Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 22385
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| * Dear, but my eyes will see only you * | * Hayatım, ama gözlerim seni görüyor sadece * | Glee-1 | 2009 | |
| * Only you have that magic technique * | * O sihirli teknik sende var sadece * | Glee-1 | 2009 | |
| * When we sway, I go weak * | * Beraber salındığımızda, çözülüyor dizlerimin bağı * | Glee-1 | 2009 | |
| * Dance with me * | * Dans et benimle * | Glee-1 | 2009 | |
| * Make me sway * | * Yumuşakça salla beni * | Glee-1 | 2009 | |
| * Like a flower bending in the breeze * | * Tıpkı bir çiçeğin rüzgarda eğilmesi gibi * | Glee-1 | 2009 | |
| * Bend with me * | * Eğil benimle * | Glee-1 | 2009 | |
| * Sway with ease * | * Rahatlıkla sallan* | Glee-1 | 2009 | |
| * When we dance, you have a way with me * | * Dans ettiğimizde, etkiliyorsun beni * | Glee-1 | 2009 | |
| * Stay with me * | * Kal benimle * | Glee-1 | 2009 | |
| * Sway with me! * | * Yumuşakça sallan benimle * | Glee-1 | 2009 | |
| And now, I'd like to introduce | Şimdi, sağdıçlardan birini... | Glee-1 | 2009 | |
| Hi. Uh, thank you. | Merhaba. Teşekkür ederim. | Glee-1 | 2009 | |
| Right. Uh... | Evet... | Glee-1 | 2009 | |
| Well, I want to propose a toast to my mom... | Annemin şerefine kadeh kaldırmak istiyorum... | Glee-1 | 2009 | |
| I mean... somehow even without one in the house, | Yani... evde bir tane olmamasına rağmen... | Glee-1 | 2009 | |
| you taught me what it means to be a man. | ...erkek olmanın ne demek olduğunu bana öğrettin. | Glee-1 | 2009 | |
| we got a nickname. | ...lakap takarız. | Glee-1 | 2009 | |
| Rachel and I are Finnchel. | Rachel ve ben; Finnchel. | Glee-1 | 2009 | |
| Furt. | Furt. | Glee-1 | 2009 | |
| We're brothers from another mother. | Anneleri farklı kardeşleriz. | Glee-1 | 2009 | |
| And quite frankly, no one else has shown me | Açıkçası, kimse bana erkek olmanın... | Glee-1 | 2009 | |
| And over the past few weeks, uh, some stuff's gone down. | Geçen birkaç hafta... bazı olaylar oldu. | Glee-1 | 2009 | |
| And I haven't manned up like I should've. | Ve ben gerektiği gibi erkekçe davranmadım. | Glee-1 | 2009 | |
| Even if it means getting a Slushee | Arada bir suratıma buzlu içecek yesem de. | Glee-1 | 2009 | |
| You put this entire wedding together by yourself, Kurt. | Bütün düğünü tek başına hazırladın, Kurt | Glee-1 | 2009 | |
| put together a little number in your honor. | Yani... Onun yolunu takip edip amacıma hızla ulaşabilirim... | Glee-1 | 2009 | |
| You're going to dance it with me, dude. | Benimle dans edeceksin. | Glee-1 | 2009 | |
| * Oh, her eyes, her eyes make the stars * | * Gözleri, gözleri yıldızları * | Glee-1 | 2009 | |
| * Look like they're not shinin' * | * Kalıyor yanında, parlamıyorlarmış gibi * Bir dakika. Beni galiba mı seviyorsun? Artık bir albüm anlaşmam yok... | Glee-1 | 2009 | |
| * Her hair, her hair * | * Saçları, saçları * | Glee-1 | 2009 | |
| * Falls perfectly without her tryin' * | * Mükemmel dökülür, çabalamasa bile * | Glee-1 | 2009 | |
| * She's so beautiful * | * Öyle güzel ki * | Glee-1 | 2009 | |
| * And I tell her every day * | * Ve ona söylüyorum her gün * | Glee-1 | 2009 | |
| * Ask you to change * | * İstemedim senden değişmeni * | Glee-1 | 2009 | |
