Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 149059
| İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
| l'll sit up in my chair and say, ''Which way you want me to go, boss?'' | ..."Nereye gitmemi istiyorsun, patron?" diyecek kadar ahmağım. Sandelyemden kalkıp, "Nereye gitmem gerekiyor, patron?" derim | Shooter-9 | 2007 | |
| l mean, l ain't real proud of it, but l ain't ashamed, either. | Demek istediğim, bundan gurur duymuyorum ama aynı zamanda utanmıyorum da. Demek istediğim, Bundan gurur duymuyorum, Ama utanmıyorum da. | Shooter-9 | 2007 | |
| You know, l got a plan, | Bir planım var... Biliyorsun, bir planım var, | Shooter-9 | 2007 | |
| but l think l'm going to need your help. | ...ama sanırım yardımına ihtiyacım olacak. Sanırım yardımına ihtiyacım olacak. | Shooter-9 | 2007 | |
| Okay. l'll do it. | Tamam. Yardım ederim. Tamam. Yaparım. | Shooter-9 | 2007 | |
| l haven't even told you what it is yet. | Daha planımın ne olduğunu bile söylemedim. Henüz ne olduğunu söylemedim bile. | Shooter-9 | 2007 | |
| You know, with Donnie. l should never have... | Donnie ile ben. Onu asla bu işe... Biliyorsun, Donnie. asla... | Shooter-9 | 2007 | |
| l'm sorry l tried. | Denediğim için özür dilerim. Üzgünüm denedim. | Shooter-9 | 2007 | |
| lt's okay. | Her şey yolunda. Sorun değil. | Shooter-9 | 2007 | |
| l need you to meet with this FBl agent. | Şu FBI ajanı ile buluşmanı istiyorum. FBI ajanıyla tanışmanı istiyorum. | Shooter-9 | 2007 | |
| Give him the vehicle lD number. He'll do what he's trained to do. | Ona aracın plaka numarasını ver. Yapması için eğitildiği şeyi yapacaktır. Ona araç kimlik numarasını ver. Ne için eğitildiyse onu yapacaktır. | Shooter-9 | 2007 | |
| You get caught, l get caught. | Sen yakalanırsan, ben de yakalanırım. Sen yakalanırsan, bende yakalanırım. 12 yönünden TS 129'a düşman güçler yaklaşıyor olabilir. | Shooter-9 | 2007 | |
| Says he didn't shoot no one, but l don't know. | Kimseyi vurmadığını söylüyor ama bilemiyorum. Kimseyi vurmadığını söylüyor, ama bilmiyorum. | Shooter-9 | 2007 | |
| And what is this? A VlN number. | Peki bu nedir? Şasi numarası. Buda ne? Bir VIN numarası. | Shooter-9 | 2007 | |
| And you're going to sit real still until l'm long gone. | Ben buradan çıkıp iyice uzaklaşana kadar olduğun yerde kal. Ve ben burdan uzaklaşana kadar yerinden kıpırdamamalısın. | Shooter-9 | 2007 | |
| Excuse me, sir. Can l see some lD, please? | Affedersiniz, bayım. Lütfen kimliğinizi görebilir miyim? Özür dilerim, bayım. Kimliğinizi görebilirmiyim, lütfen? | Shooter-9 | 2007 | |
| Sir, l'm going to need you to take off your hat | Bayım, sizden şapkanızı çıkarmanızı ve kimliğinizi göstermenizi rica ediyorum. Bayım, Şapkanızı çıkarmanız gerekiyor | Shooter-9 | 2007 | |
| and show me some lD. | ve bana kimliğinizi göstermelisiniz. | Shooter-9 | 2007 | |
| l'm not gonna ask you again. | Bir daha sormayacağım. Tekrarlamayacağım. | Shooter-9 | 2007 | |
| Hey, Ed? Yeah. | Hey, Ed? Evet. | Shooter-9 | 2007 | |
| Well, l have to go before the Office of Professional Responsibility | 45 dakika içinde Profesyonel Sorumluluk bürosu ile... 45 dakika sonraki profesyonel sorumluluk ofisi | Shooter-9 | 2007 | |
| l'm gonna get fired anyway. l'm done worrying about that. | Nasıl olsa beni kovacaklar. Bunun için endişelenmeyi bıraktım. Nasıl olsa atılacağım. Artık endişelenmiyorum. | Shooter-9 | 2007 | |
| l think that CNN got the tapes before we did, | Kasetler uygun açıları gösterecek şekilde düzenlenip bizden önce CNN'e gönderilmiş. Bence CNN kayıtlara bizden önce ulaştı, | Shooter-9 | 2007 | |
