Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 150418
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| Please, Lutessa, let me save you! | Lütfen Lutessa seni kurtarmama izin ver! | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| Darkseid's apokolips. | Darkseid'in kıyametinden. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| Evil in its purest form | Şeytan insan kalbinin doğasındaki en saf şeydir. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| obscured over time as something to be cast away | Zaman içerisinde kabul edilmesi gereken bir şey yerine uzaklaştırılmak istenmiştir. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| Hades, Kali | Hades, Kali, hatta eski Latince'deki Lucifer kelimesi bile... | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| meaning "morning star," "bringer of light." | ...Sabah Yıldızı, Işığı Getiren anlamına gelmektedir. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| I'm afraid the centuries and translations | Korkarım yüzyıllardır yapılan çevirilerde Darkseid'in gerçek özelliklerini karıştırmışlar. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| But... | Ama son gelmeden önce... | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| his rapture will be the only salvation. | ...onun dönüşü gerçek kurtuluş olacak. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| I will never join you. | Sana asla katılmayacağım. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| Farewell, my child. | Elveda çocuğum. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| Bless your soul. | Tanrı ruhunu kutsasın. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| I mean, what do you mean? | Yani ne demek istedin? | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| When? When is this hell coming? | Ne zaman? Cehennem ne zaman gelecek? | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| It's not coming, Lutessa. | O gelmeyecek Lutessa. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| It's upon us. | O üzerimizde. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| I thought you were staying at the bed and breakfast. | Otelde kaldığını sanıyordum. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| And I thought I was coming back | Ben de Lois ile birlikte kurduğunuz eve geldiğimi sanıyordum. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| We are, in Metropolis. | Metropolis'de kuruyoruz. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| I sent you a message. | Sana mesaj yolladım. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| We close escrow in a few days. | Bir kaç gün içinde alan kişiye vereceğiz. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| Clark, I think you misunderstood when I sent you the deed. | Clark, sanırım sana tapuyu gönderdiğimde beni yanlış anladın. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| We've already accepted the offer. | Teklifi kabul ettik bile. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| You're you're right in the middle | Sen yeniden seçim kampanyasının ortasındaydın. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| Just because I'm moving ahead with my life | Hayatıma devam ediyor olmam... | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| doesn't mean I'm letting go of everything that came before. | ...geldiğim her şeyden vazgeçeceğim anlamına gelmez. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| That was a hard lesson to learn. | Bu öğrenilmesi zor bir şeydi. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| Is this about dad? | Bu babamla mı ilgili? | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| Look, I know it's been tough since he died, | Biliyorum o öldüğünden beri çok zor oldu, yalnız kaldığını hissettin. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| that's just it. | Olay da bu zaten. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| I was never left behind. | Asla yalnız kalmadım. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| No matter where I am | Nerede olursam olayım, hayatıma kimi sokarsam sokayım... | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| your father is always with me. | ...baban her zaman benimle birlikteydi. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| And he's with you, | Eğer görmek istersen o seninle de birlikte. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| I I thought I was talking to him. | Onunla konuştuğumu sanıyordum. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| But then I realized it was just an excuse | Sonra bunun geleceğimle yüzleşmemek için bir bahane olduğunu anladım. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| just like I was waiting for Jor El to show me the way. | Aynı Jor El'in bana yol göstermesini beklemem gibi. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| I had to move on. | Devam etmem gerekiyor. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| I'm so proud of the man you've become. | Olduğun kişide çok gurur duyuyorum. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| But why bring up dad today of all days? | Neden bugün babamı konuşuyorsun? | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| Because this is a day to celebrate | Çünkü bugün yolculuğundaki yeni adımını kutladığımız gün. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| and everyone who's been a part of it. | Herkes bunun bir parçası. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| And you don't think I'm doing that? | Bunu yapmadığımı mı düşünüyorsun? | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| Clark, you're so focused on what's ahead | Clark, gelecek olana kendini o kadar odaklamışsın ki seni sen yapan... | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| that you're starting to cut out the parts of your past | ...geçmişin ile bağlarını koparmaya çalışıyorsun. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| I can't begin to imagine | Her gün dışarıda gördüğün acının nasıl bir şey olduğunu hayal bile edemem. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| I know you have to put blinders on | Sorumluluklarınla başa çıkmak için at gözlüğü takmışsın. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| but if you turn your back on all the experiences | Ama sırf acı veriyor diye seni güçlü ve merhameti yapan... | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| that made you strong and compassionate | ...geçmişini unutmaya çalışırsan korkarım bir gün... | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| everything you learned in Smallville will have been for nothing. | ...Smallville'de öğrendiklerinin hiçbir anlamı kalmaz. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| I'm never gonna let that happen. | Bunun olmasına asla izin vermem. