Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 19179
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| No. I gotta go. | Gitmem gerek. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| Wait... Chas, where are you going? | Bekle... Chas, nereye gidiyorsun? | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| Hey, don't do anything rash. | Aceleci davranma. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| I'm not losing you. | Seni kaybetmeyeceğim. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| It'll be all right. | Her şey çok güzel olacak. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| It's what you wanted! What we both wanted. | İstediğin şey buydu. İkimizin de istediği şey buydu. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| To be together. | Beraber olabilmemiz için. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| Yes, but | Evet, ama... | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| You said you love me. And I love you. | Beni sevdiğini söyledin. Bende seni seviyorum. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| Two people who are in love don't let anyone | Birbirine aşık olan iki insanı ayıracak kimseye izin verilmez. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| I don't deserve you. | Seni hak etmiyorum. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| We have to be extremely careful. | Kusacağım. Çok daha fazla dikkatli olmak zorundayız. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| No one can know that we're involved with each other. | Birbirimize aşık olduğumuzu kimsenin bilmesini istemeyiz. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| No one is gonna find out. | Kimse anlayamayacak. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| I've thought of everything. | Ben her şeyi düşündüm. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| You have nothing to worry about, babe. | Endişelenecek bir şey yok, bebeğim. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| Okay, but still, for appearances sake, | Ama yinede, görünüşü kurtarmak için... | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| I think that it's best that we keep our distance. | ...bence mesafeli davranmamız en iyi şey olacaktır. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| No way. I can't live without you. | Asla. Ben sensiz yaşayamam. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| We can't risk raising any eyebrows. | Gözleri üzerimize çekme riskini alamayız. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| Not, at least, until this whole thing blows over. | En azından fırtına dinene kadar. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| Chas, it's the only way. | Chas, tek yol bu. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| If we don't play this just right, | Eğer oyunu düzgün oynayamazsak... | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| you could go to prison. | ...hapse girebilirsin. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| And then we'll never be together. | Sonra da asla beraber olamayız. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| All great love stories in history... | Tarihteki tüm büyük aşklar... | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| It's a misunderstanding. Yeah, it always is. | Bir yanlış anlaşılma var. Evet, her zaman öyledir. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| I didn't do anything. I told you. | Bir şey yapmadığımı söylemiştim. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| The D.A. says you're guilty. | Deliller suçlu olduğunu gösteriyor. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| I am completely innocent. | Ben tamamen masumum. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| I have no idea what you're taking me away for. | Beni neden götürdüğünüz hakkında en ufak bir fikrim yok. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| I told you, I don't know anything... | Bir şey bilmediğimi söyledim. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| Hi, Professor Williams. | Selam Profesör Williams. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| Oh, you didn't hear? | Duymadınız mı? | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| They found evidence connecting him to his wife's murder. | Karısının katili olabileceğine dair bir kanıt bulmuşlar. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| What evidence? The murder weapon. | Ne kanıtı? Cinayet silahı. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| It was one of those night sticks that security guards use. | Güvenlik görevlilerin kullandığı gece sopalarından birini bulmuşlar. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| They found traces of the Dean's blood, | Üzerinde Dean'ın kanını... | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| and the Professor's prints were all over it. | ...ve profesörün parmak izini bulmuşlar. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| He got it at Walmart. | Onu marketten almış. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| Security camera footage showed him buying it | Kamera görüntüleri, onu cinayet gecesinden... | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| just days before the murder. | ...birkaç gün önce aldığını gösteriyor. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| Funny, he doesn't look like a murderer to me. | Komik, bana da bir katil gibi görünmemişti. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| I thought we agreed to stay away from each other. | Birbirimizden ayrı kalacağımız konusunda anlaştığımızı sanmıştım. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| We don't have to anymore. | Artık buna mecbur değiliz. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| They arrested the killer. | Yoruldum. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| We're in the clear. | Biz temiziz. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| I'm not an idiot, you know. | Ben aptal değilim. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| When you love someone as much as I love you, | Birini benim sevdiğim kadar sevdiğin zaman... | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| you tend to notice your object of affection | ...sevdiğin kişinin başka biri tarafından avutulduğunun farkına varırsın. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| to find proof that you were cheating on me with him. | ...dair bir kanıt bulabilmek için girmiştim. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| After all, he was really the one who would keep us apart. | Sonuçta, gerçekten bizi ayırabilecek tek kişi oydu. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| Oh, my God! Oh, my God. | Aman Tanrım. Aman Tanrım. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| Babe, you said you wanted us to be together forever. | Bebeğim, sonsuza kadar beraber olmayı istediğini söylemiştin. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| And I know how you like things done a certain way. | Bu tarz şeylerin, kesin yollarla yapılmasını sevdiğini biliyorum. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| So I did everything exactly the way you wanted. | Yani her şeyi tam olarak senin istediğin şekilde yaptım. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| I never meant for you to frame Jake for murder. | Asla Jake'i cinayetten suçlamanı istemedim. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| He just would have come between us. | O sadece bizim aramıza giriyordu. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| And now you know what I'm capable of. | Artık neler yapabileceğimi de biliyorsun. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| Feminine wiles can be a tricky thing. | Kadınsı hileler zor şeyler olabilirler. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| When a woman uses sex to get what she wants, | Bir kadın, istediği şeyi elde edebilmek için seksi kullandığında... | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| she can easily turn a love struck man | ...kendisine aşık olmuş bir adamı... | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| into a dangerous weapon. | ...kolayca silaha dönüştürebilir. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| Problem is, like any weapon, | Sorun şu ki; herhangi bir silah gibi... | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| sometimes it can be turned against us. | ...bazen bu silahta bize karşı dönebilir. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| Unfortunately for Professor Kelsey Williams... | Ne yazık ki, Profesör Kelsey Williams... | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| She told Chas everything she knows. | ...bildiği her şeyi Chas'e anlattı. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| Shuttle docking in berth 21. | Mekik, 21. rıhtıma yerleşiyor. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| Intruder alert. Quadrant 32. | 32. dairede yetkisiz giriş. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| Intruder alert, quadrant 32. | 32. dairede yetkisiz giriş. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| Freeze! | Donmuş. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| Get your hands up! Don't move! | Ellerini kaldır. Kıpırdama. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| Get your hands where we can see them. 1 | Ellerini görebileceğimiz şekilde kaldır. 1 | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| Put your hands up in the air! 1 | Ellerini havaya kaldır. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| Suicide bomber? 1 | İntihar bombacısı mı? | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| Body scans read negative. | Vücut taramaları negatif. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| Where am I? You're in a restricted area. | Neredeyim ben? Kısıtlı bir alandasın. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| Quadrant 32. Matilda? | 32. dairede. Matilda? | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| How do you know my name? She must be a Red Falcon spy. | Adımı nereden biliyorsun? Kırmızı Falcon casusu olmalı. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| Let's terminate her. No! | Onu yok edelim. Hayır. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| Go get Colonel West. | Onu, Albay West'e gösterelim. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| She's gonna want to see this. | Görmek isteyecektir. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| Colonel West. | Albay West. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| And why do you look exactly like me? | Neden tam olarak bana benziyorsun? | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| We look in mirrors every day. | Her gün aynalara bakarız. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| The reflection back shows us what other people see. | Yansımamız, bize diğer insanların bizi nasıl gördüğünü gösterir. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| But it takes more than a mirror to see inside our souls. | Ama ruhlarımızın içini görebilmek için aynadan fazlası gerekir. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| Matilda West has always been a force of nature, | Matilda West, meydan okuyan birini asla reddetmeyen... | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| the type of woman who'll never back down from a challenge | ...ya da hayırı cevap olarak kabul etmeyen... | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| or take no for an answer. | ...her zaman güçlü doğaya sahip bir kadın tipidir. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| A woman who'll do almost anything to survive. | Hayatta kalmak için hemen hemen her şeyi yapabilecek bir kadın. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| But even someone as beautiful and brilliant | Ama sert yapılı olsa da, güzel ve göz alıcı... | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| and tough as Matilda will eventually meet her match | ...biri olan Matilda, eninde sonunda eşini bulacak. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| in this world... or the other. | Bu dünyada ya da diğer dünyada. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| Mr. Hawks. | Bay Hawks. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| Until now, | Şu ana kadar... | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| teleportation has been considered impossible, | ...bilim kurgu dışında ışınlanma... | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| But by applying superstring theory, | Ama biz süper sicim teorisini uygulayarak... | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| we've created a localized space time gateway | ...yerelleştirilmiş bir uzay zaman kapısı yarattık. | Femme Fatales-1 | 2011 | |
| Knock off the technobabble. | Kes şu bilimsel terimleri. | Femme Fatales-1 | 2011 |