Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 150245
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| We can all be roes, Lex. | Hepimiz kahraman olabiliriz, Lex. | Smallville Action-1 | 2007 | |
| Besides, I read about you Luthors. | Üstelik, Luthor'lar hakkında yazılanları okudum. | Smallville Action-1 | 2007 | |
| Lionel would rather stick around and have his other wrist broke... | Lionel, onu kurtarman yerine, burada kalıp diğer bileğini de kırmayı tercih eder. | Smallville Action-1 | 2007 | |
| Lana, I'm sorry for what you saw in Clark's loft. | Lana, Clark'ın tavan arasında gördüklerin için özür dilerim. | Smallville Action-1 | 2007 | |
| Rehearsing lines? | Prova yaptığınız için mi? | Smallville Action-1 | 2007 | |
| It's in his eyes. You are the center of Clark's universe. | Gözlerinden okunuyordu. Clark'ın tüm dünyası senden ibaret. | Smallville Action-1 | 2007 | |
| I've only seen love like that once in my life. | Böylesine bir aşkı hayatımda bir defa gördüm. | Smallville Action-1 | 2007 | |
| The director yelled "cut." | Yönetmen "kestik" diye bağırdı. | Smallville Action-1 | 2007 | |
| Updated call sheets. | Güncellenmiş listeler geldi. | Smallville Action-1 | 2007 | |
| Oh, God. I can't escape work for three seconds? | Tanrım. Bir saniyeliğine bile olsa başımı işten kaldıramayacak mıyım? | Smallville Action-1 | 2007 | |
| How d you find me? | Beni nasıl buldun? Kader. | Smallville Action-1 | 2007 | |
| Sorry, Lana. | Üzgünüm, Lana. | Smallville Action-1 | 2007 | |
| But there's a hero living among us, | Ama aramızda yaşayan bir kahraman var... | Smallville Action-1 | 2007 | |
| And there's only one way He'll accept his calling. | ...ve onu harekete geçirmeni bir tek yolu var. | Smallville Action-1 | 2007 | |
| You need to die. | Ölmen gerekiyor. | Smallville Action-1 | 2007 | |
| What did you mean when you said that he was trying to make you... | Kaderimi kabullenmemi sağlamaya çalışıyor derken, neyi kastettin? | Smallville Action-1 | 2007 | |
| I was supposed to stand for something greater. | Daha büyük bir amaç uğruna çabalamam gerekiyormuş. | Smallville Action-1 | 2007 | |
| It was my job to save the world. | Görevim dünyayı kurtarmakmış. | Smallville Action-1 | 2007 | |
| He didn't think organic farmer was a close second? | İkinci bir seçenek olarak organik tarımı düşünmemiş mi? | Smallville Action-1 | 2007 | |
| This guy's delusional, Chloe. You couldn't possibly agree with him. | Bu adam saçmalıyor, Chloe. Onunla aynı fikirde olamazsın. | Smallville Action-1 | 2007 | |
| Do you want to cue my editorial, or do you want to help me find | Oturup makalemi hazırlamamı mı yoksa seni binlerce kişi önünde... | Smallville Action-1 | 2007 | |
| the guy who's gonna out you in front of a thousand people? | ...teşhir edecek birini bulmamı mı istersin? | Smallville Action-1 | 2007 | |
| What about his hard drive? It might help. | Bu sabit diske ne dersin? Belki faydası olur. | Smallville Action-1 | 2007 | |
| I think it's too rational. I mean, if Ben is this fractured, | Sanırım fazlasıyla mantıklı. Ben bu kadar kırılgansa,... | Smallville Action-1 | 2007 | |
| we're gonna need to loosen a few screws of our own. | ...biz de birkaç tahtamızı eksiltmeliyiz. | Smallville Action-1 | 2007 | |
| Approach his next move like someone who's blurred the line between fiction and reality. | Bir sonraki hareketini tahmin etmek için kurguyla gerçek arasındaki çizgiyi yitiren biri gibi davranmalıyız. | Smallville Action-1 | 2007 | |
| So, let's think. | Öyleyse, düşünelim. | Smallville Action-1 | 2007 | |
| If I'm Devilicus, what is the worst possible thing I could do... | Ben Devilicus olsaydım, Warrior Angel'ın kaderini kabullenmesi için... | Smallville Action-1 | 2007 | |
| to Warrior Angel to make him accept his destiny? | ...yapabileceğim en kötü hareket ne olurdu? | Smallville Action-1 | 2007 | |
| Let me go! I can't. | Bırak beni! Yapamam. | Smallville Action-1 | 2007 | |
| Clark was made for a greater glory. | Clark yüce bir amaç uğruna yaratıldı. | Smallville Action-1 | 2007 | |
| But until he gives up his own desires... | Ama kendi tutkularından vazgeçip... | Smallville Action-1 | 2007 | |
| And focuses on the rest of the world, thousands of lives are a stake. | ...dünyanın geri kalanına odaklanmazsa, binlerce hayat tehlikeye girecek. | Smallville Action-1 | 2007 | |
