Search
English Turkish Sentence Translations Page 22403
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| Theme of broken glass. | Kırık cam motifi. | Glissements Progressifs Du Plaisir-1 | 1974 | |
| The sea breaks on the beach. | Deniz kumsala vuruyor. | Glissements Progressifs Du Plaisir-1 | 1974 | |
| So, what do we do? | Peki, şimdi ne yapıyoruz? | Glissements Progressifs Du Plaisir-1 | 1974 | |
| We wait a little. | Biraz bekleyeceğiz. | Glissements Progressifs Du Plaisir-1 | 1974 | |
| Wait for what? | Neyi bekleyeceğiz? | Glissements Progressifs Du Plaisir-1 | 1974 | |
| Well, for the prosecutors, the police superintendant, | Savcıları, polis şefini,... | Glissements Progressifs Du Plaisir-1 | 1974 | |
| all the people who have to be here for the reenactment. | ...tatbikat için burada olması gereken tüm insanları. | Glissements Progressifs Du Plaisir-1 | 1974 | |
| Who will play the murderer? | Katili kim oynayacak? | Glissements Progressifs Du Plaisir-1 | 1974 | |
| I don't know, a cop probably; maybe that guy who's on guard at the door. | Bilmiyorum, muhtemelen bir polis. Belki kapıda nöbet tutan şu adam. | Glissements Progressifs Du Plaisir-1 | 1974 | |
| And to play Nora? | Peki Nora'yı kim oynayacak? | Glissements Progressifs Du Plaisir-1 | 1974 | |
| They surely have someone. | Akıllarında mutlaka birileri vardır. | Glissements Progressifs Du Plaisir-1 | 1974 | |
| When is it supposed to start? | Ne zaman başlaması gerekiyor? | Glissements Progressifs Du Plaisir-1 | 1974 | |
| Theoretically, right now, but they are always late... | Teorik olarak, tam şu an, ama her zaman geç kalırlar... | Glissements Progressifs Du Plaisir-1 | 1974 | |
| We're always waiting for someone, or something... | Her zaman birilerini ya da bir şeyi bekliyoruz. | Glissements Progressifs Du Plaisir-1 | 1974 | |
| Well... The reenactment! | Şey... olay tatbikatı! | Glissements Progressifs Du Plaisir-1 | 1974 | |
| They aren't going to arrive right now? | Birazdan gelmeyecekler mi? | Glissements Progressifs Du Plaisir-1 | 1974 | |
| In my opinion, if they are all here in an hour, we'll be lucky. | Bana kalırsa, bir saat içinde hepsi buraya gelirse, kendimizi şanslı sayalım. | Glissements Progressifs Du Plaisir-1 | 1974 | |
| It's amazing how much you look like her. | Ona bu kadar çok benzemen gerçekten şaşırtıcı. | Glissements Progressifs Du Plaisir-1 | 1974 | |
| You are insane! | Sen delirmişsin! | Glissements Progressifs Du Plaisir-1 | 1974 | |
| Here, put this on! | İşte, giy şunu! | Glissements Progressifs Du Plaisir-1 | 1974 | |
| Above all, do not scream... | Her şeyden önce, bağırma... | Glissements Progressifs Du Plaisir-1 | 1974 | |
| It's going to stop and they won't know... | Duracak ve kimse bilmeyecek. | Glissements Progressifs Du Plaisir-1 | 1974 | |
| You have no more blood... | Kanın kalmadı. | Glissements Progressifs Du Plaisir-1 | 1974 | |
| You're going to die... | Öleceksin. | Glissements Progressifs Du Plaisir-1 | 1974 | |
| There. It's over. The reenactment won't take place. | İşte. Bitti. Tatbikat gerçekleşmeyecek. | Glissements Progressifs Du Plaisir-1 | 1974 | |
| Your innocence is finally proved. | Masumiyetin sonunda kanıtlandı. | Glissements Progressifs Du Plaisir-1 | 1974 | |
| We found the murderous voyeur, and he made a full confession. | Sapık katili bulduk ve suçunu itiraf etti. | Glissements Progressifs Du Plaisir-1 | 1974 | |
| Are you injured? | Yaralandın mı? | Glissements Progressifs Du Plaisir-1 | 1974 | |
| Really? Then, we have to start all over again. | Gerçekten mi? O halde her şeye baştan başlamak zorundayız. | Glissements Progressifs Du Plaisir-1 | 1974 | |
