Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 18948
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| I think we need him. | Ona ihtiyacımız var ama. Ona ihtiyacımız var ama. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| We need his house. We need Mexico. | Evi de bize lazım, Meksika'ya da gitmemiz lazım. Evi de bize lazım, Meksika'ya da gitmemiz lazım. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| We can survive without him. | Onsuz da hayatta kalabiliriz. Ben hayatta kalmaktan fazlasını istiyorum. Onsuz da hayatta kalabiliriz. Ben hayatta kalmaktan fazlasını istiyorum. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| I want to do more than survive. | Evet. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| I need to start over. | Her şeye yeniden başlamak istiyorum. Her şeye yeniden başlamak istiyorum. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| I put those kids in that raft. | O çocukları bota ben koydum. O çocukları bota ben koydum. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| That was me. | Bunu yapan bendim. Bunu yapan bendim. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| You didn't cut the line. | İpi sen kesmedin ama. İpi sen kesmedin ama. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| We can't trust Strand. | Strand'e güvenemeyiz. Meksika'da öyle bir yer var mı bilmiyoruz bile. Strand'e güvenemeyiz. Meksika'da öyle bir yer var mı bilmiyoruz bile. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| Okay, but he hasn't lied. | Tamam ama şu ana kadar yalan söylemedi. Tamam ama şu ana kadar yalan söylemedi. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| And we're gonna gamble | Buna dayanarak mı ailelerimizin hayatlarıyla kumar oynayacağız? Buna dayanarak mı ailelerimizin hayatlarıyla kumar oynayacağız? | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| Why don't you sleep? | Neden uyumadın? Neden uyumadın? | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| Yeah, there's too much noise in my head. | Kafamda o kadar ses var ki. Kafamda o kadar ses var ki. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| Yeah. | Anlıyorum. Anlıyorum. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| You ever been? | Hiç gitmiş miydin? Hiç gitmiş miydin? | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| Mexico. | Meksika'ya. Meksika'ya. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| No, my parents crossed through Tijuana when they first left El Salvador. | Hayır ama ailem ilk El Salvador'dan ayrıldığında Tijuana'dan geçmiş. Hayır ama ailem ilk El Salvador'dan ayrıldığında Tijuana'dan geçmiş. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| You been back? | Hiç dönmediniz mi? Hiç dönmediniz mi? | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| We didn't really leave the neighborhood once we got settled. | Yerleştikten sonra mahalleden ayrılmadık bir daha. Yerleştikten sonra mahalleden ayrılmadık bir daha. Fener tutarız. Palet getireyim mi sana? | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| They put everything into that shop. | Tüm varlarını yoklarını o dükkâna yatırmışlar. Tüm varlarını yoklarını o dükkâna yatırmışlar. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| And I put everything into watching over them. | Ben de onlara göz kulak olabilmek adına her şeyimi ortaya koydum. Ben de onlara göz kulak olabilmek adına her şeyimi ortaya koydum. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| I gave up a lot | Pek çok şeyden vazgeçtim ama... Pek çok şeyden vazgeçtim ama... | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| and they didn't need as much watching over as I thought. | ...sandığım kadar göz kulak olunmaya ihtiyaçları yokmuş. ...sandığım kadar göz kulak olunmaya ihtiyaçları yokmuş. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| Like... | Yani... Yani... | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| relationships. | ...ilişkin olmadı mı? ...ilişkin olmadı mı? | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| I had some. | Birkaç ilişkim oldu. Birkaç ilişkim oldu. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| Yeah, I was seeing this girl back in Pomona. | Benim de Pomona'da görüştüğüm bir kız vardı. Benim de Pomona'da görüştüğüm bir kız vardı. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| Yeah? Maria Santos. | Öyle mi? Maria Santos. Öyle mi? Maria Santos. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| Mm. Long time? | Uzun mu sürdü? Uzun mu sürdü? | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| No. No. A few months. | Yok, birkaç ay sürdü. Yok, birkaç ay sürdü. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| Then my mom moved us back to LA. | Sonra annem Los Angeles'a geri taşınmaya karar verdi. Sonra annem Los Angeles'a geri taşınmaya karar verdi. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| New school. Parochial. | Yeni bir okula başladım, kilise okuluydu. Yeni bir okula başladım, kilise okuluydu. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| I went to Catholic K through 12. | Ben de ilkokuldan ortaokula kadar Katolik okulunda okudum. Ben de ilkokuldan ortaokula kadar Katolik okulunda okudum. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| Definitely had some fun my parents didn't know about. | Ailemin haberinin olmadığı eğlenceli şeyler yaşadığım oldu. Ailemin haberinin olmadığı eğlenceli şeyler yaşadığım oldu. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| Made some bad decisions. | Kötü kararlar verdiğim de. Kötü kararlar verdiğim de. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| You're gonna be able to make some. | Senin de ilişkilerin olacak. Senin de ilişkilerin olacak. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| There are still girls on this planet. | Bu gezegende hâlâ bir sürü kız var. Bu gezegende hâlâ bir sürü kız var. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| That's what I'm banking on? | Buna mı bel bağlayayım yani? Buna mı bel bağlayayım yani? | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| Yes. | Aynen. Bu gezegende bir sürü kız kalmasına mı? Aynen. Bu gezegende bir sürü kız kalmasına mı? | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| Somewhere out there. | Dışarıda bir yerlerde vardır. Dışarıda bir yerlerde vardır. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| What the hell? | Bu ne be? Bu ne be? | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| We need help! | Yardım edin! Yardım edin! | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| Should I shoot them? | Vurayım mı? Vurayım mı? | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| Help! Please, help us! | İmdat! Lütfen yardım edin! İmdat! Lütfen yardım edin! | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| She's bleeding. | Kanaması var. Kanaması var. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| Please, help us. | Ne olur yardım edin. Ne olur yardım edin. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| Should I shoot? Oh, God. | Vurayım mı? Aman Tanrım. Vurayım mı? Aman Tanrım. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| Dad?! | Baba?! Baba?! | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| Something's wrong. Something's wrong with the baby. | Bebekle ilgili bir sorun var. Bebekle ilgili bir sorun var. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| Where are you guys? Please help. | Neredesiniz ya? Ne olur yardım edin. Neredesiniz ya? Ne olur yardım edin. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| Dad! | Baba. Baba. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| Just breathe. Breathe. | Nefes al sen, nefes al. Nefes al sen, nefes al. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| Madison! Dad, they just got on the boat. | Madison! Baba, pat diye gemiye çıktılar. Madison! Baba, pat diye gemiye çıktılar. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| It wasn't my fault. I didn't let them in. They just boarded. | Benim suçum değildi, binmelerine ben izin vermedim. Pat diye geldiler. Benim suçum değildi, binmelerine ben izin vermedim. Pat diye geldiler. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| Easy, easy. I got her. | Sakin ol sakin, tuttum ben. Sakin ol sakin, tuttum ben. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| Look, she's in bad shape, man. She's in bad shape. | Durumu çok kötü ya, çok kötü. Siz burada bekleyin. Durumu çok kötü ya, çok kötü. Siz burada bekleyin. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| Here, let's go over here. | Şu tarafa gidelim. Şu tarafa gidelim. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| Where's your boat? We lost our engines. | Tekneniz nerede? Motorlarımız bozuldu. Tekneniz nerede? Motorlarımız bozuldu. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| We've been drifting for days. | Günlerdir sürükleniyoruz böyle. Günlerdir sürükleniyoruz böyle. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| Did you see anyone else on the water? | Denizde başkasını gördünüz mü? Denizde başkasını gördünüz mü? | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| Did you come from a larger group? | Kalabalık bir gruptan mı geliyorsunuz? Kalabalık bir gruptan mı geliyorsunuz? | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| Everything's been a blur. | Her şey bulanık kafamda. Her şey bulanık kafamda. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| Frankly, uh, we've had a very hard time. | Gerçekten çok zor anlar yaşadık. Gerçekten çok zor anlar yaşadık. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| Stupid, paranoid fool. 1 | Geri zekâlı paranoyak mal. Geri zekâlı paranoyak mal. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| Please, we're we're good people. | Lütfen, bizden zarar gelmez. Lütfen, bizden zarar gelmez. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| Okay, oh | Tamam. Tamam. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| Mom, what's going on? | Anne, neler oluyor? Anne, neler oluyor? | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| The baby's in distress. Who's that? | Bebekle ilgili bir sıkıntı var. Bu kim? Bebekle ilgili bir sıkıntı var. Bu kim? | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| Just stay in your room, okay? | Sen odanda kal. Sen odanda kal. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| We're almost there. | Az kaldı. Az kaldı. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| What happened before your engine cut out? | Motorunuz bozulmadan önce ne oldu peki? Motorunuz bozulmadan önce ne oldu peki? | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| We were holding out on some other boat... | Başka bir teknede mücadele veriyorduk. 1 Başka bir teknede mücadele veriyorduk. 1 | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| We were scared, but we were surviving. | Korksak da hayatta kalmayı başarıyorduk en azından. Korksak da hayatta kalmayı başarıyorduk en azından. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| Our hull got dinged when we were leaving the marina in Long Beach. | Long Beach'teki marinadan ayrılırken geminin teknesi göçtü. Long Beach'teki marinadan ayrılırken geminin teknesi göçtü. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| We we panicked. | Panik yaptık. Panik yaptık. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| We thought we patched it up good, but we rushed it. | Onardığımızı sanmıştık ama aceleye getirmişiz. Onardığımızı sanmıştık ama aceleye getirmişiz. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| Then we started taking on water and the engine flooded. | Gemi su almaya başlayınca motoru da su bastı. Gemi su almaya başlayınca motoru da su bastı. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| What did you do? | Ne yaptın sen? Madison. Ne yaptın sen? Madison. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| Don't, please. He's doing his job. | Yapma lütfen. İşini yapıyor o. Yapma lütfen. İşini yapıyor o. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| Kip, tie her. Why are you doing this? | Kip, bağla şunu. Neden yapıyorsunuz bunu? Kip, bağla şunu. Neden yapıyorsunuz bunu? | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| You can circumnavigate the world from this ship. | İnsan bu gemiyle dünyanın etrafını dolaşır be. İnsan bu gemiyle dünyanın etrafını dolaşır be. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| She's a prize. You're making a mistake. | Tam bir piyango. Hata ediyorsunuz. Tam bir piyango. Hata ediyorsunuz. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| No, I think your son made the mistake. | Hata eden oğlundu bence. Hata eden oğlundu bence. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| "Should I shoot them?" | "Vurayım mı?" "Vurayım mı?" | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| Piece of advice if you have to ask the question, | Sana ufak bir tavsiye; bu soruyu soracak konuma geldiysen... Sana ufak bir tavsiye; bu soruyu soracak konuma geldiysen... | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| somebody should already be dead. | ...birilerinin çoktan ölmesi gerekir. ...birilerinin çoktan ölmesi gerekir. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| Daniel's next. Your girl can help you. | Şimdi de Daniel'ı bağlayın, sevgilinden yardım alırsın. Şimdi de Daniel'ı bağlayın, sevgilinden yardım alırsın. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| I'm not doing shit. | Asla yapmam. Asla yapmam. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| We can bind them, we can shoot them. | Ya bağlarız ya vururuz. Ya bağlarız ya vururuz. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| No skin off my nose. | Benim için hava hoş. Benim için hava hoş. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| Kip, check the rest of the boat. | Kip, geminin kalanını kontrol et de kaptanla Nick'i ara. Kip, geminin kalanını kontrol et de kaptanla Nick'i ara. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| How do they know our names? | İsimlerimizi nereden biliyorlar? İsimlerimizi nereden biliyorlar? | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| I don't know, Daniel. I didn't | Bilmiyorum Daniel. Bilmiyorum Daniel. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| I didn't tell them about that. | Ben söylememiştim. Ben söylememiştim. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| Jack. | Jack. Jack. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| Get him. | İndir onu. İndir onu. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| Jack, don't. | Jack, yapma. Jack, yapma. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| Jack. Jack. | Jack, Jack. Jack, Jack. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| Did you get him? | Öldürdün mü? Öldürdün mü? | Fear The Walking Dead-2 | 2015 | |
| If I didn't, the hypothermia will. | Ben öldürmesem de hipotermiden ölür nasılsa. Ben öldürmesem de hipotermiden ölür nasılsa. | Fear The Walking Dead-2 | 2015 |