Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 150448
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| in the horrors that Lex Luthor committed | ...o laboratuarda Lex Luthor'un korkunçluklarına... | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| in his labs over the years. | ...yıllarca tanık oldunuz. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| And I chose you to run this team | Sizin bu ekibin başına getirmemin sebebi... | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| because I know, deep down in your heart, | ...biliyorum kalbinizin derinliklerinde... | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| you want to make things right. | ...bu işi doğru yapmak istiyorsunuz. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| You find me a cure to save Alexander, | Siz Alexander'i iyileştirecek tedaviyi bulun... | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| and I promise you | ...bende size söz veriyorum onun... | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| I will not let him become that monster. | ...bir canavara dönüşmesine izin vermeyeceğim. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Help! Someone come quick! | Yardım edin! Hemen, biri gelsin! | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Mister, I think we're barking up the wrong tree. | Bayın sanırım yanlış ağacın oradan dönüş yaptık. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| There's nothing out here for miles. | Burada tüm yol boyunca hiçbir şey yoktu. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Look, these tracks were probably left by hunters. | O izler muhtemelen avcılar tarafından bırakıldı. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| They pull carts back here to haul out game all the time. | Her zaman araçlarını buraya çekip avlanırlar. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Do they also leave spikes in the road | Aynı zamanda insanların lastiği patlasın diye... | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| to give people flat tires? | ...yola çivi bırakırlar mı? | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| 2x4 probably fell off a passing truck. | O muhtemelen geçen bir kamyondan düşmüştür. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Look, it's only natural | Kız arkadaşınız hakkında... | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| for you to be worried about your girlfriend. | ...endişelenmeniz çok normal. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| She's the most important thing in my life. | O hayatımdaki en önemli şey. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Well, you said she was upset with you. | Size kızdığını söylemiştiniz. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| I bet she hitched a ride. | Bahse girerim otostop yaptı. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| You go back to Metropolis, | Metropolis'e geri dönün... | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| and I guarantee she'll be waiting. | ...onun sizi beklediğini garanti ederim. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| There are crystals in this water? Ah. | Suda kristaller mi var? Evet. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Meteor shower of '89. | 1989'daki meteor yağmurunda oldu. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Couple of meteors hit the spring. | Bir kaç meteor su kaynağına düştü. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Blue meteor rock? Yeah. | Mavi meteor taşı mı? Evet. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Killed one local and destroyed acres of crops. | Kasabadan birini öldürdü ve hasatları yok etti. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| But it did give us a gift. | Ama bize bir armağan bıraktı. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Best drinking water in the county. | Ülkedeki en iyi içme suyu. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Meteor seems to purify it. | Sanırım meteor suyu arıttı. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| And everyone here is okay? | Buradakiler iyi mi? | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| 'Cause I grew up in Smallville. | Çünkü ben Smallville'de büyüdüm. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| The green meteor rock has been harming people | Son 20 yılda yeşil meteor taşı oradaki... | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| for the last 20 years. | ...insanlara zarar verdi. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Been drinking this water my whole life. | Tüm hayatım boyunca bu suyu içtim. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| I haven't had so much as a common cold. | Çok fazla soğuk algınlığım olmadı. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Yep, we're all just fine. | Evet hepimiz iyiyiz. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| If there's nothing out here, then what was that? | Eğer burada hiçbir şey yoksa bu neydi? | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Something I wish you hadn't heard. | Duymaman gereken bir şey. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| I know that something's wrong with me. | Bende bir sorun olduğunu biliyordum. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| No. No, you're not. | Hayır. Hayır değilsin. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| You're a beautiful little boy, | Sen güzel küçük bir çocuksun ve... | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| and I promise you | ...sana söz veriyorum her şeyi yoluna sokacağım. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| But you have to tell me something. | Ama bana bir şeyi söylemelisin. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Right before you blacked out, | Bayılmadan önce... | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| you were drawing this. | ...bunu çiziyordun. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| How do you know this symbol? | Bu sembolü nereden biliyorsun? | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| I it's just a drawing. | Sadece çiziyordum. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Alexander... | Alexander. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| I found these... | Bunları çekmecende saklı halde buldum. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Please tell me what they mean to you. | Lütfen bana bunların senin için anlamını söyle. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| It's the symbol... | Bu kötü bir adamın sembolü. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| He comes into my dreams... | Rüyalarıma girip bana zarar veriyor. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| I'd never let anyone hurt you. | Kimsenin sana zarar vermesine izin vermem. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| He's the strongest man in the whole world! | O dünyadaki en güçlü adam! | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| I'd never let anything happen to you. | Sana bir şey olmasına asla izin vermem. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| I know this is hard for you to believe | Korkarken Buna inanmanın zor olduğunu biliyorum ama... | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Alexander, I'm here for you. | Alexander, senin yanındayım. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| And to think you fixed this all without a Kitchenaid | Tüm bunları Kitchenaid ya da Costco olmadan... | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| or...Costco. | ...yapmanız inanılmaz. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| We believe in livin' the simple life. | Biz basit bir hayat yaşıyoruz. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| No modern technology | Teknoloji olmadan ve... | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| and no worldly temptation. | ...dünyevi zevkleri tatmadan. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| We keep to ourselves. | Kendimizi koruyoruz. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Helps us stay on the righteous path. | Bu doğruluk yolunda kalmamızı sağlıyor. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Uh, speaking of paths | Yoldan söz açılmışken... | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| isn't it time we... Hit the road? | ...yola çıkmanın vakti gelmedi mi? | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Our teachings say, | Öğretilerimiz der ki... | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| when people come together to eat, | ...insanlar birlikte yemek yediğinde dostuna zaman tanımalısın. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| You don't forget Sunday school on the military base. | Ordu üssünde pazar ayinlerini kaçıramıyorsun. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| You should finish your dinner. | Yemeğini bitirmelisin. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| It would be bad luck | Hasat festivali gecesinde konuğun... | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| for a guest to leave our table early | ...yemekten erken kalkması kötü şans getirir. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| As long as we hit the road as soon as we're finished. | Bitirdiğimiz zaman yola çıkacaksan sorun yok. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| I would love to stay and see the festivities one day. | Bir gün gelip festivali görmek isterim | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Bet that's a lot of fun. | Eminim çok eğlencelidir. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Mr. Cavanagh: Fun has nothing to do with it. | Eğlencenin bununla bir ilgisi yok. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| We glorify the day we were shown the Lord's sign. | Tanrının işaretinin geldiği günü kutluyoruz. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| What exactly... Was the sign? | O işaret tam olarak neydi? | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| A fire came from the heavens... | Cennetten bir alev topu geldi ve... | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| To tear down our village. | ...köyümüzü yok etti. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| And our daughter Esther was taken from us. | Kızımız Esther'i bizden aldı. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| She was... Ringin' the town bell... | İnsanları tehlikeye karşı uyarmak için... | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| To warn everyone of the danger. | ...kasaba çanını çalıyordu. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| She was struck down where she stood. | Olduğu yere düştü. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Oh, I am so sorry. | Çok üzgünüm. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Mr. Cavanagh: Before that, | Ondan önce korkunç bir kuraklık... | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| and years of bad crops. | ...ve kötü mahsul oldu. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| People were hungry and sick. | İnsanlar aç ve hastaydı. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| But our daughter gave her life so that we could all prosper. | Ama kurtulmamız için kızım canını verdi. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Ever since, | O zamandan beri ürünlerimiz çok iyi ve... | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| and our people never get sick. | ...insanlar hiç hasta olmuyor. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| And you think this happened because your daughter died. | Bu kızınız öldüğü için olduğunu sanıyorsunuz. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| I'm pretty sure that didn't make it into the... | Bunun okuduğu iyi kitapta... | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Good book i read. | ...yazmadığına eminim. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| You're not a believer. | Siz bir inanan değilsiniz. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| But every year | O öldüğünden beri her yıl... | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Our Lord a sacrifice. | ...tanrıya bir kurban veriyoruz. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| And he has rewarded us. | O da bizi ödüllendiriyor. | Smallville Harvest-1 | 2010 |