Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 150450
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| You don't have flowers for the celebration. | Kutlama için çiçeğin yok. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Well, I guess you can't get the city | Sanırım şehri bu kasaba... | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| out of this country girl, huh? | ...kızının içinden çıkaramıyorsun değil mi? | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| You will be offered up tonight. | Bu gece kurban edileceksin. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| I won't let you hurt her. | Onu incitmenize izin vermem. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| You're a mere mortal. | Sen zavallı bir fanisin. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| And you will not defy the will of our Lord! Aah! | Tanrının isteğine karşı gelemeyeceksin! | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| No! Clark! | Hayır! Clark! | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Clark! Clark! Clark! | Clark! Clark! Clark! | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| You didn't have to kill him. | Onu öldürmen gerekmiyordu. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| He would have told others about us. | Diğerlerine bizden bahsedecekti. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| No one can keep us from our Holy task. | Kimse bizi kutsal görevimizden alı koyamaz. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Our Lord has shown us the light. | Tanrımız bize ışığı gösterecek. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Light? | Işık mı? | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| You justify this by calling it a sacrifice, | Bunu kurban etmek gibi gösteriyorsunuz ama... | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| but you know it's murder. | ...bu bir cinayet. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Whatever happened to "thou shalt not kill"? | Kimseyi öldürmemelisiniz kuralına ne oldu? | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| We...Follow his example. | Biz onun örneğini takip ediyoruz. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Every year, for 20 years, | 20 yıldır her yıl aynı Esther gibi... | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| a young woman has been sacrificed with fire from above, | ...genç bir kadını yukarıdan gelen ateş ile kurban ediyoruz. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| And for that, | Bunun karşılığında... | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| our Lord has rewarded his devoted flock. | ...tanrımız kullarını ödüllendiriyor. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| My daughter was the first to give her life. | Hayatını ilk kızım vermişti. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| You won't be the last. | Sen de sonuncu olmayacaksın. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| I can't imagine the pain you must have suffered... | Esther'i kaybettiğindeki çektiğin acıyı... | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| When you lost Esther. | ...hayal bile edemiyorum. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| But killing all of those women | Ama onun adına bu kadınları... | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| in her name was wrong. | ...öldürmen çok yanlış. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| She would be ashamed of how you've led your people astray. | Bu insanları sürüklediğin kötü yolu görseydi utanırdı. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| You do not understand, | Anlayamazsın. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| because... | Çünkü inancın yok. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| I have faith! | İnancım var! | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Faith has nothing to do | İnanç körü körüne bu yoldan çıkmış... | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| with blindly following this misguided messiah. | ...kişiyi izlemekle olmaz. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| I believe in knowing right from wrong, | Hepiniz gibi ben de yanlışlardan... | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| just like you all do. | ...doğrunun öğrenileceğine inanıyorum. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Deep down, you know this isn't right. | İçinizde bunun doğru olmadığını biliyorsunuz. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| She does not know what we suffered | O ateşli gazap cennetten gelmeden önce... | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| before his fiery wrath rained down from the heavens! | ...neler çektiğimizi bilmiyor! | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| But you remember those dark days. | Ama o karanlık günleri hatırlayın. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| If we let her live, | Eğer onu öldürmezsek... | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| a vengeful God will smite us yet again. | ...öfkeli tanrımız bizi yeniden cezalandırır. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| And mark my words! | Sözlerimi iyi dinleyin! | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| This time, he will take one of your daughters. | Bu sefer sizin kızlarınızdan birini alır. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Would you give up your daughter, Sarah? | Kızın Sarah'dan vazgeçer misin? | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Any of you? | Hanginiz geçer? | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| I say... | Ben diyorum ki inanmayan birini kurban etmek... | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Than to lose another one of our own. | ...kasabamızdan birini etmekten daha iyi. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| This won't bring her back. | Bu onu geri getirmeyecek! | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| It won't. | Getirmeyecek. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| God forgives you. | Tanrı seni bağışlasın. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| You think he was still alive when we buried him? | Sence onu gömerken hala yaşıyor muydu? | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| If he was, he's dead now. | Eğer öyleyse bile şimdiye ölmüştür. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| He forced our hand. | Bunu yapmaya zorladı. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| He should have listened to me and headed back to the city | Şansı varken beni dinleyip... | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| when he had the chance. | ...şehre dönmeliydi. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Praise the Lord. | Tanrıya şükür. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Come on, now. The ceremony's about to begin. | Hadi. Ayin başlamak üzere. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Let us pray! | Dualarımızı duy! | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Dear Lord, | Yüce tanrım. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| accept this offering | Sana olan bağlılığımız adına bu kurbanı kabul et. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Take her so that your people | Onu al ve insanlarının... | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| may see another harvest of bountiful crops | ...bir yılı daha bol hasatlı ve... | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| and another year without sickness. | ...sağlıklı geçirmesini sağla. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Get away from her! | Ondan uzak durun! | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| No, she must be sacrificed. | Hayır onun kurban edilmesi gerek. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| This is a trick! | Bu bir hile! | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Look at what he's been through, Joshua. | Dayandığı şeye bak Joshua. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| And he's still alive. It's a sign! | O hala hayatta. Bu bir işaret! | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Yes, it's a sign. | Evet bu bir işaret. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Move back. | Geri çekilin. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Way back! | Geri gidin! | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Far away from him. | Ondan uzak durun. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| You are not worthy to be in his presence. | Onun huzuruna çıkmaya layık değilsiniz. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Drop your weapon and beg for forgiveness. | Silahlarınızı bırakıp af dileyin. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| No, I don't think you get it. | Hayır anladığınızı sanmıyorum. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| He is a a messenger sent from the heavens! | O cennetin bir elçisi! | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Oh, you better believe it, | İnansan iyi olur. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| because if you don't listen, | Çünkü eğer dinlemezsen... | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| he will strike down upon thee... | ...büyük öfkesi ile sizi cezalandıracak! | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| And he will use his | Isı bakışını kullanıp... | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| his heat vision to raze your village... | ...köyünüzü yerle bir edecek ve... | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| And his superbreath to smite your crops! | ...süper nefesi ile ekinlerinizi yok edecek! | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| What do you say you speed us away | Ne dersin bizi bu mısır çocuklarından... | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| from these children of the corn, honey? | ...uzağa götürebilecek misin tatlım? | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Is this all that you were able to make? | Yapabildiğinin hepsi bu mu? | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| Well, considering we just found the research, | Araştırmalarımız sırasında açığa... | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| we were only able to synthesize a small amount, | ...çıkardığımız küçük bir miktar ama bu bir başlangıç. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| You said Alexander's condition was irreversible. | Alexander'ın durumunun değiştirilemez olduğunu söylemiştin. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| That's what we believed. | Buna inanıyorduk. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| But on your advice, | Tavsiyeniz üzere... | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| we scoured the Luthorcorp database | ...Luthorcorp veri tabanını araştırdık ve... | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| and came across Peter Dinsmore's work. | ...karşımıza Peter Dinsmore'un projesi çıktı. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| He's the architect | Lionel Luthor'un genetik mühendisliği... | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| of Lionel Luthor's genetic engineering program. | ...programında çalışan bir mühendismiş. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| He cloned his own daughter... | Kızının bir klonunu yapmış. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| And encountered the same | Karşılaştığımız hızlı hücre... | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| accelerated mitosis complication. | ...bölünmesi olayı ile karşılaşmış. | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| But I was able to use his research | Onun araştırmalarını kullandım ve... | Smallville Harvest-1 | 2010 | |
| and formulate that serum. | ...bu serumu oluşturdum. | Smallville Harvest-1 | 2010 |