Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 147317
İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
No, no, no, I didn't. Well, that's okay. | Hayır, kaçırmadım. Peki tamam. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
Make this next right and swing back to the dealership. | Bir sonrakinden döneriz. Bayiye dönmek için biraz dolaşacağız. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
Well, it's a test drive, right? I never drive around here. | Bu test sürüşüydü değil mi? Buradan hiç geçmemiştim. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
If I'm gonna recommend this car... | Bu arabayı tavsiye edeceksem | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
...I need to see that it'll handle my daily routine. | günlük programıma uyup uymadığına bakmalıyım. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
Well, where're we going? | Nereye gidiyoruz? | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
Just a little place I like to call You'll See. | Küçük bir yere. Görürsün. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
You got any of those free doughnuts you use to soften people up? | İnsanları yumuşatmak için bedava verdiğniz donutlardan yok mu? | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
By the Service Department. | Servis Departmanında. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
All right, remember, no rustproofing. Commit to nothing. | Tamam. Unutma, pasta cila istemiyorsun. Hiçbir şeyi kabul etme. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
If you have to speak, mumble. | Konuşmak zorunda kalırsan, lafı gevele. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
Au revoir, Le George. Don't think it can't happen. | Au revoir, Le George. Olmayacak sanma. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
Puddy, this is a pretty good move for you. | Puddy, iyi bir terfi bu senin için değil mi? | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
No more grease monkey. I don't care for that term. | Artık yağlı maymun değilsin. O tabiri sevmiyorum. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
Oh, sorry, I didn't know. | Oh, özür dilerim. Bilmiyordum. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
I don't know too many monkeys who could take apart a fuel injector. | Yakıt enjektörünü parçalara ayırabilecek maymun tanımıyorum. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
I saw one that could do sign language. | Bir keresinde işaret dilini bilen maymun görmüştüm. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
Yeah, I saw that one. | Evet, onu ben de gördüm. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
Koko. | Koko. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
Yeah, Koko. | Evet, Koko. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
Right. Koko. | Doğru. Koko. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
That chimp's all right. High five. | Hoş bir şempazeydi. Çak bir beşlik. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
Hey, hey, hey. What's going on here? | Hey, hey, hey. Ne oluyor? | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
You didn't agree to anything. | Anlaşmadınız değil mi? | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
No, we both just saw the same monkey. | Hayır, ikimiz de aynı maymunu görmüşüz. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
Well, I got screwed on the doughnuts. | Donut alamadım. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
There were none left. | Bitmiş. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
There's a vending machine. I can show you where it is. | Orada yiyecek makinesi var. Sana yerini göstereyim. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
Hey, give me a dollar. | Bana para ver. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
I'm here helping you. | Sana burada yardım ediyorum. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
Hey, where's Puddy? The copy machine is broken. | Puddy nerede? Fotokopi makinesi çalışmıyor. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
That's what they want you to think. | Böyle düşünmeni istiyorlar. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
Have you noticed your boyfriend has developed an annoying little habit? | Erkek arkadaşının sinir bozucu bir alışkanlık geliştirdiğini fark etmişmiydin? | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
The squinting? No. | Gözlerini kısarak bakması mı? Hayır. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
The staring? No. | Dik dik bakması mı? Hayır. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
He keeps asking me to give him a high five. | Sürekli elini uzatıp "çak bir beşlik" diyor. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
I thought all guys do that. | Bunu bütün erkekler yapar. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
Slapping hands is the lowest form of male primate ritual. | El çakmak erkeklerin en ilkel alışkanlıklarından biridir. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
In fact, some of them have moved on. They're doing sign language now. | Hatta, bir çoğu yeni şeyler geliştirdi. İşaret diliyle anlaşıyorlar. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
It's that bad? | Bu o kadar kötü mü? | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
What do you think the Nazis were doing? That was the heil five. | Naziler ne yapıyordu sence? Onlarda buna benzer bir selam veriyordu. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
Isn't that from your act, like, 10 years ago? | Bu 10 yıl önce şovunda kullandığın bir espri değil miydi? | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
It was a good bit in the '80s, and it's still relatable today. | 80'lerde iyi bir espriydi. Hâlâ kullanılabiliyor. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
Good news, we got a 900 in black. | İyi haber, siyah renkte bir 900'ümüz var. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
That's the hot color. High five. | Çok ateşli bir renk. Çak bir beşlik | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
David, can you come help me fix the copy machine? Come on. | David, fotokopi makinesi tamir etmeme yardım eder misin? Hadi. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
You owe me five. | Bana bir beşlik borçlusun. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
B5. | B5. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
Excuse me, do you have change of a dollar? | Affedersiniz, bir dolar bozuğunuz var mı? | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
Could I trade you for another dollar? | Parayı değiştirebilir miyiz peki? | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
