Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 22358
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| Something happened to me, | Başıma bir şey geldi... | Glee-1 | 2009 | |
| and I can't really get into it, but it's shaken me to my core. | ...ve bu fikre bir türlü alışamıyorum. Beni içimin derinliklerine kadar etkiledi. | Glee-1 | 2009 | |
| Oh, my God, he's coming out. | Aman Tanrım, açılıyor. | Glee-1 | 2009 | |
| Why, yes, | Evet öyle. | Glee-1 | 2009 | |
| there is a man who's sort of recently come into my life, and 1 | Son zamanlarda hayatıma giren bir adam var ve... | Glee-1 | 2009 | |
| That's way worse. | Bu çok daha beter. Bu daha da kötü. | Glee-1 | 2009 | |
| And I know there's others | Ve burada onu seven başkalarının da olduğunu biliyorum. Burada onu başka sevenlerin de olduğunu biliyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| And so I thought, maybe this week, | Ve ben de düşündüm ki belki bu hafta... | Glee-1 | 2009 | |
| we could pay tribute to him in music. | ...ona takdirimizi müzikle gösterebiliriz. | Glee-1 | 2009 | |
| You know, pay tribute to Jesus. | Bilirsiniz işte, Tanrı'ya olan takdirimizi gösterebiliriz. İsa'yı onurlandıralım demek istiyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| Sorry, uh, but if I wanted to sing | Affedersin ama ben Tanrı hakkında şarkı söylemek istesem kiliseye giderdim. | Glee-1 | 2009 | |
| And the reason I don't go to church is because | Ve de kiliseye gitmememin nedeni de çoğu kilisenin eşcinselleri pek düşünmemesi. | Glee-1 | 2009 | |
| Or women. Or science. | Ya da kadınları, ya da bilimi. | Glee-1 | 2009 | |
| I don't see anything wrong with getting a little church | Buraya da biraz kilise havası katmakta bir sorun görmüyorum. Katılıyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| I've had a really hard year, | Gerçekten zorlu bir yıl geçirdim ve yardım için çoğu kez Tanrı'ya döndüm. Zor bir yıl geçirdim ve Tanrı'dan yardım istedim. | Glee-1 | 2009 | |
| I, for one, wouldn't mind saying thanks. | Özellikle ben ona teşekkürlerimi sunmaya hayır demem. | Glee-1 | 2009 | |
| Thanks for what? That it didn't come out a lizard baby? | Ne için teşekkür edeceksin? Timsah bir bebek doğurmadığın için mi? 1 | Glee-1 | 2009 | |
| Whenever I pray, I fall asleep. | Ne zaman dua etmeye kalksam uyuyakalıyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| Well, guys, maybe our song selections | Çocuklar, belki de şarkı seçimlerimiz Tanrı hakkında olmayabilir. | Glee-1 | 2009 | |
| We could do songs about spirituality. | Ama ruhanilik hakkında şarkılar söyleyebiliriz. Maneviyat ile ilgili şarkılar olabilir. | Glee-1 | 2009 | |
| You got a problem with Jesus? | Senin Tanrı'yla bir sorunun mu var? İsa ile ne problemin var? Adamla hiçbir problemim yok. | Glee-1 | 2009 | |
| Oh, I got no problem with the guy. | Hayır, elemanla bir sorunum yok. | Glee-1 | 2009 | |
| I'm a total Jew for Jesus. | Onun için tam bir Yahudi’yim. | Glee-1 | 2009 | |
| He's my number one Heb. | O beni bir numaralı Yahudi’m. | Glee-1 | 2009 | |
| What I don't like seeing is people using J money | Benim sevmediğim şey milletin başkalarının düşünce tarzını... Hoşlanmadığı insanların İsa'yı kullanarak başkalarının tarzlarını kötülemeleri. | Glee-1 | 2009 | |
| to cramp everybody else's style, 'cause it seems | ...baskı altına almak için onun adını kullanması. | Glee-1 | 2009 | |
| is about enjoying the life that you've been given. | ...elindeki hayatın tadını çıkarmaktır. | Glee-1 | 2009 | |
| I mean, I see God every time I make out with a new chick. | Yani ben yeni bir fıstıkla seviştiğim her zaman Tanrı'yı görüyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| RACHEL: Okay, okay, that doesn't make | Pekâlâ, pekâlâ, bu hiç mantıklı değil. Aslında çok aptalca. | Glee-1 | 2009 | |
| Are you calling Mr. Billy Joel stupid? | Sen Bay Billy Joel'e aptal mı diyorsun? | Glee-1 | 2009 | |
