Ara
İngilizce Türkçe Kelime Çevirileri Sayfa 145711
İngilizce | Türkçe | Film Adı | Film Yılı | |
Yeah,because you don't approve. | Onaylamadığın için, yapmazsın. | Samantha Who? The Farm-1 | 2008 | ![]() |
No. No. Becauseicouldn't do it,which is why it's good that you do. | Hayır, hayır.Senin bu iş yapman iyi bir şey çünkü ben beceremem. | Samantha Who? The Farm-1 | 2008 | ![]() |
Look,lots of us we eat chicken and hamburgers,and we don't have to think about how we get it, | Hepimiz tavuk hamburger yiyoruz ve nereden geldiğini düşünmüyoruz. | Samantha Who? The Farm-1 | 2008 | ![]() |
Because people like you protect us from having to,like a dad. | Bunu düşünmekten bizi sen koruyorsun, bir baba gibi. | Samantha Who? The Farm-1 | 2008 | ![]() |
You know,i knew the farm wasn't right for you. | Çiftliğin sana uymayacağını biliyordum. | Samantha Who? The Farm-1 | 2008 | ![]() |
But when you dropped by the office,it was like you were my little girl again,and i was your hero. | Ama ofisime geldiğinde sanki minik kızım geri gelmişti ve bir zamanlar... | Samantha Who? The Farm-1 | 2008 | ![]() |
Dad,you still are. | Hala öylesin, baba. | Samantha Who? The Farm-1 | 2008 | ![]() |
Nah. You got a great guy now,and he is. He's great. | Yok be. Şu anda çok iyi birine sahipsin. Gerçekten çok iyi. | Samantha Who? The Farm-1 | 2008 | ![]() |
I just don't think i... Handled it well. | Sanırım bununla başa çıkamadım. | Samantha Who? The Farm-1 | 2008 | ![]() |
Well,the reason i can pick a great guy is because i have a fantastic one for a dad. | İyi bir adam bulabilmemin tek sebebi mükemmel bir babam olması. | Samantha Who? The Farm-1 | 2008 | ![]() |
Now hamburger production boy,oh,boy. | Hamburger eti imalatına gelirsek aman Tanrım! | Samantha Who? The Farm-1 | 2008 | ![]() |
Y you want to talk about nightmares,i mean these | Kabus gibi bir şeydir insanın rüyalarına... | Samantha Who? The Farm-1 | 2008 | ![]() |
Ernest hemingway once said that life is a "moveable feast." | Ernest Hemingway'in dediği gibi hayat "hareket eden bir şölendir". | Samantha Who? The Farm-1 | 2008 | ![]() |
I think what he meant is that there's an instinctive human desire to mix the ingredients of our lives... | Bence demek istediği hayatımızdaki "içerikleri" karıştırmak içgüdüsel... | Samantha Who? The Farm-1 | 2008 | ![]() |
Preparing a far richer meal than if those ingredients had never come together. | Ki onları karıştırmasak böyle güzel lezzetler elde edemeyiz. | Samantha Who? The Farm-1 | 2008 | ![]() |
So this parrot walks into a taco stand | Şimdi bu papağan Taco satan bir yere girmiş... | Samantha Who? The Farm-1 | 2008 | ![]() |
Daddy no..... | Baba hayır..... | Samantha Who? The Farm-1 | 2008 | ![]() |
Signals. some of those signals are easy. | Sinyaller. Bazılarını anlamak kolay. | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
A store's having a sale. | Bir dükkan satış yapıyor. | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
Return address labels will cure cancer. | Adres etiketlerinizi yollamak kansere çare bulacak. | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
"we will shut off your phone." | "Telefonunuzu keseceğiz." | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
But some signals are harder to read. | Ama bazı sinyalleri anlamak zor. | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
"hey!" | "hey!" | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
"hey! I missed you, and I'd love to see you at my show." | "Hey! Seni özledim ve sergimde görmek istiyorum." | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
"hey! come to the show. let's make chloe jealous." | "Hey! Sergime gel. Chloe'yu kıskandıralım." | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
"hey! I'm having a show do not come." | "Hey! Sergi açıyorum, sakın gelme." | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
"hey! I just ordered too many invitations, | "Hey! Çok fazla davetiye bastırmışım, | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
And I'm just sending them out to everybody I know." | Şimdi de tanıdığım herkese yolluyorum." | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
"hey! have a good summer. | "Hey! İyi bir yaz geçir. | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
I hope we have classes together next year." "hey! | umarım seneye de aynı sınıfta oluruz." "hey! | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
ever since I got hit by a car, | araba çarptığından beri, | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
I talk to myself an awful lot." | fazlaca kendi kendime konuşuyorum." | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
I watch you sometimes. you have a head injury. I worry. | Bazen seni izliyorum. Beyin travması geçirdin. Endişeleniyorum. | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
All right. well, should I go? | Pekala, sence gitmeli miyim? | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
Oh, sweetheart, you can't go. | Ah, tatlım, gidemezsin. | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
no, thank you. you're right. I am not going. | Yo, sağol. Haklısın. Gitmiyorum. | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
But you have to go. your brain damage is | Ama gitmek zorundasın. Sendeki beyin hasarı | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
A little bit different than mine, isn't it? | benimkinden biraz farklı, değil mi? | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
Well, what signal do you want to send? | Pekala, nasıl bir mesaj vermek istiyorsun? | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
If you don't go, it says, "i'm not over you, | Eğer gitmezsen, bu, "Seni unutamadım, | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
And I can't bear to see you with chloe." | şimdi de Chloe ile beraber görmeye dayanamıyorum" anlamına gelecek. | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
And if you do go, it says, "i'm not over you, | Ama gidersen de, "Seni unutamadım, | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
But I can't bear to be apart." | ama ayrı kalmaya da dayanamıyorum" demiş olacaksın. | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
what does it say if he's found with this | Peki cesedi boğazına bu tıkanmış halde bulunursa | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
Crammed down his throat? | nasıl bir mesaj verecek? | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
oh, don't do that. I need the address. | Böyle yapma. Adres bana lazım. | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
What? you're going? hey, I didn't sleep with him. | Ne? Sen gidecek misin? hey, ben onunla yatmamıştım. | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
