Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 172510
İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
I'm just looking for the words, professor. | Sadece kelimeleri arıyorum profesör. | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
I'm looking for the words 'cause I know the words | Arıyorum çünkü biliyorum ki | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
is just the way to your heart. | kelimeler kalbine giden tek yol. | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
Well, I can't help you. | Sana yardım edemem. | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
Letting it all go | Sonunda geldiğim nokta | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
It took a lot of work to get there. And if there's one thing | Oraya gelebilmek için çok uğraştım. Vazgeçmeyeceğim bir şey varsa | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
Is there another way you could say that? | Başka bir şekilde anlatabilir misin? | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
The one thing I won't give up is giving up. | Vazgeçemeyeceğim tek şey vazgeçmektir. | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
I expect that to carry me through. | Sonuca böyle ulaşacağımı umuyorum. | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
I'm depending on it. | Buna itimat ediyorum. | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
The things I believe in | İnandığım şeyler | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
were very frail, as I've said. | çok kırılgandı, söylemiştim. | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
They won't be around very long and neither will I. | Uzun süre ortada olmayacaklar ve tabii ben de.. | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
But I don't think that's really the reason for my decision. | Ama kararımdaki asıl neden bu değil. | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
I think it goes deeper than that. | Sanırım bunda daha derine iniyor. | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
You can acclimate yourself to loss. | Kendini, kayıplara alıştırmak zorundasın. | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
You have to. I mean... | Zorundasın Yani.. | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
You like music, right? | Müziği seviyorsun değil mi? | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
Who is the greatest composer that you know of? | Bildiğin en iyi bestekar kim? | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
John Coltrane, hands down. | John Coltrane, sorgusuz sualsiz. | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
Do you think his work will last forever? | Sence eserleri sonsuza kadar kalacak mı? | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
forever's a long time, professor. | sonsuza kadar çok uzun bir zaman profesör.. | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
That doesn't mean it's worthless, does it? | Beş para etmez demek değildir bu, değil mi? | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
No, it don't. | Hayır | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
You give up the world line by line. | Dünyadan satır satır vazgeçersin. | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
You become an accomplice to your own annihilation. | Kendi ölümüne suç ortağı olursun. | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
There's nothing you can do about it. | Yapabileceğin hiç bir şey yoktur. | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
Everything you do closes a door somewhere ahead of you. | Yaptığın her şey, önündeki bir diğer kapıyı kapatır. | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
Finally there's only one door left. | Sonunda tek bir kapı kalır. | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
That's a dark world, professor. | Karanlık bir dünya bu profesör. | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
Maybe you just need to admit that you're in over your head. | Belki de bazı şeylerin boyunu aştığını kabul etmelisin. | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
I do admit it, but that don't let me off the hook. | Kabul ediyorum ama kendimi öldürmemi gerektirmez ki.. | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
Well, here is my news, reverend. | Benim haberlerim şöyle peder: | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
I long for the darkness. | Ben karanlığa susadım. | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
I pray for death, real death. | Hakiki ölüm için dua ediyorum. | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
And if I thought that in death I would meet the people I knew in life, | ve öldüğümde, hayattayken tanıdığım | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
that would be the final nightmare, | işte bu son kabusum olurdu. | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
Kafka on wheels. | Kafka gözün seveyim! | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
Damn, professor. You don't want to see your own mama? | Lanet olsun profesör. | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
And I want to be one of them. | ve ben de onlardan biri olmak istiyorum. | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
Except of course you can't be one of them. You can't be one of the dead | Elbette "ölülerden" biri olamazsın.. | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
because that which has no existence can have no community. | çünkü var olmayan bir şeyin toplumu da olamaz. | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
My heart warms just thinking about it... | Düşünmesi bile içimi ısıtıyor. | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
blackness, aloneness, | Karanlık, yalnızlık, | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
silence, peace, | sessizlik, huzur | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
I don't regard my state of mind | Ruh halimin, kötümser bir | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
as some pessimistic view of the world. | dünya görüşü olduğuna inanmıyorum. | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
I regard it as the world itself. | Ruh halim dünyanın ta kendisi... | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
