Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 150389
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| Kids just don't fall out of the sky, Martha. | Çocuklar gökyüzünden düşmezler, Martha. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| Then where did he come from? | Öyleyse nereden geldi? | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| But he must have parents. | Ama bir ailesi olmalı. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| Well, if he does, they're definitely not from Kansas. | Eğer varsa bile Kansas'dan olmadıkları kesin. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| Sweetheart, we can't keep him. | Tatlım onu alamayız. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| What are we gonna tell people we found him out in a field? | İnsanlara ne söyleyeceğiz, tarlada bulduğumuzu mu? | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| We didn't find him. | Biz onu bulmadık. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| He found us. | O bizi buldu. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| Over here! I found him! | Buraya gelin! Onu buldum! | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| Feathers? | Feathers? | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| Feathers! | Feathers! | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| Are you a warrior angel? | Sen Warrior Angel mısın? | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| But I want to be. | Ama olmak istiyorum. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| I'm Alexander. What's your name? | Ben Alexander. Senin adın ne? | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| A man brought me here a few days ago. | Beni birkaç gün önce bir adam getirdi. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| He made them put needles in me. | Bana iğne yapmalarını söyledi. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| But you don't look sick. | Ama hasta görünmüyorsun. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| Nobody will know. My dad went to some farm. | Kimse bilmeyecek. Babam çiftlikleri gezmeye gitti. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| The day the meteor shower struck Smallville, | Meteor yağmurunun Smallville'i vurduğu gün... | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| Lionel sent out a search party for you. | ...Lionel seni aramak için adamlarını yollamıştı. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| Lionel had you taken from that field, because he thought You were a prophesied messiah | Lionel'ın seni o tarladan almasının sebebi seni beklenen kurtarıcı... | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| called "the traveler," | ..."Gezgin" olduğunu düşünmesiydi. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| A visitor from another planet sent to save humankind. | Başka bir gezegenden insanlığı kurtarmaya gelen biri. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| But what Lionel didn't realize is that there were two boys that fell to earth that day. | Ama Lionel o gün dünyaya 2 çocuğun geldiğini anlayamadı. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| The traveler... | Gezgin ve... | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| and you. | ...sen. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| Have the police been here yet? Come and gone. | Polis buraya gelmedi mi? Geldi ve gitti. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| Did they find a victim? The thing was abandoned. | Kurbanı buldular mı? Araba terk edilmişti. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| No sign of a driver. | Sürücüden iz yoktu. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| Clark. What's going on? | Clark. Neler oluyor? | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| It's weird that Davis would have stopped here. | Davis'in buraya gelmesi garip. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| Why? What's here? | Neden? Burada ne var? | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| This is the field where my ship landed. | Burası benim gemimin düştüğü yer. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| That's a pretty big coincidence pill to swallow. | Bu gerçek olmayacak bir tesadüf. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| This place must hold a lot of memories for you, huh? | Bu yerin sende hatırası fazla olmalı? | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| Chloe, memories aren't the only thing buried in that field. | Chloe, bu topraklarda sadece anılar gömülü değil. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| It's made from the armor of St. George. | Aziz George'un zırhından yapılmış. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| He slayed dragons with his sword called "Ascalon." | "Ascalon" adlı kılıcı ile ejderhayı yenmiş. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| I am St. George, and you are the dragon. | Ben Aziz George, sen de ejderhasın. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| You have been sent To destroy the world, | Sen dünyayı yok etmek için gönderildin ama... | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| but only I can protect it from a beast like you. | ...senin gibi bir yaratıktan dünyayı sadece ben kurtarabilrim. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| Fight or die. | Savaş ya da öl. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| I have slayed the beast. | Yaratığı yendim. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| I am the victor, and I shall claim my treasure. | Kazandın ve ödülümü alacağım. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| What's wrong? It hurts! | Neyin var? Canım acıyor! | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| Are you okay? It hurts! | İyi misin? Acım acıyor! | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| There's a way. | Bir yol var. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| You think you can keep me here? I know. | Beni burada tutabileceğini mi sanıyorsun? Biliyorum. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| There's nothing that can restrain you. | Kimse sana karşı koyamaz. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| I've been asking myself that question for the last few hours. | Bende kendime bir kaç saattir aynı soruyu soruyorum. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| What do you do when you find Judas in your midst? | Judas'ı bulmuş olsaydın ne yapardın? | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| Who would Christ have been if Judas had not betrayed him? | Judas ona ihanet etmeseydi kim Hıristiyan olurdu? | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| Maybe we would remember Jesus as only a teacher roaming the desert. | Belki de İsa'yı sadece çöldeki bir öğretmen olarak hatırlardık. