Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 158616
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| Everything in its own time. | Her şey zamanı gelince. | Taxidermia-1 | 2006 | |
| Black pudding | Puding ya da | Taxidermia-1 | 2006 | |
| or industrial lard. | domuz yağı yok. | Taxidermia-1 | 2006 | |
| Well, if you don't eat Lajoska before then, | Evet, eğer o zamandan önce yemezsen Lajoska, | Taxidermia-1 | 2006 | |
| though there's not much on him. | sanırım ondan geriye bir şey kalmayacak. | Taxidermia-1 | 2006 | |
| My little kittens. | Küçük kediciklerim. | Taxidermia-1 | 2006 | |
| All right, | Çok güzel, | Taxidermia-1 | 2006 | |
| grow nice and big. | iyice gelişin ve büyüyün. | Taxidermia-1 | 2006 | |
| You're my world sensation. | Siz benim dünyamsınız. | Taxidermia-1 | 2006 | |
| You could even be on television. | Hatta televizyonda olabilirdiniz. | Taxidermia-1 | 2006 | |
| Sure you could. | Eminim olurdunuz. | Taxidermia-1 | 2006 | |
| If there was somebody | Eğer ayarlayan birisi olsaydı | Taxidermia-1 | 2006 | |
| who'd arrange it! Right? | çıkardık! Değil mi? | Taxidermia-1 | 2006 | |
| Clever girl, Gizi. | Zeki kız, Gizi. | Taxidermia-1 | 2006 | |
| I myself started with fat. | Ben kendim yağa başlattım. | Taxidermia-1 | 2006 | |
| A long time back. And that's how it should be. | Çok önceden. Ve takvim nasıl olmalıydı. | Taxidermia-1 | 2006 | |
| Come on, kitty, | Hadi kedicik, | Taxidermia-1 | 2006 | |
| Maybe if you took the wrapper off... | Belki kabını çıkarırsan yer... | Taxidermia-1 | 2006 | |
| And the silver paper? | Ya gümüş folyo? | Taxidermia-1 | 2006 | |
| It just slips down. | O zaten eriyip gidiyor. | Taxidermia-1 | 2006 | |
| I can do 400 plain bars an hour | Bir saatte 400 parça yiyebiliyorum | Taxidermia-1 | 2006 | |
| but 570 with the silver paper on. | ama gümüş folyoyla saatte 570 tane. | Taxidermia-1 | 2006 | |
| And does it come out? It gets absorbed. | Peki nasıl dışarı çıkıyor? Emiliyor. | Taxidermia-1 | 2006 | |
| I've never eaten anything that should get absorbed and didn't. | Emilmesi gerekip de emilmeyen hiç bir şey yemedim. | Taxidermia-1 | 2006 | |
| It finds a role in the body. | Vücut içinde kendine bir rol buluyor. | Taxidermia-1 | 2006 | |
| Check the time. | Zamanı kontrol et. | Taxidermia-1 | 2006 | |
| Ah, I'm just wasting my breath. | Sadece nefesimi boşa harcıyorum. | Taxidermia-1 | 2006 | |
| Cyst. | Kist. | Taxidermia-1 | 2006 | |
| Dad? Don't you realise that I'm ashamed because of you? | Baba? Senden utandığımın farkında değil misin? | Taxidermia-1 | 2006 | |
| Because of me? And you make me puke! | Benden mi? Sen de beni kusturuyorsun! | Taxidermia-1 | 2006 | |
| I've never done anything but... for you! Why do you come then? | Ben hiç bir şey yapmadım ama... senin içinse! Neden geldin öyleyse? | Taxidermia-1 | 2006 | |
| You don't have to do me a favour! | Bana iyilik yapmak zorunda değilsin! | Taxidermia-1 | 2006 | |
| Carcass stuffer! | Leş Satıcısı! | Taxidermia-1 | 2006 | |
| Alright then. | Tamam öyleyse. | Taxidermia-1 | 2006 | |
| That's enough. I just wonder | Bu kadar yeter. Merak ediyorum da | Taxidermia-1 | 2006 | |
| how long you'd survive. For how many days? | daha ne kadar yaşayacaksın. Kaç gün daha. | Taxidermia-1 | 2006 | |
