Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 19351
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| Just by you. | Şimdi sen doldurdun. | Final Girl-1 | 2015 | |
| My god. You're beautiful. | Aman Tanrım, çok güzelsin. | Final Girl-1 | 2015 | |
| How is it that I haven't seen you before? | Nasıl oldu da seni daha önce görmedim? | Final Girl-1 | 2015 | |
| Did you know anybody? Just you. | Kimleri tanıyorsun? Sadece seni. | Final Girl-1 | 2015 | |
| And the lady who brought me my shake. | Bir de bana milkshake getiren bayanı. | Final Girl-1 | 2015 | |
| She's a bitch. Is she? | Tam bir fahişe. Öyle mi? | Final Girl-1 | 2015 | |
| But it looks delicious. | Ama lezzetli görünüyor. | Final Girl-1 | 2015 | |
| Up to your standards? I've had better. | Standartlarına uygun mu? Daha iyisini içmiştim. | Final Girl-1 | 2015 | |
| What are you doing Saturday night? | Cumartesi günü ne yapıyorsun? | Final Girl-1 | 2015 | |
| With... clean hair | Temiz bir saç ve kırmızı bir rujla. | Final Girl-1 | 2015 | |
| You promise not to tell anybody? | Kimseye söylemeyeceksin ama. Olabilir. | Final Girl-1 | 2015 | |
| We're going to another world. | Başka bir dünyaya gideceğiz. Güzel. | Final Girl-1 | 2015 | |
| 'Cause I'm very bored of this one. | Çünkü bundan çok sıkıldım. Ben de. | Final Girl-1 | 2015 | |
| What do you guys do out there? | Siz çocuklar orada ne yapıyorsunuz? | Final Girl-1 | 2015 | |
| Nothing special. | Özel bir şey değil. Niye böyle giyindin? | Final Girl-1 | 2015 | |
| We hunt. | Avlanacağız. | Final Girl-1 | 2015 | |
| Jenny giving you shit? Yeah, like always. | Jenny kafanı mı şişirdi? Evet, her zamanki gibi. | Final Girl-1 | 2015 | |
| Story of your life. | Hayatının hikayesi bu. | Final Girl-1 | 2015 | |
| Did you get enough steak, my darling? | Yeterince biftek yedin mi tatlım? | Final Girl-1 | 2015 | |
| I did Mama. It's was wonderful. | Yedim anne. Muhteşemdi. | Final Girl-1 | 2015 | |
| I bet Dad misses your food. | Eminim babam yemeklerini özlüyordur. | Final Girl-1 | 2015 | |
| I sure it's better than what they served in the mess hall. | Eminim yemekhanede verdiklerinden iyidir. | Final Girl-1 | 2015 | |
| Are the boys picking you up? | Seni çocuklar mı alacak? | Final Girl-1 | 2015 | |
| Any minute now. | Birazdan gelirler. | Final Girl-1 | 2015 | |
| Do you have time for ice cream? | Dondurma için zaman var mı? Her zaman dondurma için zaman var. | Final Girl-1 | 2015 | |
| Damn. | Kahretsin. Üzgünüm. Çok eğlenceliydi. | Final Girl-1 | 2015 | |
| You know the best part about an ice cream cone? | Dondurma külahının en iyi yanı ne biliyor musun? | Final Girl-1 | 2015 | |
| Your Mom not coming? | Annen gelmiyor mu? | Final Girl-1 | 2015 | |
| Huh? She prettier than the last time? | Geçenkinden güzel mi? | Final Girl-1 | 2015 | |
| Well. I know how you like surprises, Danny. | Sürprizleri sevdiğini biliyorum Danny. | Final Girl-1 | 2015 | |
| Let's go hunting, boys. | Hadi gidip avlanalım çocuklar. | Final Girl-1 | 2015 | |
| <font color="ff80ff">I Love You</font> | Seni Seviyorum | Final Girl-1 | 2015 | |
| Are you guys an a cappella group? | Siz çocuklar bir müzik grubu falan mısınız? | Final Girl-1 | 2015 | |
