Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 149856
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| Safe. | Güzel. | Skins Chris-1 | 2007 | |
| 110, 115, 120. | 110, 115, 120. | Skins Chris-1 | 2007 | |
| Um, it's all right, mate, I've got change. | Her şey yolunda, bozukluğum olacaktı. | Skins Chris-1 | 2007 | |
| 121, 22. | 121, 22. | Skins Chris-1 | 2007 | |
| 23, 23.50. | 23, 23.50. | Skins Chris-1 | 2007 | |
| Six, eight. | Altı, sekiz. | Skins Chris-1 | 2007 | |
| Seven, eight, nine, ten. 24.20. | Yedi, sekiz, dokuz, on. 24,20. | Skins Chris-1 | 2007 | |
| How much do I still owe you, mate? | Daha ne kadar borcum var? | Skins Chris-1 | 2007 | |
| 14 quid. | 14 sterlin. | Skins Chris-1 | 2007 | |
| OK, um, my mum keeps money upstairs. | Pekâlâ, annem parasını üst katta tutar. | Skins Chris-1 | 2007 | |
| I'll just go get it. Wait there, one minute. | Gidip getireceğim. Sen burada bekle. | Skins Chris-1 | 2007 | |
| (Tony) What have you been doing, man? | Ne yapıyorsun, dostum? | Skins Chris-1 | 2007 | |
| (Sid) Nothing. | Hiçbir şey. | Skins Chris-1 | 2007 | |
| (Tony) You stink of sick. | Fena hâlde kokuyorsun. | Skins Chris-1 | 2007 | |
| (Sid) Yeah, but not, like, badly. | Evet, ama kötü değil. | Skins Chris-1 | 2007 | |
| (Tony) If Chris's house didn't out stink you, yeah, | Eğer Chris'in evi bile senin kokunu bastırmıyorsa... | Skins Chris-1 | 2007 | |
| people would actually be walking away from you. | ...insanların yanına yanaşmamasına şaşmamalı. | Skins Chris-1 | 2007 | |
| Well, I'll just borrow some deodorant. | Biraz deodorant kullanayım o zaman. | Skins Chris-1 | 2007 | |
| Hey up. | Selamlar. | Skins Chris-1 | 2007 | |
| You all right, Chris? | İyi misin, Chris? | Skins Chris-1 | 2007 | |
| What were you doing in the wardrobe? | Gardrobun içinde ne yapıyordun? | Skins Chris-1 | 2007 | |
| I was just, um, checking what stuff my mum took with her. | Sadece, annemin giderken yanına neler aldığına bakıyordum. | Skins Chris-1 | 2007 | |
| What did she take? | Neler almış? | Skins Chris-1 | 2007 | |
| Oh, yeah. Everything. | Her şeyi. | Skins Chris-1 | 2007 | |
| Do you think she's gone, mate? | Sence tamamen gitti mi? | Skins Chris-1 | 2007 | |
| Hey, my knob's gone down, though. | Bu arada sikim indi. | Skins Chris-1 | 2007 | |
| That's good. It isn't blue or anything? | Bu iyi. Mavi falan değil, öyle değil mi? | Skins Chris-1 | 2007 | |
| Um, no, it's a bit red, like, but, no, it's not bad. Not bad. | Hayır, biraz kırmızı gibi ama, kötü değil. Evet, kötü değil. | Skins Chris-1 | 2007 | |
| It looks bigger to me. Probably did it some good. | Bana biraz büyük gibi geldi. Muhtemelen biraz işe yaramış. | Skins Chris-1 | 2007 | |
| Yeah. Yeah. You might be right, actually. Yeah. | Evet, haklı olabilirsin aslında. Evet. | Skins Chris-1 | 2007 | |
| Hey, seven years bad luck, that there, mate, the mirror. | Yedi yıl kötü şans getirir, dostum. Ayna. | Skins Chris-1 | 2007 | |
| (TV) 'And breathe in deep. Deep. | Derin derin nefes alın. | Skins Chris-1 | 2007 | |
| 'And stretch and bend | Gerilin ve eğilin. | Skins Chris-1 | 2007 | |
| 'and stretch and reach. | Gerilin ve uzanın. | Skins Chris-1 | 2007 | |
| 'And reach to the right. | Sağa doğru uzanın. | Skins Chris-1 | 2007 | |
