Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 182102
İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
Mr. Chun! Yes? | Bay Chun! evet? | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
Can I ask a question? | bir soru sorabilir miyim | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
Of course you can. | evet tabi ki sorabilirsin. | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
A sudden, bold, and unexpected question | ani, cesur, ve beklenilmeyen bir soru, | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
doth many times surprise a man and lay him open. | birçok kez şaşırtıcı bir adam ve onun açık yatışı | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
I saw this in an exercise book. | bunu bir alıştırma kitabında gördüm. | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
But I can't figure out what it means. | ama ben onun ne anlama geldiğini anlayamadım. | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
Especially, the word "doth". | özellikle, ''doth''un olduğu sözcüğü. | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
But that's not in the text... | ama bu metin değil... | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
It's in the bathroom... | bu tuvalette vardı... | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
Bathroom... | tuvalet... | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
doth... many time... | doth... birçok kez... | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
doth... | doth... | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
"Doth, a third person form of..." | ''Doth,bir üçüncü şahsı oluşturur...'' | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
A sudden! | bir ani! | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
Bold, and unexpected question | cesur,ve beklenmedik soru! | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
An unpredictable question | beklenmeyen bir soru | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
unsettles a person and | bir kişiyi rahatsız et ve | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
makes him see his true self. | yap ona onun gerçek doğrusunu görmesini sağla. | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
This is a famous quote by Francis Bacon. | Bu Francis Bacon'dan ünlü bir alıntıdır. | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
Why can't this student | neden bu öğrenci | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
interpret this sentence? | bu cümleyi yorumlayamaz? | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
It's because of "doth". | çünkü ''doth'' den dolayı. | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
Doth is the Old English form of the verb 'to do' in the third person. | Doth eski inglizce de üçüncü şahsın''to do'' su dur | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
Now did that help? | bu yardımcı oldu mu şimdi? | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
If you have any questions, just ask me! | eğer başka sorularınız varsa sadece bana sorun yeterli! | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
I'll answer them for you! | sizin için onlara cevap vereceğim! | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
Next... | sırada... | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
What was that about? | bu ne hakkında? | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
That's right. It's about a new English teacher. | evet. bu yeni bir İngilizce öğretmeni hakkında. | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
If you all didn't understand, that's okay. | eğer hepiniz anlamadıysanız, tamamdır. | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
You only need to know two things. | siz sadece iki şeyi bilmelisiniz. | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
New english teacher! | yeni İngilizce öğretmeni! | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
It's about a new English teacher. | yeni İngilizce öğretmeni hakkında. | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
Don't judge by his appearance. | onun görüşü ile yargılamayın. | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
Don't judge by his appearance. | onu görünüşü ile yargılamayın. | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
You wanted an English teacher, but the appearance wasn't right. | sen bir İngilizce öğretmeni istedin ama onun görünüşü doğru değil. | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
See what he's made of | onun ne yaptığını görün | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
and don't judge by his appearance. | onu görünüşü ile yargılamayın. | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
Isn't that what it's suggesting? | bu onu yargılamak değil midir? | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
Don't think that a gym teacher can't teach English. | bir beden öğretmeninin İngilizce öğretemediğini düşünmeyin. | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
Understanding is the core of English. | anlamak İnglizce'nin çekirdeğidir. | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
Until our students can seduce someone by speaking English, | Bizim öğrencilerimiz, İngilizce'yi konuşarak birisini tahrik edebilinceye kadar | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
I will continue to teach English! | İngilizce öğretmeye devam edeceğim! | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
Director General! | genel müdür! | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
Director General, | genel müdür, | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
that was a big hoax. | bu büyük bir oyundu | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
Is an English teacher some salesman? | bir İngilizce öğretmeni bir satış elemanımıdır? | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
He was bad and superficial. | o kötü ve yüzeyseldi. | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
That's a good way to put it, superficial. | yüzeysellik onu koymak için iyi bir yol. | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