| * If perfect's what you're searching for * | * Eğer aradığın mükemmellikse * | Glee-1 | 2009 | |
| * If you look okay * | * Güzel görünüyor musun diye * | Glee-1 | 2009 | |
| * You know I'll say * | * Biliyorsun söyleyeceğimi * | Glee-1 | 2009 | |
| * When I see your face * | * Baktığımda yüzüne * | Glee-1 | 2009 | |
| * There's not a thing that I would change * | * Değiştirmek istediğim tek bir şey yok bile * | Glee-1 | 2009 | |
| *'Cause you're amazing * | * Çünkü sen mükemmelsin * * Mükemmelsin * | Glee-1 | 2009 | |
| * Just the way you are * | * Olduğun gibi * | Glee-1 | 2009 | |
| * And when you smile * | * Gülümsediğinde * | Glee-1 | 2009 | |
| * The whole world stops * | * Durur tüm dünya * | Glee-1 | 2009 | |
| * And stares for a while * | * Kalır bir süre öyle * | Glee-1 | 2009 | |
| *'Cause, girl, you're amazing * | * Çünkü tatlım, sen mükemmelsin * * Mükemmelsin * | Glee-1 | 2009 | |
| * Just the way you are* | * Olduğun gibi * | Glee-1 | 2009 | |
| * The way you are... * | * Olduğun gibi * | Glee-1 | 2009 | |
| * Girl, you're amazing * * You're amazing * | * Tatlım, sen mükemmelsin, mükemmelsin * | Glee-1 | 2009 | |
| *'Cause you're amazing * * You're amazing * | * Çünkü sen mükemmelsin * * Mükemmelsin * | Glee-1 | 2009 | |
| * The whole world stops and stares for a while * | * Durur dünya ve kalır bir süre öyle * | Glee-1 | 2009 | |
| *'Cause, girl, you're amazing * * You're amazing * | * Çünkü tatlım, sen mükemmelsin * | Glee-1 | 2009 | |
| Well, I hope the real wedding | Umarım gerçek düğün provasından daha neşeli olur. | Glee-1 | 2009 | |
| You know what, Jeannie? | Bak ne diyeceğim, Jeannie? | Glee-1 | 2009 | |
| There's nothing like spending time with m'girls. | Hiçbir şeyi kızlarımla vakit geçirmeye değişmem. | Glee-1 | 2009 | |
| Then why did you leave us? | O zaman neden bizi terk ettin? Meşguldüm. | Glee-1 | 2009 | |
| I was busy. I was busy keeping you safe. | Bu korkunç bir fikir! | Glee-1 | 2009 | |
| Those Nazis, they're nasty people. | Naziler fena insanlardı. | Glee-1 | 2009 | |
| You got the illustrated copy of Mein Kampf I sent you, right? | Sana yolladığım resimli Mein Kampf'in* kopyasını aldın, değil mi? | Glee-1 | 2009 | |
| Thank you. You're welcome. | Teşekkür ederim. Rica ederim. * Hisset, oluşmakta olan büyüyü * | Glee-1 | 2009 | |
| Oh, what in the G.D. Hell? | Bu da ne öyle? | Glee-1 | 2009 | |
| Dearly beloved, we are gathered today | Değerli dostlar, Sue Sylvester ve Sue Sylvester 'ı kutsal beraberlikle... | Glee-1 | 2009 | |
| And Sue, do you take Sue | Ve sen Sue, Sue'yu kanunlara uygun eşin olarak kabul ediyor musun? | Glee-1 | 2009 | |
| By the power vested in me by a Web site, | Bir web sitesinin bana verdiği yetki ile... | Glee-1 | 2009 | |
| I hereby pronounce you Sue and Sue. | ...Sue ve Sue'yu eş olarak ilan ediyorum. * Benim olur musun? * | Glee-1 | 2009 | |
| You may kiss yourself. | Kendini öpebilirsin. | Glee-1 | 2009 | |
| I'm sorry, but this is crazy. | Pardon ama bu çılgınlık. | Glee-1 | 2009 | |
| This whole thing is crazy. | Hepsi delilik. | Glee-1 | 2009 | |
| I had my heart | Tören sırasında şarkı söylemeyi istiyordum! | Glee-1 | 2009 | |
| I don't want to be singing as you're walking out! | Sen çıkıp giderken şarkı söylemek istemiyorum' | Glee-1 | 2009 | |
