Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 150210
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| (Frenchy) No! | 11:00 efendim. Çok teşekkür ederim. | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| (Sighs) | Hayır onu ben kazandım ve acil durumlar için saklıyorum. | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| You're lucky your lawyer knew the judge! | ...kek yedikten sonra kurdukları hayallere benziyor. | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| ..but I figure we tunnel under, take the pizza joint, | Yalnızca bir dakika için şu bankadan bahsedebilir miyim? | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| What? You front it, you make pizzas. | Ne? Sen örtbas edeceksin. Pizza yapacaksın. | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| I can't cook pizzas! | Tavuğa benziyor. Tavşan. | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| A flower shop? | Çiçekçi! Sanırım öğretmeni David'e abayı yakmak üzere. | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| It's a little old lady, | Küçük yaşlı bir kadıncağız. | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| And when did you guys ever dig a tunnel? | Yalvarırız, kazıklarız, dolandırırız. | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| Yeah, I'm gonna open a flower shop. | Çünkü sen Frenchy'nin akrabasısın... | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| I was The Brain! It was sarcastic! | Aman Allahım, Ray! Nasılsın? Ray! Oh, Pygmalion! Bu hikayeyi çok severim, David. | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| Good trees, right? Yeah. | Benny, bize katılmalısın. | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| (Ray) How much is that? | Şey, tamam ama bu biraz aşırı. | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| What do we need this dynamite for? | Dinamiti ne yapacağız ki? | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| What? Just be careful... | Dinamiti ne yapacağız ki? Dikkatli ol... | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| No, no, you gotta know how to work that. | Dinamiti ne yapacağız ki? | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| (Tommy) Whoa! Shut it off! | Bazen onu aştığımı düşünüyorum. | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| Get that thing! Get that thing! | Ama iş bittiğinde karşılığını alacağız. | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| (All shouting and screaming) | ...kapısına dayanmadığına şaşırdım doğrusu. | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| We're closed. For Easter. | Bizim de gidip bir yerler görebileceğimizi düşündüm. | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| How you doing? Oh...hi! | Daha başlamadık. Ne demek şimdi bu? | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| (Banging) | Bu gürültü nedir? Baş edebilecek misin? Hayır. Sen de el atsan iyi olur. | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| Oh, the cookies are 85 cents for... | Kapattın mı? Tamam, öylece tut. | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| You'll get yours Frenchy, I promise you. | Söz veriyorum senin de olacak Frenchy. | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| I'm crazy about you. I'm crazy about you. | Senin için çıldırıyorum. Ben de sevgilim. | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| Why? I'm trying to figure this out! | Harika olacaksın. Bir iki ay sonra Miami'deyiz. | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| What? You got your hat on backwards. | Ne demek istiyorsun? Baretini ters takmışsın. | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| But it looks cooler like this. | Çok zaman önceydi. | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| What are you, a jerk? | Hani sana su bardağıyla kasa kasa açmayı öğretiyordum? | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| OK, OK, everybody hold on. | Belki Frenchy'yle fazladan bir iki operaya giderdim... | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| I'm counting the jewellery too. | Çikolata parçacıklı olanlarından. | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| (Benny) Divided four ways, that's a half million bucks apiece. | Küçük kız ilk baştaydı. Ne istersin tatlım? Çikolatalı şekerleme. | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| I say she gets a share but not a full share. | Vay! Ne mekan be! | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| Let's not let that happen. And he's killed by Hispanics. | Bankaya girmek için tünel kazdığında neler olduğunu hatırlatırım. | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| Maybe it's not such a great idea. | Tamam, süper bir fikir olmayabilir belki de. | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| Can I help you? Next? I'm coming right back. | Yardımcı olabilir miyim? Sıradaki? Hemen geliyorum. | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| Frances, but everybody calls me Frenchy. | Gerçek adım Frances ama herkes bana Frenchy der. Evet öyle ama maalesef muhasebecileriniz şu anda Venezuela'dalar. | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| It's all I can cook, that and linguine with turkey meatballs. | Yardımcı olabilir miyim? Sıradaki? Hemen geliyorum. | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| (Laughter) | ...ve daha bir düzine ağız sulandıran lezzetin aromasını hissedebilir. | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| Frenchy, I don't like this. | Ne dedin? | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| At least it's a Sunday, we can patch this up and get out. | Biraz çizgiyi aşmıyor musun? | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| We're inside the store! How do we get out? | Dükkandayız, dışarı nasıl çıkacağız? | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| Don't think of it as a pay off. I think I'm qualified | İşte bu. Sizin bunu haraç olarak görmenizi istemiyorum. | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| One word. Yeah, and that word is? | O zaman bize fırsat verdi. | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| Franchise. | Oh, merhaba! Oh, tanrı aşkına. | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| 'We got pistachio, we got pretzels, | Dükkandayız, dışarı nasıl çıkacağız? | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| She says it's Louis the... I don't know, Louis XIV, or XV. | ...payım daha yüksek olmalı. | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| Well, Frenchy, we found out, can make cookies. | Frenchy'nin kurabiye pişirme yeteneğini keşfettik. | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| 'the wife of the CEO.' | Burası paketleme ünitemiz. | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| So everybody told you how delicious your cookies were? | Yani siz tüm hayatınız boyunca kurabiye pişirdiniz ve insanlar... | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| I thought they were BSing me. Really? | Evet benimle “t*ş*k.” geçtiklerini düşünürdüm? Sahiden