• en flag English
    • tr flag Turkish

Search

English Turkish Sentence Translations Page 19331

English Turkish Film Name Film Year Details
And I should have stopped her. Ona engel olmalıydım. Final Destination 5-1 2011 info-icon
I should have done something. I should've Bir şeyler yapmalıydım. Final Destination 5-1 2011 info-icon
Peter, there wasn't anything you could've done. Peter, yapabileceğin bir şey yoktu. Final Destination 5-1 2011 info-icon
Hello, Agent Block? This is Dennis. Merhaba Ajan Block? Ben Dennis. Final Destination 5-1 2011 info-icon
Yeah, Peter just freaked out about something, I don't know what. Evet, Peter az önce bir şeye delirdi, neye olduğunu bilmiyorum. Final Destination 5-1 2011 info-icon
Does that mean anything? Bu bir şeyin göstergesi mi? Final Destination 5-1 2011 info-icon
[OVER PHONE] You told me to call if I saw anything odd. Tuhaf bir şey görürsem aramam gerektiğini söylemiştiniz. Final Destination 5-1 2011 info-icon
I don't know yet, but thank you, Dennis, and call me if you see anything strange. Henüz bilemiyorum fakat sağ ol Dennis, garip bir şey görürsen beni ara. Final Destination 5-1 2011 info-icon
Stranger. Daha garip. Final Destination 5-1 2011 info-icon
Should we maybe have code names for one another, do you think? Sizce birbirimize takma isimlerle hitap etmeli miyiz? Final Destination 5-1 2011 info-icon
Over and out. Anlaşıldı tamam. Final Destination 5-1 2011 info-icon
All right, ahem, show me how this happened. Bunun nasıl olduğunu göster bana. Final Destination 5-1 2011 info-icon
BLOCK: What do you mean? Ne demek bu? Final Destination 5-1 2011 info-icon
I mean, I could try it a hundred times and never re create exactly what happened here. Bu, 100 kez deneyebilirim ve asla burada olanları yeniden canlandıramam demek. Final Destination 5-1 2011 info-icon
This is some freaky shit. Bu ürkütücü bir şey. Final Destination 5-1 2011 info-icon
ISAAC: God! Tanrım! Final Destination 5-1 2011 info-icon
Oh, that actually felt great. Bu iyi geldi. Final Destination 5-1 2011 info-icon
Oh, yeah. Awesome. Evet. Harika. Final Destination 5-1 2011 info-icon
Wait. Are those things even sterilized? Bekle. O şeyler sterilize mi? Final Destination 5-1 2011 info-icon
No, no. I'm not catching any diseases unless I've earned them. Hayır, hayır. Hak etmediğim hastalıklar istemiyorum. Final Destination 5-1 2011 info-icon
Wait a second. You understood that. Dur bir saniye. Bunu anladın. Final Destination 5-1 2011 info-icon
You speak English. İngilizce biliyorsun. Final Destination 5-1 2011 info-icon
All right, you know what? Pekala, ne diyeceğim bak. Final Destination 5-1 2011 info-icon
Let's do this. Two billion people can't be Wong. Yapalım şunu. İki milyar kişi yanılıyor olamaz. Final Destination 5-1 2011 info-icon
I said Wong. You follow me? Sana Çince söyledim fark ettin mi? Final Destination 5-1 2011 info-icon
You get it, you're Chinese. Tabii fark ettin, Çinlisin. Final Destination 5-1 2011 info-icon
Ow, ow. Okay, it's in. it's definitely in. Ow, okay, yes, it is in. Tamam, girdi. Kesinlikle girdi. Tamam, evet, girdi. Final Destination 5-1 2011 info-icon
How many of these are you gonna put in me? Bunlardan kaç tane takacaksın? Final Destination 5-1 2011 info-icon
Oh, uh, hey, can you grab that for me? Thanks. Şunu bana uzatabilir misin? Sağ ol. Final Destination 5-1 2011 info-icon
That's not very nice, you know. Bu hiç hoş değil. Final Destination 5-1 2011 info-icon
Okay, your thumbs are kind of in my eyes. Tamam, parmakların gözüme girdi. Final Destination 5-1 2011 info-icon
I'm not gonna lie, it's a little annoying. Yalan söylemeyeceğim, bu biraz sinir bozucu. Final Destination 5-1 2011 info-icon
Once again, Chinese lady, I don't have a clue what you're saying. Bir daha diyorum Çinli bayan, dediklerin hakkında en ufak fikrim yok. Final Destination 5-1 2011 info-icon
