Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 150023
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| But, it's from your girlfriend. | Ama, bunu sana kız arkadaşın vermişti. | Sky Blue-3 | 2003 | |
| She's not. | Vermemişti. | Sky Blue-3 | 2003 | |
| And I'm not going anywhere. | Ve ben de bir yere gitmiyorum. | Sky Blue-3 | 2003 | |
| Shua, don't leave me behind no matter what. | Shua, ne olursa olsun beni geride bırakma. | Sky Blue-3 | 2003 | |
| Yes, sir. Positive. | Evet, efendim. Eminim. | Sky Blue-3 | 2003 | |
| All right, that's be all. | Pekâlâ, bu kadar. | Sky Blue-3 | 2003 | |
| Etha, let's keep this between us for now. | Etha, bunu şimdilik aramızda tutalım. | Sky Blue-3 | 2003 | |
| Our target is the suspect who infiltrated the Delos system. | Hedefimiz, DELOS sistemine sızan kişi. | Sky Blue-3 | 2003 | |
| He's hiding in a wrecked tanker in Bay area no. 5. | 5 numaralı limandaki yıkık tankerde saklanıyor. | Sky Blue-3 | 2003 | |
| If he resists... then shoot to kill. | Eğer karşı koyarsa... vurun onu. | Sky Blue-3 | 2003 | |
| There! That's it. | Orada! Bu o. | Sky Blue-3 | 2003 | |
| The workers' safety is at risk down there | Formen, adamların güvenliğini tehlikeye attığınızı söylüyor | Sky Blue-4 | 2003 | |
| God damn it | Kahretsin | Sky Blue-4 | 2003 | |
| They're not even worth the food they eat! | Şimdi, bu jeneratörleri kaybetmek zorunda kalacağız | Sky Blue-4 | 2003 | |
| Disconnect the deck! | Güverteyi tahliye edin. | Sky Blue-4 | 2003 | |
| People are still down there! | Eğer bunu yaparsanız toptan greve gideriz | Sky Blue-4 | 2003 | |
| Don't remember asking for your opinion | Tartışacak durumda değilim | Sky Blue-4 | 2003 | |
| Flip the switch! | Güverteyi hemen tahliye edin! | Sky Blue-4 | 2003 | |
| Over my dead body! | Ölümü çiğnersin! | Sky Blue-4 | 2003 | |
| Your dead body, eh? | Gerçekten mi? | Sky Blue-4 | 2003 | |
| Jay, give him what he wants | Peki madem bu kadar ısrar ediyorsun Jay vur şunu | Sky Blue-4 | 2003 | |
| That's not my job, sir What? | Bu benim işim değil, efendim Hayır mı? | Sky Blue-4 | 2003 | |
| Disconnect, hurry! | Çabuk yap şunu! | Sky Blue-4 | 2003 | |
| Your first duty is to obey my orders! | Resmi raporunu hazırlarken , adamın bıçak çektğini belirtirsin | Sky Blue-4 | 2003 | |
| Is he trying to provoke riots? | Cade, o nu görmeliydin | Sky Blue-4 | 2003 | |
| He's just doing what he can to increase... | Lock her geçen gün daha fazla güçleniyor | Sky Blue-4 | 2003 | |
| pollution for our DELOS system | Onun otoritesine meydan okuyacak gücümüz yok | Sky Blue-4 | 2003 | |
| But, it is true his methods are dangerous | Sadece görevini yap ve yoluna çıkmamaya çalış | Sky Blue-4 | 2003 | |
| I'll ask the Governor to intercede | Lütfen dikkatli ol, Senin için üzüldüğümü biliyorsun | Sky Blue-4 | 2003 | |
| It won't do any good | Biliyorum | Sky Blue-4 | 2003 | |
| To them, Marrians are little more then insects | ve her zaman kendime dikkat edeceğim | Sky Blue-4 | 2003 | |
| You've gone so soft, Jay! | Karbon rezervlerimiz hızla azalıyor, | Sky Blue-4 | 2003 | |
| ECOBAN is in a crisis situation | Eğer ECOBAN ölürse | Sky Blue-4 | 2003 | |
| You know that mercy is forbidden... | Kazıcıların bizim için gözyaşı dökeceğini mi düşünyorsun? | Sky Blue-4 | 2003 | |
