Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 150206
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| Damn camera... Do you know who killed Susie? | Siktiğimin kamerası... Susie'yi öldüreni tanıyor musun? | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| It wasn't me. Or anyone else. Where's the camera? | Ben ya da bir başkası değildi. Kamera nerede? | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Hello? I think we've already had this conversation. | Merhaba? Sanırım bu konuşmayı önceden yapmıştık. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Do you know German? No. | Almanca biliyor musun? Hayır. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Damned German, calling all the time. He's stalking me. | Siktiğimin almanı, sürekli arıyor. Beni izliyor. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| A regular Makarov. What have you used it for? | Aregular Makarov. Bunu ne için kullandın? | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| I took it from Tore. | Onu Tore'dan aldım. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| He got it to shoot you when you were breaking in. | Sen silah talimindeyken seni vuracaktı. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| I was kind enough to take it. Tore ain't too bright. | Onu engelleyecek kadar naziktim. Tore aptal bir adamdı. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| She was so happy when she won the Miss Motor pageant. | Miss Motor yarışmasını kazandığında çok mutluydu. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| It's a pretty nice contest. | Oldukça çekişmeli bir yarışma oldu. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Been fighting? I wouldn't hurt my sister. | Kavga mı ettiniz? Ben kardeşime dokunmam. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| You don't get a free pass just because you're siblings. | İşe kolayca dahil olamazsın çünkü siz kardeşsiniz. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| There's a hole here! Talk to the landlord. | Burada bir delik var! Ev sahibi ile konuş. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Tidy up in here, and go back to Stockholm. | Toparlan ve Stockholm'e geri dön. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| I can't really guarantee your safety anymore. | Yoksa senin güvenliğini garanti altına alamam. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| And I don't want to catch you here in town again. | Ve seni şehirde tekrar yakalamak istemiyorum. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Mick Thirteen always treated me well. | Mick Thirteen bana her zaman iyi davrandı. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| I got to sit on his shoulders when there was a crowd. | Kalabalık ortamlarda onun omuzlarına çıkardım. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| It was Papa Dee. He'd gotten dirt in his carburetor. | Papa Dee'yi görmüştük. Karbüratörü tıkanmıştı. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| What bastard did this to you? I did it myself. | Sana bunu hangi şerefsiz yaptı? Kendim yaptım. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| I felt so guilty, l just wanted to die. | Kendimi çok şuçlu hissediyordum, sadece ölmek istedim. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| It's about Slim Susie. I should just start at the beginning. | Susie hakkında. Baştan anlatmalıyım. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Susie and Blow Dryer Woman work at the nursing home. | Susie ve Kurutucu Kadın huzur evinde çalışıyorlar. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Ignore it, and work. I'm exhausted. | Boşver, işine bak sen. Halsizim. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| It happens. Hey. Did you do get a hair cut? | Olur öyle şeyler. Saçını mı kestirdin? | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| No. I've just blow dried it, I getup a bit earlier to have the time. | Hayır. Sadece kuruladım, bunu yapmak için biraz erken kalkıyorum. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| I'm sorry. I didn't mean that about cutting your hair. | Özür dilerim. Saçını kestirmenden bahsetmiyordum. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| And now, dear, you'll have a freshly made bed. | Şimdi, tatlım, yeni bir yatağın olacak. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Should we wake her? No, she's going to sleep anyway. | Onu uyandıralım mı? Hayır, sonra hiçbir şekilde uyumaz. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| You know what? I think she died. She's not alive now, anyway. | Bakar mısın? Bence o öldü. Şuan canlı değil. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| So, anyway... Blow Dryer Woman found a strong box of money. | Neyse, Kurutucu kadın bir para kutusu buldu. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| While they were cleaning up. | Odayı temizlerken. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Something's happened. I found money in the wardrobe. | Bir şeyler oldu. Gardropda para buldum. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| And I was thinking. We should share it, Susie. | Seninle paylaşabiliriz diye düşünüyordum, Susie. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| We've helped Mary a great deal, and there's no need to tell the others. | Mary'e yardım ettik, diğerlerine söylemeye gerek yok. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| And l felt that... Because I like you so much... | Ayrıca seni çok seviyorum... | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| ...I wanted to share it with you. Okay. | ...ve seninle paylaşmak istiyorum. Olur. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Just between you and me, you know? | Sadece sen ve ben, tamam mı? | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Pay me interest too. But I have a pizza tab. | Faizini de öde. Ama pizza borcum da var. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Will you stop it, already? The money. | Duracak mısın? Parayı çık. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Who'd you get it from? Gudrun, the blow dryer crab woman. | Kimden aldın? Gudrun, şu Kurutucu kadından. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| She found 20 grand, and I got half. Half? Are you sure? | 20bin buldu ve pay ettik. Yarı mı? Emin misin? | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| I've heard that before. Now, go watch the movie. | Bunu daha önce de duydum. Şimdi git filmi izle. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Gerd Johanson, the biggest drug dealer in the county. | Gerd Johanson, ülkedeki en büyük uyuşturucu satıcısı. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Then she adds a zero on the end as markup. | Sonra diyatını artırmak için sonuna bir sıfır eklerdi. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| She never does any of it herself. Except a joint, at parties. | Kendine hiç almazdı. Partilerdeki esrar hariç. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| The hag has more money, and I think you deserve it. | Kocakarının bayağı fazla parası var ve bence onu sen hakettin. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| There is absolutely no risk in stealing stolen money. | Çalıntı bir parayı çalmakta kesinlikle tehlike yoktur. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Really? Especially if it's from a non biker. | Gerçekten mi? Özellikle bir bisikletçi ise. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| I think she keeps the cash at home. You do? | Bence paraları evde saklıyor. Sence? | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| You don't put it in an account if it's stolen. | Eğer çaldıysan onu bir hesaba koymazsın. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| How much can an old woman have saved up? Half a million? | Yaşlı kadın ne kadar para biriktirebilir? Yarım milyon mu? | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Tore immediately ordered an upscale baby carriage. | Tore hemen lüks bir bebek arabası siparişi verdi. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Tore hadn't slept for weeks, and looked forward to a normal Iife. | Tore haftalardır uyumuyor ve normal bir hayat için ileriye bakıyordu. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| I wasn't the only one spending in advance. Gerd didn't do the jobs. | Peşin harcama yapamayan bir tek ben değildim. Gerd hiç çalışmazdı. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| But she still demanded half the money. | Ama kadın sürekli parasının yarısını talep ederdi. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Or that she's not really 43. I don't know. | Ya da onun gerçekten 43 yaşında olmadığıydı. Bilmiyorum. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Rumors always fly about the wealthy in this country. | Söylentiler bu ülkede genellikle hep zenginler içindir. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| I heard you got some new movies. New movies? Yeah. | Birkaç yeni filmin olduğunu duydum. Yeni film mi? Evet. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| A woman is robbed of money she's stolen from an estate. | Evden para çalan bir kadının hikayesi. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Some yahoos break in and steal the money. | Bazı denyolar zorla girip parayı çalıyorlar. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| What about the police? She doesn't contact them. | Polis yok mu? Onlarla iletişim kuramıyor. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| And if she were to, the cops wouldn't do a thing. | Polislere gitse bile, bir şey yapamazlardı. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Sounds good, I'II take it. And some candy for the kids too. | İyiymiş, alacağım. Çocuklar için biraz da şeker alayım. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| And some for my brother. Go ahead. | Biraz da kardeşim için. Almaya devam et. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| So Susie organized the heist against Blow Dryer Woman. | Kısacası Susie, Kurutmacı Kadın'a bir soygun düzenledi. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Mick. You distract Gudrun going home for lunch at ten of twelve. | Mick. Gudrun'ı 11:50'de yemek için eve giderken onun dikkatini dağıtacaksın. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Grits, you take her husband. He bikes at quarter of twelve. | Grits, onun kocasını yakalayacaksın. 11:45'te bisiklete biner. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| That's 11.45, Grits. How do you mean "distract"? | Bu 11.45, Grits. "Dikkatini dağıtacaksın" derken? | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| So he doesn't make it to lunch. OK, that's no problem at all. | Adam öğle yemeği yapmaz. Tamam, bunda sorun yok. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| I'Il just thump him. No, none of that. | Onu yumruklayacağım. Hayır, böyle bir şey olmayacak. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Doesn't he get a time? No. | Bunun saati yok mu? Yok. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| If something happens, toss a bottle through the window. | Eğer bir şey olursa, pencereden bir şişe at. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Like a Bat Signal. Stop smoking. It fucks your mind. | Yarasa Sinyali gibi. Elindekini bırak. Aklını sikip atıyor. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| I've been smoking for ten years, and haven't noticed anything. | Bunu on yıldır içiyorum ve hiçbir şeyi anlamadım. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| I'll show you. Hold this. | Sana göstereceğim. Tut şunu. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| That's not bad. | Bu kötü değildi. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| The big day came, and Blow Dryer Woman was chatty. | Büyük gün geldi ve Kurutmacı Kadın dedikoduya başladı.. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| She told Susle she'd quit and was getting a divorce. | Susie'ye ayrılacağını ve boşanma davası açtığını söyledi. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| What happened? Going home yesterday... | Ne oldu!? Dün eve giderken... | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| I heard a powerful song on the radio, and I'd just had enough. | ...radioda çok etkileyeci bir şarkı duydum ve "yeter" dedim. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Know what I mean? Yes. | Demek istediğimi anlıyor musun? Evet. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| I don't know who was singing. | Kimin söylediğini bilmiyorum. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| The lyrics went something like this... Want to hear? | Sözleri sanki şöyleydi. Dinlemek ister misin? Evet. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Don't think me silly, but it's great. It's meant a lotto me. | Beni aptal sanma ama şarkı harikaydı. Sanki biraz beni anlattı. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| I mean it. Gunnar will have to get himself a new maid. | Anlıyorum. Gunnar kendisine yeni bir hizmetçi tutmalı. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| That's Girl Power. Go home and tell him. | Bu Kadın Dayanışması. Eve git ve söyle ona. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Yeah, Girl Power. I will. | Evet, Kadın Dayanışması. Gideceğim. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| What the hell is this? | Bu da ne lan? | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| But Grits wasn't there to stop her husband, Gunnar. | Ama Grits, Gunnar'ı durdurması için orada değildi. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Grits had been so scared of oversleeping | Grits bulabildiği en uzun DVD'yi kiralamıştı... | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| that he'd rented the longest DVD box he could find. | ...ve izlerken uyuya kalmaktan çok korkuyordu. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Hello? I can't talk. I'm watching this really deep movie. | Merhaba? Filme dalmışken gerçekten konuşamam. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Susie knew the money would be where the husband wouldn't look. | Susie, paranın kocanın göremediği bir yerde olduğunu biliyordu. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Where are you? I need my lunch. | Neredesin? Yemek yemeliyim. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| It didn't mean to. I fell asleep. I had a party for this little guy. | Böyle olsun istmedim. Uyuya kaldım. Bu küçük adamımız için bir parti verdim. | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| They must have spiked my drink. With alcohol, maybe? | İçkime ilaç katmış olmalılar. Alkolden olabilir mi? | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| Could be. Shut up. How much was it? | Olabilir. Kapa çeneni. Ne kadar vardı? | Smala Sussie-2 | 2003 | |
| What? This is 2000. Why is she getting some? | Ne? Bu 2000. Niye o fazla alıyor? | Smala Sussie-2 | 2003 |