| 'Left, and bend.' | Sola doğru ve eğilin. | Skins Chris-1 | 2007 | |
| I think she's quite sexy. | Bence epey seksi. | Skins Chris-1 | 2007 | |
| I've always wanted to fuck an older woman. | Her zaman yaşlı bir kadını becermek istemişimdir. | Skins Chris-1 | 2007 | |
| It's the hips... | Kalçalar... | Skins Chris-1 | 2007 | |
| ...just above the knickers. | ...külodunun hemen üzerinde. | Skins Chris-1 | 2007 | |
| It's the way the skin bunches, you know. | Kıvrımların hareket edişi. | Skins Chris-1 | 2007 | |
| I mean, look at her, | Yani, ona baksanıza... | Skins Chris-1 | 2007 | |
| very nice hips. | ...çok güzel kalçalar. | Skins Chris-1 | 2007 | |
| This man won't let us start the pizzas till you pay him. | Bu adam, sen parasını ödemeden pizzaları yememize izin vermiyor. | Skins Chris-1 | 2007 | |
| OK. Anyone got any cash? | Tamam. Parası olan var mı? | Skins Chris-1 | 2007 | |
| You've got a grand! | Binliğin vardı! | Skins Chris-1 | 2007 | |
| Nah, man. I've got a nice hi fi, about 4,000 beer cans, | Hayır, dostum. İyi bir hi fi, 4000 kutu bira... | Skins Chris-1 | 2007 | |
| and then a few of these empty wraps. What? | ...ve bu sarma kağıtları. Ne? | Skins Chris-1 | 2007 | |
| Listen, yeah, right, OK... �1,000 ain't even that much money | Dinleyin, evet, tamam... Bir düşünürseniz, 1000 sterlin bu zamanda... | Skins Chris-1 | 2007 | |
| these days, really, you know, when you think about it. So... | ...o kadar da çok para sayılmaz, o yüzden... | Skins Chris-1 | 2007 | |
| Look, man, all right, I bought it yesterday, yeah, | Bak dostum, tamam, bunu dün aldım... | Skins Chris-1 | 2007 | |
| and I remember you, because you've got a very good face for memorising. | ...seni de hatırlıyorum, çünkü çok akılda kalıcı bir yüzün var. | Skins Chris-1 | 2007 | |
| I bought it from you, and you were chuffed to sell it. | Bunu senden aldım ve bunu bana sattığın için çok memnundun. | Skins Chris-1 | 2007 | |
| There's a Pop Tart in the CD drawer. | CD sürücüsünün içinde tart var. | Skins Chris-1 | 2007 | |
| Clean it. I'll pay for that bit. | Temizleyin. Bunun ücretini öderim. | Skins Chris-1 | 2007 | |
| So, you know, sell it on. We can't sell it on. | Böylece, satabilirsin. Bu şekilde satamayız. | Skins Chris-1 | 2007 | |
| Yeah, so if you clean it? We're not going to clean it. | Evet, eğer temizlerseniz? Temizlemeyeceğiz. | Skins Chris-1 | 2007 | |
| I will and bring it back tomorrow. It's soiled, it's unsellable. | Ben temizleyip, yarın geri getireceğim. Kirlenmiş, satılamaz. | Skins Chris-1 | 2007 | |
| Whatever you do to it now, we can't take it back. | Ne yaparsanız yapın, geri alamayız. | Skins Chris-1 | 2007 | |
| I'll clean it, bring it back tomorrow and give it to one of the other people. | Ben de temizlerim, sonra yarın getirir burada çalışan başka birine veririm. | Skins Chris-1 | 2007 | |
| No, you won't. I will have told them not to take it back, | Hayır, veremezsin. Geri almamalarını diğerlerine söylerim, çünkü mahvetmişsiniz. | Skins Chris-1 | 2007 | |
| I kept the receipt. | Makbuzu elimde... | Skins Chris-1 | 2007 | |
| Receipts don't cover Pop Tarts. | Makbuzlar turtayı kapsamaz. | Skins Chris-1 | 2007 | |
| I'll tell you how to get rid of your zits. | Sivilcelerden nasıl kurtulacağını söylerim. | Skins Chris-1 | 2007 | |