| Thank you. Go. | Teşekkür ederim. Git haydi. Teşekkürler. Git. | Shooter-9 | 2007 | |
| These guys talk about everything. l didn't give it much thought at the time. | Bu adamlar her şey hakkında konuşur. O yüzden başta pek dikkatimi çekmemişti. Bu insanlar herşey hakkında konuşuyorlar. Fazla zorlanmadık. | Shooter-9 | 2007 | |
| l can't tell what this company does, but... | Şirketin ne iş yaptığını söyleyemem fakat... Bu şirketin ne iş yaptığını söyleyemem , ama... | Shooter-9 | 2007 | |
| l'm not going to shoot myself. | İntihar etmeyeceğim. Tabii ki edeceksin. Kendimi vurmayacağım. | Shooter-9 | 2007 | |
| This thing works. lt's not the first time we've used it. | Bu şey işe yarıyor. İlk defa kullanmıyoruz. Bu şey işe yarıyor. İlk kez sende denemiyoruz. | Shooter-9 | 2007 | |
| Don't kill me, please! Don't kill me! l believe you! | Lütfen, beni öldürme! Beni öldürme! Sana inanıyorum! Beni öldürme, Lütfen! Öldürme! Sana inanıyorum! | Shooter-9 | 2007 | |
| Had enough chances. l wanted you dead, you'd be dead. | Yeterince fırsatım oldu. Ölmeni isteseydim, çoktan ölmüştün. Eğer isteseydim, seni çoktan öldürebilirdim. | Shooter-9 | 2007 | |
| l was kind of hoping to keep one alive, | Birini canlı bırakmayı umuyordum ama seni öldürmek üzereydiler. birini canlı istiyordum, | Shooter-9 | 2007 | |
| You can hire a good lawyer, and l'll call the Bureau. | İyi bir avukat tutabilirsin ve ben de büroyu ararım. İyi bir avukat bulabilirsin, bende büroyu ararım. | Shooter-9 | 2007 | |
| l don't think you understand. | Anladığını zannetmiyorum. Bu herifler köpeğimi öldürdü. Anladığını sanmıyorum. | Shooter-9 | 2007 | |
| ln the end, the law is all... | Eninde sonunda, kanunlar hepsini... Sonunda, kanun... | Shooter-9 | 2007 | |
| ln the end, the law'll never catch and hold them. | Sonunu söyleyeyim, kanunlar onları yakalayıp cezalandırmayacak. sonunda, Kanun onları asla cezalandırmayacak. | Shooter-9 | 2007 | |
| ln a year or two, they'll be back in business. | Bir bilemedin iki yıl içinde, işlerine geri dönecekler. birkaç yıl içinde, tekrar işe koyulacaklar. | Shooter-9 | 2007 | |
| And l'll be dead. | Ve ben de ölmüş olacağım. Ve ben ölmüş olacağım. | Shooter-9 | 2007 | |
| lt's gonna be some hard, hairy work, Pork. | Oldukça zor ve tehlikeli bir iş olacak, ödlek herif. Zor bir iş olacak , gerizekalı. | Shooter-9 | 2007 | |
| Now, l didn't start it, but be sure as hell l mean to see it through. | Şimdi, bunu ben başlatmadım ama adım gibi eminim, sonunu ben getireceğim. Şimdi, bunu ben başlatmadım, ama sonundan eminim. | Shooter-9 | 2007 | |
| You know, l missed a meeting today | Bugün, profesyonelliğe yakışmayan davranışlarda bulundum diye... Biliyormusun, bugün hatalarım yüzünden | Shooter-9 | 2007 | |
| where l was going to get fired for unprofessional conduct | işten atılacağım bir toplantıyı | Shooter-9 | 2007 | |
| because l was kidnapped by people that don't exist. | hiç olmayan kişiler tarafından tutsak edildiğim için kaçırdım. | Shooter-9 | 2007 | |
| l'll take his legs. | Ben bacağından tutarım. İyi bir seçim, ödlek herif. Ben bacaklarından tutarım. | Shooter-9 | 2007 | |
| lt's a good call, Pork. | İyi seçim, Ahmak. | Shooter-9 | 2007 | |
| Swagger's alive. Yes. | Swagger yaşıyor. Evet. | Shooter-9 | 2007 | |
| l just went over Swagger's financials again. | Swagger'ın harcamalarını tekrar inceledim. | Shooter-9 | 2007 | |
| l cracked the FTD database, got an address. | Şirketin veri tabanına girip bir adres buldum. Veritabanını kırıp, adresi aldım. | Shooter-9 | 2007 | |
| lt's just within driving range. | Araçla gidilebilecek kadar yakın. | Shooter-9 | 2007 | |
