Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 149849
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| Um, do we... Do we tell Jal about the... | Şey, biz... Bu dalga olayından Jal'a... | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| about the donger? Or... is that a secret? | bahsedecek miyiz? Ya da bu sır mı kalcak? | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| You shouldn't have secrets, Chris. | Sırların olmamalı, Chris. | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| Neither of you should. | İkinizde. | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| Because we love each other. | Çünkü biz birbirimizi seviyoruz. | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| Because you love each other. | Çünkü siz birbirinizi seviyorsunuz. | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| You're not ill and hiding it from me, are you, Sid? | Hastasın ve bunu benden saklamıyorsun, dimi, Sid? | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| I'm stupid and hiding it from you. | Beyinsizim ve bunu senden saklıyorum. | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| Also I've got a nasty boil on my bum | Aynı zamanda kıçımda çıkmak üzere olan iğrenç bir osuruk var | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| and I was hoping you wouldn't notice. | ve bunuda dikkate almayacağını umut ediyorum. | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| Aahh! Ow! | Aahh! Ow! | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| That's not nice. | Bu adil değildi. | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| Going to my exam. | Sınava gidiyorum. | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| Is Jal here? | Jal burda mı? | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| Who's looking after Chris? | Chris'e kim bakcak? | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| Oh, just change his dressing. | Oh, sadece üstünü değiştireceksin. | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| He's still a bit confused so he'll probably think that I already | Kafası biraz karışabilir yani zaten bugün değiştirdiği düşünebilir | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| changed it today, but just ignore that. | ama sen bunu önemseme. | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| Right. Where is this dressing? | ...ve onu farketmemeni umuyorum. Peki. Giysiler nerde? | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| Oh, he'll show you. Don't let him do it himself, no matter what he says. | Oh, o sana gösterir. Ama kendi yapmasına izin verme, ne söylerse umursama. | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| It's much better if somebody else... | Eğer başka biri bunu hallederse... | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| handles it. | daha iyi oluyor. | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| OK. What do you have to say to me? | Tamam. Bana ne söyleyeceksin? | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| Um... I'm sorry I'm such a tit? | Mm... böyle sikkafalı olduğum için üzgünüm? | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| My life never made sense to me until I met you. | Senle tanışana kadar hayatımın bir anlamı yoktu. | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| I never really loved Michelle and it was all a terrible mistake | Michelle'i asla gerçekten sevmedim ve olanlar korkunç bir hataydı | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| and I must have misheard her when she said that I was the best lay ever | ve onun şu ana dek en iyi seksimi yaptım diye söylediklerini göz ardı etmeliydim | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| and she really, really wasn't that great in bed. | ve gerçekten, gerçekten yatakta çok kötüydü. | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| Good luck in your exam. | Sınavında başarılar. | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| What do you have to say to me? | Sen bana ne söyleyeceksin? | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| I'll love you forever, Sid. | Seni sonsuza kadar seveceğim, Sid. | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| You will? | Sevecek misin? | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| Yes. That's the problem. | Evet.Problemde bu. | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| You may turn over your papers. | Kağıtlarınızı çevirebilirsiniz. | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| Huh! Oh! | Huh! Oh! | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| Yeah. I thought you were... | Evet. Düşünmüştüm ki senin... | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| I gotta change your dressing. | Senin giysilerini değiştirmeliyim. | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| Oh, no. It's fine. Cassie did it earlier. | Oh, hayır. Sorun yok. Cassie erkenden yaptı. | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| Yeah. | Tabii ki yapmıştır. | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| Yeah, just let me handle it. | Evet, yardım etmeme izin ver. | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| No fucking way. I'll smack you. | İmkanı yok. Seni tokatlarım. | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| I'm just trying to help you... | Sadece sana yardım etmeye çalışıyorum... | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| I've told him. He's not listening. | Ona söyledim. Beni dinlemiyor. | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| He's not listening to me. Here we go. | Beni dinlemiyor. İşte başlıyoruz. | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| THUD! | THUD! | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| Cassie? > | Cassie? | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| You're 43 minutes into a two hour Philosophy A Level paper | İki saatlik felsefe bitirme sınavında kırk üç dakikan kaldı | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| and I'm pretty sure you haven't written anything yet. | ve daha hiç bir şey yazmadığından oldukça eminim. | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| Everybody else has finished exams and started their holidays. | Diğerleri sınavlarını bitirip tatillerine başladılar. | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| Here I am