| Piss on toilet paper and wipe your face. Works better than Clearasil. | Tuvalet kağıdına işe ve yüzünü onunla sil. Clearasil'den daha çok işe yarıyor. | Skins Chris-1 | 2007 | |
| Tried it. | Denedim zaten. | Skins Chris-1 | 2007 | |
| Thank you for calling at Smithson Electrics. | Smithson Elektrik'i tercih ettiğiniz için teşekkür ederiz. | Skins Chris-1 | 2007 | |
| Anything else I can help you with? | Yardım edebileceğim başka bir şey var mı efendim? | Skins Chris-1 | 2007 | |
| Er, no, er, just... | Hayır, hayır. | Skins Chris-1 | 2007 | |
| Chris, wait up, mate, please. | Chris, beklesene dostum, lütfen. | Skins Chris-1 | 2007 | |
| Stop being a fucking pussy. | Amcıklık yapmayı bırak. | Skins Chris-1 | 2007 | |
| You know, it says "we buy anything" | Şey, yani, şurada "Her şeyi alıyoruz" yazıyor. | Skins Chris-1 | 2007 | |
| just there, so maybe you could buy this. | Belki bunu da alırsınız dedik... | Skins Chris-1 | 2007 | |
| Get out of my shop! Get out of my shop! | Çıkın dükkanımdan! Çıkın! | Skins Chris-1 | 2007 | |
| All right, Chris? Hey up. | Naber, Chris? İyidir işte. | Skins Chris-1 | 2007 | |
| Che! Che! | Che! Che! | Skins Chris-1 | 2007 | |
| Loves watching me shit. | Sıçarken beni izlemeye bayılır. | Skins Chris-1 | 2007 | |
| How did you get on with that Lithuanian E? | Litvanya E'ye ne dersiniz? | Skins Chris-1 | 2007 | |
| I got some square pills from Albania in. | Arnavutluktan gelen kare haplarım da var. | Skins Chris-1 | 2007 | |
| Retro Eastern Blocs, they're calling them. | Retro Doğu Blok'ları da diyorlar. | Skins Chris-1 | 2007 | |
| Nah, um, I'm selling, actually. | Hayır, aslında ben satıyorum. | Skins Chris-1 | 2007 | |
| Fancy a hi fi? | Ses sistemi ister misin? | Skins Chris-1 | 2007 | |
| Nah. Can't shift it, mate. | Hayır, onu satamam, ahbap. | Skins Chris-1 | 2007 | |
| How about a wheelbarrow? | Peki ya el arabası? | Skins Chris-1 | 2007 | |
| Oh, aye, I always need another wheelbarrow. | Başka bir el arabasın asla hayır diyemem. | Skins Chris-1 | 2007 | |
| �20 the lot. | Hepsi için 20£. | Skins Chris-1 | 2007 | |
| Done. Cheers. | Tamam. Eyvallah. | Skins Chris-1 | 2007 | |
| How d'you want it? Powder, pills or cash? | Ödemeyi nasıl yapayım? Toz mu, hap mı, nakit mi? | Skins Chris-1 | 2007 | |
| Fuck it, let's have a look at these pills. | Siktir et, şu haplara bir bakayım. | Skins Chris-1 | 2007 | |
| Shit. | Hasstiktir. | Skins Chris-1 | 2007 | |
| Fuck's sake! | Hay anasını satayım! | Skins Chris-1 | 2007 | |
| See ya later, mate. | Görüşürüz, ahbap. | Skins Chris-1 | 2007 | |
| Fucking hell, man. You woke me up. | Hay sikeyim, dostum. Uyandırdın beni. | Skins Chris-1 | 2007 | |
| Who are you? Who the fuck are you? I'm sleeping! | Sen kimsin? Esas sen kimsin, uyuyorum ben! | Skins Chris-1 | 2007 | |
| This is my house! So? | Burası benim evim. Yani? | Skins Chris-1 | 2007 | |
| Get off me, man! | Bıraksana beni, adamım! | Skins Chris-1 | 2007 | |
| Get off me! Ow! | Bırak! | Skins Chris-1 | 2007 | |
| Don't know what you're fucking doing, thinking you can... | Ne yaptığını bilmiyorum, gelip evime... | Skins Chris-1 | 2007 | |
| Leave it, man! | Bıraksana lan! | Skins Chris-1 | 2007 | |
| What the fuck? | Ne oldu lan öyle? | Skins Chris-1 | 2007 |