| And mine doesn't matter? | Benim hayatımın hiç mi değeri yok? | Smallville Action-1 | 2007 | |
| I know it's not easy being a superhero's girlfriend, Lana. | Bir süper kahramanın kız arkadaşı olmak kolay değildir, Lana. | Smallville Action-1 | 2007 | |
| But Clark has to face his destiny alone. | Ama Clark kaderiyle tek başına yüzleşmek zorunda. | Smallville Action-1 | 2007 | |
| And you're standing in the way. | Ve sen onu engelliyorsun. | Smallville Action-1 | 2007 | |
| Are you reading it upside down? | Yazılanları tersten mi okuyorsun? Lionel Luthor yaşıyor! | Smallville Action-1 | 2007 | |
| And he was found on LuthorCorp land that no one in the company claims to have purchased. | Şirketteki herkesin satın alınmadığını iddia ettiği LuthorCorp arazisinde bulundu. | Smallville Action-1 | 2007 | |
| Now, did Lex use my tip to find his father, | Şimdi asıl soru, Lex babasını bulmak için verdiğim ipucunu mu kullandı... | Smallville Action-1 | 2007 | |
| or as he be keeping him there all is time? | ...yoksa başından beri onu orada mı tutuyordu? | Smallville Action-1 | 2007 | |
| The rules were, stay away from the Luthors. | Kurallara göre, Luthorlardan uzak durman gerekiyordu. | Smallville Action-1 | 2007 | |
| Careful, Grant. You're starting to sound like you care about me. | Dikkatli ol, Grant. Benim hakkımda endişeleniyormuş gibi konuşmaya başladın. | Smallville Action-1 | 2007 | |
| More like annoyed... | Daha çok sinirlendim. | Smallville Action-1 | 2007 | |
| that I'll have to baby sit you Friday night. | Özellikle de Cuma gecesi sana dadılık edeceğim için. | Smallville Action-1 | 2007 | |
| The Planet's being honored. You're going with me to accept. | Planet onuruna bir davet var. Davete benimle gideceksin. | Smallville Action-1 | 2007 | |
| Tempting. I take notes and look pretty, | Cazip bir teklif. Ben notlar alıp şirin görünmeye çalışırken,... | Smallville Action-1 | 2007 | |
| you get to sit at the bar and schmooze with all the important people. | ...sen bir barda oturup önemli insanlarla kadeh tokuşturacaksın. | Smallville Action-1 | 2007 | |
| I was thinking more along the lines of, | Ben daha çok, Metropolis'in olmazsa olmazı insanlarla yüz yüze konuşmanı... | Smallville Action-1 | 2007 | |
| and rescuing me from some long winded speeches. | ...ve beni uzun soluklu konuşmalardan kurtaracağını umuyordum. | Smallville Action-1 | 2007 | |
| You asking me on a date? God, no. I'm your boss. | Bana çıkma mı teklif ediyorsun? Tanrım, hayır. Ben senin patronunum. | Smallville Action-1 | 2007 | |
| You know what? That's it. You're fired from being my plus one. | Bak ne diyeceğim? Buraya kadar. Seni konuk listemden atıyorum. | Smallville Action-1 | 2007 | |
| You can't fire me. I never accepted. | Beni atamazsın. Teklifini kabul etmemiştim. | Smallville Action-1 | 2007 | |
| Something tells me you don't want to be scooped again by the Ledger. | İçimden bir ses, The Ledger tarafından tekrar atlatılmak istemediğini söylüyor. | Smallville Action-1 | 2007 | |
| Oh, and for the record, | Şunu da aklına sok,... | Smallville Action-1 | 2007 | |
| If I had been your plus one, | ...konuğun olarak davete katılsaydım,... | Smallville Action-1 | 2007 | |
| You would have been my arm candy. | ...herkes sana imrenerek bakardı. | Smallville Action-1 | 2007 | |
| Lex told me you're living here now. | Lex artık burada yaşadığını söyledi. | Smallville Action-1 | 2007 | |
| Lionel, I heard what happened. | Lionel, olanları duydum. İyi misin? | Smallville Action-1 | 2007 | |
| It's hardly reassuring to read your own obituary, but... | Kendi ölüm ilânını okumak hiç kolay değil ama... | Smallville Action-1 | 2007 | |
| you should know that, I suppose, shouldn't you? | ...sanırım bunu biliyor olmalısın, öyle değil mi? | Smallville Action-1 | 2007 | |
| They said that you were being held captive by a crazy woman. | Çılgın bir kadının seni zorla alıkoyduğunu söylediler. | Smallville Action-1 | 2007 | |
| Indeed I was. | Gerçekten öyleydi. | Smallville Action-1 | 2007 | |
| I would never be involved in something like that. | Böyle bir işe kalkışmam mümkün değil. | Smallville Action-1 | 2007 | |
| Oh please. | Yapma. | Smallville Action-1 | 2007 | |
