Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 148395
İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
But I want to know more about him. | ...öğrenmeye çalışıyorum. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Are you here for the first time? | Buraya ilk defa mı geliyorsun? | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
That's right. I figured some sports would be good for me. | Evet. Biraz spor yapmanın iyi geleceğini düşündüm. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
A girlfriend recommended it. I'm here to check it out. | Bir arkadaşım tavsiye etti. Ben de bir göreyim dedim. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Do you come here often? | Buraya sık gelir misiniz? | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
I don't know what you mean. | Ne demek istediğinizi anlayamadım. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
To feel shame, one has to have a heart at least... | Utanmak için en azından bir kalp lazımdır... | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
...and a bit of sensitivity. | ...ya da biraz duyarlılık. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
You're confusing me with someone else. No, I'm not. | Beni başkasıyla karıştırıyorsunuz herhalde. Hayır, karıştırmıyorum. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
And I'm not cheating on anyone. You're wrong, I don't know you. | Ben karımı aldatmıyorum. Yanılıyorsunuz, sizi tanımıyorum. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Stop this game. Stop taking me for a fool. | Bırak bu oyunu. Aptal mı sandın beni? | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Are you getting paid to do this? | Para verdiler mi sana bunun için? | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Fine... | Peki o zaman... | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
It's true. I'm here for a reason. | Doğru. Buraya gelmemin bir sebebi vardı. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
I don't know how much you know... | Ne kadarını bildiğini bilmiyorum... | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
...but I don't think you're crazy. No one. It's not about the money. | ...ama bence sorun sende değil. Kimsede değil. Bu parayla da ilgili değil. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
You're not doing this for money? You're doing it... | Para için yapmıyor musun bunu? Yani bunu... | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
...for free? | ...keyif için mi yapıyorsun? | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Then you disgust me even more. | Şimdi daha da çok iğrendirdin beni. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Just as much as them. | En az onlar kadar hem de. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
I'm just here to help them. | Ben buraya onlara yardım etmek için geldim. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
It was their only hope. They planned this for your own good. | Bu onların tek şansıydı. Senin iyiliğin için düşünmüşlerdi. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
For my own good? | Benim iyiliğim için mi? | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Do you expect me to thank you? | Sana teşekkür mü etmemi bekliyorsun? | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
How lovely: I'm being surrounded by so many concerned people. | Ne kadar güzel yahu. Etrafım beni düşünen insanlarla doluymuş. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
I've never realized it myself. | Fark edememişim bunu. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
I know how you're feeling, but try to understand it. | Nasıl hissettiğini biliyorum ama anlamaya çalış. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Understand, why? | Anlamak mı, niye? | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
You are saying I don't have a heart, but have you got one? | Bana kalpsiz diyorsun da sende var mı peki? | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
If I wouldn't have a heart, would I feel like this? | Olmasaydı böyle hisseder miydim? | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Is humiliation proof of a heart or wounded pride? | Beni böyle küçük düşürmen de incinmiş gururunun bir kanıtı mı? | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
You're talking to me like you know me. | Sanki beni tanıyorsun da konuşuyorsun. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
If you only knew how much I love Judith. | Judith'i ne kadar sevdiğimi bir bilebilsen. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
I love her like you never have. | Seni bile o kadar seven olmamıştır. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
So you want her to be happy? I've always wanted that. | Peki onun mutlu olmasını istiyor musun? Bunu hep istedim zaten. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
But now she's happy with someone else. | O artık başkasıyla daha mutlu. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
But she loves you too much to leave you. | Ama seni terk edemeyecek kadar da çok seviyor. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Until now, she has suffered in order not to let you suffer. | Şu ana kadar, sana acı çektirmemek için kendisi acı çekti. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
That's it. It's up to you to make her happy... | Mutluluğu senin ellerinde... | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
...if you love her, like you say you do. | ...onu bu kadar seviyorsan, söylediğin gibi davran. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
C�line wanted to tell Nicolas. | Câline, Nicolas'ı arayacaktı. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
All night Judith waited for news about Claudio. | Judith bütün gece Claudio'dan haber bekledi. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
All night Nicolas waited for news about C�line. | Nicolas bütün gece Câline'den haber bekledi. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Hello, I'd like Nicolas Gimas' number please. | Alo, Nicolas Gimas'ın numarasını öğrenmek istiyordum. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Paris, Rue Fontaine. | Paris, Rue Fontaine. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Are you sure? Not known? | Emin misiniz? Bilmiyor musunuz? | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
It was hopeless. Hurry up, we have to go. | Umut yoktu. Acele et, gitmeliyiz. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
She only had Nicolas� number in the memory of the stolen mobile phone. | Nicolas'ın numarası bir tek çalınan telefonunda kayıtlıydı. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