| This is the Yoorana Police. Can you come over here, please? | Yoorana Polisi, Işığa doğru yaklaşır mısın? | Glitch-1 | 2015 | |
| What's happened? I have no idea, | Ne olmuş. Hiçbir fikrim yok ama bir kişiden fazlası var. | Glitch-1 | 2015 | |
| I found another one. So there's five. | Bir kişi daha buldum. O zaman 5 etti. | Glitch-1 | 2015 | |
| There were a bunch of you coming out of coffins! | Senden bir sürü vardı, tabuttan çıktınız! | Glitch-1 | 2015 | |
| Coffins? What? | Tabut mu? Ne tabutu? | Glitch-1 | 2015 | |
| Her name's Kate. You can't be Kate. | Adı Kate. Sen Kate olamazsın. | Glitch-1 | 2015 | |
| We're married. | Evliydik biz. | Glitch-1 | 2015 | |
| First mayor of Yoorana. That's me, I'm the mayor! 1 | Yoorana'nın ilk Belediye Başkanı. Bu benim, Belediye Başkanıyım lan ben! 1 | Glitch-1 | 2015 | |
| Do you know when you were born? March 2nd, 1931. | Ne zaman doğduğunu biliyor musun? 2 Mart 1931. | Glitch-1 | 2015 | |
| When did you die? Die? | Ne zaman öldüğünü? Ölüm mü? | Glitch-1 | 2015 | |
| He was trespassing. Are you gonna write it up? | İzinsiz giriş yapıyordu. Hakkında tutanak tutacak mısın? | Glitch-1 | 2015 | |
| I'm asking you to keep this between us. | Aramızda kalsın diyorum. | Glitch-1 | 2015 | |
| Is this gonna happen to Kate? I wanna sleep in my own bed. | Aynısı Kate'e de olacak mı? Kendi yatağımda uyumak istiyorum. | Glitch-1 | 2015 | |
| Hi, honey. Hey. | Selam tatlım. Selam. | Glitch-1 | 2015 | |
| Did you have someone in the tank? | İçeri birisini tıktın mı? Hayır, sadece ihbarlar vardı. | Glitch-1 | 2015 | |
| It's moving. Yeah. | Hareket ediyor. Evet. | Glitch-1 | 2015 | |
| Come to bed, it's Chris's shift. | Yatağa gelsene, Chris'in mesaisi var zaten. | Glitch-1 | 2015 | |
| I have to do a committal report. Boring. | Sevk raporu yazmalıyım. Sıkıcı. | Glitch-1 | 2015 | |
| I know, I'm sorry. I just wanted to see you. | Biliyorum, kusura bakma. Seni görmek istedim sadece. | Glitch-1 | 2015 | |
| Why have you got that face on? | Neden yüzünde o ifade var? | Glitch-1 | 2015 | |
| Do I have a face on? You've got serious face on. | İfadem mi var? Ciddi ifaden var. | Glitch-1 | 2015 | |
| Oh, do I? I didn't mean to. OK. | Öyle mi? Öyle değilim ama. Peki. | Glitch-1 | 2015 | |
| Right, I gotta go. | Gitmem gerek. | Glitch-1 | 2015 | |
| I had breast cancer, didn't I? | Göğüs kanserim vardı, değil mi? | Glitch-1 | 2015 | |
| They gave me a mastectomy. | Göğsümü aldılar. Doğru. | Glitch-1 | 2015 | |
| I remember waking up after the operation. | Ameliyattan sonra uyandığım anı hatırlıyorum. | Glitch-1 | 2015 | |
| James was there. | James oradaydı. Hastane odasında benimle kaldı. | Glitch-1 | 2015 | |
| I remember feeling so sorry for him. | Onun için çok üzüldüğümü hatırlıyorum. | Glitch-1 | 2015 | |
| Neither did you. | Sen de hak etmemiştin. | Glitch-1 | 2015 | |
| But now I'm back and so are my breasts. | Şimdi geri döndüm, göğüslerim de geri döndü. | Glitch-1 | 2015 | |
| And my cancer, what about that? | Peki ya kanserim, ona ne oldu? | Glitch-1 | 2015 | |
| And good news. | Haberler iyi. Anormal bir durum yok. | Glitch-1 | 2015 | |
| Course, you'd need a mammogram to be really sure you're clear. | Tabii tam anlamıyla temiz olduğundan emin olmak için mamografiye girmen gerek. | Glitch-1 | 2015 | |
| Alright, now I feel perfectly fine. | Tamam ama şu anda kendimi çok iyi hissediyorum. | Glitch-1 | 2015 | |
| Dr McKellar. | Dr. McKellar. Tamam. | Glitch-1 | 2015 | |
| Meet me at the cemetery. 'OK, I'll see you there. ' | Benimle mezarlıkta buluş. Tamam, orada görüşürüz. | Glitch-1 | 2015 | |
| Is that James? | James miydi? Evet, bir konuda ona yardım etmem gerek. | Glitch-1 | 2015 | |
| Do you want me to come with you? | Seninle gelmemi ister misin? Bu iyi bir fikir değil. Neden? | Glitch-1 | 2015 | |