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| [ Voice breaking ] You already are, and you don't see it. | Zaten verdin ve bunu görmüyorsun. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| All I'm saying is... | Yoluna devam etmek için geçmişi silmene gerek yok. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| Yes, you do, mom. | Evet gerek var anne. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| I love you, but you have to find a way | Seni seviyorum ama sen de benim gibi... | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| to put all of this behind you just like I did. | ...bunları geride bırakmanın bir yolunu bulmalısın. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| It's the only way to move on. | Bu devam etmenin tek yolu. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| Lois: All right, come on, people. | Tamam hadi millet. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| Air Force One landed an hour ago, | Air Force One bir saat önce iniş yaptı ve... | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| and they still haven't left the hangar. | ...hala hangardan ayrılmadılar. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| This news hound smells a story. | Bu haberde bir hikaye kokusu alıyorum. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| Give me something I can sink my teeth into. | Bana dişlerimi geçirebileceğim bir şey verin. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| Look, I know you have a laundry list of reasons | Biliyorum evlenmemek için kafanda bir sürü sebep var ama... | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| but you're never gonna see the big picture | ...bu düşüncelerden kurtulamazsan asıl olayı göremeyeceksin. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| There is no Chloe quip that's gonna make me change my mind. | Chloe söyleyeceğin hiçbir şey fikrimi değiştirmeyecek. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| Clark can hear the world's cries for help, | Clark dünyanın yardım çağrısını duyabiliyor ve... | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| and he's duty bound to answer the call. | ...buna cevap vermek onu görevi. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| I am not gonna stand in his way. | Ben onu engellemeyeceğim. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| He can't listen all the time, Lois. He's not God. | Bunu her zaman dinleyemez Lois. O tanrı değil. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| He can't be aware of every bird or blade of grass, okay? | Olan her şeyden haberdar olamaz değil mi? | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| And sometimes he needs to not listen. | Bazen dinlememesi gerekiyor. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| He needs to rest, to love, to laugh. | Dinlenmesi, sevmesi ve gülmesi gerekiyor. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| And when he finally does decide to take to the skies, | Gökyüzüne açılmaya karar verdiği zaman onu yere bağlayan şey olmalısın. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| Well, that's what I'm afraid of. | Bende bundan korkuyorum. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| I'm grounding him, | Onu bağlıyorum, yükselmesini engelliyorum. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| Oh, Lois... | Lois o böyle düşünmüyor. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| But since you're not gonna meet him at the altar... | Ama onunla düğünde görüşmeyeceğine göre... | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| You should hear that in his own words. | ...bunu onun kelimeleri ile duyman gerek. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| Clark: "I, Clark Kent, take you, Lois Lane, | Ben Clark Kent, Lois Lane'i sonsuza kadar eşim olması için seçiyorum. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| "With you by my side, i will never be alone. | Sen yanımda olduğun sürece asla yalnız olmayacağım. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| "Though the world sees a strong and independent woman, | Dünya seni bağımsız ve güçlü olarak görüyor. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| "I've never known someone | Ben asla bu kadar nazik ve temiz kalbi olan biri ile karşılaşmadım. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| "When I've been lost, | Kaybolduğumda sen her zaman beni geri getirmek için orada olacaksın. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| "So, on this day, at this moment, | Bugün şu anda hayatımın geri kalanını seninle geçireceğime söz veriyorum. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| "You've always believed in me, and I believe in you. | Sen bana her zaman inandın, ben de sana inanıyorum. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| "And when you believe in someone, | Birine inandığımda bu bir dakika veya bir anlık değildir. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| It's forever." | Sonsuza kadardır. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| I'm such an idiot. | Ne kadar aptalmışım. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| Watchtower, access satellite Chloe Two. | Watchtower, Chloe 2 uydusuna giriş yap. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| Watchtower: Satellite Chloe Two access unavailable. | Chloe 2 uydusuna giriş yok. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| Not online. | Hatta değil. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| Satellite was programmed to disconnect. | Uydu kapanmaya programlandı. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| Then we don't have our eye in the sky. | O zaman gökyüzünü kontrol edebileceğimiz gözümüz yok. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| Who gave that command? | Sana bu emri kim verdi? | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| You do not have the proper security clearance, | Bunu görmek için yeterli izniniz yok Bayan Mercer. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| Link me to Queen Industry satellite Hotel Alpha 4 2. | Beni Queen Endüstri Hotel Alpha 4 2 uydusuna bağla. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| All Queen Industry satellites are offline and inaccessible. | Tüm Queen Endüstri uyduları kapalı ve erişim engelli. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| Program command to disconnect | Bağlantı kesilme emri saat 12.42'de Watchtower merkezinden verildi. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| Bring up Watchtower security footage from that time. | Watchtower'ın o anki güvenlik kayıtlarını göster. | Smallville Finale-1 | 2011 | |
| Accessing. | Giriş yapılıyor. | Smallville Finale-1 | 2011 |