mi? | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| Each person we met seemed more eccentric than the last, | Amerikan Kurabiye'den Paul Milton'la konuştuk. | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| so the board voted on getting a plumber. | Ama Louislerin en kallavisidir. | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| 'An architect of Sunset Farms' unorthodox marketing strategy | Sunset'in alışılmadık reklam kampanyasının mimarlarından,.. Frenchy içine televizyon koydu. Yaratıcı bir yanı da var yani... | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| Well, all the chocolate chips are put in by hand | Merhaba Bay Winkler nerede? Onunla konuşmam lazım. | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| She's also a vice president. | Bu arada o da başkan yardımcılarından biri. | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| I want a lot of nuts and crudites. | Bolca fındık ve ordövr istiyorum. | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| Every time I come home it's like walking into a strange house. | Sakin ol deyip durma. | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| Oh...great(!) Just when I got a lot on my mind. | Teşekkür ederim hayatım. Bay Winkler'a göstermek istiyorum. | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| Come on, you eat steamers. | Tatlım, bebeği porselen zebranın yanına koyar mısın? | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| Palm Beach is ritzy. | Bana yeteneksizsin deme. Kimse arp çalmaz. | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| I just wanna be as far away from Frenchy Fox the topless wonder | Tek bildiğim üstsüzler kraliçesi Frenchy Fox'tan... | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| Ray, please, be charming tonight. | Tek bildiğim üstsüzler kraliçesi Frenchy Fox'tan... | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| Hello, hello. Linda Rhinelander. | DNA'mın bu işle ne ilgisi var? | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| Please, let's retire to the living room. | Hemen burada, buyrun. | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| (Doorbell) | Ama Ebola virüsü ya da Deli Dana Hastalığı da olabileceğini söylüyorlar. | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| then the company can tour the west coast | Oh! Seni arayacağım. | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| So the guy says, "What do you do for a living?" | Adam ona der ki, "Hayatını nasıl kazanıyorsun?" | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| No, I'm a private dealer. | Korkarım, Picasso için biraz fazla ödediklerini düşünüyorum. Bunu hak etmiyorum. Çok kötü davrandım. | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| The chef who did the finger bowls chose it. Have you rinsed? | Beni hala istiyor musun? Seni hala? Ben... | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| No, I didn't. I think I should have. | Hayır. Hep sanat sanat bitirseydim diye düşünürüm. Edebiyat bölümünü bitirdim. Ama iflas ettik. Beş kuruşumuz yok. | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| (Ray) I never saw so much jewellery. | Hiçbir müzeye üye misiniz? Hayır, özel çalışıyorum. | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| All my life I've been ignorant, I could never afford to learn. | Şarap çarptığı için bara biraz oturmaya gittim. | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| I must say, Frenchy, Ray has a point, you know. | Ne gibi? Opera mı mesela? | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| Fair enough. You could teach him that, right? | Harika! Ona bunu öğretebilirsin değil mi? Evet. | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| If I could envisage a plan, a starting point. | Bir yol haritası tasarlayabilsem, bir tür başlangıç noktası... | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| the great technical leap | ...modern dünyaya sıçrayan bu tekniğin ta kendisi. | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| from the ancient into the modern world. | Bunun parayla ilgisi yok. Tek düşündüğüm... | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| (Woman's voice) 28. | Yirmi sekiz. | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| See your five, raise you 500. | Beşliğini gördüm ve 500 daha artırıyorum. Ben yokum. | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| Oh, good, I thought you were bluffing. | Blöf yaptığını sanıyordum. | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| They're so bright and cultured and refined, it's another world. | Çok zeki, kültürlü ve kalburüstü insanlar. Apayrı bir dünya sanki. | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| Anyway, I, you know... Biff. | Her neyse, ben, işte, bilirsin. | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| I won't be held back by an over aged juvenile delinquent! | Ne demek istiyorsun? Biz evliyiz. Öyle David'le Mavid'le Avrupalara gidemezsin. | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| Well, I don't understand, I mean, Sunset's gone? | Anlayamıyorum. | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| Oh, no. No, Mrs Winkler, it's not. | Hayır, Bayan Winkler, maalesef öyle değil. | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| They talked about expanding Sunset. | Sizinle Sunset'i genişletmek hakkında konuştular. | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| You got a strange look in your eye, like the guy from the book. | Şu kitaptaki herifinkine benzeyen bir bakış var gözlerinde. | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| (Woman) Ray! | Ben de seninle süzüleyim? Hayır, hayır ben seninle temasa geçeceğim. | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| Oh, I'm going to be right back. | Hemen dönerim... | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| Mrs Potter is coming! | Chi Chi, Bay Winkler'a göstereceğim fotoğrafları unutma. | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| Little short fella, bright yellow shirt, unbelievable tie. | Sıska küçük bir adam. Parlak sarı bir gömleği ve inanılmaz bir kravatı var. | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| Jesus, I got no time to work here. | Tanrım! Hiç zamanın yok. Az sonra burada olurlar. | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| I can't, if they don't find any necklace... | İkisini de alamam. Gerdanlığı burada bulamazlarsa... | Small Time Crooks-1 | 2000 | |
| To repent our sinful and evil ways and accept | Günahkârlığa ve sapkınlığa tövbe ediyor... | Small Town Murder Songs-1 | 2010 | |
| As I live and breathe, what's up Walt? | Gözlerime inanamıyorum, n'aber Walt? | Small Town Murder Songs-1 | 2010 | |
| You know the number's on the back. | Biliyorsun, miktar arkada yazıyor. | Small Town Murder Songs-1 | 2010 | |
| New truck? | Kamyon yeni mi? | Small Town Murder Songs-1 | 2010 | |
| So what are you doing here, Walter? | Ee, burada ne arıyorsun, Walter? | Small Town Murder Songs-1 | 2010 | |
| Just chasing my tail | Yalnızca kuyruğumu takip ediyorum. | Small Town Murder Songs-1 | 2010 |