For three days Judith and Nicolas were left in the dark. | Judith ve Nicolas üç gün boyunca karanlığa terk edildiler. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Do you want to eat something? | Bir şeyler yemek ister misin? | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
You're hurt, what's the matter? | Elini incitmişsin, ne oldu? | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Sorry, did I hurt you? No. | Pardon, canını yaktın mı? Hayır. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
I have met someone. | Biriyle tanıştım. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
The cards. They were right. | Kartlar...Doğruymuş. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
What you said that evening, that I would meet someone... | O akşam, biriyle tanışacağımı söylemiştin... | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
I've met a woman. | Bir kadınla tanıştım. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
It was love at first sight, as they call it. | İlk görüşte aşk dediklerinden. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
I never thought it would happen to me. | Başıma geleceği hiç aklıma gelmezdi. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
We've been away for three days. I'm sorry for being so upfront... | Üç gündür beraber takılıyoruz. Bu kadar açık söylediğim için özür dilerim... | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
...but I don't want to lie to you. | ...ama sana yalan söylemek istemiyorum. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
I know it sounds strange, but you understand me, right? | Biliyorum kulağa garip geliyor, ama anlıyorsun beni değil mi? | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Are you hurt badly? | Çok kırdım mı seni? | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
No... Well, yes, badly... | Hayır... Şey...evet, kırıldım... | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Even though the cards predicted it, I didn't expect it to happen so soon. | Kartlar söylese bile, bu kadar kısa zamanda olacağını düşünmemiştim. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Aren't you angry with me? | Kızdın mı bana? | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
It's useless... | Kızıp kavga etmek... | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
...to get angry and fight each other. | ...bir işe yaramaz. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
I'm happy... | Böyle karşıladığına... | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
...you're taking it this way. | ...sevindim. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
I'm going, I'm expected. | Gitmem lazım, bekliyor. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
I'll be back to pick up the rest. | Geri kalan eşyaları almaya gelirim bir ara. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
A few hours later C�line landed in Paris. | Birkaç saat sonra Câline, Paris'e döndü. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
she went straight to Nicolas. He was home. | Doğrudan Nicolas'a gitti. Evdeydi. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
So she could tell him what happened. | Yani neler olduğunu söyleyebilecekti en sonunda. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
After that Nicolas called Judith and told her. | Sonrasında Nicolas, Judith'i arayıp durumu anlattı. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
After a few days she heard Claudio had returned to his family in Italy... | Birkaç gün sonra, Claudio'nın İtalya'ya ailesinin yanına döndüğünü... | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
...and he was in a bad state. | ...ve kötü durumda olduğunu öğrendi. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
How did Judith and Nicolas feel when they saw each other again? | Judith'le Nicolas bir daha görüştüklerinde nasıl hissettiler? | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
What we did was wrong, wasn't it? We didn't want to hurt anyone. | Yaptığımız doğruydu, değil mi? Biz kimseyi üzmek istememiştik. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Maybe it's a necessary evil. | Belki de bu kaçınılmaz bir şeydi. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
...as long as Claudio isn't happy, I can't be happy either. | ...Claudio mutsuz olduğu müddetçe, ben de mutlu olamam. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
And that could take a very long time. | Ve bu da çok uzun zaman sürer. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
How do you feel about it? | Sen ne diyorsun bu duruma? | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
I assume you don't find it a necessary evil. | Tam tersini yani bunun kaçınılmaz olmadığını... | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
On the contrary... | ...düşünüyorsundur. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
How I feel about it? | Ne mi düşünüyorum? | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
I think it was a necessary good. | Bence bu onların iyiliği için gerekliydi. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Without it, I would never have met my husband. | Böyle olmasaydı, ben de kocamla hiç tanışamayacaktım. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
You mean poor Claudio is your husband? | Yani o zavallı Claudio kocan mı oldu şimdi senin? | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
No, he's very happy now. That's what I think anyway. | Hayır, zavallı değil artık, çok mutlu şimdi. Bu yüzden hepimizin iyiliğine yaradı zaten. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Now I understand about the kiss. | Neden öptürmediğini şimdi anladım. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
You understand I don't want him to experience that again. | Bunları yine yaşamasını istemediğimi düşünüyorsundur. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
...I meant a quick kiss. | ...küçük bir öpücüğü kastetmiştim ben. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
Before a kiss has been given... | Öpüşmeden önce... | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
...no one knows whether it will be intimate or quick. | ...kısa ya da içten olup olmayacağını kimse kestiremez. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
I don't want you to have regrets. | Pişman ayrılmanı istemiyorum. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
I want you to have enjoyed this evening. | Bütün bu geceden keyif almanı istiyorum. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
You have been so kind to listen to me. | Hikayemi dinlemen çok nazikçe bir davranıştı. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
It feels like I owe you that kiss. | Sana bir öpücük borçluymuşum gibi geliyor. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |
I even think I'll enjoy giving you a kiss. | Düşüncesi bile bana zevk veriyor aslında. | Shall We Kiss?-1 | 2007 | ![]() |