Search
English Turkish Sentence Translations Page 158460
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| You are my destroyer, you're my protector. | ~ Beni yok eden koruyucumsun. ~ | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| l can't think of anything without you. | ~ Sensiz hiçbir şey düşünemem. ~ | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| You're my destiny, you're my companion. | ~ Benim kaderim, yol arkadaşımsın. ~ | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| You're sunrise, you're my sunset. | ~ Benim günbatımım, gün doğumumsun. ~ | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| Where can l go without You? | ~ Sensiz nereye gidebilirim? Sensiz nereye gidebilirim? ~ | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| Where can l go without You? | ~ Sensiz nereye gidebilirim? ~ | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| Mr. Sharma, can l ask something? | Bay Sharma, sana bir şey sorabilir miyim? Tabii. | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| That day in the registrar's office you did have a pen, didn't you? | Nikah günü sende kalem vardı, değil mi? | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| Then why did you lie? | O zaman niye yalan söyledin? | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| You know, Tanu.. | Biliyorsun zaten, Tanu. | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| For the past 12 years l have been living alone in London. | Son 12 yıldır Londra'da yalnız başıma yaşadım. | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| Every morning l get up and make breakfast. | Her sabah uyandığımda kahvaltı hazırladım. | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| l eat alone and also leave for office alone. | Yalnız yemek yiyip yalnız başıma büroya gittim. | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| l don't have any close friends. | Hiç yakın arkadaşım yoktu. | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| l have lived a very unromantic life. | Hiç romantik olmayan bir hayat sürdüm. | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| Then my parents were after me to get me married. | Sonra ailem beni evlendirmek için yanlarına çağırdı. | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| l came to lndia from London. | Londra'dan Hindistan'a geldim. | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| l reached Kanpur.. and fell in love with you. | Kanpur'a gittim ve sana âşık oldum. | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| Was it my fault? | Bu benim hatam mıydı? | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| You said, You don't want to get married and l left. | Evlenmek istediğini söyleyince seni bırakıp gittim. | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| You came back in my life again. | Sonra hayatıma tekrar girdin. | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| l tried very hard to stay away from you.. | Senden uzak durmak için çok çabaladım... | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| ..but l couldn't do it. What can l do? | ...ama başaramadım. Ne yapabilirim? | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| That day in the court l couldn't muster the courage.. | Nikah günü cesaretimi toplayamadım. Ne yapabilirim? | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| l thought that.. that you won't get married if you don't get a pen. | Kalemin olmazsa evlenemezsin diye düşündüm. Aptaldım. | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| l have been listening since childhood.. | Çocukluğumdan beri hep söz dinledim... | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| ..but now l think what did l benefit from it? | ...ama şimdi düşünüyorum da bunun bana ne yararı oldu? | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| First engineering, then studied medicine at London.. | Önce mühendislik, sonra Londra'da tıp oku... | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| ..make pacemakers. | ...sonra da kalp pili yap. Her zaman çok çalış... | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| ..or else l'd lose my job. | ...yoksa işini kaybedersin. Hisselere yatır, şimdi hisseleri sat. | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| Send email, facebook.. | Mail yolla, Facebook'a üye ol. | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| She has gone to her maternal home. Go quickly. | Hemen eve gitmesi gerek. Ona ikna edip geri götürün. | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| lf she doesn't listen to you then thrash her and bring her back. | Seni dinlemezse sürükleyip onu geri götür. Defolun hemen. | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| Run away from here. | Defolun dedim. | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| Do you see any difference between me and that monkey? | Benimle şu maymunun arasında fark görüyor musun? | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| l don't see any difference between me and that monkey as well. | Asıl şu maymunla kendi aramda hiçbir fark göremiyorum. | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| Raja, after l met you.. | Raja, seni ilk gördüğüm günden sonra... | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| ..l got Awasthi tattooed the next day. | ...soyadını yani Awasthi ismini dövme yaptırdım. | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| l am a fool. And you know that. | Ben bir aptalım ve sen de bunu biliyorsun. | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| l make mistakes. At least you understand. | Devamlı hatalar yapıyorum. Anla bunu artık. | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| After meeting Manu l felt that he's the one. | Manu ile karşılaştıktan sonra... | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| And l felt it so strongly like l never felt it before. | ...anladım ki hiç bu kadar derin duygular hissetmemiştim. | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| He never customizes me. | Beni değiştirmeye hiç çalışmadı. Beni olduğum gibi kabulleniyor. | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| Raja, he likes me with all my misdeeds. | Raja, o beni tüm hatalarımla seviyor. | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| You have been making mistakes all your life. | Hayatın boyunca hep hatalar yaptın. Bunları yapmaya da devam edeceksin. | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| Stay with me and do it. | Benimle kal ve istediğin gibi ol. Hayat çok basit, Tanu. | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| Either things are wrong or right for them. | Ya doğru ya yanlış. | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| And you know why we get along. | Birbirimize niye bu kadar