Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 148409
İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
Wow. Wow! Bravo! | Bravo! | Shame-2 | 2011 | ![]() |
She's good! She's good! | Başarılı! | Shame-2 | 2011 | ![]() |
DAVID: Hi. SISSY: Hi. | Merhaba. Merhaba. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
I'm David. Sissy. | Ben David. Sissy. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
It is a pleasure to meet you. Nice to meet... | Tanıştığımıza memnun oldum. Ben de. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
I think you are absolutely fantastic and you look great in the dress, too. | Nefes kesici bir performanstı ayrıca elbisen de çok şıkmış. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
Please, sit down. Thank you. | Oturur musun? Teşekkürler. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
What did you think? | Nasıldım? | Shame-2 | 2011 | ![]() |
Yeah, it was interesting. | Değişik bir performanstı. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
(LAUGHING) What do you mean? | Nasıl yani? | Shame-2 | 2011 | ![]() |
No, it was... | Yani... | Shame-2 | 2011 | ![]() |
It was good. It was good. | İyiydin. İyiydin. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
It was good? | İyi miydim? | Shame-2 | 2011 | ![]() |
He was crying. He was crying. There were tears coming down his face. | Ağladı, ağladı. Gözünden yaş geldi. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
I saw it. You made a grown man cry. | Şahidim. Kocaman adamı ağlattın. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
I'm gonna get some drinks. | İçki almaya gidiyorum. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
That's a great idea. Why don't you get a round for the table, buddy? | İyi fikir. Hepimize getirsene. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
Okay. I'm really sorry about that. | Gerçekten çok üzgünüm. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
He's had a rough day at work. I think he's a little bit emotional right now. | İşte zor bir gün geçirdi. Bugün biraz duygusal gibi. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
So you guys grew up in Jersey? Yeah. | Jersey'de mi büyüdünüz? Evet. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
You still live there? God, no. | Hala orada mı oturuyorsunuz? Hayır! | Shame-2 | 2011 | ![]() |
That's good. That's good. Where do you live now? | Sevindim. Nerede oturuyorsun? | Shame-2 | 2011 | ![]() |
Kind of all over the place. Yeah? | Orada burada kalıyorum. Öyle mi? | Shame-2 | 2011 | ![]() |
What's the last city you've been to? L.A. | En son hangi şehre gittin? L.A. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
Los Angeles? Mmm hmm. | Los Angeles'a mı? | Shame-2 | 2011 | ![]() |
Oh, boy. You like it there? I mean, I'm going back. | Şehri sevdin mi? Yine gideceğim. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
That must mean you love it then, huh? No! I can't even fucking drive. | Demek ki sevmişsin. Tam tersi! Araba kullanamıyorum. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
Wait a minute. You can't drive? It's a nightmare. | Araba kullanmayı bilmiyor musun? Tam bir kabus benim için. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
Nope. Why not? | Bilmiyorum. Neden? | Shame-2 | 2011 | ![]() |
I tried when I was a kid and I was horrible. | Çocukken öğrenmeye çalışmıştım ama bir felakettim. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
Wait, how old were you when you quit driving? | Kaç yaşında araba sürmeyi bıraktın? | Shame-2 | 2011 | ![]() |
Sixteen. You were 16 years old? | 16. 16 yaşındayken mi? | Shame-2 | 2011 | ![]() |
So, wait a minute. How do you get along in Los Angeles? | Dur bir dakika. Los Angeles'ta ne yapıyorsun? Dur bir dakika. Los Angeles'da ne yapıyorsun? | Shame-2 | 2011 | ![]() |
I take the bus. No. No, no, no. | Otobüse biniyorum. Olmaz, olmaz. Bak şimdi. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
Look, a girl like you cannot be taking the bus. | Senin gibi bir hanımefendi otobüse binmemeli. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
What happened to your arm here? Oh! | Koluna ne oldu? | Shame-2 | 2011 | ![]() |
When I was a kid, I was bored. | Çocukken bunalmıştım. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
You must have been really bored. I was. | Bayağı bir bunalmış olmasın. Evet. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
All right, we've got a problem. | Bir sorunumuz var. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
Your sister cannot be taking the bus anywhere, okay? | Kardeşin otobüse binemez, tamam mı? | Shame-2 | 2011 | ![]() |
I know a guy who owns a car rental company. | Bir arkadaşımın araba kiralama şirketi var. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
We're gonna get you a car, we're gonna drive around in circles | Araba sürmeyi öğrenmen için bir araba kiralayıp... | Shame-2 | 2011 | ![]() |
in a parking lot and you are going to learn how to drive. | ...boş bir parkta direksiyon çalışacağız. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
Not stick, automatic. It's a little easier. I would love that. | Düz vites değil de otomatik araba kiralarız. Kullanımı daha kolaydır. Çok iyi olur. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
You'd love that. That's good. You know what? Better yet, | Demek iyi olur. Sevindim. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
we're gonna get you a golf cart and you will drive the golf cart around. | Hatta sana bir golf arabası alırız. Her yere giderken golf arabası kullanırsın. Hatta sana bir golf arabası alırız. Her yere giderken golf arabsı kullanırsın. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
Wow. Now we're talking. Everybody should drive golf carts. | Şimdi oldu işte. Herkesin bir golf arabası olmalı. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
A golf cart right up Fifth Avenue, huh? (LAUGHS) | Beşinci Cadde'de golf arabaları olur. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