[IN ENGLISH] Thirty minutes. You sleep. 30 dakika. Uyu sen. Final Destination 5-1 2011 info-icon
Hey! Fire! Yangın! Final Destination 5-1 2011 info-icon
Hello?! Kimse var mı?! Final Destination 5-1 2011 info-icon
Hey, there's a fire in here! Burada yangın var! Final Destination 5-1 2011 info-icon
Hey, there's a fire! Yangın var! Final Destination 5-1 2011 info-icon
Get in here! Buraya gelin! Final Destination 5-1 2011 info-icon
SAM: You should come with me. Benimle gelmelisin. Final Destination 5-1 2011 info-icon
Yeah, you know, you said it yourself. Like, you're gonna have to start over. Evet, kendin de söyledin. Yeniden başlamalısın. Final Destination 5-1 2011 info-icon
Start over with me. Benimle yeniden başla. Final Destination 5-1 2011 info-icon
How many drinks have you had? Ne kadar içtin? Final Destination 5-1 2011 info-icon
Enough. Molly, I'm serious. Yeterince. Molly, ciddiyim. Final Destination 5-1 2011 info-icon
Look, you were right. If I don't take the job, I'll regret it. Haklıydın. İşi almazsam, pişman olacağım. Final Destination 5-1 2011 info-icon
But I'm not willing to lose you. Ama seni kaybetmek istemiyorum. Final Destination 5-1 2011 info-icon
Why does it have to be one or the other? Neden birinden birini seçmek zorunda olayım? Final Destination 5-1 2011 info-icon
I'm better when you're with me. Sen yanımdayken daha iyiyim. Final Destination 5-1 2011 info-icon
Uh, guys, you're not gonna believe this. Çocuklar, buna inanmayacaksınız. Final Destination 5-1 2011 info-icon
They're saying it was a freak accident. Tuhaf bir kaza olduğunu söylüyorlar. Final Destination 5-1 2011 info-icon
Yeah, raise your hand if you believe that. Evet, inanıyorsanız elinizi kaldırın. Final Destination 5-1 2011 info-icon
Who dies during a massage? Seriously. Masaj sırasında kim ölür ki? Cidden? Final Destination 5-1 2011 info-icon
PETER: First Candice, now Isaac. Önce Candice, şimdi Isaac. Final Destination 5-1 2011 info-icon
It can't be a coincidence. Bu bir tesadüf olamaz. Final Destination 5-1 2011 info-icon
NATHAN: It's that creepy dude. Şu ürkütücü adam. Final Destination 5-1 2011 info-icon
SAM: Why are you following us? Neden bizi takip ediyorsun? Final Destination 5-1 2011 info-icon
You were at the cemetery, then the gym, now here. Cenazedeydin, sonra spor salonunda şimdi de buradasın. Final Destination 5-1 2011 info-icon
SAM: What's happening to us? Bize neler oluyor? Final Destination 5-1 2011 info-icon
What makes you think I know anything? Benim bir şeyler bildiğimi de nereden çıkarıyorsun? Final Destination 5-1 2011 info-icon
SAM: You warned us. Bizi uyardın. Final Destination 5-1 2011 info-icon
At the memorial service. You said Death didn't like to be cheated. Anma töreninde. Ölüm, kandırılmaktan hoşlanmaz dedin. Final Destination 5-1 2011 info-icon
It's just that I've seen this before. Bu daha önce gördüğüm bir şey. Final Destination 5-1 2011 info-icon
You've seen what? Ne gördün? Final Destination 5-1 2011 info-icon
A lucky few survive a disaster. Felaketten kurtulan birkaç şanslı kişi. Final Destination 5-1 2011 info-icon
And then one by one, Death comes for them all. Sonra tek tek, ölüm hepsini aldı. Final Destination 5-1 2011 info-icon
You changed things on that bridge. Köprüde bir şeyleri değiştirdin. Final Destination 5-1 2011 info-icon
There's a wrinkle in reality. And that wrinkle is you. Gerçeklikte bir sapma oldu. Bu sapma da sizsiniz. Final Destination 5-1 2011 info-icon
So, what, we're doomed to die? Ne yani, ölümle mi lanetlendik? Final Destination 5-1 2011 info-icon
I mean, is that it? Bu mudur yani? Final Destination 5-1 2011 info-icon
We just got our lives back, so, what kind of fucked up karma is that? Hayatlarımızı henüz mü kazandık yani bu ne boktan bir karmadır? Final Destination 5-1 2011 info-icon
