Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 22375
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| You know, not not for myself, | Yani kendim için değil. | Glee-1 | 2009 | |
| but for my lesser Glee Clubbers who don't get as many solos. | Ama benim kadar solo yapamayan daha alt Glee Kulübü üyeleri için endişeleniyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| So I've paid a hundred dollars to Azimio and Karofsky | Ben de Azimio ve Karofsky'e... Azimio ve Karofsky'ye, Sunshine'ın dolabı önünde bizi buzlu içecek yağmuruna... | Glee-1 | 2009 | |
| to brutally slushie us in front of Sunshine's locker, | ...Sunshine'ın dolabının önünde suratımıza acımasızca Slushie atıp,... | Glee-1 | 2009 | |
| terrifying her and ensuring she doesn't sign up. | ...onu korkutarak katılmasını engellemeleri için 100 dolar verdim. | Glee-1 | 2009 | |
| That's awful. You're awful. | Bu çok korkunç bir şey. Sen korkunç bir şeysin. | Glee-1 | 2009 | |
| But solos! İ mean... | Ama sololar! Yani | Glee-1 | 2009 | |
| Look, Rachel, Mercedes and I are about as self involved | Bak Rachel, Mercedes ile ben... Bak Rachel, Mercedes ve ben olabildiğince kendimize düşkünüz... Tartışmasız, hiç şüphesiz en sevdiğim şarkıcı Michael Jackson'dır. | Glee-1 | 2009 | |
| And if there's someone at the school that can help us do that, | Ve okulda bunu yapmamıza yardım edebilecek biri varsa... Eğer bu okulda bunu yapmamıza yardım edecek biri varsa, girebilirler. | Glee-1 | 2009 | |
| they're in. | ...kulübe girebilirler. | Glee-1 | 2009 | |
| You're right. | ...haklısınız. Haklısınız. | Glee-1 | 2009 | |
| so like me to just be | ...ikinizin iyiliğini düşünmekle gözümün kör olması tam benlik bir durum. ...sizin için duyduğum endişeden dolayı doğru... | Glee-1 | 2009 | |
| and just let her know how truly welcome she really is. | ...ve onun gelmesini ne kadar da çok istediğimizi söylerim. | Glee-1 | 2009 | |
| Look forward to seeing you there. | Seni orada görmeyi iple çekiyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| Beiste is on the move. | Beiste harekete geçti. | Glee-1 | 2009 | |
| Operation Mean Girl is a go. | Operasyon "Huysuz Kadın" yürürlükte. | Glee-1 | 2009 | |
| Move. Go! Disperse. | Çekilin. Yürüyün! Dağılın. Evet. Bilinen en eski numara. | Glee-1 | 2009 | |
| Leave the Danish. | Böreği bırakın. | Glee-1 | 2009 | |
| Anyone sitting here? Yes. | Burada kimse oturuyor mu? Evet. Burada oturan var mı? Evet, bu sandalyeleri... | Glee-1 | 2009 | |
| These seats are currently being occupied by my ghost friends. | Bu sandalyelerde şu an hayalet arkadaşlarım oturuyor. | Glee-1 | 2009 | |
| I beg your pardon? | * Hayal et, hayal et, hayal et * Efendim? | Glee-1 | 2009 | |
| My ghost friends. | Hayalet arkadaşlarım diyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| Hideous, lonely faculty members | Çirkin, yalnız,... | Glee-1 | 2009 | |
| who met with an early death | ...okul bahçesinde kabadayılık taslamaları yüzünden... | Glee-1 | 2009 | |
| from good old fashioned schoolyard bullying. | ...ölümle erken tanışmış fakülte üyeleri. | Glee-1 | 2009 | |
| And you know why? | Ve neden biliyor musun? | Glee-1 | 2009 | |
| They tried to cross me. | Beni çiğnemeye çalıştılar. | Glee-1 | 2009 | |
| So why don't you just keep on walking? | Yani sen yoluna devam et. | Glee-1 | 2009 | |
| Hi, Will. | Merhaba Will. | Glee-1 | 2009 | |
| You... you mind if I sit here? | Buraya oturabilir miyim? | Glee-1 | 2009 | |
| Uh... sorry. | ...kovmak konusunda hiç endişe eder mi sanıyorsun? | Glee-1 | 2009 | |
| How about there? | Peki ya şurası? | Glee-1 | 2009 | |
