Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 19374
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| Do you think she had any idea? | Sence anlamış mıdır? | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Please, she doesn't even know we exist. | Hadi canım, varlığımızdan bile haberdar değil. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Sandwich! | Sandviç! | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Whose idea was this? | Kimin fikri bu? | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Who do you think, Balaban? | Sence kimin Balaban? | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| So let's dance, huh? | Dans edelim mi? | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Guys, thank you so much. | Arkadaşlar, çok teşekkür ederim. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Blow out your cock! | Üfle sikini! | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Oh, my God. Come on. | Aman Tanrım. Hadi. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Why don't you make a wish?! | Bir dilek tutsana! | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| I got a little surprise for you up on the roof. | Çatıda sana bir sürprizim var. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Here, put this on. | Al bunu giy. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Hey, you know what, this | Baksana... | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Hey, how | Hey... | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| What are you thinking? | Ne düşüyorsun? | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| That I really wanna kiss you right now. | Şu an seni öpmeyi çok istediğimi. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Well, if she's not here, | Burada değilse, odamıza döneriz biz de. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Are you guys the fluffers? | Aktör saksocuları siz misiniz? | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| No, we're the Balabans, Jody's parents. | Hayır, biz Jody'nin ailesi Balabanlarız. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| She's with her new boyfriend. | Yeni erkek arkadaşıyla birlikte. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Jody has a boyfriend. Boyfriend, what? | Jody'nin erkek arkadaşı varmış. Erkek arkadaşı mı? | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Yeah, Jeff. | Evet, Jeff. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Jeff Drake. | Jeff Drake. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Directed by Jeff Drake. | Yöneten Jeff Drake. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Jupiter, Mars, Uranus. | Jüpiter, Mars, Uranüs. Bilim kurguya filmine benziyor. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| We'll find her desk. | Odasını buluruz. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Could you do a scene with | Şeyli bir sahne çekebilir | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| He's not out of his dressing room yet. | Ufaklık, henüz soyunma odasından çıkmadı. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| I think I'm going crazy. | Sanırım deliriyorum. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| I just saw my parents. | Sanki annemleri gördüm. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| How was your flight? | Yolculuğunuz nasıldı? | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Our it was lovely. | Yolculuğumuz... güzeldi. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| We saw a terrific movie. | Mükemmel bir film izledik. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| It's the | Şeyindi... | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| oh, a Ron Howard movie. | ...Ron Howard filmiydi. Adı neydi, ne demişlerdi, tatlım? | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| It's called "this is your fault. " | Adı "Hepsi senin hatan"dı. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| It's not anybody's fault. | Kimsenin hatası değil. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Why does this have to be somebody's fault, Dad? | Neden birisinin hatası olmak zorunda ki, Baba? | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| You tell me. | Cevap ver o zaman. Kızın için, Sarmaşık Birliği okullarından birinde dört yıl... | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| and two years of grad school | ...üzerine de iki yıl lisansüstü masrafı yapsan, o da sonunda | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Getting a good job, working as an editor? | Editör olarak iyi bir iş bulmam mı? | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Some things aren't worth the sacrifice. | Bazı şeyler feda ettiklerine değmiyor. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| I'm not sacrificing anything. | Hiçbir şeyi feda etmiyorum. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| I saw you with that | Seni o şeyle gördüm. Neydi adı? | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Look, I can imagine how this must seem to you, | Bakın, durumun size nasıl gözüktüğünün farkındayım... | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| but you should have more faith in your daughter. | ...ama kızınıza inancınız olmalı. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Would you? | Senin olur muydu? | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| If she wound up working at a place like this? | Böyle bir yerde çalışmaktan heyecan duysaydı? Tabii ki hayır. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| In fact, I'd use this on her. | Hatta, üzerinde bunu kullanırdım. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Except she kind of likes it. | Yalnız bu hoşuna gidiyor galiba. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| He's kidding, he's kidding, he's kidding. | Şaka yapıyor, şaka yapıyor, şaka yapıyor. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| It's not funny. | Komik değildi. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| That's not how you talk to my parents. | Ailemle böyle konuşmamalısın. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| See, I didn't know how to speak to your parents | Ailenle nasıl konuşacağımı bilemedim çünkü buraya kafamda... | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| All I know is I'm crazy about their daughter. | Tek bildiğim, kızlarına deli olduğum. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| She's a little quick to judge, but no one's perfect. | Biraz ön yargılı ama kimse kusursuz değildir. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| We shouldn't be so quick to judge you? | Seni bu kadar çabuk yargılamamız yanlış mı? | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| What, is he kidding me? | Dalga mı geçiyorsun benimle? Bir erkek, yaptıklarından belli olur. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Why did you have to antagonize them? | Neden kışkırttın ki onları? | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Why didn't you say anything? | Sen neden hiçbir şey söylemedin? | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Is it because a small part of you agrees with them? | Küçük bir yanının, onlara katılıyor olması yüzünden mi? | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Or a big part? | Ya da büyük bir yanının? | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| This was a horrible idea and I told you it was. Okay, okay, I was wrong. | Çok kötü bir fikirdi ve böyle olacağını söylemiştim. Tamam, tamam, yanılmışım. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Is that what you wanted me to say, I'm wrong? Yes! | Söylememi istediğin bu mu, yanıldığım? Evet. Ona bu kadar yüklenmek | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| He's really talented. | Gerçekten de yetenekli. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| He's honest and he believes in me. | Açık sözlü ve bana inanıyor. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| How can you be so naive, Jody? | Nasıl bu kadar saf olabiliyorsun, Jody? | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| That man could give a damn about you. | O adamın umurunda değilsin. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| You're just a sweet, little detour | Onun tatsız, sapkın hayatındaki tatlı, minik bir kaçamaksın. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| And that's where it ends. | Hepsi bu kadar. Sen nasıl göremiyorsun bunu? | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Dad, you're wrong. | Baba, yanılıyorsun. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Debra, get in the car. | Debra, arabaya bin. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Look at how happy she is. | Baksana, ne kadar mutlu. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| What's wrong with being happy? | Mutlu olmasının neresi yanlış ki? | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| I took your advice, Balaban. | Tavsiyeni dikkate aldım, Balaban. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| The one with the faces. | Yüzlerle ilgili olanı. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| No, I'm a little drunk. | Hayır, biraz sarhoşum. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| And I would... | O yüzden... | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| good for you to take advantage of me. | ...benden faydalanmanı takdir ederim. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| If you're here to apologize, | Eğer özür dilemek için geldiysen iyi bir iş çıkarıyorsun. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Hey, stop, stop. | Dur, dur. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| I thought that was you in there. | Sen olduğunu sanıyordum. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| You must really think I'm stupid. | Gerçekten de beni aptal sanıyor olmalısın. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| But I'm not. | Ama değilim. Randevu maceralarında beceriksiz olabilirim... | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Yeah, so your father boasted. | Evet, baban da kabara kabara söylemişti. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| I came to get what I needed and get out. | İhtiyacım olanı alıp sonra da gitmek için gelmiştim. Dur! | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Before you say something you might regret. | Pişman olacağın bir şey söylemeden, dur. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Like maybe my dad was right? | Babamın haklı olabileceği gibi mi? | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Or was it your dad? | Ya da senin babanın haklı olabileceği gibi mi? | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Jeff vs. Jody. | Jeff'e karşı Jody. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| I didn't know who to root for. | Kimi destekleyeceğimi bilemedim. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Yeah? | Gir. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| You pulled it off. | Başardın. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| I can't thank you enough, Irene. | Sana ne kadar teşekkür etsem azdır, Irene. Hiç gereği yok tatlım. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| I mean, I just watched the final cut of Jeff's movie. | Yani, az önce Jeff'in filminin son halini izledim. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| I really think it's gonna empower the female audience. | Bayan izleyicileri cidden güçlendireceğini düşünüyorum. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| God, I'm such a genius for hiring you. | Tanrım, çok zekiyim ki seni işe aldım. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Jeff, I'm not sure. | Jeff mi? Pek emin değilim. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| You know, he's made himself kind of scarce this week, so... | Bu hafta sanki yer yarıldı da içine girdi, yani... | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| I hope you understand that I cannot let you | Umarım filmini burada montajlamana izin veremeyeceğimi anlayışla karşılarsın. | Finding Bliss-1 | 2009 |