• en flag English
    • tr flag Turkish

Search

English Turkish Sentence Translations Page 19333

English Turkish Film Name Film Year Details
What are you talking about? Neyden söz ediyorsun? Final Destination 5-1 2011 info-icon
We weren't supposed to survive that bridge collapse. O köprü yıkılmasından kurtulmamız gerekiyordu. Final Destination 5-1 2011 info-icon
And so now it's kill or be killed. Şimdi öldür ya da öl ile alakalı her şey. Final Destination 5-1 2011 info-icon
You get that, Dennis? Anladın mı Dennis? Final Destination 5-1 2011 info-icon
I warned you. Do whatever you wanna do. Seni uyardım. Ne istersen onu yap. Final Destination 5-1 2011 info-icon
Hey, Agent Block, it's Dennis. Um Selam Ajan Block, ben Dennis. Final Destination 5-1 2011 info-icon
Listen, Pete just came in here and he's just completely lost it. Pete az önce geldi ve tamamen aklını yitirmiş. Final Destination 5-1 2011 info-icon
He's yelling about "kill or be killed." "Öldür yada öl" diye bağırıyordu. Final Destination 5-1 2011 info-icon
Oh, yeah, it definitely sounded like a threat. Evet, kesinlikle tehditkar bir tonda idi. Final Destination 5-1 2011 info-icon
NATHAN: I don't know. I don't know. It just happened so fast. Bilmiyorum. Bilmiyorum. Çok çabuk oldu. Final Destination 5-1 2011 info-icon
Nathan. Are you okay? Yeah. Nathan. İyi misin? Evet. Final Destination 5-1 2011 info-icon
We heard, and we thought No. No, uh, I'm good. Duyduk ve sandık ki... Hayır. Hayır, ben iyiyim. Final Destination 5-1 2011 info-icon
No. No, I just Hayır, hayır ben sadece... Final Destination 5-1 2011 info-icon
It was just timing, you know? He got in the way and Zamanlamayla alakalı idi. Yoluma çıktı ve... Final Destination 5-1 2011 info-icon
No, you did, didn't you? Hayır, sen yaptın değil mi? Final Destination 5-1 2011 info-icon
You saw it coming, and then you took his life. You put him in the way. Olacakları gördün ve onun hayatını aldın. Ölümün önüne onu sen attın. Final Destination 5-1 2011 info-icon
No, I didn't really do anything. Hayır, aslında ben bir şey yapmadım. Final Destination 5-1 2011 info-icon
Tell us the truth: Did you or didn't you? Hey, Peter, calm down. Yaptın mı yapmadın mı? Peter, sakinleş. Final Destination 5-1 2011 info-icon
Did you or didn't you? Yaptın mı yapmadın mı? Final Destination 5-1 2011 info-icon
Yes. I think I did. Evet. Sanırım ben yaptım. Final Destination 5-1 2011 info-icon
I killed him. Ben öldürdüm onu. Final Destination 5-1 2011 info-icon
So if the theory works, then you traded spots. Teori işe yarıyorsa, yerlerinizi değiştin. Final Destination 5-1 2011 info-icon
He should have your death, and you should have his years. Senin ölümünü almış olmalı ve sen de onun yıllarını. Final Destination 5-1 2011 info-icon
How do we know for sure? Nasıl emin olabiliriz? Final Destination 5-1 2011 info-icon
I think there's an order to these deaths. Bu ölümlerin bir sırası olduğunu düşünüyorum. Final Destination 5-1 2011 info-icon
They mirror the order everyone died in on the bridge. Köprüde ölenlerle aynı sırada gidiyor. Final Destination 5-1 2011 info-icon
Then who would be next? Sonraki kim olacak o zaman? Final Destination 5-1 2011 info-icon
Who wants to be first to tell me what the hell happened? Burada neler olduğunu bana kim söylemek ister?! Final Destination 5-1 2011 info-icon
Who is it, Sam? Kim o, Sam? Final Destination 5-1 2011 info-icon
Who's what? Kim, kim? Final Destination 5-1 2011 info-icon
Dennis! It was Dennis. Dennis! Dennis'ti. Final Destination 5-1 2011 info-icon
No shit. Yapma ya! Final Destination 5-1 2011 info-icon
