | Glee-1 | 2009 | |
| But then she caught him cheating, so she's back on the market, | Ama sonra onu kendisini aldatırken yakaladı, şimdi o da piyasada. 1 | Glee-1 | 2009 | |
| Is this one of those interventions,'cause?... | Bu bir müdahale mi, çünkü Öyle ise, ikimiz için de. | Glee-1 | 2009 | |
| They bombarded me and forced me to bring them to you. | Beni bombardımana tuttular ve sana getirmeye zorladılar. Tamam, hadi söyle. | Glee-1 | 2009 | |
| No, no, no, you. Come on. | Hayır, hayır, hayır. Hadi. Arabada... Hadi, sen, sen. | Glee-1 | 2009 | |
| Come on, you. Please! | Hadi, sen söyle. Lütfen! | Glee-1 | 2009 | |
| All right, so you know how I drive Carole to work every Tuesday? | Peki. Carole'ı her Salı işe araba ile bırakıyorum ya? | Glee-1 | 2009 | |
| Well, today I drove here, | Bugün buraya geldim ve Kurt'un bizi... | Glee-1 | 2009 | |
| very romantic of me, I might add... And I... | ...bu arada kabul edin ki çok romantik davrandım ve... | Glee-1 | 2009 | |
| He proposed! He proposed! | Evlenme teklif etti! Evlenme teklif etti. 6 haneli maaş çekleri alamıyor. Mezuniyetten sonra öğrencilerimiz... | Glee-1 | 2009 | |
| You stole the punch line! | En önemli cümleyi sen söyledin! | Glee-1 | 2009 | |
| Wow. This just happened? | Vay be! Şimdi mi oldu bu? | Glee-1 | 2009 | |
| Oh! We wanted the two of you to be the first to know. | İlk bilenlerin sizler olmanızı istedik. Evet, etütteki öğrencilerden sonra. | Glee-1 | 2009 | |
| Come on, family hug, huh? | Hadi, aile kucaklaşması, ha? | Glee-1 | 2009 | |
| Okay. Come on! | Hadi! | Glee-1 | 2009 | |
| I'm so excited and and nervous! | Hem çok mutluyum hem de çok endişeli! | Glee-1 | 2009 | |
| Oh, don't be, don't be. Well, no. Okay. | Hayır, hayır. Peki. | Glee-1 | 2009 | |
| Oh, my God, this is just what I needed. | Tanrım, tam istediğim oldu. Öğlen yemeği vakti geldi. Croque Madame ister misin? | Glee-1 | 2009 | |
| I will take care of it from here. | Gerisini ben hallederim. | Glee-1 | 2009 | |
| I have a trunk full of wedding magazines hidden under my bed. | Bir sandık dolusu evlilik dergisi yatağımın altında saklı duruyor. | Glee-1 | 2009 | |
| I'm thinking of a russet and cognac theme. | Temayı kızıl kahve ve konyak olarak düşünüyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| Those are colors, Finn. Fall wedding colors. | Bunlar renk, Finn. Sonbahar düğünü renkleri. Güz. | Glee-1 | 2009 | |
| Nothing too extravagant, Kurt, okay? | Çok aşırıya kaçma, Kurt, tamam mı? | Glee-1 | 2009 | |
| We're gonna use whatever savings we have. | Birikmiş kaç paramız varsa, balayı için kullanacağız. | Glee-1 | 2009 | |
| That's right. We're going to Waikiki. | Doğru duydun. Waikiki'ye gideceğiz. | Glee-1 | 2009 | |
| We're gonna go to the hotel | Lost yıldızlarının kaldığı otele gideceğiz. | Glee-1 | 2009 | |
| Finn, you you haven't said anything. | Finn, se sen hiçbir şey söylemedin. | Glee-1 | 2009 | |
| I guess I'm just kind of stunned. | Sanırım biraz şoke oldum. * Beni seviyor mu? * | Glee-1 | 2009 | |
| One where everybody's gonna get their own rooms. All right? | Herkesin kendi odasına sahip olacağı bir ev. | Glee-1 | 2009 | |
| Come on, honey. Be happy for me. | Hadi, tatlım. Benim için mutlu ol. | Glee-1 | 2009 | |
| I am, Mom. | Mutluyum, Anne. | Glee-1 | 2009 | |
| All right, now listen, Kurt, | Pekala, dinle Kurt, Bay Düğün Organizatörü, tek bir şeyi halletmeni istiyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| I don't care about the food or the booze at this party, | Bu partideki yiyecek veya içecek umurumda değil... | Glee-1 | 2009 | |
| but I want one heck of a band. | ...ama müthiş bir orkestra istiyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| I've been eating right. | Yemeklerime dikkat ediyorum. Spor yapıyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| And I want to boogie with Carole at this wedding. | Düğünde Carole ile dans etmek istiyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| And I will boogie. | Dans ederim. | Glee-1 | 2009 | |
| All right. It's already taken care of, Dad. | Tamam. Şimdiden hallettim bile, Baba. | Glee-1 | 2009 | |
| I'm going to hire the New Directions as your band. | New Directions'ı tutacağım. | Glee-1 | 2009 | |
| Right? İt won't cost you a cent. | Değil mi? Beş kuruş bile tutmaz. | Glee-1 | 2009 | |
| They're cheap, they're available. | Ucuzlar, müsaitler. | Glee-1 | 2009 | |
| Long story short... | Uzun lafın kısası... | Glee-1 | 2009 | |
| you're having a Glee wedding. | ...Glee düğününüz olacak. | Glee-1 | 2009 | |
| The big day has finally arrived for one Sue Sylvester. | Büyük gün en nihayetinde Sue Sylvester için gelip çattı. | Glee-1 | 2009 | |
| Becky, get in here! | Becky, buraya gel! | Glee-1 | 2009 | |
| Get these invites down to the post office, stat. | Bu davetiyeleri postaneye götür, hemen. | Glee-1 | 2009 | |
| Got it, Coach. | Tamamdır, Koç. | Glee-1 | 2009 | |
| And to think that this joyous occasion began in horror. | Bu mutlu vesilenin tiksinti içinde başladığını da çabası. | Glee-1 | 2009 | |
| which is why I just prefer to think of the homeless as outdoorsy. | İşte bu yüzden sokakta yaşayanları doğa düşkünleri olarak kabul ederim. | Glee-1 | 2009 | |
| So shine on, urban campers! | Haydi, Şehir Kampçıları! Macera kokusu saçıyorsunuz. | Glee-1 | 2009 | |
| And that's how Sue sees it. | İşte Sue, meseleyi böyle görüyor. | Glee-1 | 2009 | |
| Before we break, | Bitirmeden önce, bir duyuru yapmak istiyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| Rod and I are engaged. | Rod'la nişanlandık. | Glee-1 | 2009 | |
| I popped the question in my building's | Soruyu oturduğum binanın ortak jakuzisinde patlattım. Aferin bana. | Glee-1 | 2009 |