| Actually, they're all sort of taken. | Aslında hepsi dolu. | Glee-1 | 2009 | |
| You think it's easy being | Bir kadın futbol koçu olmak, farklı olmak kolay mı sanıyorsun? | Glee-1 | 2009 | |
| a female football coach, being different? | * Uzan * | Glee-1 | 2009 | |
| You think I don't get this everywhere I go? | Bu davranışları gittiğim her yerde görmüyorum mu sanıyorsun? | Glee-1 | 2009 | |
| that you were really cool. | ...senin iyi biri olduğunu söylemişti. ...senin iyi biri olduğun söylenmişti. | Glee-1 | 2009 | |
| I see they got that last part wrong, huh? | Sanırım son kısımda yanılmışlar değil mi? Görüyorum ki son kısmı yanlış değerlendirmişler ha? | Glee-1 | 2009 | |
| So you know why Helen Keller couldn't drive, right? | Hellen Keller'ın neden araba süremediğini biliyorsun değil mi? | Glee-1 | 2009 | |
| 'Cause she was a woman. | Çünkü o kadın. | Glee-1 | 2009 | |
| Coach Beiste? | Koç Beiste. Koç Beiste? Evet. | Glee-1 | 2009 | |
| Saw your stats from last season, and it really hurt my feelings. | Geçen sezonki istatistiklerinizi gördüm ve bu gerçekten de duyularımı incitti. Geçen seneki istatiklerinizi gördüm ve beni çok üzdü. | Glee-1 | 2009 | |
| Hey, Coach, uh, this is Artie. | Merhaba koç, bu Artie. | Glee-1 | 2009 | |
| He'd like to try out | Takım için seçmelere katılmak istiyormuş. | Glee-1 | 2009 | |
| You screwing with me? | Benimle taşak mı geçiyorsun? | Glee-1 | 2009 | |
| No, no. Absolutely not. | Hayır, hayır. Kesinlikle geçmiyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| Uh, see we figured that | Düşündük ki eğer sahada onu yeterince hızlı itersem, merkezkaç... | Glee-1 | 2009 | |
| Centrifugal. Centrifugal force. | Merkezkaç. Merkazkaç kuvvet. Merkezkaç. Merkezkaç kuvveti. | Glee-1 | 2009 | |
| You're out. | Takımdan çıktın. | Glee-1 | 2009 | |
| Wait. What? | Dur bir saniye, ne? | Glee-1 | 2009 | |
| You're off the team, cut, out! | Takımda yoksun, atıldın, çık dışarı! | Glee-1 | 2009 | |
| making me look like some kind of monster | ...canavar gibi gözükeceğim için mi tekerlekli... | Glee-1 | 2009 | |
| because I have to tell him he can't play? | ...sandalyedeki çocuğun tekini getiriyorsun? | Glee-1 | 2009 | |
| No. No, that's not | Hayır, hayır. Öyle bir şey yapmıyoruz. | Glee-1 | 2009 | |
| I want my girlfriend back, | Kız arkadaşımı geri almak ve kaslı olmak istiyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| Yeah, he's like | Evet, o sanki... | Glee-1 | 2009 | |
| a human battering ram, like, like, | ...şey, şey gibi bir koç başı gibi,... | Glee-1 | 2009 | |
| Braveheart. You know what? | ...Cesur Yürek'teki gibi. Bak ne diyeceğim. | Glee-1 | 2009 | |
| I don't like being screwed with! | Benimle taşak geçilmesinden hoşlanmam. | Glee-1 | 2009 | |
| Do you understand me? Dude, you're totally overreacting. | Beni anladın mı? Ahbap, sen resmen abartıyorsun. | Glee-1 | 2009 | |
| Dude? | Ahbap mı? Ahbap? | Glee-1 | 2009 | |
| Get the hell out of my locker room! | Soyunma odamdan defolup git! | Glee-1 | 2009 | |
| Think this is some joke? | Bunun bir şaka olduğunu mu düşünüyorsun? | Glee-1 | 2009 | |
| Coach Sylvester, please hear me out. | Koç Sylvester, lütfen bana bir kulak verin. | Glee-1 | 2009 | |
| Nope. I trusted you, and you let me down. | Olmaz. Ben sana güvenmiştim, sense beni yüz üstü bıraktın. Hayır. Sana güvenmiştim, beni hayal kırıklığına uğrattın. | Glee-1 | 2009 | |
| I don't want you anywhere near my squad. | Seni, takımımın yakınında istemiyorum. Seni takımımın yakınlarında bile istemiyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| You'll deafen them with the sound | Doğum izlerinin sürtünmesinden çıkan sesle onları sağır edersin. Boş ver kalbimi! Başardın! | Glee-1 | 2009 | |