Don't have one. Excuse me. | Başka yok. Affedersiniz. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
When your wallet was open, I glanced inside... | Cüzdanınızı açtınızda, içine baktım | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
...and I couldn't help but notice that you have several crisp dollar bills. | ve elimde olmadan yeni 1 dolarınızı olduğunu gördüm | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
You're incorrect. | Yanılıyorsunuz. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
Perhaps you could look again, please. I'm very hungry. | Tekrar bakabilir misiniz lütfen. Çok açım. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
We had doughnuts earlier. | Az önce donut vardı. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
I guess everyone here enjoys giving the old scroogie, huh? | Sanırım burada herkes cimri öyle değil mi? | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
You're all doing a hell of a job. | Hepiniz çok iyi çalışıyorsunuz. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
What I would do with you. | Seni bir elime geçirsem. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
Mr. Kramer, we're really not allowed to use the cars to run errands. | Bay Kramer, arabayı böyle işler için kullanamayız. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
Now, look, Rick, I'm very close to giving this car... | Şimdi, bak Rick, yakın arkadaşımın almayı düşündüğü bu arabaya | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
...that my celebrity friend is considering, my full endorsement. | tam onay vermek üzereyim. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
Well, let's see if I can get a smile from these femininas. | Seyret, bayanlar bana gülümseyecek. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
Hey, ladies. It's a Saab 900. What do you think? | Selam bayanlar. Bu Saab 900. Nasıl buldunuz? | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
Can I interest you in a little supplemental restraint? | Sizi biraz alıkoyabilir miyim acaba? | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
I think the candy comes out over there. | Sanırım çikolata şuradan geliyor. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
People drop change down here, Jerry. | İnsanlar buraya bozuk para düşürüyor, Jerry. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
And they're too lazy to pick it up. | Ve tembellikten almıyorlar. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
Either that or they've got a weird little hang up about lying face down in filth. | Belki de pislik içerisinde yüz üstü yatmak onlara tuhaf geliyordur. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
Why don't you just go to the cashier? | Neden kasaya gitmiyorsun? | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
The cashier is at lunch, which is where I'd like to be. | Kasiyer öğle yemeğinde, benim olmak isterdiğim yerde. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
How much was under there? I think something bit me. | Ne kadar vardı orada? Sanırım bir şey ısırdı beni. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
I just need another nickel. | Beş sente ihtiyacım var. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
Hey, Puddy thinks I should go for the CD player. What do you think? | Puddy CD player'lı olanlardan almamı öneriyor. Sen ne dersin? | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
He's got a live one. He's just reeling this big fish in. | Canlı bir taneye sahip olmuş. Oltasının ucunda büyük bir balık var. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
Hey, could I have my dollar back? | Dolarımı geri alabilir miyim? | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
It's wrinkled. It's worthless. | Kırıştı. İşe yaramaz. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
Jump! | Düş! | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
They put out some more doughnuts. | Yine donut koydular. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
They did? Last one. | Koydular mı? Bu sonuncusu. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
Well, just one more errand and we can head back. | Bir işim daha var, sonra geri dönebiliriz. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
Actually, it looks like we're gonna need some gas. | Açıkçası, biraz benzine ihtiyacımız var. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
Well, how much gas you think is in there right now? | Sence ne kadar benzinimiz var? | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
Well, it's on E. | Sıfırın üstünde. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
You know, Rick, often times, Jerry, he lends me his car... | Rick, genelde Jerry, bana arabasını ödünç verir. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
...and I find myself in a situation where the car is almost out of gas. | Ve arabasının benzini azaldığında bu konumda bulurum kendimi. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
But for a variety of reasons... | Ama değişik sebeplerden pahalı benzin alıp sorumluluk altına girmek istemem. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
So you wanna know how far you can drive your friend's car for free. | Yani arkadaşının arabasını ne kadar bedavaya kullanabileceğini görmek istiyorsun. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
Well, I make it up to him in other ways. | Başka şekillerde telafi ediyorum. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
As you will see, the candy bar is paid for... | Gördüğünüz gibi çilkolatanın parasını ödememe rağmen... | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
...and yet remains dangling in the machine. | makinede asılı kaldı. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
Hey, it's gone. | Gitmiş. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
Where is my Twix? | Twix'im nerede? | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
That guy's eating it. | Şu adam yiyor. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
How do you know that one's yours? | Sizin çikolatanız olduğunu nereden biliyorsunuz? | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
It was dangling. There were two left in the machine. | Orada duruyordu. İki tane kalmıştı. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
He must have bought one and gotten both. | Bir tane almak istedi ikisi de düştü. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
Sir, are you gonna buy a car? No. | Bayım, araba satın alacak mısınız? Hayır. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
Hey. Hey. I see you. That is my Twix. | Seni görüyorum. O benim Twix'im. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |
Paper jam. Got it. | Kağıt sıkışmış. Tamam. | Seinfeld The Dealership-1 | 1998 | ![]() |