| That line stopped working for you the day you faked your own death. | Kendi ölümünü tezgahladığın gün o sınırı çoktan aşmış oldun. | Smallville Action-1 | 2007 | |
| Lex filled me in on the details... | Lex, ayrıntıları öğrenmemde bana yardımcı oldu. | Smallville Action-1 | 2007 | |
| which leaves only one question unanswered. How much does Clark know? | Geriye cevaplanmamış tek bir soru kalıyor. Clark ne kadarını biliyor? | Smallville Action-1 | 2007 | |
| I'm sure that he's thrilled that you are alive and well. | Hayatta olduğunu öğrenince sevineceğinden eminim. | Smallville Action-1 | 2007 | |
| I'm sure that you have managed to convince yourself... | Her şeyi Clark Kent uğruna yaptığını düşünüp kendini buna inandırmayı başardığına eminim. | Smallville Action-1 | 2007 | |
| That your love could protect him half a world away. | Dünyanın öbür ucunda olsan da, ona olan sevgin onu koruyacaktır. | Smallville Action-1 | 2007 | |
| Finding your body and paying your captor seems... | Şangay'daki bir otel odasından, seni bulup zorla alıkoyan birine... | Smallville Action-1 | 2007 | |
| rather complicated from a hotel in Shanghai. | ...ödeme yapmam pek mümkün görünmüyor. | Smallville Action-1 | 2007 | |
| You may have lost the Luthor name, | Luthor soyadını taşımıyor olabilirsin,... | Smallville Action-1 | 2007 | |
| But it's the Luthor instincts that keep those claws of yours sharp. | ...ama pençelerini keskin tutmanı sağlayan, içindeki Luthor içgüdüleri. | Smallville Action-1 | 2007 | |
| Lana, please listen to me. | Lana, lütfen beni dinle. | Smallville Action-1 | 2007 | |
| You are on the edge of a dangerous precipice. | Tehlikeli bir uçurumun kenarındasın. | Smallville Action-1 | 2007 | |
| You could easily tumble down into someplace very dark... | Kolaylıkla karanlık ve geri dönüşü mümkün olmayan... | Smallville Action-1 | 2007 | |
| and very hard to escape. | ...bir yola düşebilirsin. | Smallville Action-1 | 2007 | |
| I hope you don't plan on spreading these lies to Clark. | Umarım bu yalanları Clark'a da anlatmayı planlamıyorsundur. | Smallville Action-1 | 2007 | |
| Lies? | Yalan mı? | Smallville Action-1 | 2007 | |
| I don't believe your good intentions. | İyi niyetli olduğuna inanmıyorum. | Smallville Action-1 | 2007 | |
| You're not trying to protect Clark. | Clark'ı korumaya değil, birilerini cezalandırmaya çalışıyorsun. | Smallville Action-1 | 2007 | |
| Let him go, Lana, before it's too late. | Çok geç olmadan peşini bırak, Lana. | Smallville Action-1 | 2007 | |
| BELLE REEVE SANITARIUM KEEP OUT | BELLE REEVE AKIL HASTANESİ GİRMEK YASAKTIR! | Smallville Action-1 | 2007 | |
| I thought You might enjoy this. | Bunun hoşuna gideceğini düşünmüştüm. | Smallville Action-1 | 2007 | |
| These are rarest Warrior Angel comics ever. | Warrior Angel'ın en nadir bulunan sayıları. | Smallville Action-1 | 2007 | |
| They're worth a fortune. | Hepsi bir servet değerinde. | Smallville Action-1 | 2007 | |
| Why are you giving me this? | Bunları bana neden veriyorsun? | Smallville Action-1 | 2007 | |
| Because I've been know to believe in something... | Çünkü bütün dünya yanıldığımı söylese de, doğru olduğunu bildiğim şeye inanıyorum. | Smallville Action-1 | 2007 | |
| Devilicus he said that exact line to the president in issue... | Devilicus bunun aynısını başkana söylemişti. | Smallville Action-1 | 2007 | |
| 175. | 175. sayıda. | Smallville Action-1 | 2007 | |
| Ben, they dragged you in here kicking and screaming... | Ben, tekmeler ve çığlıklar eşliğinde seni buraya sürüklediler. | Smallville Action-1 | 2007 | |
| Because you claimed you saw a man with superpowers swipe a bullet out of thin air. | Çünkü süper güçleri olan bir adamı bir kurşunu havada yakalarken gördüğünü iddia ediyordun. | Smallville Action-1 | 2007 | |
| I'm here to listen. | Buraya seni dinlemeye geldim. | Smallville Action-1 | 2007 | |
| There's nothing to say. | Söyleyecek bir şeyim yok. | Smallville Action-1 | 2007 | |
| It was all in my head. | Sadece kafam karışmıştı. | Smallville Action-1 | 2007 | |
| Help, somebody! | İmdat, yardım edin! | Smallville Action-1 | 2007 | |
| Got ya! | Kandırdım! | Smallville Action-1 | 2007 | |
| Did you ever consider a career in acting? | Oyunculukta kariyer yapmayı düşünür müydün? | Smallville Action-1 | 2007 |