running a re scheduled exam especially for you. | Burda sana özel bir sınav takvimi için yırtındım. | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| So, are you going to write anything? | Yani, birşeyler yazmayı düşünüyor musun? | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| I'm not sure. What about? | Emin değilim. Ne hakkında? | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| How long I can put off starting to write and still get an A. | Yazmayı ne kadar erteleyip ve hala geçebileceğim süre hakkında. | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| Is it possible to truly enjoy power? | Güçten hakiketen zevk almak mümkün mü? | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| It's question three. | Üçüncü soru. | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| I'm not supposed to help you with your exam. | ...ve hâlâ bir şeyler yazmadığına eminim. Sana sınavda yardım edeceğimi sanmıyorum. | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| I stopped eating and then everyone had to do what I said. | Yemeyi kestim ve herkes ne istersem yapmaya başladı. | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| That was powerful. | Bu güçtü. | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| And did you enjoy that? | Ve bundan zevk aldın mı? | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| I think it was the happiest time of my life. | Bence hayatımın en mutlu zamanlarıydı. | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| But I had to stop before I died, because... | Ama ölmeden bunu kesmeliydim, çünkü... | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| ...otherwise it wasn't fun. | ... yoksa bu eğlenceli olmayacaktı. | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| You wouldn't understand. | Siz anlayamazsınız. | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| You're wrong, Cassie. | Yanılıyorsun, Cassie. | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| Did you cut yourself, too? | Sizde kendinizi kestiniz mi? | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| People will do anything to... | İnsanların yapamayacağı şey... | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| People will do anything to work out why they feel bad, won't they? | İnsanlar kendilerini kötü hissedince bunu çözmek için yapamayacağı şey yoktur, değil mi? | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| And did you? | Ve sizde? | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| Work it out? | Çözdünüz mü? | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| I'm not supposed to help you with your exam. | Sana sınavında yardım etmeyi düşünmüyorum. | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| I want you to tell me! What? | Bana anlatmanızı istiyorum! Neyi? | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| How to stop bad things happening. | Kötü şeyleri nasıl durduracağımı. | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| Doesn't work, does it? | İşe yaramıyor, değil mi? | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| That's why you have to start eating again. | Bu tekrar yemeye başladığını gösteriyor. | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| I fell in love. | Aşık olmuştum. | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| Ah, love. > | Ah, aşk. | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| Why cut yourself when you can be in love? | Aşık olabiliyorken kendini neden kesiyorsun? | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| You think passing an exam will make me happy? | Sınavı geçmenin beni mutlu edeceğini mi düşünüyorsunuz? | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| Cassie, passing exams generally only makes life more complicated. | Cassie, sınavları geçmek sadece hayatı daha komplike hale getirir. | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| But there's lots of other stuff that makes things bearable, | Ama başka bir sürü şeyde bunu katlanılabilir yapar, | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| and you don't even have to use a knife. | ve sen bir bıçağı kullanmayı daha bilmiyorsun. | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| Yes, hi, Martin. Are you on security? | Evet, selam Martin. Güvenlik sen misin? | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| Come on, Doug. | Hadi, Doug. | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| One blast, then Cassie's gonna write. | Azcık coşcaz, sonra Cassie yazcak. | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| < Bye. | Hoşçakal. | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| Hey, Cass! How'd it go? | Hey, Cass! Nasıl geçti? | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| Well, er... | Şey, mm... | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| I got hungry, like real hungry, | Acıktım, gerçekten acıktım, | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| and so Sid went to get stuff. | ve bu yüzden Sid bir şeyler hazırlıyor. | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| You've finished! Congrats. | Bitirmişin! Tebrik ederim. | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| That was me. Reflex action. | Benim yüzümden. Refleks olayı. | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| Yeah, seems he didn't need his balls arranging after all. | Oh.Evet, senin yaptıklarından sonra taşaklarının bir şeye ihtiyacı yokmuş. | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| Funny(!) | Komikti. | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| Thanks. You're... cooking. | Teşekkürler. Sen... yemek hazırlıyorsun. | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| Yep, we're celebrating. I'm in love, exams are over, and he's alive. | Aynen, kutlama yapıyoruz. Ben aşığım, sınavlar bitti ve oda yaşıyor. | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| I'm al i ve! | Yaşıyorum! | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| I thought, "Fuck it, let's make a night of it." | Düşündüm ki, "Siktir et, bunun için bir gece hazırlayayım." | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| How? > | Nasıl? | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| Hi, Cassie. | Selam, Cassie. | Skins Cassie-2 | 2008 | |
| Cassie, listen. Come on. | Cassie, dinle. Hadi. | Skins Cassie-2 | 2008 |