Evolution cannot avoid | Evrimin, insan hayatına | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
bringing intelligent life | getirebileceği.. | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
ultimately to an awareness of one thing, | tek ama tek farkındalık | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
and one thing above all else. | her şeyin ötesinde olan tek şey, | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
everybody that just ain't eat up with the dumbass | aptalla yatıp kalkmayan herkes | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
ought to be suicidal. | intihar eğilimlisidir.. | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
Yes. You ain't shitting me? | Evet. Taşak geçmiyor musun? | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
No, I am not shitting you. | Hayır, taşak geçmiyorum. | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
If people could see the world for what it truly is, | Eğer insanlar dünyayı ve hayatlarını | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
see their lives for what they truly are, | hayalsiz ve yanılgısız | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
without dreams or illusions, | gerçekten olduğu gibi görebilseydiler | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
I don't believe they could offer the first reason | Bir an önce ölmek için | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
why they should not elect to die as soon as possible. | anında bir nedenleri olacaktır. | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
I don't believe in God. Can you understand that? | Tanrıya inanmıyorum. Anlıyor musun? | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
Look around you, man. Can't you see? | Etrafına bir bak adamım. Görmüyor musun? | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
The clamor and din of those in torment | Izdırap içindekilerin feryat figanları | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
has to be the sound most pleasing to his ear. | kulağına çok hoş geliyor olmalı.. | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
And I loathe these discussions... | ve bu tartışmalardan tiksiniyorum.. | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
The argument of the village atheist | Varlığını inkar ettiği bir şeye | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
Your fellowship | Senin kardeşliğin, | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
is a fellowship of pain and nothing more. | acının kardeşliğinden başka bir şey değil. | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
justice, eternal life? | adalet, sonsuz hayat? | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
Good God, man. | Hadi ama adamım. | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
Show me a religion that prepares one | Bana insanı hiçliğe ve ölüme | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
Yours prepares one only for more life, | Seninki, hayallerle, yanılgılarla ve | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
for dreams and illusions and lies. | yalanlarla dolu, başka bir hayata hazırlıyor. | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
Banish the fear of death from men's hearts... | İnsanları bir gün bile ölüm korkusu olmadan | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
The shadow of the axe | Her neşenin üstüne | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
hangs over every joy. | karanlığın gölgesi çöküyor. | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
Every road ends in death, | Her yolun, her arkadaşlığın, | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
indignity, | küçük düşürücü, | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
hideous lingering illness... | yavaş yavaş gelen iğrenç bir hastalık... | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
and all of it with a single conclusion | ve tüm bunlarla birlikte | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
for you | kendin için, | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
and every one and every thing | herkes ve değer vermeyi seçtiğin | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
Do I see myself in him? Yes, I do. | Onda kendimi görüyor muyum? Evet, görüyorum. | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
Can you understand me? | Anlayabiliyor musun? | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
How long you felt like this? | Ne kadar zaman böyle hissettin? | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
The truth is there's little of that left. | Ondan da geriye pek bir şey kalmadı. | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
have been slowly emptied out. | yavaşça anlamını yitirdi. | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
They no longer have any content. | Hepsinin içi boş gibi artık. | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
They're shapes only... a train, a wall, | Sadece şekilden ibaretler.. Bir tren, bir duvar, | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
a world, a man... | bir dünya, bir adam.. | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
a thing dangling | Uğultulu bir boşlukta asılı duran | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
no meaning to its life, | Hayata hiç bir anlamı yok.. | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
its words. | Yalnızca sözcükler.. | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
Why would I seek out the company of such a thing? | Neden böyle bir şeyin arayışı içinde olayım? | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
Damn. | Lanet.. | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
So you see what it is you've saved? | Hayatını kurtardığın şeyi görüyor musun? | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
Tried to save. Still trying, trying hard. | Kurtarmaya çalıştım. Hala çalışıyorum. | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
Is that the reason I'm here in your apartment? | Bu yüzden mi burada, senin evindeyim? | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |
I am a professor of darkness, | Karanlığın profesörüyüm, | The Sunset Limited-1 | 2011 | ![]() |