Are you saying that we can't stop this? Bunu durduramayız mı diyorsun? Final Destination 5-1 2011 info-icon
You were supposed to die on that bridge. O köprüde ölmeniz gerekiyordu. Final Destination 5-1 2011 info-icon
You're not supposed to be here. Burada olmamalıydınız. Final Destination 5-1 2011 info-icon
You shorted Death. Ölüme kısa devre yaptırdınız. Final Destination 5-1 2011 info-icon
So you let Death have somebody else in your place... Ölümün yerinize başkasını almasını sağladığınız,... Final Destination 5-1 2011 info-icon
All the days and years that they have yet to live. Yaşayacakları, yılları ve günleri aldınız. Final Destination 5-1 2011 info-icon
And they take your place in death. Onlar da ölümde, sizin yerinizi aldılar. Final Destination 5-1 2011 info-icon
Then the books are balanced. Hesaplar dengelendi. Final Destination 5-1 2011 info-icon
Wait a minute. We kill someone, we get their life? Is that what you're telling me? Dur bir dakika. Birini öldürdüğümüzde, onun hayatını mı alıyoruz? Söylediğin bu mu? Final Destination 5-1 2011 info-icon
I just clean up after the game is over. Oyun bittikten sonra etrafı temizliyorum. Final Destination 5-1 2011 info-icon
Maybe that's why Candice and Isaac are dead. Candice ve Isaac belki bu yüzden ölmüşlerdir. Final Destination 5-1 2011 info-icon
They weren't supposed to survive, and now it's coming after the rest of us. Kurtulmamaları gerekiyordu ve ölüm şimdi geri kalanımız için geliyor. Final Destination 5-1 2011 info-icon
No, not all of us. Hayır, hepimiz için değil. Final Destination 5-1 2011 info-icon
Molly made it, she didn't die. Molly başardı, o ölmedi. Final Destination 5-1 2011 info-icon
Well, when I had that vision, or premonition, or whatever it was... Düşü gördüğümde veya içime doğduğunda ya da her neyse... Final Destination 5-1 2011 info-icon
...I got you across before the bridge collapsed. ...köprü çökmeden seni karşı tarafa geçirdim. Final Destination 5-1 2011 info-icon
You survived. Kurtuldun. Final Destination 5-1 2011 info-icon
You saved her? Onu kurtardın mı? Final Destination 5-1 2011 info-icon
Why, because you decided that she deserved to live more than the rest of us? Neden, çünkü onun bizden daha fazla yaşamayı hak ettiğine karar verdin diye mi? Final Destination 5-1 2011 info-icon
That's not what he's saying. I don't deserve to live more than anyone. Söylemek istediği bu değil. Kimseden daha fazla yaşamayı hak etmiyorum. Final Destination 5-1 2011 info-icon
You deserve to live more than Candice. Candice'ten daha fazla yaşamayı hak ediyorsun. Final Destination 5-1 2011 info-icon
Whoa, Peter, hang on. Ağır ol Peter. Final Destination 5-1 2011 info-icon
NATHAN: No, look, guys, come on. Hayır, bakın çocuklar, hadi ama. Final Destination 5-1 2011 info-icon
You're not drinking the Kool Aid, are you? Kool Aid filan içmiyorsun değil mi? Final Destination 5-1 2011 info-icon
Killing people to survive Death's list. Really? Ölümün listesinden kurtulmak için insanları öldürmek. Hadi ama? Final Destination 5-1 2011 info-icon
I may not know what's going on, but it's not what that guy's selling. Neler olduğunu bilmeyebilirim ama eleman bunu demiyor. Final Destination 5-1 2011 info-icon
Yeah? What else is it, then? Öyle mi? Neymiş peki o zaman? Final Destination 5-1 2011 info-icon
We need to tell Olivia. Olivia'ya haber vermeliyiz. Final Destination 5-1 2011 info-icon
OLIVIA: My forms are all signed. Formlarımın hepsi imzalandı. Final Destination 5-1 2011 info-icon
MAN: I see that it's been quite a while since your first consultation. İlk muayenenden beri epey vakit geçmiş. Final Destination 5-1 2011 info-icon
  • ««
  • «
  • …
  • 19326
  • 19327
  • 19328
  • 19329
  • 19330
  • 19331
  • 19332
  • 19333
  • 19334
  • 19335
  • …
  • »
  • »»
Restricted Mode:   
  • Contribute
  • About Us
  • Disclaimer
  • Contact