| You'd die of hunger, together with your stinking competition cats. | Kokuşmuş kedilerinle birlikte açlıktan öleceksin. | Taxidermia-1 | 2006 | |
| You'd drown in shit and filth! You can't go to the loo | Bunun içine sıçıp pisleyeceksin. Kendi kendine tuvalete bile gidemeyeceksin. | Taxidermia-1 | 2006 | |
| by yourself. I can manage. You don't have to do me any favours. | Hallederim ben. Bana iyilik yapman gerekmez. | Taxidermia-1 | 2006 | |
| How would you manage? I'm curious! Under yourself? | Nasıl halledeceksin? Merak ettim! | Taxidermia-1 | 2006 | |
| Get lost, shoo. | Kaybol, kış. | Taxidermia-1 | 2006 | |
| You don't realize that there's no one you haven't chased away. | Kimsenin, senin peşine düşmeyeceğinin farkında bile değilsin. | Taxidermia-1 | 2006 | |
| Only me, I'm such a fucked up idiot. I won't come anymore, for sure. | Sadece ben, ben sikik bir aptalım. Emin ol bir daha gelmeyeceğim. | Taxidermia-1 | 2006 | |
| Who else would pay for pile of food that you and these cats get through? | Başka kim bu kediler ve senin için bir yığın yiyeceğin parasını öder? | Taxidermia-1 | 2006 | |
| Mum was right. | Annem haklıymış. | Taxidermia-1 | 2006 | |
| She was right when she left. | Terk etmekte haklıymış. | Taxidermia-1 | 2006 | |
| She didn't want to stay in your huge fat arse | Senin koca yağlı kıçınla kalmak | Taxidermia-1 | 2006 | |
| and rot along with you. Because everything rots here. | ve seninle çürümek istemedi. Çünkü burada her şey çürüyor. | Taxidermia-1 | 2006 | |
| Everything. But I won't! | Her şey. Ama ben değil! | Taxidermia-1 | 2006 | |
| Remember that! Loser! Do you understand? | Bunu unutma! Alçak! Anladın mı beni? | Taxidermia-1 | 2006 | |
| I'll smash your face, you shit! Who do you think you are? | Yüzünü parçalayacağım, bok herif! Kim olduğunu sanıyorsun? | Taxidermia-1 | 2006 | |
| You loser. So what? You want to hit me? | Seni alçak. Ne yani? Bana vurmak mı istiyorsun? | Taxidermia-1 | 2006 | |
| Come and hit me then. | Gel de vur o zaman. | Taxidermia-1 | 2006 | |
| It's never too late. | Asla geç değil. | Taxidermia-1 | 2006 | |
| A fatherly slap. | Babacan bir tokat. | Taxidermia-1 | 2006 | |
| Once in your life. Come on then, | Hayatında bir kez. Gel o zaman, | Taxidermia-1 | 2006 | |
| I'll let you! | izin vereceğim! | Taxidermia-1 | 2006 | |
| You don't even deserve a slap, you bastard! | Bir tokadı bile hak etmiyorsun, piç kurusu! | Taxidermia-1 | 2006 | |
| You stinking sack of shit! | Bok gibi kokuyorsun! | Taxidermia-1 | 2006 | |
| Don't you bullshit a world star. | Bir dünya starına bok mu atıyorsun? | Taxidermia-1 | 2006 | |
| Just for comparison: Igor Vostongonov made it with 3:21... | Sadece mukayese için söylüyorum: Igor Vostongonov 69'da... | Taxidermia-1 | 2006 | |
| In '69... Still no reason to bullshit me! | 3:21 yaptı. Bana bok atman için bir sebep yok! | Taxidermia-1 | 2006 | |
| You carcass stuffer! | Leş Satıcısı! | Taxidermia-1 | 2006 | |
| You don't know who I am! What I've been through! | Kim olduğumu bilmiyorsun! Nerden geldiğimi? | Taxidermia-1 | 2006 | |
| I worked hard! I worked hard for success! | Çok çalıştım! Başarmak için çok sıkı çalıştım! | Taxidermia-1 | 2006 | |