yakışıyoruz biliyor musun? | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| Because either things are wrong for me or they are mine. | Çünkü bana ait olanı alıyorum ve yanlış olanı ayak altından kaldırıyorum. | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| l sent that rascal doctor to buy a dress.. But.. | O kahrolası doktoru seninle elbise alması için yolladım. Ama | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| l am paying for it. | Konuşmama izin ver! | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| Everything is opposite for you. | Her şey senin dediğin gibi olmalı. | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| lf the world says white you will say black. | Bütün dünya beyaz dese sen siyah dersin. | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| lf your father says Haridwar for you it will be Nepal. | Baban sana Haridwar'dan biriyle evlen dese sen Nepal'dan damat istersin. | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| Why are you ruining that poor man's life? | Neden o zavallı adamın hayatını altüst etmen gerekiyor? Benimle evlen. | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| And if l say that l have changed.. | Eğer değiştiğimi söylersem | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| l am not a fool. | Ben aptal değilim. | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| Oh, Lord. | ~ Ey Rabbim. ~ | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| Color my heart.. | ~ Kalbimi boya. ~ | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| There's a big difference between you and him. | Onunla senin aranda kocaman bir fark var. | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| Give it to her. Come on. | Ona ver bunu. Hadi. | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| Brother, next time we will stay longer in Punjab. | Bir dahaki sefere Punjab'da daha uzun kalacağız kardeşim. | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| l had told you, we won't be able to stay on. | Sana söyledim. Burada kalmayacağız. | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| Two minutes. | İki dakika. Sadece iki dakika. | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| l have just made a big mess. | Ben çok büyük bir hata yaptım. | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| Tell me, Mr. Sharma, do you love me or not? | Söyle bana, Bay Sharma. Beni seviyor musun sevmiyor musun? | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| Tell me. Do you love me or not? | Söyle. Seviyor musun sevmiyor musun? | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| Then how will l know? | Söylemezsen nasıl bileceğim? | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| You cried so much in the car.. | Arabada çok üzgündün ama... | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| ..but did you hold my hands, or my cheeks and say it? | ...elimi tutup ya da yanağımı dokunup beni sevdiğini söyledin mi? | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| You are still thinking. | Hâlâ düşünüyorsun. | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| Hold me and say it or else it's of no use. | Söylemiyorsan en azından göster ki hissedip anlıyayım. | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| Pinki, l like the boy. | Pinki, bu oğlanı beğendim. | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| Uncle, she likes the boy. | Amca oğlanı beğenmiş. | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| What will we say to Raja? | Peki ya Raja'ya ne söyleyeceğiz? | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| At one o'clock in the night.. | Gecenin bir saatinde bana düğünün olmayacağını söylemeye mi geldiniz? | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| What if the girl runs away? | Ya kız kaçıp giderse? Bunu karakolda polise nasıl açıklayacaksın? | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| Uncle, l was saying.. | Amca diyorum ki... | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| ..what's the guarantee that she won't elope from the marriage dais? | ...düğün esnasında kaçıp gitmeyeceğini nereden bilebilirsin? | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| You explain it to her. | Sen bunu ona açıkla. Biz niye açıklıyormuşuz? | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| This matter has gone out of hand. | Olay büyümeden bunu halledelim. | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| Raja, l.. | Raja, ben | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| Look, Mr. Trivedi, l am explaining it properly.. | Bana bak, Bay Trivedi. Sana bunu güzel bir şekilde... | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| ..and for the last time. | ...son kez anlayacağım. | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| We've distributed the cards, stitched the clothes.. | Davetiyeleri bastırdık, elbiseler terzi tarafından dikildi. | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| ..we've booked the first shift band. | Müzik grubunu ayarladık. | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| So we're coming with the wedding procession tomorrow. | Yani yarın düğün alayıyla kapının önüne geleceğiz. | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| So you better leave.. and make arrangements for the marriage. | Bu yüzden şimdi gidin ve hazırlıkları tamamlayın. | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| There should not be anything left out in tomorrow's marriage. | Düğünde hiçbir eksik olmasın. | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| Understand? Yes. | Anladınız mı? Evet. | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| Out. | Dışarı. Herkes dışarı çıksın, dışarı. | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| Brother Manu. | Manu kardeş. Bir dakika. | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| Pappi. | Pappi. | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| Let's go buy you a suit. | Gidip sana bir takım elbise alalım. | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| For your marriage. | Düğünün için mi? Evet. | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| Uncle, it's like this. | Amca şimdi şöyle yapıyoruz. | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| l have 2,000 and you pay 10,000. | Bende 2,000 var. Sende de 10,000. | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| We'll give it to the inspector.. | Bunu polise veriyoruz. Onlar da Raja'yı hapse atıyor. | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| You cannot fly a kite. Your string is not proper. | Uçurtma uçuramıyorsun. Ama ipi doğru değil ki. | Tanu Weds Manu-1 | 2011 | |
| l won't give it. lt's completely entangled. | Sana vermek istemiyorum. İpi tamamen dolanmış. | Tanu Weds Manu-1 | 2011 |