Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 19369
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| When a guy pull out and hole stay open like this? | Erkek çıkardığında delik böyle açık kalır ya? | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Oh, thank God. | Tanrı'ya şükür! Nerelerdeydin? | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Jeff Drake is Jeff Drakowski. | Jeff Drake, Jeff Drakowski'miş. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Who? Jeff Drakowski. | Kim? Jeff Drakowski. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| You remember that amazing film that Emerich showed | Emerich'in oryantasyonda gösterdiği harika filmi, hatırlıyor musun? "Gizemli Gölgeler." | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Jody, hey, you made it. | Jody, selam, gelebilmişsin. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Who's your pretty friend? | Güzel arkadaşın da kim? | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| That's terribly tacky I just said that, didn't I? | Ne yavşakça oldu Böyle söyleyiverdim, değil mi? | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| This is my best friend Kathleen. | En iyi arkadaşım Kathleen. Kathleen, Gary. Merhaba, ben Gary. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| She just said that twice. | İki kere söylemişti zaten. Şimdi üç oldu. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Hi. Hi, Gary. | Merhaba. Merhaba, Gary. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Pleasure. It's very nice to meet you. | Memnun oldum. Tanıştığımıza memnun oldum. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Jody, it's totally cool. | Jody, önemli değil. Reddedilmeye alışkınım. Zaten o yüzden fahişelerle yatıyorum. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Yes, it's true. | Evet, öyle. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| I lost my virginity to a hooker | Bakirliğimi bir fahişeyle kaybettim, o zamandan beri de ayda 500 dolar ödüyorum. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| And I just said that to both of you. | Ve de bunu size söyledim. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Well, I totally relate. | Anlayabiliyorum seni. Ben de bekâretimi en iyi dostumun üvey babasıyla... | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Can I freshen your drink up? | İçkini yenileyim mi? | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| You wanna have another one? | Bir bardak daha ister misin? Bilmiyorum, gene boş konuşuyorum. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Okay. Great, Jody, you | Olur. Süper, peki ya sen Jody... | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Thank you, okay. | Teşekkürler, hadi. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| And whenever you're ready. | Hazır olduğunuzda başlayın. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Ted was the one I waited for. | Beklediğim kişi Ted'di. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| He betrayed me. | Bana ihanet etti. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Richard, I can't have sex with you. | Richard, seninle sevişemem. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Katie, just say yes. No. | Katie, evet de. Olmaz. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Oh, my God, that was amazing. | Aman Tanrım, harikaydı! | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Making a movie! | Film çekiyoruz! | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Hi, honey. | Merhaba, canım. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Okay, tell me, has there been any reaction | Pekâlâ, söyle bakalım, senaryoda ilerleme var mı? | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Actually, I'm pretty close to getting it made. | Aslında, bitirmeme az kaldı. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| APS! | APS! | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| I think I have a delivery. | Sanırım teslimat geldi. Tamam, beklerim. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| I'm gonna call you right back. | Birazdan ararım seni. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| I can't believe he sent a basket of dildos | Evime bir sepet vibratör gönderdiğine inanamıyorum! | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Shh, what are you doing? | Ne yapıyorsun? | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| It's the first day of Jeff's movie. | Jeff'in filminin ilk günü. Yapma. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| That's one hour for lunch, guys. | Bir saat yemek aranız var millet. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Let's make sure we clean up the set. | Seti temizleyelim. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Great first day, everyone. | Harika bir başlangıçtı millet. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Sindi, no beans. | Sindi, fasulye yeme. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| No beans at lunch. | Yemekte fasulye yeme. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| See you tomorrow, Jeff. | Görüşürüz, Jeff. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Oh, I see you got my gift basket. | Hediye sepetimi almışsın demek. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Is... little Jody Balaban | Küçük Jody Balaban, okuldaki... | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| I'll check in with you later. | Sonra görüşürüz. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Thanks for introducing me to Kathleen. | Beni Kathleen'le tanıştırdığın için teşekkürler. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| I'm so glad that it worked out. | İkinizin anlaşmasına çok sevindim. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| It did. | Anlaştık ve liseden beri çıktığım... | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| I mean, she's still gonna run me like 500 bucks a month | Gerçi cebimden gene ayda 500 dolar çıkacak ama... | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| That is an awful thing to say. | Korkunç kötü bir cümle oldu. Aslında söylemek istediğim şey... | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| is all I really wanted to say. | ..."sana borçluyum" demekti. Sonra görüşürüz. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Irene. Gary. | Irene. Gary. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Oh, hey, how's the footage looking? | Selâm, montaj nasıl gidiyor? | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Y'know, I think you and Jeff are gonna make a great team. | Bana kalırsa Jeff'le harika bir takım olacaksınız. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| By the way, I want you to come to me | Bir ara bana uğramanı ve fikrini söylemeni istiyorum. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| I really respect your opinion. | Senin fikirlerine gerçekten önem veriyorum. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Okay, Irene, I actually have a question. | Tamam Irene. Bu arada bir sorum olacaktı. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Don't you ever have any issues with working here? | Burada çalışmak konusunda hiç sıkıntın yok mu? | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| So paying women to have sex doesn't bother you? | Yani seks yapmaları için kadınlara para vermek seni rahatsız etmiyor mu? | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Well, I pay men, too. | Erkeklere de para veriyorum. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Actually, I pay the men a lot less than | Aslına bakarsan erkeklere, kadınlara verdiğimden daha az veriyorum. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Oh, that's fabulous, Bliss. | Bu harika Bliss. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Come on, I want it more. | Hadi, daha çok istiyorum. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Come on, I want it more. | Hadi, daha çok. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| I love it, baby. | Çok hoşuma gidiyor, bebeğim. Devam et. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Oh, come on, baby. | Hadi bebeğim. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| More, baby. | Daha çok bebeğim. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| I love it, baby. | Böyle işte bebeğim. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Give it to me. | Devam et. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| All right, Bliss, oh, that's great. | İşte böyle Bliss, harika. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Now touch yourself. | Şimdi kendine dokun. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Not so hard. | Çok sert değil. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Lick your lips. | Dudaklarını yala. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| That's right, excellent. | İşte böyle, harika. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Spread your legs. | Aç bacaklarını. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Go ahead, Balaban, touch yourself. | Hadi Balaban, kendine dokun. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| I know you want to. | Sen de istiyorsun, biliyorum. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Really... fantastic. | O kadar... Harika... | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Oh, you're so sexy. | Çok ateşlisin. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| That's right, touch yourself. | İşte böyle, dokun kendine. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| I'm proud of you, baby. | Seninle gurur duyuyorum bebeğim. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| You're finally letting yourself enjoy this. | Sonunda keyfini çıkartmak için kendini bıraktın. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| I'm not enjoying myself. | Keyif filan duymuyorum. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| I feel so pathetic. | Zavallı gibi hissediyorum. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| You're hardly pathetic. | Zavallı falan değilsin. Hadi ama. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Starting tonight you're gonna be making your own movie. | Bu gece kendi filmini çekeceksin. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Yeah, and look at the price I have to pay. | Doğru da, karşılığında katlandığım şeye bak. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Wait, Kathleen, are we not supposed to be here? | Kathleen burada olmamız yasak mı yoksa? | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Of course not. | Hiç de değil. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| We just don't wanna wake up the neighbors. | Sadece komşuları uyandırmak istemiyoruz, o kadar. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Roll sound, rolling. | Ses, kayıttayız. Hazır. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Richard, if you love me, you'll wait. | Richard, eğer beni seviyorsan, beklersin. İlişki sadece seksten ibaret değildir. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| It's okay, Katie. | Tamam Katie. Senden asla vazgeçmem. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| That was awesome, that was so great! | Harikaydı, mükemmeldi! | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Next set up, let's move. Are we still rolling? | Sonraki sahne. Hâlâ çekiyor muyuz? | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Roll sound, rolling. | Kayıt, kaydediyoruz. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| Oh, I love it! | İşte böyle! | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| All right, come on, people, let's go. | Pekâlâ millet hazırız. | Finding Bliss-1 | 2009 | |
| We're behind schedule, keep moving, keep moving. | Programın gerisindeyiz, hareketlenin artık. | Finding Bliss-1 | 2009 |