| so as to preserve our pure ECOBAN | Sadakatinin kime olduğunu unutma | Sky Blue-4 | 2003 | |
| Just relax! Let's go down and enjoy the centennial celebration | Şimdilik sakin olmaya çalışalım ve ECOBAN kutlamalarının keyfini çıkaralım | Sky Blue-4 | 2003 | |
| Still brooding over that? | Neyin var senin? | Sky Blue-4 | 2003 | |
| I'm just tired | Yorgunum, sadece o kadar | Sky Blue-4 | 2003 | |
| Nothing is hard here on the inside | Ben de fırsat bulur bulmaz gelirim | Sky Blue-4 | 2003 | |
| What is it? | Ben Cade, devam edin | Sky Blue-4 | 2003 | |
| Intruder alert in the Control Center! | İzinsiz giriş alarmı aldık efendim | Sky Blue-4 | 2003 | |
| What? The security sensor was triggered | Nasıl? Birisi DELOS neuroplex sistemine girmeye çalışıyor | Sky Blue-4 | 2003 | |
| Send a patrol to the Center | Hemen alfa devriyesini gönder... hemen! | Sky Blue-4 | 2003 | |
| Patrol 1 to the DELOS Center! | Acil durum alfa devriyesi DELOS neuroplexe gidin | Sky Blue-4 | 2003 | |
| No other plate? No, sir | DELOS dosyalarına mı? Evet efendim | Sky Blue-4 | 2003 | |
| He'll run for the side | Sakın öldürmeyin | Sky Blue-4 | 2003 | |
| Turn the fans on in Area 3! | Bu fareyi canlı yakalamak istiyorum | Sky Blue-4 | 2003 | |
| Yes, that's right | Kaç bakalım | Sky Blue-4 | 2003 | |
| Alpha to 330, Bravo to 348! | Alfa takımı, hırsız DELOS neuroplex'ten ayrıldı | Sky Blue-4 | 2003 | |
| Target sighted in Zone 3 Alpha, move to 33! | Kontrol odası, havalandırmayı durdurun | Sky Blue-4 | 2003 | |
| We lost his trail, sir | Kontrol odası, havalandırmayı durdurun | Sky Blue-4 | 2003 | |
| Nothing here either, sir | Kontrol odası, havalandırmayı durdurun | Sky Blue-4 | 2003 | |
| Control room, stop fan 31! | Kontrol odası, havalandırmayı durdurun | Sky Blue-4 | 2003 | |
| Control, it's Jay. Show me the Time Capsule Room | Kortexte hücre uyarısı mevcut... Geliyorum | Sky Blue-4 | 2003 | |
| What, now this rat's got wings? | Bak, bak, bak, bu farenin kanatları var gibi | Sky Blue-4 | 2003 | |
| Jay, report your position | Jay, durumunu bildir | Sky Blue-4 | 2003 | |
| Jay, acknowledge! | Jay, benim Cade, İyimisin? | Sky Blue-4 | 2003 | |
| Jay, are you okay? | Jay, iyimisin? | Sky Blue-4 | 2003 | |
| What happened? | Kim olduğunu görebildinmi ? | Sky Blue-4 | 2003 | |
| Sorry, I almost got him | Hayır, Göremedim çok hızlı oldu | Sky Blue-4 | 2003 | |
| How could he have got this far? | Bu kadar yaklaşmayı nasıl becerdiler? | Sky Blue-4 | 2003 | |
| We assumed our security impenetrable, | Komutan Cade bize kırılması imkansız bir güvenlik sağlayacağınızı vaad etmiştiniz, | Sky Blue-4 | 2003 | |
| He knew the DELOS system like the back of his hand | nöral çekirdeğe sızdı. | Sky Blue-4 | 2003 | |
| allowing him to cause a DELOS energy release | Ölü olarak bilinen bir kişi | Sky Blue-4 | 2003 | |
| A DELOS energy release? | Dr. Noah | Sky Blue-4 | 2003 | |
| There's no reason to doubt otherwise | DELOS sinir ağını kapatmak için | Sky Blue-4 | 2003 | |
| The Marrian idiots could never puzzle out the system, | ve 10 yıl önceki başarısızlığını tamamlamak için | Sky Blue-4 | 2003 | |
| even if we gave them the blueprints | Enerjiyi salıvermek için | Sky Blue-4 | 2003 | |
| DELOS energy levels are running so low... | kazıcıları öldürdüğünü söylüyordu | Sky Blue-4 | 2003 | |