You know, they should. They should. It would be a lot cleaner and greener. | Bence de. Çevre için daha iyi olur. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
It would be great for the city. Brandon, what do you think? | Şehir için de harika olur. Sen ne diyorsun, Brandon? | Shame-2 | 2011 | ![]() |
Sounds great. Yeah? | İyi fikir. Öyle mi? | Shame-2 | 2011 | ![]() |
I love your brother. What an amazing man. | Abini seviyorum. On numara adam. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
How long are you here for? I don't know. | Ne kadar burada kalacaksın? Bilmiyorum | Shame-2 | 2011 | ![]() |
Can I see you again? Please? Is that too forward? I find you fascinating. | Seni yine görebilir miyim? | Shame-2 | 2011 | ![]() |
I really do. I think you're a fascinating creature. | ...gerçekten büyüledin. Seni tekrar görmeyi çok isterim. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
This is a celebration, let's get champagne. | Kutlama yapıyoruz burada. Şampanya içelim. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
Yes! Champagne! Champagne for everybody. | Evet, şampanya içelim! Hepimize şampanya. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
The whole table! Come on. Champagne. | Tüm masaya şampanya! Şampanya! | Shame-2 | 2011 | ![]() |
I've got it, I've got it. Get out, get out, get out. | Çıktım, çıktım. Dışarı, dışarı. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
(SQUEALS) No! Come on, come on with me. | Hayır! Gel benimle. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
Get off. Get off. How did that work? | İndir beni. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
Get off me. Come on, come on. | Uğraşma benimle. Yapma ama. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
DAVID: Champagne on your dress, that's... | Elbisene şampanya dökülmüş. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
SISSY: Well, I'm hot, I'm hot. DAVID: You are hot. | Seksiyim. Seksisin. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
SISSY: You are? | Sen var ya... | Shame-2 | 2011 | ![]() |
SISSY: No! You're crushing me. (DAVID LAUGHING) | Hayır! Üzerime geliyorsun. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
I need to take this off. I'm hot. I need to take it off. I'm hot. | Şunu çıkarmalıyım. Seksiyim. Çıkarayım şunu. Seksiyim ben. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
DAVID: Nice sheets. | Güzel çarşaf. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
SISSY: Aren't they nice sheets? Bed Bath & Beyond. | Cidden çarşaflar güzel, değil mi? Bed Bath & Beyond'dan aldık. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
SISSY: Stop. | Dur. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
DAVID: What if I kiss you right here? | Seni tam şurandan öpersem ne olur? | Shame-2 | 2011 | ![]() |
How about here? | Peki ya burandan? | Shame-2 | 2011 | ![]() |
DAVID: Yeah? SISSY: Shit. | Nasıl! | Shame-2 | 2011 | ![]() |
SISSY: What? | Ne? | Shame-2 | 2011 | ![]() |
(LAUGHING) Stop talking! | Konuşmayı kes! | Shame-2 | 2011 | ![]() |
I have to be up and out by 7:00. | Yedide kalkmam lazım. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
Sissy, get out of my room. | Odamdan çık, Sissy. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
Get the fuck out! Get out! | Def ol! Def ol! | Shame-2 | 2011 | ![]() |
Hey, slacker. Your computer's back. | Bilgisayarın geldi tembel herif. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
Dave's looking for you. | Dave seni soruyordu. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
DAVID: Yeah. It was really great last night. BOY ON COMPUTER: Daddy, Daddy. | Dün akşam çok güzeldi. Baba, baba. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
Listen, I gotta go, okay? Thanks for calling. | Kapatmam lazım. Aradığın için sağ ol. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
Hey, buddy. Listen, we said an hour French, | Bir saat Fransızca dersin var, oğlum. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
and then Isobel’s gonna pick you up because Mommy's picking up Nathan. | Sonra Isabel seni alacak çünkü annenin Nathan'ı alması gerek. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
All right? You can go after. | Oldu mu? Ondan sonra gidersin. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
Yeah, I know, but Mommy says I can't. | Evet, biliyorum. Ama anne gidemeyeceğimi söylüyor. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
Okay. Well, let's go talk to Mommy. Hmm? | Annenle konuşalım o zaman. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
She's all the way downstairs. Well, go downstairs and tell her | Annem aşağıda. Aşağıya in ve babanın... | Shame-2 | 2011 | ![]() |
that Daddy said it's okay for you to go to Jason's. | ...Jasonlar'a gitmek için izin verdiğini söyle. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
Huh? Come on. How about that? Do it. | Ne diyorsun. Hadi kalk da aşağıya in. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
You can do it. Get up. Okay. | Yapabilirsin. Hadi. Olur. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
Mommy? Mommy? | Anne, anne. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
What's up, man? | Ne var ne yok kanka? | Shame-2 | 2011 | ![]() |
Steven said you wanted to see me. Yes. | Steven beni görmek istediğini söyledi. Evet. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
Dude, 9:00 this morning, where were you? | Saat dokuz oldu lan. Nerede kaldın? | Shame-2 | 2011 | ![]() |
Dentist. Root canal. Oh, shit. | Kanal tedavisi için dişçiye gittim. Hadi ya. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
Now, what did I tell you about that? Who did you see? | Sana zamanında söylemiştim. Kime göründün? | Shame-2 | 2011 | ![]() |
Gary Sher, King's practice, West 57th Street. | Batı 27. sokakta King's dişçisindeki Gery Sher'e gittim. | Shame-2 | 2011 | ![]() |
Good. Good. You're stinging the company health plan, I hope, right? | Şirketin özel sigortasından faydalanıyorsundur herhalde, değil mi? | Shame-2 | 2011 | ![]() |
Sure. That's what it's there for, man. | Evet. Bu günler için yaptırıyoruz. | Shame-2 | 2011 | ![]() |