Search
English Turkish Sentence Translations Page 150425
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| It's just so weird when you realize that the people... | Bütün cevapları alabileceğini düşündüğün insanların da diğer herkes gibi... | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| ...you thought had all the answers are just human like everybody else. | ...sıradan insanlar olduklarını görmek çok garip. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| I didn't go through three years of high school just to miss out on senior year. | Liseye son senemizi kaçırmak için üç sene boyunca boşuna gitmedim. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| I wish Lana felt that way. | Keşke Lana'da aynı şeyleri düşünse. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| I'm gonna say this once and then it falls into the "none of my business" category. | Bunu son kez söyleyeceğim sonrası beni ilgilendirmez kategorisine girecek. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| The whole yo yo thing with you and Lana? It's gotta stop. | Lana ile arandaki bu yoyo olayı var ya? Son bulmalı. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| You sound like Lex. He thinks I'm the reason Lana's leaving. | Sen de Lex gibi konuştun. Lana'nın gitme sebebinin ben olduğumu düşünüyor. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| I hate to agree with Uncle Fester... | Fester Amca ile aynı fikirde olmayı hiç istemezdim... | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| ...but I don't think Lana's going to Paris just to see the Mona Lisa. | ...ama bence Lana Paris'e sadece Mona Lisa'yı görmeye gitmiyor. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| You ever wish I'd never told you about me? | Sana hakkımdakileri anlatmamış olmayı dilediğin oldu mu? | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| It's rough at times, covering with Chloe and everybody... | Bazı zamanlar zor, Chloe ve herkesten saklamak... | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| ...but the truth is, no one's ever put that much trust in me before. | ...ama gerçek şu ki; daha önce kimse bana o kadar güvenmemişti. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| You're not thinking about coming clean with Lana, are you? | Lana'ya gerçeği söylemeyi düşünmüyorsun, değil mi? | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| It might be the only way to stop her from getting on that plane. | O uçağa binmemesini sağlayabilecek tek şey bu olabilir. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| Looks like you could use a garage sale. Yeah, you'd think I was.... | Bir garaj satışına ihtiyacın var gibi. Evet, gören de şey düşünür.... | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| Moving halfway around the world? | Dünya'nın bir ucuna taşındığını mı? | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| You know, I think that's pretty brave. | Biliyor musun, bence çok cesurca. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| Yeah, my mom's bracelet. | Evet, annemin bileziğini. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| Lana, I know you're busy with the move and everything... | Lana, taşınmayla falan meşgulsün biliyorum... | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| ...but I was wondering if you'd wanna have dinner with me...tonight? | ...ama bu gece benimle akşam yemeği yer misin diye merak ediyordum? | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| I don't know if that's such a great idea, Clark. | Bunun pek de iyi bir fikir olduğunu sanmıyorum Clark. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| There's something I should've told you. | Sana anlatmam gereken bir şey var. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| I should've told you a long time ago. | Çok uzun bir süre önce anlatmalıydım. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| ls everything okay? I hope it will be. | Her şey yolunda mı? Umarım olur. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| Yeah, of course. Of course I'll be there. | Evet, tabii. Tabii ki geleceğim. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| This is Emily 1 1 months ago. | Bu Emily'nin 11 ay önceki hali. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| This is Emily now. | Şimdiki Emily de bu. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| She looks just like her mother. | Aynı annesine benziyor. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| Yeah, well, I bet her mother can't move through a brick wall. | Evet, iddiaya girerim annesi betonların içinden geçemiyordur. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| She didn't go out the door, Mr. Dinsmore, she went through the door. | Kapıdan çıkmadı, Bay Dinsmore, kapının içinden geçti. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| You created her, how'd she do it? | Onu sen yarattın nasıl yapmış olabilir? | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| That means her molecules are vibrating so fast, they can be absorbed through matter. | Molekülleri o kadar hızlı hareket ediyor ki; madde tarafından absorbe olabiliyor demek bu. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| Well, that's a little detail that my ex project director failed to discover. | Eski proje yönetmenimin çözemediği ufak bir detaydı bu. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| Where do you think she's going, Mr. Dinsmore? | Nereye gittiğini biliyor musunuz Bay Dinsmore? | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| Last time she left, she went straight to her best childhood friend. | Geçen sefer kaçtığında, direkt en iyi çocukluk arkadaşına gitti. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| Yes, Lana Lang. And that meeting ended with Miss Lang near death... | Evet, Lana Lang. Ve görüşme Bayan Lang'in ölümüyle son bulacaktı neredeyse... | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| ...at the bottom of a river. You can't blame her for that. | ..nehrin dibinde. Bunun için onu suçlayamazsınız. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| No matter what age Emily appears to be, her emotional development... | Emily'nin görünüşündeki yaşı ne olursa olsun, duygusal gelişimi... | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| ...is that of a child. Well, she's not a child. | ...bir çocuğun ki gibi. O bir çocuk değil. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| She's a failed experiment and a colossal liability. | Başarısız bir denek ve muazzam bir sorumluluk. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| Mr. Dinsmore, it is imperative that I find her before anyone else. | Bay Dinsmore, onu başkalarından önce bulmam şart. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| All right, I'm gonna do one of two things. | Tamam, iki şeyden birini yapacağım. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| I'm gonna either send out a team that will do whatever it takes to retrieve her... | Ya onu getirmek için ne gerekiyorsa yapacak bir ekip göndereceğim... | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| ...or I will send you... | ...ya da seni göndereceğim... | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| ...her father. | ..babasını. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| Well, I guess you're not gonna miss the 5 a.m. pastry deliveries. | Sanırım sabahın beşindeki hamur işi teslimini özlemeyeceksin. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| It's weird. All I was trying to do was save this place from being torn down. | Çok garip. Burayı parçalanmaktan kurtarmayı deniyordum. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| Next thing I know, it kind of took over my life. | Sonra bildiğim tek şey hayatım haline gelmesi oldu. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| Whoa. Yeah. | Vay. Evet. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| I thought they were turning the Talon into a house of heartburn. | Talon'u mide ekşimesi evine çevireceklerini sanıyordum. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| You must be Lana. Yeah. | Sen Lana olmalısın. Evet. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| I thought I was meeting Mr. Kerns. | Bay Kerns ile görüşeceğimi sanıyordum. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| He's my dad. Oh, I didn't realize. | O benim babam. Fark edemedim. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| He sent me to set everything up. | Her şeyi kurmam için gönderdi beni. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| I'm Emma. Hi. | Ben Emma. Merhaba. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| Have we met before? You seem really familiar. | Daha önce tanıştık mı? Gerçekten tanıdık geliyorsun. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| Everybody says that. | Herkes öyle söyler. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| This is Chloe. She'll be one of your frequent "caffeinators." | Bu Chloe. Senin sıkı kafeincilerinden olacaktır. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| Hi. Hi. | Merhaba. Selam. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| Just out of curiosity, what's going on with the burrito bar? | Meraktan soruyorum, burrito barında neler oluyor böyle? | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| Oh, it was all wrong. | Baştan hatalıydı. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| Everything It's perfect just the way it is. | Her şey... bu haliyle yeteri kadar mükemmel. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| Lana, would you mind staying around a little while and showing me the ropes? | Lana, biraz daha burada kalıp bana etrafı gösterebilir misin? | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| No, no. It's the least I could do. | Evet, tabii. En azından bunu yapayım. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| Oh, and I wanted to give you these. | Sana bunları vermek istiyorum. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| Found an extra set of keys. | Fazladan anahtarın oldu. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| I sort of feel like I'm handing over half of my life to you. | Sana hayatımın yarısını veriyormuş gibi hissediyorum. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| Don't worry, it's in good hands. | Endişelenme iyi ellerde. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| Hi. Hey, Mom. | Merhaba. Selam Anne. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| Does this mean I'm off the hook for dinner? | Akşam yemeği yapmaktan kurtulduğum anlamına mı geliyor bu? | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| I invited Lana over. | Lana'yı çağırdım. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| It must be hard to say goodbye. | Elveda demek zor olmalı. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| Well, if this works, I won't have to. | İşe yararsa demek zorunda kalmayacağım. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| Do you think it's fair to keep doing this to her? | Sence ona sürekli bunu yapmak adil mi? | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| No. That's why I've decided to tell her tonight. | Hayır. Bu yüzden bu gece ona anlatmaya karar verdim. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| Tell her? | Anlatmak mı? | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| ...asking someone to keep your secret is a big responsibility, you know. | ...birinden senin sırrını saklamanı istemen çok büyük sorumluluktur biliyorsun. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| Look at Pete. It hasn't been easy for him. I know. | Pete'e bak. Onun için kolay olmuyor. Biliyorum. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| And Pete has had some close calls. | Ve Pete bazı durumlarda kötüleşti. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| But I'm still glad I told him and so is he. | Ama ona anlattığım için hâlâ mutluyum ve o da öyle. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| It's made us better friends. | Bizi daha iyi dost yaptı. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| Are you sure Lana's ready? She keeps asking me to be honest. | Sence Lana buna hazır mı? Benden sürekli dürüst olmamı istiyor. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| I owe her the chance to decide for herself. | Kendisi için karar vermesini ona borçluyum. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| I guess it's not fair to raise you as one of us... | Sanırım seni bizden biri olarak yetiştirip... | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| ...and then try to keep you from experiencing one of the best parts of life. | ...hayatın en iyi kısımlarını tecrübe etmeni engellemeye çalışmak adil değil. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| So you're okay with this? | Yani bununla sorunun yok mu? | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| I trust you to make your own decision. | Kararına güveniyorum. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| I told you about the delivery truck, right? | Teslim kamyonunu anlattım değil mi? | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| Tuesday mornings at 6. Yeah. | Salı sabahları saat 6'da. Evet. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| Well, I guess that's everything. | Sanırım hepsi bu. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| It was fun having you around today. | Bugün burada olman eğlenceliydi. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| Are you sure you want to leave all this? I mean, everything you know is here. | Tüm bunları bırakmak istediğine emin misin? Yani bildiğin her şey burada. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| Yeah, well, you know, that's exactly why I need to go. | Evet, işte zaten bu yüzden gitmeliyim. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| That's too bad. I thought we could've been friends. | Bu çok kötü. Dost oluruz sanıyordum. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| Maybe even best friends. | Belki en iyi dostlar. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| Well, I'm sorry we won't get a chance to know each other better. | Birbirimizi daha iyi tanıma şansına sahip olamayacağımız için üzgünüm. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| We already do, silly. | Zaten tanıyoruz, komik şey. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| Mr. Dinsmore? ls she here? | Bay Dinsmore? O burada mı? | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| Who? Emily. | Kim? Emily. | Smallville Forsaken-1 | 2004 | |
| I knew she would come to you, Lana. I have to get her back to LuthorCorp. | Sana geleceğini biliyordum, Lana. Onu Luthor Ş.'ye götürmeliyim. | Smallville Forsaken-1 | 2004 |