Oh, god. I cannot believe that he just dumped this in my lap. | Ah, tanrım. Topu böyle benim kucağıma attığına inanamıyorum. | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
Well, you know what? I'm not gonna go. | Napacağım biliyor musun? Gitmeyeceğim. | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
And just so there's no confusion of the signal that I'm sending, | Böylece nasıl bir sinyal göndereceğim karmaşası olmayacak, | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
I'm gonna go tell him face to face | Onun yüzüne karşı diyeceğim ki | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
That the reason I'm not going is because I have moved on... | Gitmememin sebebi hayatıma devam etmiş olmam... | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
And I have better things to do that night. | Ve o gece yapacak daha iyi işlerimin olması. | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
Hey. now what the hell is that supposed to mean? | Hey. Bu da ne demek oluyor şimdi? | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
So is he coming down or what? here. call him again. | Ee, aşağı geliyor mu gelmiyor mu? Al. onu tekrar ara. | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
Cause you know what? | Neden biliyor musun? | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
For some reason, I'm not welcome into the apartment that I own. | Bir sebepten dolayı, kendi dairemde artık hoş karşılanmıyorum. | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
Maybe because you tried to destroy | Belki onun Chloe ile ilişkisini | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
His relationship with chloe. | yoketmeye çalıştığındandır. | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
I don't know. I'm not a mind reader. | Bilemem. Zihin okuyamıyorum. | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
Oh! did I tell you? | Ah! Söylemiş miydim? | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
He invited me to his gallery show. | Beni sergisine davet etti. | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
He invited me, too, but, sadly, | Beni de etti, ama maalesef, | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
I teach comedy traffic school that night. | o gece trafik okulunda komedi öğreteceğim. | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
well, you know what? | hmm, biliyor musun? | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
I'm not going either. I don't care if he begs me. | Ben de gitmiyorum. Yalvarsa bile umrumda değil. | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
And i i don't care what it says to anyone, | Ve başkalarına ne söyleyeceği de önemli değil , | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
Cause you know what? I've moved on, and I am a ok. | Neden biliyor musun? Hayatıma devam ettim, ve gayet iyiyim. | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
Or maybe you love him. stop it! shut up! | Ya da onu seviyorsun. Kes şunu! Kapa çeneni! | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
Why do you do stuff like that? | Neden böyle şeyler yapıyorsunt? | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
They won't let me listen to the radio. | Radyo dinlememe izin vermiyorlar. | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
Hey. what's up? | Selam. N'aber? | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
Uh, I got your little invitation challenge to your show. | Şu küçük sergine davet restini gördüm. | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
Yeah, about that... | Evet, bu konuda... | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
Um, chloe kinda found out I sent you an invitation | Ee, Chloe seni davet ettiğimi duydu da | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
And... strongly suggested you don't come. | Ve... gelmemeni şiddetle tavsiye etti. | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
Chloe did? | Chloe öyle mi dedi? | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
Yeah, she just kinda thinks | Evet, o hala bazı hislerin | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
That the feelings might be a little raw still. | tam yerine oturmadığını düşünüyor. | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
I i don't know... | Bilemiyorum... | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
And that, um, maybe you're not... over me. | Ve, belki de sen... henüz beni unutamamışsındır. | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
Over you? | Seni unutmak? | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
I am so over you. | Seni çoktan unuttum. | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
Yeah. no, I'm actually gonnbe at your little show | Evet, aslında sergine de geleceğim | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
With a date. | Sevgilimle. | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
A date? oh, I'm sorry that I haven't filled you in | Sevgilinle? Ah, Seni hayatımdaki detaylarla | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
On all the details of my life, | bilgilendirmediğim için üzgünüm, | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
But, um, while I was so busy getting over you, | Ama, seni unutmakla meşgulken, | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
I actually met someone, | birisiyle tanıştım, | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
And, um, it has turned into something real. | Ve, epey ciddi birşeye dönüştü. | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
And his name is rance, | Adı Rance, | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
And he's very comfortable with himself, | Ve, kendine güveni olan birisi | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
And he has nothing to prove. | Ayrıca kanıtlayacak birşeyi yok. | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
So I will see you at the shizzow, okay? | O yüzden, serginde görüşürüz, tamam mı? | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
Rance? | Rance mi? | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
I know! | Farkındayım! | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
Oh, I'm so stupid! | Ah, çok aptalım! | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
Maybe I'll just tell him that rance got called into surgery | Belki ona Rance'in ameliyata çağrıldığını söylerim | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
And he can't go. oh, he's a doctor now? | Bu yüzden gidemediğini. Ah, şimdi de doktor mu oldu? | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |
Yes, he's a doctor, and now I am going to the show alone. | Evet, o bir doktor, ben de sergiye yalnız gitmek zorundayım. | Samantha Who? The Gallery Show-1 | 2008 | ![]() |