| You just weren't there. | Sen yoktun. | Glee-1 | 2009 | |
| And I also resent the fact | Ayrıca öz kızımın düğününde beni... | Glee-1 | 2009 | |
| I am sorry to say I still think is bizarre! | ...böyle söylediğim için üzgünüm ama bence çok tuhaf. | Glee-1 | 2009 | |
| When I stopped trying to please you. | Seni memnun etmeyi bıraktığım zaman. | Glee-1 | 2009 | |
| and you can't just waltz in here after all this time | ...ve bunca zamandan sonra böyle gelip... | Glee-1 | 2009 | |
| It's taken till now to realize it, | Şu anda zorbanın sen olduğunu anladım. Hayır, değilim! | Glee-1 | 2009 | |
| Mother, I cannot remember a conversation with you | Anne, seninle yaptığım ve kendimi sonrasından... | Glee-1 | 2009 | |
| I'm disappointed in you. | Çünkü, Glee... müziğe duyulan sevgidir. | Glee-1 | 2009 | |
| I'm sorry to say, Mother, | Bunu söylediğim için üzgünüm, Anne, artık düğünüme davetli değilsin. | Glee-1 | 2009 | |
| What about my song? | Peki ya şarkım? | Glee-1 | 2009 | |
| You are welcome to sing "The Sound of Silence" | Kendi otel odanda "Sessizliğin Sesi" şarkısını söyleyebilirsin. | Glee-1 | 2009 | |
| They love me there. | Bana orada bayılıyorlar. Becky'den şimdi bir mesaj geldi acayip komik hatalarla dolu. | Glee-1 | 2009 | |
| Arnica twice a day. | Günde 2 defa Arnica. | Glee-1 | 2009 | |
| I've been thinking a lot about what you did for Kurt. | Kurt için yaptığını çok düşündüm. | Glee-1 | 2009 | |
| It made a real impact. | Beni etkiledi. | Glee-1 | 2009 | |
| I thought the only impact that was made was | Yaptığımın tek etkisinin Karofsky'nin yüzümde yaptığı darbe olduğunu sanıyordum. | Glee-1 | 2009 | |
| You saw what Finn did at the wedding. | Finn'in düğünde ne yaptığını gördüm. | Glee-1 | 2009 | |
| That was because of you. | Senin yüzünden yaptı. | Glee-1 | 2009 | |
| We've been talking this whole time, | Bütün bu sohbet boyunca yüzüğünü taktığımı fark etmedin. | Glee-1 | 2009 | |
| This is absolutely unacceptable. | Kesinlikle kabul etmiyoruz. | Glee-1 | 2009 | |
| This psycho threatens my kid's life, | Bu ruh hastası benim oğlumun hayatını tehdit etti ve... | Glee-1 | 2009 | |
| Oh, they could do something about it. | Bir şeyler yapabilirlerdi. Ama yapmamayı tercih ettiler. | Glee-1 | 2009 | |
| No one reported witnessing him being violent, | Kimse çocuğun şiddet gösterdiğine tanık olmamış... | Glee-1 | 2009 | |
| and there's no way to prove | ...ve seni şiddet uygulamakla tehdit ettiğini kanıtlamanın hiçbir yolu yok. | Glee-1 | 2009 | |
| I jump every time a locker slams shut. | Dolap kapağı sertçe kapandığında yerimden sıçrıyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| I flinch whenever I turn the corner. | Her köşeyi döndüğümde tedirgin oluyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| I don't feel safe at the school. | Bu okulda kendimi güvende hissetmiyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| Kids who bully, for the most part, | Zorbalık yapan çocuklar, çoğunlukla zorbalığa maruz kalmışlardır. | Glee-1 | 2009 | |
| Now this kid Karofsky isn't gonna all of a sudden | Şimdi Karofsky aniden sana iyi davranmaya başlamayacak... | Glee-1 | 2009 | |
| Effective noon tomorrow, Figgins is back in charge | Yarından geçerli olmak üzere, Figgins göreve dönüyor... | Glee-1 | 2009 |