| We must torch the oil fields | Bu cesedini neden bulamadığımızı açıklıyor | Sky Blue-4 | 2003 | |
| We decided on this matter 10 years ago | O ve onun asilerinin ordusunu | Sky Blue-4 | 2003 | |
| There is no reason to hold back our plans for Operation Marr any longer | Onlar ECOBAN'a saldırmadan evvel biz onlara saldırıp , yoketmeliyiz. | Sky Blue-4 | 2003 | |
| One rat made it in, but he failed | Dr. Noah sadece bir uşak gönderdi | Sky Blue-4 | 2003 | |
| Our security is reliable | Bugün şanslıydı sadece o kadar | Sky Blue-4 | 2003 | |
| They may be no more than animals, | Onu bulacağımıza emin olabilirsini | Sky Blue-4 | 2003 | |
| but animals we need for work | ve bir sonraki aksionundan önce onu durduracağız | Sky Blue-4 | 2003 | |
| Too much oppression will prompt a revolt | Bu her birinize ayrı ayrı sözüm olsun | Sky Blue-4 | 2003 | |
| More pollution for energy! | Sözlere ihtiyacımız yok | Sky Blue-4 | 2003 | |
| That is our ultimate priority | Bir tek fare içeri girmeyi başardı, ama amacına ulaşamadı. Güvenliğimiz güvenilir. Ama Dr. Noah'ı bulmanıza ihtiyacımız var komutan | Sky Blue-4 | 2003 | |
| Yes, to get more energy, | ve bunu yapmanız için 48 saatiniz var | Sky Blue-4 | 2003 | |
| we must expand the polluted area | Bu sırada, kazıcılara karşı bir aksiyona girişmemenizi rica ediyorum | Sky Blue-4 | 2003 | |
| but if we kill the Marrians then who'll do the work? | Onlar ECOBAN'dan nefret edebilirler, ama onlara ihtiyacımız var | Sky Blue-4 | 2003 | |
| You're as weak and undependable as your security | Bizden oturup yeni bir saldırı olmasını beklememizi istiyrosunuz | Sky Blue-4 | 2003 | |
| With the pollution increased, | İlk biz vurmalıyız ve sağlam vurmalıyız | Sky Blue-4 | 2003 | |
| we won't need oil fields or workers | veya sonuçlarına katlanmalıyız | Sky Blue-4 | 2003 | |
| First, reinforce security in Marr and ECOBAN | Beyler,karbon rezervlerimiz tehlikeli seviyenin altına düştü | Sky Blue-4 | 2003 | |
| Then search for the intruder and find out his background | Güvenliği arttırın ve Dr. Noah'ı bulun | Sky Blue-4 | 2003 | |
| The matter is important to us | Çok geç olmadan gereken önlemleri alın | Sky Blue-4 | 2003 | |
| Adjutant | Lock | Sky Blue-4 | 2003 | |
| Prepare for the operation. Just in case | Adamlarını hazırla her ihtimale karşı | Sky Blue-4 | 2003 | |
| You can't do a simple thing without stirring up trouble? | Basit bir talimatı bile yerine getiremiyorsun | Sky Blue-4 | 2003 | |
| and stop the DELOS system | Yinede veriyi almayı başarmışsın | Sky Blue-4 | 2003 | |
| Just hand me the data! | Shua, gönder onu bana | Sky Blue-4 | 2003 | |
| what's new in that ol' mountain of a city? | Peki, bakalım ne gibi yenilikler olmuş bu şehirde? | Sky Blue-4 | 2003 | |
| The DELOS systems running low on fuel, I see | Bu da nedir? Tüm sistemler ölmek üzere | Sky Blue-4 | 2003 | |
| The pollution is disappearing | Onda bir kapasite ile çalışıyorlar | Sky Blue-4 | 2003 | |
| If DELOS system stops, what happens to ECOBAN? | Peki bu kadar enerji salıverildiğinde ne olacak? | Sky Blue-4 | 2003 | |
| We'll see a blue sky | Yeni bir gökyüzü oluşacak | Sky Blue-4 | 2003 | |
| Not the sky, I mean ECOBAN | Hayır, ECOBAN'ı soruyorum. Oradaki insanlara ne olacak? | Sky Blue-4 | 2003 | |
| shoulder to shoulder with the Marrians | Bunu yapmadan önce bizi öldürürler | Sky Blue-4 | 2003 |