| Because everyone who knows you thinks you're dead. | Çünkü seni tanıyan herkes seni ölü biliyor. | Glitch-1 | 2015 | |
| I need you to stay here and look after the others. | Burada kal ve diğerlerine göz kulak ol. | Glitch-1 | 2015 | |
| Hey. I checked up on Alexandro Nico Carlo's brother. | Selam. Carlo'nun kardeşi Alexander Nico'yu araştırdım. | Glitch-1 | 2015 | |
| He died last night, at 11:50. | Dün akşam 11:50'de ölmüş. Bütün bunlarla aynı zamanda mı? | Glitch-1 | 2015 | |
| Well, we don't know exactly when this happened. | Bunun ne zaman olduğunu tam olarak bilmiyoruz. | Glitch-1 | 2015 | |
| Well, it's close enough. Alexander was old, | Aşağı yukarı biliyoruz ama. Alexander yaşlıydı... | Glitch-1 | 2015 | |
| he was suffering from a range of complications. | ...bir sürü dertten muzdaripti. Sence bu bir tesadüf mü yani? | Glitch-1 | 2015 | |
| I'm saying there'll be a rational explanation. | Bunun mantıklı bir açıklaması vardır diyorum. | Glitch-1 | 2015 | |
| Elishia, I watched a man disintegrate in front of me last night. | Elishia, dün akşam gözlerimin önünde çürüyüp giden bir adam gördüm. | Glitch-1 | 2015 | |
| Six graves disturbed, only five people. | 6 mezar tahrip edilmiş, sadece 5 kişi var. | Glitch-1 | 2015 | |
| A list of names and dates, there must be another one. | Adlarının ve tarihlerinin listesi var, birisi daha olmalı. | Glitch-1 | 2015 | |
| We need to look for them. No, actually, we need to fix this. | Onu aramalıyız. Hayır, aslında bunu düzeltmeliyiz. | Glitch-1 | 2015 | |
| Otherwise there'll be an investigation. | Aksi taktirde bir soruşturma olacaktır. | Glitch-1 | 2015 | |
| Yoorana 102. | Yoorana 102. Lisede çıplak... | Glitch-1 | 2015 | |
| 'acting crazy. ' Yeah, OK, I'll take it. Let's go. | ...deli gibi davranan bir adam varmış. Tamam, ben bakarım. Gidelim. | Glitch-1 | 2015 | |
| No, no. You should get back to the surgery. | Hayır, sen kliniğe geri dön. Bir tane daha mı var? | Glitch-1 | 2015 | |
| It's just a hole. Empty. | Sadece çukur, bomboş. Hiçbir şey yok. | Glitch-1 | 2015 | |
| The girls said he ran in here when they came in for training. | Kızlar antrenman sırasında içeri daldığını söyledi. | Glitch-1 | 2015 | |
| So, he's still in there? | Hala içeride mi yani? Kızların soyunma odasına açılan tek kapı var. | Glitch-1 | 2015 | |
| Keep them back, please. | Herkesi geri çek lütfen. Bu mu? | Glitch-1 | 2015 | |
| Patrick Fitzgerald? | Patrick Fitzgerald? | Glitch-1 | 2015 | |
| Look, I know you're probably very confused right now, | Muhtemelen şu an kafan çok karışık anlıyorum ama sana yardım etmek için buradayım. | Glitch-1 | 2015 | |
| If you can just come out now, I can take you somewhere safe. | Dışarı çıkarsan seni güvenli bir yere götürebilirim. | Glitch-1 | 2015 | |
| It's OK. | Sorun yok. Şimdi bu kapıyı çok yavaş bir şekilde açacağım... | Glitch-1 | 2015 | |
| I don't want any trouble. | ...sorun istemiyorum. | Glitch-1 | 2015 | |
| It's alright. It's alright. I don't want to hurt you. | Tamam, sorun yok. Sana zarar vermek istemiyorum. | Glitch-1 | 2015 | |
| Don't resist. | Karşı koyma. | Glitch-1 | 2015 | |
| OK. | Tamam. Pekâlâ, kalk bakalım. | Glitch-1 | 2015 | |
| I got you. | Tutuyorum seni. | Glitch-1 | 2015 | |
| Stand back, girls, please. | Kızlar, lütfen geri çekilin. | Glitch-1 | 2015 | |
| 'According to eye witnesses, we are being watched. ' | Görgü tanıklarına göre izleniyoruz. | Glitch-1 | 2015 | |
| 'I urge everyone to remain calm. ' | Herkesi sakin olmaya davet ediyorum. | Glitch-1 | 2015 | |
| 'That didn't work out so well. ' 'This is a problem. ' 1 | Bu pek işe yaramadı sanki. Bu bir sorun. Büyük bir sorun. | Glitch-1 | 2015 |