| What are you waiting for? Take the jet. All right. | Daha ne bekliyorsun? Jeti al. Tamam. Neyi bekliyorsunuz? Jeti alın. Tamam. | Shooter-9 | 2007 | |
| l think we're here. | Sanırım geldik. | Shooter-9 | 2007 | |
| l think we're here. | Sanırım geldik. Geldik. | Shooter-9 | 2007 | |
| You mind your manners. All right. | Davranışlarına dikkat et. Tamam. Hareketlerine dikkat et. Tamam. | Shooter-9 | 2007 | |
| lf you could get a bullet that had been shot clean through the first rifle, | İlk tüfekten ateşlenen mermi yeterince temizse, yivlerin uymasını sağlayabilirsin. Eğer yeterince temiz bir mermiyle atış yapılabilirse, | Shooter-9 | 2007 | |
| And l still can't figure out how they could be. | Ve ben hala nasıl emin olduklarını anlamıyorum. | Shooter-9 | 2007 | |
| Good coffee? Yep. | Kahve iyi mi? Evet. | Shooter-9 | 2007 | |
| lnteresting question, though. Hope l satisfied you. | İlginç bir soruydu. Umarım cevabım seni tatmin etmiştir. ilginç bir soru, ancak. Umarım aradığınız şeydir. | Shooter-9 | 2007 | |
| l got another one. | Bir sorum daha olacak. Bir tane daha var. | Shooter-9 | 2007 | |
| l thought you might. | Ben de öyle tahmin etmiştim. Eminim vardır. | Shooter-9 | 2007 | |
| Suppose l was looking for a man to make a 2,200 yard cold bore shot. | İlk atışta, 2000 metreden hedefi vurabilecek birini arıyorum. 2200 yard mesafeden atış yapan bir adamı aradığımı varsayalım. | Shooter-9 | 2007 | |
| Seems l heard about a shot like that being made not too long ago. | Bu yakınlarda buna benzer bir atış yapıldığını duymuştum. Kısa bir süre önce öyle bir atış yapıldığını duymuştum. | Shooter-9 | 2007 | |
| Never met the man, so l wouldn't know him. | Onunla hiç tanışmadım, o yüzden bilemiyorum. Tanışmadım, Bilemem. | Shooter-9 | 2007 | |
| and WMDs were in lraq, | ...Irak'ta kitle imha silahları olduğunu... yada WMD'lerin ırak'ta olduklarını, | Shooter-9 | 2007 | |
| Another one in France. l know he's dead. | Bir tane de Fransa'da ama öldüğünü biliyorum. Diğeri Fransa'da. Öldüğünü biliyorum. | Shooter-9 | 2007 | |
| l met the son of a bitch. | O pislikle tanıştım. | Shooter-9 | 2007 | |
| Yeah. Are you okay? Nick, where are you? | Evet. İyi misin? Nick, neredesin? Evet. Sen iyi misin? Nick, Nerdesin? | Shooter-9 | 2007 | |
| lt's better l don't tell you. | Söylemesem daha iyi. | Shooter-9 | 2007 | |
| l need you to find someone. Mikhaylo Sczerbiak. | Senden birini bulmanı istiyorum. Mikhaylo Sczerbiak. Birini bulmanı istiyorum. Mikhaylo Sczerbiak. | Shooter-9 | 2007 | |
| Yeah. You got it? | Evet. Anladın mı? Evet. Yazdınmı? | Shooter-9 | 2007 | |
| l got it. | Anladım. Tamam. | Shooter-9 | 2007 | |
| How's that? We're going to help him. | Bu nasıl olacak? Ona yardım edeceğiz. Nasıl olacak? Ona yardım edeceğiz. | Shooter-9 | 2007 | |
| Hey, it's Nick. Did you find him? He's in Virginia. | Hey, benim Nick. Onu buldun mu? Virginia'da. Hey, Ben Nick. Onu bulabildin mi? Virginia'da. | Shooter-9 | 2007 | |
| l need to land a transport plane without a customs check. | Gümrük denetimine takılmadan bir uçak indirmemiz gerekiyor. Kontrol dışı bir uçak indirmek istiyorum | Shooter-9 | 2007 | |
| l'm certain l don't want to know, but what's on the plane? | Bilmek istemeyeceğim bir şey olduğuna eminim ama uçakta ne var? Sormak istemiyorum ama, uçakta ne olacak? | Shooter-9 | 2007 | |
| l don't want you to hurt yourself. Okay? | Kendini incitmeni istemem. Tamam? | Shooter-9 | 2007 | |
| You got your list, right? Yep. | Liste sende, değil mi? Evet. | Shooter-9 | 2007 | |