| At this time, I'd like to continue my streak | Şimdi sadece Yahudi şarkıcıların şarkılarından... Sadece Musevi şarkıcılar tarafından söylenen parçalar çizgimde devam etmek istiyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| of doing only songs by Jewish artists. | ...söyleme çizgime geri dönmek istiyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ You Catholic girls start much too late ♪ | Siz Katolik kızlar çok geç başlıyorsunuz | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ Oh, but sooner or later, it comes down to fate ♪ | Ama eninde sonunda iş oluruna varacak | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ I might as well be the one ♪ | Bu kişi ben de olabilirim | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ Well, they showed you a statue, told you to pray ♪ | Sana bir heykel gösterdiler, dua et dediler | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ They built you a temple and locked you away ♪ | Sana bir tapınak yapıp oraya kilitleyip gittiler | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ Oh, but they never told you the price that you'd pay ♪ | Ama sana ödeyeceğin bedelden hiç bahsetmediler | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ For things that you might have done ♪ | Yapabileceğin şeylerden bahsetmediler | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ Only the good die young! ♪ | Sadece iyiler genç yaşta ölürler! | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ You got a brand new soul ♪ | Artık yepyeni bir ruhun var * Sahip oldun yepyeni bir ruha * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ Come out, come out, come out ♪ | Çık ortaya, çık ortaya, çık ortaya | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ Virginia, don't let me wait ♪ | Virginia, beni bekletme * Virginia, bekletme beni * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ You Catholic girls start much too late ♪ | Siz Katolik kızlar çok geç başlıyorsunuz * Siz Katolik kızlar, kalıyorsunuz hep geç * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ But sooner or later, it comes down to f fate ♪ | Ama eninde sonunda iş oluruna varacak | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ I might as well be the one ♪ | Kendime güvenim sarsıldı, anlıyor musunuz? Bu kişi ben de olabilirim | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ You know that only the good die young ♪ | Biliyorsun ki sadece iyiler genç yaşta ölürler * Biliyorsun, iyiler genç ölür sadece * | Glee-1 | 2009 | |
| ♪ Tell ya, baby. ♪ | İşte böyle bebeğim | Glee-1 | 2009 | |
| Well, according to this, I've still got two left, but | Burada yazdığına göre elimizde hâlâ iki tane varmış ama... | Glee-1 | 2009 | |
| let me check, 'cause I don't trust the guy | ...ben yine de bir kontrol edeyim. Çünkü envanterleri sayan adama güvenmiyorum. | Glee-1 | 2009 | |
| Who's that? Me. | O da kim? Ben. O kim? Ben. | Glee-1 | 2009 | |
| Yeah, just a little indigestion, you know. | Evet, hafif hazımsızlık işte. | Glee-1 | 2009 | |
| Don't buy salami at the gas station. (laughs) | Benzinlikten salam alma sakın. | Glee-1 | 2009 | |
| (speaking French) | Anne, ne zaman... başladın? | Glee-1 | 2009 | |
| Can we talk to you outside? | Seninle dışarıda konuşabilir miyiz? Seninle dışarıda konuşabilir miyiz? | Glee-1 | 2009 | |
| No, he's alive, but I'm sorry | Hayır yaşıyor ama size başka iyi haberim olmadığı için üzgünüm. | Glee-1 | 2009 | |
| WILL: I thought he had a heart attack. | Sadece kalp krizi geçirdi sanıyordum. | Glee-1 | 2009 | |
| That's what made him lose consciousness | Onun bilincini kaybetmesine ve komaya girmesine bu neden oluyor. | Glee-1 | 2009 | |
| We have him on lidocaine, | Onu anestezi altına aldık ama işe yarayıp yaramayacağını... | Glee-1 | 2009 | |
| but there's no guarantees they're going to work | Eğer ulusal yarışmaya katılmak, Vocal Adrenaline'ni yenmek istiyorsak... | Glee-1 | 2009 | |
| or what kind of damage was done | ...ya da oksijen yetersizliğinin beynine... | Glee-1 | 2009 | |
| to his brain by the lack of oxygen. | ...ne çeşit bir hasar bıraktığın bilemiyoruz. | Glee-1 | 2009 | |
| I don't understand what you're saying. | Dediklerinizden hiçbir şey anlamadım. | Glee-1 | 2009 | |
| When is he going to wake up? | Ne zaman kendine gelecek? Ne zaman kendine gelecek? | Glee-1 | 2009 | |