You are very superficial. | sen çok yüzeyselsin. | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
It would be a good idea for us not to see each other at school. | okulda birbirlerini görmemeleri bizim için iyi bir fikir olacaktı. | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
You can do that for me, right? | bunu benim için yapabilirsin, değil mi? | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
That doesn't mean that we are going to fire you. | bu bizim seni kovduğumuzu göstermez. | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
It simply means that we don't want to see you. | bu basitçe bizim seni görmeyi istemediğimizi ifade eder. | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
You have any questions? Lost for words? | herhangi bir sorunuz var mı? kelimeleri mi unutunuz? | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
Honey, wait for me. | tatlım, bekle beni. | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
Honey, let's go together. | tatlım, beraber gidelim. | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
I told you not to call me | sana beni bu şekilde çağırma dedim | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
honey at school. | okulda. | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
At a high school in Gangnam... | Gangnam'da bir lisede... | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
Yes, it's playing now. I'll be on soon. | evet,şimdi başladı. yakında çıkacağım. | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
Make sure you watch every bit of it. | bunu herkesin izlediğine emin ol. | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
It's great, isn't it? | harika , değil mi? | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
Mom, your son is the best! | anne, oğlun en iyisi! | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
We will see whether a gym teacher | biz bir beden öğretmenini | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
can become an English teacher... | İngilizce öğretmeni olarak görmekteyiz... | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
You should be proud of having a friend like me. | benim gibi bir arkadaşa sahip olduğun için gurur duymalısın. | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
I'm not a gym person anymore. Now I am... | ben artık bir beden öğretmeni değilim. şimdi ben... | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
It's me! That's me on TV! | o benim! televizyondayım! | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
Come on! | hadi ama ! | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
I could be scouted after becoming | ben olduktan sonra keşfe çıkabilirim, | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
a famous English teacher. | ünlü bir İngilizce öğretmeni olarak. | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
If I become rich, I'm going | eğer ben zengin olursam, ben | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
to give you a hair transplant. | sana önce saç nakli yapacağım. | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
Applaud, idiot! | Alkış, idiot! | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
You're pretty good. | çok iyi görünüyorsun. | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
Mastering English | İnglizce'ye hakim | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
with the mind of an athlete! | bir atletin aklıyla! | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
But not everybody was satisfied. | ama memnun olmayanlarda vardı. | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
We've captured the honest opinions of the students. | biz öğrencilerin dürüst görüşlerini aldık | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
He's a popular teacher, | O popüler bir öğretmen, | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
but I wish he wasn't our English teacher. | ama ben onun bizim İngilizce öğretmenimiz olmasını istemezdim. | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
Honestly, I'm worried. | dürüst olmak gerekirse ben edişe ediyorum. | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
All the kids are having a fit over this. | bütün çocuklar bu fikre sahip. | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
We need a competent English teacher. | bizim becerikli bir İngilizce öğretmenine ihtiyacımız var. | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
We need to get into a good college. | biz iyi bir üniversiteye gitmek istiyoruz. | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
What we need is to get a higher score | bunun içinde çok iyi bir puan a ihtiyacımız var. | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
on the college entrance exam. | üniversiteye giriş sınavında. | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
He tries his best, | o en iyisini de denese, | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
but he can't send us to college. | ama o bizi üniversiteye yollayamaz. | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
We need a competent English teacher. | bizim daha becerikli bir öğretmen ihtiyacımız var. | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
The average English grades? | ortalama İngilizce notları? | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
It'll definitely go down. | kesinlikle düşecek. | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
The students want a competent teacher | öğrenciler daha becerikli bir öğretmen istiyorlar | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
rather than a good teacher. | iyi bir öğretmenden ziyade. | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
English is more urgent | İngilizce bizim okullarımızda | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
than life lessons in our schools. | yaşam derslerinden daha önemlidir. | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
And disciplining students has | ve terbiye eden öğrenciler | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |
become a target of prosecution. | davanın bir hedefi oldu. | Wool-hak-kyo I-ti-2 | 2008 | ![]() |