| Something like that. No, we don't sing together. | Onun gibi bir şey. Hayır, birlikte söylemiyoruz. | Final Girl-1 | 2015 | |
| This is Shane, | Bu Shane. | Final Girl-1 | 2015 | |
| Daniel, or Danny boy. | Daniel, Danny desen de olur. | Final Girl-1 | 2015 | |
| Do your eyes hurt? No. | ...gözlerin acıyor mu? Hayır. | Final Girl-1 | 2015 | |
| Because they are killing me. | Çünkü beni öldürüyorlar. | Final Girl-1 | 2015 | |
| Now, no sense letting a pretty girl like this get wet. | Kalbim böylesine güzel bir kızın ıslanmasına el vermiyor. | Final Girl-1 | 2015 | |
| What. You trying to creep her out before we get there? | Hayırdır, oraya gitmeden kızı korkutup kaçırmak mı istiyorsun? | Final Girl-1 | 2015 | |
| Cool it, man. | Sakin ol adamım. | Final Girl-1 | 2015 | |
| So, where are we going? | Ee, nereye gidiyoruz? Söyledim ya. | Final Girl-1 | 2015 | |
| To another world. Will there be other girls there? | Başka bir dünyaya. Orada başka kızlar da olacak mı? | Final Girl-1 | 2015 | |
| Lots. | Bir sürü. | Final Girl-1 | 2015 | |
| Please introduce me. | Beni tanıştırırsınız. | Final Girl-1 | 2015 | |
| I can't wait to meet her. | Tanışmak için sabırsızlanıyorum. | Final Girl-1 | 2015 | |
| She's straight to the point, sharp. | Aceleci bir kızdır, keskin konuşur. | Final Girl-1 | 2015 | |
| Swing bada bada swing that. | Salla şunu, salla. | Final Girl-1 | 2015 | |
| You get it. You get it, son. | Yakaladın, yakaladın evlat. | Final Girl-1 | 2015 | |
| Get that shit. Get that shit. Get it. | Yapıştır şuna. Yapıştır şuna. | Final Girl-1 | 2015 | |
| So, what do you think? Can she handle it? | Ne diyorsun? Halledebilir mi? | Final Girl-1 | 2015 | |
| I don't know. Can you? | Bilmiyorum, halledebilir misin? | Final Girl-1 | 2015 | |
| Alright, you ready? | Pekâlâ, hazır mısın? İşte başlıyoruz! | Final Girl-1 | 2015 | |
| Oh. Strike 1. | Deneme 1. | Final Girl-1 | 2015 | |
| Well played, sweetheart! Well played! | İyi oynadın tatlım! İyi oynadın! | Final Girl-1 | 2015 | |
| Yeah. I guess we keep her around a little longer. | Sanırım onu biraz daha etrafta tutacağız. | Final Girl-1 | 2015 | |
| Are we almost there? | Gelmedik mi? Az kaldı. | Final Girl-1 | 2015 | |
| I hope it's worth the wait. | Umarım beklediğime değer. | Final Girl-1 | 2015 | |
| It will be. | Değecek. | Final Girl-1 | 2015 | |
| Are we the first ones here? | İlk biz mi geldik? | Final Girl-1 | 2015 | |
| We always are. | Hep biz geliriz. | Final Girl-1 | 2015 | |
| I'm a little under dress. I mean it's | Biraz kısa giyinmişim. Dışarısı bayağı soğuk. | Final Girl-1 | 2015 | |
| You're perfect. | Muhteşemsin. Hadi! | Final Girl-1 | 2015 | |
| Veronica! | Veronica! | Final Girl-1 | 2015 | |
| Ha. Relax. | Rahatla. Burayı seveceksin. | Final Girl-1 | 2015 | |
| You sit right there. | Şuraya otur. | Final Girl-1 | 2015 | |
| So, what now? | Ee, şimdi ne olacak? Ne demek istiyorsun? | Final Girl-1 | 2015 | |
| What do you guys normally do out here? | Siz çocuklar normalde burada ne yapıyorsunuz? | Final Girl-1 | 2015 | |
| We talk, | Konuşuruz, hikayeler anlatırız, oyunlar oynarız. | Final Girl-1 | 2015 | |