MAN: Jesus. Tanrım. Final Destination 5-1 2011 info-icon
Why are you fighting me on this? Neden bu konuda diretiyorsun? Final Destination 5-1 2011 info-icon
You're not seriously going to work, are you? Cidden çalışmayacaksın değil mi? Final Destination 5-1 2011 info-icon
Molly, Isaac died on a massage table. Molly, Isaac bir masaj masasında öldü. Final Destination 5-1 2011 info-icon
If Death is gonna come for me, I don't think it matters where I am. Eğer ölüm benim için gelecekse, nerede olduğumun bir önemi olduğunu sanmıyorum. Final Destination 5-1 2011 info-icon
What, kill someone so I can live? No, of course not. Birisini öldürüp hayatını mı alayım? Hayır, elbette hayır. Final Destination 5-1 2011 info-icon
We'll just have to figure something else out. Başka bir çözüm bulmak zorundayız. Final Destination 5-1 2011 info-icon
I have figured it out. Buldum. Final Destination 5-1 2011 info-icon
Something saved me on that bridge. Bir şey beni o köprüde kurtardı. Final Destination 5-1 2011 info-icon
Maybe it doesn't want me to die. Belki de ölmemi istemiyordur. Final Destination 5-1 2011 info-icon
We can't live our lives in fear, Moll. Korku için yaşayamayız Molly. Final Destination 5-1 2011 info-icon
So if it happens tomorrow, or 50 years from now, whatever. Belki yarın olur belki 50 sene sonra, her neyse. Final Destination 5-1 2011 info-icon
As long as we're together... Birlikte olduğumuz sürece... Final Destination 5-1 2011 info-icon
...I'll be okay. ...ben iyi olacağım. Final Destination 5-1 2011 info-icon
Right? Why don't you come by after my shift... Vardiyamdan sonra neden uğramıyorsun... Final Destination 5-1 2011 info-icon
...and I'll make you a nice late dinner, okay? ...sana güzel bir geç akşam yemeği yapayım, olur mu? Final Destination 5-1 2011 info-icon
All right, give me this. Tamam, şunu ver bana. Final Destination 5-1 2011 info-icon
WOMAN: Excuse me. We don't have to wait for them, do we? Pardon. Onları beklemek zorunda değiliz değil mi? Final Destination 5-1 2011 info-icon
HOSTESS: I'll let you know. WOMAN: Okay, thank you. Haber veririm. Tamam, sağ ol. Final Destination 5-1 2011 info-icon
COOK 1: Veal's ready, take it out. Dana eti hazır, götür. Final Destination 5-1 2011 info-icon
Samuel. Get to work on the bourguignon. Samuel. Fondü et yapımına devam et. Final Destination 5-1 2011 info-icon
COOK 2: Pan coming through. Tava geliyor. Final Destination 5-1 2011 info-icon
COOK 3: Whoa, watch yourself. Dikkat et. Final Destination 5-1 2011 info-icon
MANAGER: Okay. Meat's in. Pick it up, eh? COOK 4: Yes, sir. Et hazır. Alıyor musun? Evet efendim. Final Destination 5-1 2011 info-icon
That could've been ugly, huh? Ha, ha. Epey kötü olabilirdi. Final Destination 5-1 2011 info-icon
Yeah. Could've been. Evet. Olabilirdi. Final Destination 5-1 2011 info-icon
Vincent, speed it up, okay? Vincent, hızlan, tamam mı? Final Destination 5-1 2011 info-icon
CHEF: Hey, clean that grate. Izgarayı temizle. Final Destination 5-1 2011 info-icon
Just met your girlfriend. Oh. Kız arkadaşınla tanıştım. Final Destination 5-1 2011 info-icon
Are you sure it's okay if I make her a little something? Ona bir yemek hazırlasam sorun olmayacağından emin misin? Final Destination 5-1 2011 info-icon
Make sure to clean up afterward. İşin bitince etrafı iyice temizle. Final Destination 5-1 2011 info-icon
I will, of course. Thank you. Temizlerim tabii ki. Teşekkürler. Final Destination 5-1 2011 info-icon
And, chef... Ve Şef... Final Destination 5-1 2011 info-icon
The apprenticeship. Çıraklık. Final Destination 5-1 2011 info-icon