| Who are you kidding, you little runt? | Kimle dalga geçiyorsun, seni küçük sıçan? | Taxidermia-1 | 2006 | |
| I had a vomiting technique named after me! Drop dead! | Kendi adımla anılan kusma tekniğim var! Geber git! | Taxidermia-1 | 2006 | |
| Chick! | Korkak! | Taxidermia-1 | 2006 | |
| We've got an infrared cabin, | Kızılötesi kabinimiz var, | Taxidermia-1 | 2006 | |
| sauna and turbo solarium in the basement. | sauna ve turbo solaryum da bodrumda. | Taxidermia-1 | 2006 | |
| The recreation room is next to the fitness room. | Dinlenme odası ise fitnes salonun yanındaki oda. | Taxidermia-1 | 2006 | |
| We've got back massage, ayurvedic hand and head massage, | Sırt masajı var, el ve kafa masajı, | Taxidermia-1 | 2006 | |
| Swedish, Thai and sports massage as well as tailor made... | İsveç, Tay ve spor masajları size özel ayarlanır. | Taxidermia-1 | 2006 | |
| So you need to repeat this exercise twenty times. | Bu egzersizi yirmi defa tekrarlamalısınız. | Taxidermia-1 | 2006 | |
| You could do fewer. | Daha az da yapabilirsiniz. | Taxidermia-1 | 2006 | |
| Stop for a while and rest if you're tired. | Yorulursanız biraz durun ve dinlenin. | Taxidermia-1 | 2006 | |
| Try not to push it too much at the start | Başlangıçta kendinizi çok zorlamayın, | Taxidermia-1 | 2006 | |
| but focus on your muscles and breathing. | ama kaslarınıza ve nefesinize odaklanın. | Taxidermia-1 | 2006 | |
| In, out. | Al, ver. | Taxidermia-1 | 2006 | |
| Alright, very good. | Evet, çok iyi. | Taxidermia-1 | 2006 | |
| Don't do it too hard, | Çok sert yapmayın, | Taxidermia-1 | 2006 | |
| you can slow down a bit. | biraz yavaşlayabilirsiniz. | Taxidermia-1 | 2006 | |
| Focus on your body, feel your muscles. | Vücudunuza odaklanın, kaslarınızı hissedin. | Taxidermia-1 | 2006 | |
| This exercise is good for your pecs and can do wonders. | Bu egzersiz kanatlar için iyi ve harikalar yaratabilir. | Taxidermia-1 | 2006 | |
| You'll notice the difference | Salondan çıktığınızda | Taxidermia-1 | 2006 | |
| when you leave the gym. | farkı hissedeceksiniz. | Taxidermia-1 | 2006 | |
| Five more to go, and then finished. | Beş tane kaldı, ardından bitiyor. | Taxidermia-1 | 2006 | |
| Good, very good. | İyi, çok iyi. | Taxidermia-1 | 2006 | |
| Slower, | Yavaşla, | Taxidermia-1 | 2006 | |
| try to keep the distance between your arms. | kolların arasındaki mesafeyi koru. | Taxidermia-1 | 2006 | |
| Well done, finished for today, | Çok güzel, bugünlük yeter, | Taxidermia-1 | 2006 | |
| stop it now. | şimdi bırakalım. | Taxidermia-1 | 2006 | |
| 1,474 back. | 1,474 para üstü. | Taxidermia-1 | 2006 | |
| Fuck you, Galamb, what are you doing! | Siktir Galamb, ne yapıyorsun! | Taxidermia-1 | 2006 | |
| Well, Dad. You'll look really good. | Evet, baba. Gerçekten iyi görünüyorsun. | Taxidermia-1 | 2006 | |
| Excuse me... | Pardon.. | Taxidermia-1 | 2006 | |
| The other way around, Morosgov��nyi, the other way around. | Diğer türlü, Morosgovány, diğer türlü. | Taxidermia-3 | 2006 | |
| I only take half of the earnings. | Kazancın yarısını alırım. | Tazza: The High Rollers-1 | 2006 | |
| Just half? | Yarısını mı? | Tazza: The High Rollers-1 | 2006 | |
| Why? Is that too much? | Niçin? Çok mu fazla? | Tazza: The High Rollers-1 | 2006 |