| Gotta be very careful with these. lt's got a 15 foot kill radius. | Bu şeylere çok dikkat et. 5 metrelik yarıçapta, öldürücü etkiye sahiptir. Bunlarla çok dikkatli olmalıyız. 15 foot çapında ölümcül menzili vardır. | Shooter-9 | 2007 | |
| Didn't l say don't let anything distract you? | Sana hiçbir şey dikkatini dağıtmasın demedim mi? Dikkatinin dağılmasına izin verme dememişmiydim? | Shooter-9 | 2007 | |
| lt's just you and me, baby. | Sadece sen ve ben, bebeğim. Sadece sen ve ben , bebek. | Shooter-9 | 2007 | |
| l'm on it. Right away, sir. | Anlaşıldı. Derhal, efendim. Tamam. Hemen, efendim. | Shooter-9 | 2007 | |
| l want Johnson's real name. l want to know who he works for. | Johnson'ın gerçek adını ve kimin için çalıştığını bilmek istiyorum. Johnson'ın asıl adını istiyorum. Kimin için çalıştığını bilmek istiyorum. | Shooter-9 | 2007 | |
| l want to know why it was worth going through that much effort | Başpiskoposu öldürmek için neden bu kadar zahmete katlandığını bilmek istiyorum. Neden bu kadar zorladığını öğrenmek istiyorum | Shooter-9 | 2007 | |
| And if l don't know any of those things? | Peki ya sorduklarının hiçbirini bilmiyorsam? Ya bunlara bir cevabım yoksa? | Shooter-9 | 2007 | |
| and l might as well shoot you now and leave. | Seni vurup buradan çıkarım. | Shooter-9 | 2007 | |
| lt's the people in power having to admit | Makam sahibi insanların, aslında her şeyi bildiklerini itiraf etmek zorunda kalması. Problem bunlara bilerek | Shooter-9 | 2007 | |
| A senator. From Montana, l think. | Bir senator. Montana'dan, sanırım. | Shooter-9 | 2007 | |
| lt's a conglomerate. | Bu büyük bir şirket. Bu bir küme. | Shooter-9 | 2007 | |
| lf one of them betrays the principles | İçlerinden biri, daha fazla para veya güç kazanmak için prensiplerine ihanet ederse,... Eğer biri ihanet ederse | Shooter-9 | 2007 | |
| Bug out. Go to hide two. Roger that. | Yer değiştir. İkinci noktaya git. Anlaşıldı. Hareket et. 2. noktaya geç. Anlaşıldı. | Shooter-9 | 2007 | |
| Swagger, l'm in position two. | Swagger, ikinci noktada yerimi aldım. Swagger , 2. noktadayım. | Shooter-9 | 2007 | |
| They're all over the place. Hey! | Evin etrafını kuşattılar. Heryerdeler. Hey! | Shooter-9 | 2007 | |
| Yeah, yeah. Yeah, l got it. | Evet, evet, anladım. Evet, evet. evet, anlaşıldı. | Shooter-9 | 2007 | |
| On my cover, all right? Okay. | Seni koruyacağım, tamam mı? Tamam. Seni korurum, Tamam mı? Tamam. | Shooter-9 | 2007 | |
| See this weird shootout in Virginia? Sir... | Virginia'daki şu garip çatışmadan haberin var mı? Virginia'daki garip çatışmayı duydun mu? Efendim... | Shooter-9 | 2007 | |
| First set positively lDed as Bob Lee Swagger. | İlk parmak izi Bob Lee Swagger'a ait. Birincisi Bob Lee Swagger. | Shooter-9 | 2007 | |
| All yours, Dan! Good shooting! | Sıra sende, Dan! İyi atıştı! Hepsi senin, Dan! İyi atış! | Shooter-9 | 2007 | |
| l'm beginning to think that you were the wrong man for the job. | Bu iş için yanlış adam olduğunu düşünmeye başlıyorum. Senin bu iş için yanlış adam olduğunu düşünmeye başladım. | Shooter-9 | 2007 | |
| lt appears we misjudged the gunnery sergeant. | Görünüşe bakılırsa çavuşumuzu yanlış değerlendirmişiz. Bu adam yanlış seçim gibi gözüküyor. | Shooter-9 | 2007 | |
| Anna, you guys, you take the team... Anna! ...to the roadhouse. | Anna, çocuklar, ekibinizi... Anna!...ana yola gönderin. Çocuklar siz takımı alıyorsunuz... | Shooter-9 | 2007 | |
| Okay, l don't care who it is right now. l don't give... | Tamam, kim olduğu umurumda bile değil. Şimdi kimseyle... Kim olduğu hiç umrumda değil şu anda... | Shooter-9 | 2007 | |
| Got it. l'm on it. | Anlaşıldı. İcabına bakarım. Anlaşıldı. Hallederim. | Shooter-9 | 2007 |