If the offer still stands... Teklif hâlâ geçerliyse, kabul etmek isterim. Final Destination 5-1 2011 info-icon
It's yours. İş senindir. Final Destination 5-1 2011 info-icon
SAM: Okay, no more suspense. Daha fazla erteleme yok. Final Destination 5-1 2011 info-icon
What you've been waiting for. Beklediğiniz sipariş. Final Destination 5-1 2011 info-icon
Wow. You're gonna help me with this, right? Bana yardım edeceksin değil mi? Final Destination 5-1 2011 info-icon
Yeah, sure, if you want me to Evet eğer istiyorsan... Final Destination 5-1 2011 info-icon
No? You don't want me to...? Hayır mı? İstemiyor musun? Final Destination 5-1 2011 info-icon
So how's your French? Fransızcan nasıl? Final Destination 5-1 2011 info-icon
Heh. Terrible. Berbat. Final Destination 5-1 2011 info-icon
Oh, good. Well, then, we can be terrible together. Güzel. O zaman birlikte berbat olabiliriz. Final Destination 5-1 2011 info-icon
Why? I took the internship. Neden? Stajı kabul ettim. Final Destination 5-1 2011 info-icon
What? Sam, that's amazing. Ne? Sam bu harika. Final Destination 5-1 2011 info-icon
Peter. Hey. Peter. Selam. Final Destination 5-1 2011 info-icon
You okay, man? You look a little, uh, upset. İyi misin dostum? Biraz üzgün duruyorsun. Final Destination 5-1 2011 info-icon
Yeah. Yeah, yeah, yeah. Just a rough couple days. Evet. Evet. Zor geçen günler işte. Final Destination 5-1 2011 info-icon
Yeah. Yeah, for everyone. Evet, hepimiz için. Final Destination 5-1 2011 info-icon
For some more than others. Bazıları için daha fazla. Final Destination 5-1 2011 info-icon
Do you mind if I come in? Sakıncası yoksa girebilir miyim? Final Destination 5-1 2011 info-icon
Oh, yeah, of course. Yeah, come in. Evet, elbette. Evet, buyur. Final Destination 5-1 2011 info-icon
Here, have a seat. Buyur, otur. Final Destination 5-1 2011 info-icon
Hey, Peter. Selam, Peter. Final Destination 5-1 2011 info-icon
Hi, Molly. Merhaba, Molly. Final Destination 5-1 2011 info-icon
Peter, can I get you anything to eat? I can make you up some pasta. Peter, yiyecek bir şeyler getireyim mi? Sana makarna yapabilirim. Final Destination 5-1 2011 info-icon
Uh, no. No, no, no. I'm good. Uh, thank you. Hayır, hayır. Tokum. Teşekkür ederim. Final Destination 5-1 2011 info-icon
Uh, I'm sorry. I just thought Üzgünüm. Düşündüm ki... Final Destination 5-1 2011 info-icon
It's good that you're here. You shouldn't be alone right now. Burada olman güzel. Bu ara yalnız olmamalısın. Final Destination 5-1 2011 info-icon
Yeah, you know, I'm surprised I'm here at all. Evet, ben de burada olduğuma şakınım. Final Destination 5-1 2011 info-icon
Still alive, I mean. Yani hâlâ hayatta olduğuma. Final Destination 5-1 2011 info-icon
I'm next to go, right? 1 Sıradaki benim değil mi? Final Destination 5-1 2011 info-icon
It's me and then you, isn't it? Önce ben sonra sen değil mi? Final Destination 5-1 2011 info-icon
Anyways, uh, I was up all last night, you know... Her neyse, bütün gece ayakta idim. Final Destination 5-1 2011 info-icon
...thinking about if I could really do it. Gerçekten yapabilir miyim diye düşünüyordum. Final Destination 5-1 2011 info-icon
Do what? Take someone else's life. Neyi? Başkasının hayatını almayı. Final Destination 5-1 2011 info-icon
If I could actually kill some stranger, replace their life with my own. Acaba gerçekten bir yabancıyı öldürüp,... Final Destination 5-1 2011 info-icon
  • ««
  • «
  • …
  • 19328
  • 19329
  • 19330
  • 19331
  • 19332
  • 19333
  • 19334
  • 19335
  • 19336
  • 19337
  • …
  • »
  • »»
Restricted Mode:   
  • Contribute
  • About Us
  • Disclaimer
  • Contact