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| I don't quite understand what you're getting at. | Bununla nereye varmaya çalıştığını anlamıyorum. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| Without Judas, Jesus would have never risen from the dead... | Judas olmasaydı İsa ölümden dirilip... | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| To come back and face his greatest challenge. | ...en büyük düşmanıyla karşılaşamazdı. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| Saving humankind. | İnsanlığı kurtaramazdı. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| You are here to betray him. | Sen ona ihanet etmek için buradasın. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| I haven't betrayed anyone. | Ben kimseye ihanet etmedim. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| I finally realized that until you fulfill your destiny, | Anladım ki sen kaderinde yazanı yerine getirmeden... | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| He won't have his great challenge to overcome. | ...o bu sorunun üstesinden gelemeyecek. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| He cannot become the world's savior without triumphing Over the world's destroyer. | Yok edici ile karşılaşmadan dünyanın kurtarıcısı olamaz. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| What savior? | Ne kurtarıcısı? | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| There's a reason that you two don't get along. | Onunla anlaşamamanızın bir nedeni var. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| You were destined to kill each other. | Birbirinizi öldürmek kaderiniz. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| The guy blacks out regularly, and you chose not to mention it? | Adam sürekli bayılıyor ve sen bundan bahsetmiyorsun? | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| I figured he had low blood sugar or something. | Kan şekeri düşüyor falan zannettim. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| He told you he was hiding something dark inside, Chloe! | İçinde karanlık bir şeyler sakladığını söylemişti Chloe! | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| That didn't set off any alarms for you? | Bu sende bir şey çağrıştırmadı mı? | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| You know what, I figured "dark" meant "moody" or "bipolar," at worst. | Karanlık derken dengesiz, çift kişilikli olduğunu düşündüm. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| I don't exactly jump right to "serial killer." | Seri katil olabileceği aklıma gelmedi. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| And all the times that you were angry at me for doubting him | Bunca zaman ondan şüphe ettiğim için bana kızdın. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| I know, okay?! | Anladım tamam mı?! | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| I was in denial. I you know, I | İnkar ediyordum. Ben... | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| I couldn't believe that it was this bad. | Ben bu kadar kötü olacağına inanmak istemedim. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| It's not that bad, Chloe. It's worse. | O kadar kötü değil Chloe. Daha da beter. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| I just can't believe he's the serial killer that | Onun bir seri katil olduğuna inanamıyorum. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| That Jimmy warned us about. | Jimmy'nin bizi uyarmaya çalıştığı katil. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| I did some checking into these missing persons. | Kayıp insanları biraz araştırdım. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| They're not exactly Metropolis' finest | Metropolis'in sevdiği insanlar değil. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| Assault charges, breaking and entering, abuse. | Saldırı, zorla girme, görevi kötüye kullanma. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| So you think Davis is on some sort of vigilante mission? | Sence Davis kendi başına huzuru sağlamaya mı çalışıyor? | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| He was until last night. | Dün geceye kadar öyleydi. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| He's not stupid enough to abandon his car next to a... | Tüm delillerin olduğu yerde arabasını bırakacak kadar... | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| a field full of evidence. | ...aptal biri değil. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| Chloe, I get the feeling someone took him. | Chloe, sanırım biri onu götürdü. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| When I was looking into Davis' past, | Davis'in geçmişini araştırırken... | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| his county records had already been checked out by someone. | ...aynı kayıtlara başkasının da baktığını gördüm. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| I think it's time to pay a visit to the widow of LuthorCorp. | Sanırım Luthorcorp'u ziyaret etme vakti geldi. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| We tried to stop him. We opened fire, but he | Onu durdurmaya çalıştık. Ateş ettik ama... | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| Find him, or don't come back. | ...onu bulun yoksa geri gelme. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| Look, I know you've been looking into Davis Bloome. | Davis Bloome'u araştırdığını biliyorum. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| He did this, didn't he? | Bunu o yaptı değil mi? | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| I'm afraid there's not a short version of that story. | Korkarım bu hikayenin kısa bir versiyonu yok. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| I think I missed something. | Sanırım bir şey kaçırdım. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| No, you've been at the center of it the whole time. | Hayır, sürekli bu işin merkezindeydin. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| I came into possession of a journal of Lionel Luthor's. | Lionel Luthor'un günlüğünü ele geçirdim. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| The journal talks about a boy who fell from the stars on the day of a meteor shower. | Günlükte meteor yağmurunda dünyaya düşen bir çocuktan bahsediyor. | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| Lionel's obsession with this traveler... | Lionel'ın o gün Smallville'de olmasının sebebi... | Smallville Eternal-1 | 2009 | |
| was the only reason that 'he was in Smallville that day. | ...bu gezgine olan takıntısıydı. | Smallville Eternal-1 | 2009 |