| I understand you had your confetti cannons taken away. | Konfeti toplarının senden alınmasını anlıyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| who would gladly give money | ...yardım eden takıma para vermeyi memnuniyetle kabul edecek... | Glee-1 | 2009 | |
| a girl who got pregnant | ...birkaç kilise topluluğu vardır. | Glee-1 | 2009 | |
| and now speaks out for abstinence education | Ve şimdi bir de Cheerios üniforması giyerken cinsel... ...bir takıma memnuniyetle para verecek birçok kilise grubu olduğuna eminim. | Glee-1 | 2009 | |
| Oh, my gosh, Coach. | Aman Tanrım, Koç. | Glee-1 | 2009 | |
| Wait. You're serious? Finn? | Bekle. Sen ciddi misin? Finn mi? | Glee-1 | 2009 | |
| I'm Finn Hudson, | Ben Finn Hudson... | Glee-1 | 2009 | |
| and I'd like to audition for the Cheerios! | ...ve Cheerios için seçmelerine girmek isterim. Cheerios seçmelerine katılmak istiyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| âA™Aª I've got the power âA™Aª | * Güç bende * * Güç * | Glee-1 | 2009 | |
| Am I dreaming? | Rüya mı görüyorum? | Glee-1 | 2009 | |
| Is this happening? | Yoksa gerçekten oluyor mu? | Glee-1 | 2009 | |
| But... why? | Ama... neden? * Yaşıyoruz dualarla * | Glee-1 | 2009 | |
| Coach Beiste kicked me off the football team. | Koç Beiste beni futbol takımından attı. Koç Beiste beni futbol takımından şutladı. | Glee-1 | 2009 | |
| which... means I'm nothing. | ...hiçbir şey değilim demek oluyor. | Glee-1 | 2009 | |
| I miss being popular. | Popüler olmayı özlüyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| This is really embarrassing. | Bu gerçekten utanç verici. | Glee-1 | 2009 | |
| I have really great leadership skills, | Çok iyi liderlik kabiliyetim vardır,... | Glee-1 | 2009 | |
| and, uh, I'm athletic, | ...ayrıca atletiğimdir de... | Glee-1 | 2009 | |
| so I could help with the lifts and stuff. | ...yani kaldırmalı şeylerde yardımcı olabilirim. ...yani havaya kaldırmalarda filan yardım edebilirim. | Glee-1 | 2009 | |
| I hope you'll consider me. | Umarım beni değerlendirirsiniz. İnşallah beni de değerlendirmelerinizde göz önünde bulundurursunuz. | Glee-1 | 2009 | |
| Finn was just trying to help out his handicapable friend! | Finn yalnızca engelli arkadaşına yardım etmeye çabalıyor! | Glee-1 | 2009 | |
| He was insubordinate twice. | İki kere baş kaldırdı. | Glee-1 | 2009 | |
| I'm the captain of the USS Kick Ass, | Ben USS Kick Ass'in kaptanıydım,... | Glee-1 | 2009 | |
| not the USS Back Talk. | ...USS Arkaplan Konuşmacıları'nın değil. | Glee-1 | 2009 | |
| Please, Coach, don't do this to me. | Lütfen, Koç, bunu bana yapmayın. | Glee-1 | 2009 | |
| I need football. It's who I am. | Futbola ihtiyacım var. Futbol demek ben demek. | Glee-1 | 2009 | |
| I thought you were the Glee guy. I mean, what with all | Seni Glee çocuğu olduğunu düşünmüştüm. Yani, soyunma... | Glee-1 | 2009 | |
| the sign up sheets you put in my locker room. Finn is a really good kid. | ...odama koyduğun bütün kayıt şeylerinden sonra. Finn gerçekten iyi bir çocuk. | Glee-1 | 2009 | |
| Give him a chance to show you. | Ona kendini göstermesi için bir şans ver. | Glee-1 | 2009 | |
| You mean don't make a snap judgment about him? | Yani, ona yargısız infaz yapma diyorsun? Yani düşünmeden karar verme mi diyorsun? | Glee-1 | 2009 | |
| Don't make his life miserable | Hayatını perişan etme... | Glee-1 | 2009 | |
| because I assume he's a certain way? | ...çünkü bunun doğru bir yolduğunu varsayıyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| This is about me. | Bu benimle ilgili. | Glee-1 | 2009 |