| Wouldn't you, like to play a game? Absolutely. | Oyun oynamak ister miydin? Kesinlikle. | Final Girl-1 | 2015 | |
| But first, does anyone want a drink? | Öncesinde bir şeyler içmek isteyen var mı? | Final Girl-1 | 2015 | |
| So. Are you ready for a game? | Oyuna hazır mısın? | Final Girl-1 | 2015 | |
| Depends on the game. Truth or Dare. | Oyuna bağlı. Doğruluk, cesaretlik. | Final Girl-1 | 2015 | |
| It's my favorite. | En sevdiğimdir. | Final Girl-1 | 2015 | |
| You choose truth or you do the dare. | Doğruluk veya cesaret diyeceksin. | Final Girl-1 | 2015 | |
| But if you pick the same 'dare' twice, you have to do it. | Ama bir daha 'cesaret' seçersen, yapmak zorundasın. | Final Girl-1 | 2015 | |
| Truth. | Doğruluk. | Final Girl-1 | 2015 | |
| The worst thing you've ever done. | Yaptığın en kötü şey? | Final Girl-1 | 2015 | |
| First time I went hunting. | İlk ava çıkışım. | Final Girl-1 | 2015 | |
| It was a big deal. | Büyük bir olaydı. Birlikte ilk avlanmamızdı. | Final Girl-1 | 2015 | |
| I was already a pretty good shot, so when I saw the rabbit, I nailed it. | Zaten iyi bir nişancıydım, tavşanı gördüğüm gibi mıhladım. | Final Girl-1 | 2015 | |
| But I hadn't quite finished the job. | Ama işi tamamen bitiremedim. | Final Girl-1 | 2015 | |
| I hit it in it's hindquarters, | Butlarının arasından vurdum. | Final Girl-1 | 2015 | |
| So, my Dad | Babam av bıçağını çıkardı... | Final Girl-1 | 2015 | |
| tells me to go finish the job. | ...gidip işi bitirmemi söyledi. | Final Girl-1 | 2015 | |
| I must have followed that thing a quarter mile before I found it. | O tavşanı bulana kadar neredeyse yarım kilometre takip ettim. | Final Girl-1 | 2015 | |
| and I made the stupid mistake of looking back in his eyes. | ...ve ben de aptal bir hata yaparak gözlerine baktım. | Final Girl-1 | 2015 | |
| I couldn't do it. | İşi bitiremedim. | Final Girl-1 | 2015 | |
| Put my Dad's knife back in my pocket, | Babamın bıçağını cebime koydum ve gittim. Onu orada bıraktım. | Final Girl-1 | 2015 | |
| Told my Dad I lost the rabbit in the woods and I wanted to go home. | Babama tavşanı kaybettiğimi ve eve gitmek istediğimi söyledim. | Final Girl-1 | 2015 | |
| Never come home empty handed. | 'Eve asla elin boş dönme.' | Final Girl-1 | 2015 | |
| That's the worst thing you've ever done? Yeah. I am with Veronica on that one. | Yaptığın en kötü şey bu mu? Evet, Veronica haklı. | Final Girl-1 | 2015 | |
| That creature suffered needlessly. | O yaratık boş yere acı çekti. | Final Girl-1 | 2015 | |
| Just because you kill something doesn't mean it has to suffer. | Bir şeyi öldüreceksin diye acı çekmesine gerek yok. | Final Girl-1 | 2015 | |
| The worst thing you’ve done. | Senin yaptığın en kötü şey. | Final Girl-1 | 2015 | |
| I once had the chance to save someone's life, | Bir keresinde birinin hayatına kurtarabilirdim... | Final Girl-1 | 2015 | |
| and I didn't. | ...ama kurtarmadım. | Final Girl-1 | 2015 | |
| Details. | Biraz detay. | Final Girl-1 | 2015 | |
| Then drink. | O zaman iç. | Final Girl-1 | 2015 | |
| So? I'm not drinking out the truth. | Ne çektin? Doğruluk için içmeyeceğim. | Final Girl-1 | 2015 |