| Okay, just just... just take us to him now, please. | Peki, bizi yanına götürüverin, lütfen. | Glee-1 | 2009 | |
| Please just give me a moment alone with my father. | Lütfen babamın yanında birkaç dakika izin verin. | Glee-1 | 2009 | |
| Can you hear me? | Beni duyabiliyor musun? O broşür eskide kaldı. | Glee-1 | 2009 | |
| If you can hear me, | Beni duyabiliyorsan... | Glee-1 | 2009 | |
| squeeze my hand. | ...elimi sık. | Glee-1 | 2009 | |
| I'm holding yours right now. | Şu an ellerini tutuyorum. Senin elini tutuyorum şu anda. | Glee-1 | 2009 | |
| Just squee back. | Sen de benimkini tut. | Glee-1 | 2009 | |
| Come on, Dad. | Hadi baba. | Glee-1 | 2009 | |
| Just squeeze my nd. | Elimi sık. Lütfen elimi sık. | Glee-1 | 2009 | |
| What up, Grilled Cheesus? | Ne var ne yok Kızarmış Kaşarİsa? | Glee-1 | 2009 | |
| I need to ask you for something. | Senden bir şey istemeliyim. | Glee-1 | 2009 | |
| I didn't go to Sunday school so I don't know | Pazar günü okula gitmedim, yani Tanrı da cin gibi... Pazar okuluna gitmedim yani Tanrı da cinler gibi çalışıyor ve sadece... | Glee-1 | 2009 | |
| if God works the same as a genie and I only get three wishes, | ...3 istek şeklinde mi iş yapıyor bilmiyorum... | Glee-1 | 2009 | |
| but here's the thing. | ...ama işte isteğim şöyle: | Glee-1 | 2009 | |
| Dating Rachel is great, | Rachel ile çıkmak harika. | Glee-1 | 2009 | |
| Anyway, her boobs aren't that great, | Her neyse göğüsleri o kadar da mükemmel değil... Neyse, göğüsleri de pek o kadar güzel değil ama... | Glee-1 | 2009 | |
| I hope you can see it in your heart | ...umarım dualarıma cevap verme isteğini... | Glee-1 | 2009 | |
| to answer my prayers. | ...kalbinde bulursun. | Glee-1 | 2009 | |
| We're really sorry about your dad's heart attack. | Babanın kalp krizi için çok üzgünüz. | Glee-1 | 2009 | |
| I did a book report on heart attacks, | Eğer doktora vermek istersen,... Eğer doktora vermek istesen, kalp krizi hakkında kitap özeti yapmıştım. | Glee-1 | 2009 | |
| if you want to give it to the doctor. | ...kalp krizleri ile ilgili bir proje hazırladım. | Glee-1 | 2009 | |
| I got knocked down an entire letter grade | Keçeli kalemle yazılı olduğu için koca kâğıdı bitirdim. | Glee-1 | 2009 | |
| 'cause it was written in crayon. | Birinci sınıftaymışım gibi mi görünüyorum? | Glee-1 | 2009 | |
| My dad's in the hospital. I know. | Babam hastanede. Biliyorum! | Glee-1 | 2009 | |
| Well, I'm sorry, Finn. It didn't occur to me | Öyleyse kusuruma bakma Finn. Seni aramak hiç aklıma gelmedi çünkü o senin baban değil! | Glee-1 | 2009 | |
| Yeah, well, he's the closest I'm ever going to get, okay? | New York, New York. Evet ama en yakın olduğum kişi tamam mı? Evet ama bir baba olarak sahip olacağım en ihtimal dâhilinde kişi o, tamam mı? * New York'ta, New York'ta * | Glee-1 | 2009 | |
| I know it may not look like what everybody else has, | Diğer herkes gibi görünmüyor olabilir biliyorum... | Glee-1 | 2009 | |
| but I thought we were... sort of a family. | ...ama bizim aile gibi bir şey olduğumuzu sanıyordum. | Glee-1 | 2009 | |
| Look, I I guess I just... | Bak, sanırım, beden dersinde milletin konuşmalarını... | Glee-1 | 2009 | |
| other people talking about it in gym class. | ...başkalarından duymak pek hoşuma gitmedi. | Glee-1 | 2009 | |
| Our thoughts are all with Kurt, and, uh, | Hepimizin kafası Kurt'da ve... | Glee-1 | 2009 | |
| I know it's sort of hard to really focus on anything else... | ...başka bir şeye odaklanmanız gerçekten zor biliyorum ...başka bir şeye konsantre olmak zor ama... Bay Shue. | Glee-1 | 2009 | |
| MERCEDES: Mr. Shue | Bay Shue. Reklamcılar duygularımızı etkileyen resimler kullanan dalavereci alkoliklerdir. | Glee-1 | 2009 | |
| Yeah. I've been struggling, trying | Evet. Sabahtan beri... Evet. Kurt'e ne söylemek istiyorum diye bütün gün çabaladım durdum... | Glee-1 | 2009 | |
| to figure out what I wanted to say to Kurt | ...Kurt'e ne diyeceğime karar vermeye çalışıyordum ve fark ettim ki... Ve biraz kan verdim. Bu çok şahane bir şey... | Glee-1 | 2009 | |
| I don't want to say it, I want to sing it. | ...söylemek istemiyorum, kendimi şarkı ile ifade etmek istiyorum. | Glee-1 | 2009 |