Search
English Turkish Sentence Translations Page 150428
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| Pete, you okay? You're the one who's got him after Clark? | Pete, sen iyi misin? Onu Clark'ın peşine takan sen misin? | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| No. But I have a feeling my father did. | Hayır ama babamın yaptığına dair bir his var içimde. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| Didn't he? He found out you were working with me and paid you off. | Öyle değil mi? Benimle çalıştığını duydu ve sana para ödedi. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| No wonder you were so anxious to drop the case against him. | Ona karşı olan davayı düşürmek için bu kadar meraklı olmana şaşırmamalı. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| I really don't want a morality lesson from someone willing to rat out their own father. | Kendi babasını ispiyonlayan birinden ahlak dersi almak istemiyorum. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| So how much did he toss in to do leg work on Clark? | Peki Clark'ın peşine takılman için sana ne ödedi? | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| If I was you, I'd be worried less about this farm kid... | Yerinde olsam, seni Metropolis Polisine verdiğimde yüzleşeceğin.. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| ...and more about the homicide charges you'll face... | ...cinayet suçlamalarından, bir çiftlik çocuğuna olan şeylerden... | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| ...when I throw you to Metropolis P.D. Somehow I'm not too concerned. | ...daha çok endişelenirdim. Nedense pek endişelenmiyorum. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| I bet your supervisors would be very interested... | İddiaya girerim yöneticilerin eşsiz sorgulama metotlarını öğrenince... | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| ...to know about your unique interrogation methods. | ...çok ilgileneceklerdir. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| What is it you want, Luthor? | Ne istiyorsun Luthor? | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| I want you to get back to the case you were assigned. | Sana verilen davaya geri dönmeni istiyorum. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| That's all the evidence you'll need on my father. | Babama karşı olan bütün kanıtlar orada. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| You're making a mistake, Lex. | Bir hata yapıyorsun Lex. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| This kid is sitting on something bigger than you... | Bu çocuk senin ve hatta babanın bildiği her şeyden... | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| ...or even your dad. | ...daha fazlasını biliyor. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| Isn't that right, Pete? | Bu doğru değil mi Pete? | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| You sure you're all right? | İyisin ya? | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| Clark was probably right confiding in you instead of me. | Clark benim yerime sana açıldığı için muhtemelen haklıydı. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| Couldn't ask for a better friend. | Daha iyi bir dost bulamazdı. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| I thought that guy was gonna kill me. | O herifin beni öldüreceğini sandım. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| I guess I owe you a thanks. | Sanırım sana bir teşekkür borçluyum. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| I'm sure when the time comes you'll do the same for me. | Eminim zamanı gelince sen de aynısını benim için yaparsın. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| What happened to you? FBl agent decided to go off payroll. | Sana ne oldu? FBI ajanının teki maaşından fazlasını istedi. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| Wanted to know about you. | Senin hakkındakileri bilmek istiyordu. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| Don't worry. I didn't tell him anything. | Endişelenme ona bir şey söylemedim. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| I should've been there. That's just it. | Orada olmalıydım. İşte bu kadar. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| You can't always be there. I gotta look out for myself. | Her zaman orada olamazsın. Kendime bakmalıyım. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| I just thought you should know they're onto you. | Sadece peşinde olduklarını bilmen gerekir diye düşündüm. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| Thanks for the warning. The FBl isn't who I'm warning you about. | Uyarın için sağ ol. Seni uyardığım şey FBI değil. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| Lex was there. | Lex de oradaydı. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| He's the one who pulled the fed off me. | Ajanı başımdan kovan oydu. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| He's investigating his father, not me. That doesn't matter. He knows. | Babasını soruşturuyor beni değil. Fark etmez. Biliyor. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| Now, I'm not exactly sure how much... | Ne kadar bildiğinden emin değilim... | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| ...but he's not gonna stop until he's got everything. | ...ama her şeyi bulana kadar durmayacak. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| Clark, you gotta keep an eye on him. | Clark, ona dikkat etmelisin. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| Look out for yourself. | Kendine dikkat et. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| I'm moving to Wichita with my mom. No, Pete. | Annemle Wichita'ya taşınıyorum. Hayır Pete. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| I thought that | Sanıyordum ki... | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| What about senior year? | Ya son sınıf ne olacak? | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| No, Pete, you can't do this because of me. | Hayır Pete, benim yüzümden gidemezsin. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| I know that I told you keeping your secret wasn't hard... | Sana sırrını korumanın zor olmadığını söylediğimi biliyorum... | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| ...but I lied. I walk around every day, afraid that I'm gonna slip up. | ...ama yalandı. Ağzımdan kaçıracağım diye korkarak geziniyorum. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| Well, why didn't you tell me sooner? Because you needed a friend. | Neden bana daha önce söylemedin? Çünkü bir dosta ihtiyacın vardı. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| And so did l. | Ve benim de. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| You don't have to move. You don't have to change your whole life. | Taşınmak zorunda değilsin. Tüm yaşantını değiştirmek zorunda değilsin. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| There must be a way. No one has to know we're friends. | Bir yol olmalı. Arkadaş olduğumuzu kimsenin bilmesine gerek yok. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| There's a lot of things that I can handle... | Birçok şeyin üstesinden gelebilirim... | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| ...but I could never live with myself if I betrayed you. | ...ama sana ihanet edersem bununla yaşayamam. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| I'll see you around, Clark. | Sonra görüşürüz Clark. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| Lana. I heard Emily disappeared from Belle Reve... | Lana. Emily'nin Belle Reve'den kaybolduğunu duydum... | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| ...as soon as she was admitted. Yeah, even under heavy sedation. | ...içeri alınır alınmaz. Evet, yoğun yatıştırıcıya rağmen. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| Do you think she's going to come back? No. | Sence geri gelecek midir? Hayır. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| I think Lionel Luthor will make sure of that. | Sanırım Lionel Luthor gelmemesini sağlar. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| I'm just sorry that I ruined dinner. | Yemeği mahvettiğim için üzgünüm. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| That's okay. I'm sure I've racked up more than a few lOUs. | Sorun değil. Ben daha kötülerini de yapmıştım. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| Well, I was really looking forward to it. | Aslında sabırsızlıkla bekliyordum. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| So there's something that you wanted to tell me. | Yani bana anlatmak istediğin bir şey var. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| I just wanted to tell you that.... | Söylemek istediğim şey.... | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| Have a great time in Paris. | Paris'te harika bir zaman geçir. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| Goodbye, Clark. | Hoşça kal Clark. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| Forgive them, for they know not what they do. | Bildikleri için onları affet, yaptıkları için değil. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| Is that what you expect from me, forgiveness? | Benden bunu mu bekliyorsun, affetmemi mi? | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| Don't try to make me out as your own personal Judas. | Beni kişisel Yahuda'na çevirmeye çalışma. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| I didn't come here for forgiveness. | Buraya af dilemeye gelmedim. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| I came here to congratulate you on sweeping another mishap under the rug. | Bir talihsizliğini daha hasır altı ettiğin için tebrik etmeye geldim. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| Emily Dinsmore? Oh, yes. Emily Dinsmore. | Emily Dinsmore var ya? Evet. Emily Dinsmore. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| I should have remembered. You should have warned them. | Unutmamalıydım. Onları uyarmalıydın. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| Belle Reve has a habit of... | Belle Reve'in hastalarını elinden... | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| ...misplacing its patients. The details | ...kaçırmak gibi bir alışkanlığı vardır. Ayrıntılar... | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| I've always tried to teach you, Lex. | Sana hep öğretmeye çalıştım Lex. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| The devil is in the details. | İblis ayrıntılardadır. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| If you don't pay attention to the details... | Ayrıntılara dikkat etmezsen... | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| ...he'll win. | ...iblis kazanır. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| Then it's a good thing I'm a fast learner. | O zaman hızlı öğreniyor olmam iyi bir şey. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| You went through all the trouble of having your own son committed to an asylum... | Sırf izlerini kaybettirmek için öz oğlunu bir tımarhaneye kapatıp... | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| ...and shooting 600 volts of electricity through his body... | ...bedenine 600 voltluk elektrik verdirmeyi... | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| ...just to cover up your trespasses. | ...göze almışsın. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| But like I said, Dad, you've gotten careless. | Ama dediğim gibi baba dikkatsizleşmeye başladın. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| Loder, why are you here? | Loder, neden buradasın? | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| Lionel Luthor, you're under arrest. | Lionel Luthor, tutuklusunuz. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| On what charge? | Suçlama nedir? | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| The murder of your parents, Lachlan and Eliza Luthor. | Anne ve babanı öldürmek suçundan, Lachlan ve Eliza Luthor. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| Be careful, son. Don't forget. | Dikkatli ol, oğlum. Unutma. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| Judas hung himself with his own rope. | Yahuda kendi ipiyle kendisini astı. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| Never hurts to change it up a little bit. | Biraz değişik olmak zarar vermez. | Smallville Fortune-1 | 2011 | |
| Except for the ring never gonna take that off. | Yüzük hariç, onu asla çıkartmam. | Smallville Fortune-1 | 2011 | |
| It's my sparkly little ball and chain. | Parlayan küçük top ve halka. | Smallville Fortune-1 | 2011 | |
| So, you have any second thoughts about your girls' night out? | Kızlarla çıkma konusunda bir endişen var mı? | Smallville Fortune-1 | 2011 | |
| Clark, swingin' single days have swung. | Clark, bekar günlerim artık sayılı. | Smallville Fortune-1 | 2011 | |
| It's just all this wedding stuff I very wedding y. | Bu evlilik işleri oldukça sıkıcı. | Smallville Fortune-1 | 2011 | |
| I never thought I'd be that gal. | O kişi olacağımı asla düşünmemiştim. | Smallville Fortune-1 | 2011 | |
| Hi. ...I think there's something's missing. | Selam. Sanırım bir şey eksik. | Smallville Fortune-1 | 2011 | |
| Your bachelorette superpower up! | İşte bekar kadının süper güç arttırıcısı! | Smallville Fortune-1 | 2011 | |
| It's actually not bad. | Aslında fena değil. | Smallville Fortune-1 | 2011 | |
| I thought I'd be spending the entire night | Tüm gece boyunca elimde kelepçe... | Smallville Fortune-1 | 2011 | |
| cuffed to a blow up doll while wearing a dog collar, so... | ...ve boynumda tasma ile şişme manken gibi olacağım sandım. | Smallville Fortune-1 | 2011 | |
| with this thing, I will be drinking free all night long. | Bununla tüm gece bedava içki içebilirim. | Smallville Fortune-1 | 2011 | |
| Yes, she will. | Evet içebilir. | Smallville Fortune-1 | 2011 |