Search
English Turkish Sentence Translations Page 19338
English | Turkish | Film Name | Film Year | |
I want you to tell me what you think is going on. | Sizce neler olduğunu söylemenizi istiyorum. | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
Two deaths? Okay, all right. That's a coincidence. | İki ölüm? Tamam, peki. Tesadüf. | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
Three? That's a pattern. | Üç? Bu bir düzen. | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
...I know you two didn't do this. | ...bunu sizin yapmadığınızı biliyorum. | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
But I think you know something. | Ama bir şey bildiğinizi sanıyorum. | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
Take a guess. | Tahminde bulunun. | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
We think we weren't supposed to survive on that bridge. | O köprüde kurtulmamamız gerektiğini sanıyoruz. | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
And now something is trying to set it right. | Şimdi de bir şey bunu düzeltmeye çalışıyor. | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
That's all you got? | Tek açıklamanız bu mu? | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
SAM: Right now, yeah. | Şu anda evet. | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
But if you come up with any other explanations, let us know. | Ama sen başka açıklamalar bulursan bize de söyle. | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
"Something." | "Bir şey." | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
Been up long? | Ne zaman uyandın? | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
Sam, you can't do this to yourself. | Sam, kendine bunu yapamazsın. | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
No. No, no, no. I was thinking about, in the premonition... | Hayır. Şunu düşünüyordum; gördüğüm hayalde... | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
...we all got off the bus, but the ground gave way and Candice fell. | ...hepimiz otobüsten çıktık ama yer yarıIdı ve Candice düştü. | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
Then the bus tipped over. | Sonra otobüs aşağı uçtu. | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
And Isaac, he never got off the bus. He went with it. | Ve Isaac, o otobüsten çıkmamıştı. Onunla düştü. | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
I know that there was just so much going on... | Biliyorum, bir sürü şey oluyordu... | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
Look, I know that I helped you across. | Ama seni karşıya geçirdiğimi biliyorum. | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
Then I reached back for Olivia. | Sonra Olivia'yı almak için uzandım. | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
So first was Candice. | Yani önce Candice. | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
Then Olivia. | Sonra Olivia. | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
NATHAN [OVER PA]: Roy, would you come to the control room, please? | Roy, kontrol odasına gelir misin, lütfen? | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
NATHAN: What is with your timecard? RO Y: Let's talk about my timecard. | Mesai kartın ne öyle? Evet, mesai kartımı konuşalım. | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
You cut my hours, which means you cut my pay! | Mesaimi azalttın, yani paramı kestin! | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
I cut everyone's hours, okay? | Herkesin azalttım. Durum düzelene kadar şirket%50'den az kapasitede... | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
RO Y: Hey, I'm not going anywhere. Hey! NATHAN: We gotta move! Gotta move! | Ben bir yere gitmiyorum. Hey! Buradan gitmeliyiz! | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
We gotta move now! | Hemen buradan gitmeliyiz! | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
NATHAN: Roy! You okay down there? | Roy! Orada iyi misin? | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
Hey, Dennis? DENNIS: Hey. | Hey, Dennis? Hey. | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
They're shutting down the plant? | Fabrikayı mı kapatıyorlar? | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
Not the plant, just us. Just sales and administration. | Fabrikayı değil, sadece bizi. Satış ve yönetimi. | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
Can you believe it? Us? | İnanabiliyor musun? Bizi? | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
It's the factory guys that usually get laid off. | Genelde fabrika işçiler işten çıkarılır. | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
Not us, we're supposed to be safe. | Biz değil, biz güvende olmalıydık. | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
Yeah, Dennis, we got bigger problems. | Evet, Dennis, daha büyük sorunlarımız var. | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
Olivia and Isaac are dead. | Olivia ve Isaac öldü. | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
Who's Isaac? | Isaac kim? | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
Listen, it's going to happen to us too if we don't do something about it. | Dinle, bir şeyler yapmazsak bizim de başımıza gelecek. | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
Yeah, I understand. Listen, it's called survivor's guilt. | Anlıyorum. Buna kurtulanın suçluluk duygusu denir. | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
No. No, guilt doesn't kill you. | Hayır. Suçluluk duygusu öldürmez. | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
Obviously, you've never met my in laws. | Karımın ailesini tanımadığın belli. | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
I'm not fucking around here, Dennis. | Dalga geçmiyorum burada, Dennis. | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
Anyone could be next. | Sıra herkeste olabilir. | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
It could be you. Understand? | Sen olabilirsin. Anlıyor musun? | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
We weren't supposed to survive that bridge collapse. | O yıkılan köprüden kurtulmamamız gerekiyordu. | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
And so now it's kill or be killed. | Bu yüzden şimdi ya öldüreceğiz ya da öleceğiz. | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
You get that, Dennis? | Anladın mı, Dennis? | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
Hey, Agent Block, it's Dennis. Um... | Ajan Block, ben Dennis. | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
Listen, Pete just came in here and he's just completely lost it. | Pete az önce buradaydı ve aklını hepten oynatmış. | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
He's yelling about "kill or be killed." | "ÖIdür ya da öl" diye bağırıyor. | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
Oh, yeah, it definitely sounded like a threat. | Evet, kesinlikle bir tehdide benziyordu. | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
NATHAN: I don't know. I don't know. It just happened so fast. | Bilmiyorum. O kadar hızlı oldu ki. | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
We heard, and we thought... No. No, uh, I'm good. | Duyunca sandık ki... Hayır, ben iyiyim. | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
Did you kill him? | Onu öldürdün mü? | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
No. No, I just... | Hayır. Ben... | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
It was just timing, you know? He got in the way and... | Zamanlamaydı. Altında duruyordu ve... | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
No, you did, didn't you? | ÖIdürdün, değil mi? | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
You saw it coming, and then you took his life. You put him in the way. | Kancanın geldiğini gördün ve onu öldürdün. Altına sürdün onu. | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
No, I didn't really do anything. | Hayır, gerçekten bir şey yapmadım. | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
Tell us the truth: Did you or didn't you? Hey, Peter, calm down. | Doğruyu söyle: Yaptın mı, yapmadın mı? | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
Did you or didn't you? | Yaptın mı, yapmadın mı? | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
Yes. I think I did. | Evet. Sanırım yaptım. | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
So if the theory works, then you traded spots. | Demek ki teori doğruysa yer değiştirdin. | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
He should have your death, and you should have his years. | O senin ölümünü, sen de onun yıIlarını almış olmalısın. | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
How do we know for sure? | NasıI emin olacağız? | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
I think there's an order to these deaths. | Bence bu ölümlerin bir sırası var. | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
They mirror the order everyone died in on the bridge. | Herkesin köprüde ölüş sırasını yansıtıyor. | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
Then who would be next? | O zaman sıra kimde? | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
Who wants to be first to tell me what the hell happened? | Bana burada ne olduğunu kim önce söylemek ister? | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
Dennis! It was Dennis. | Dennis! | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
No shit. | Orası kesin. | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
Why are you fighting me on this? | Niye beni dinlemiyorsun? | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
You're not seriously going to work, are you? | Gerçekten işe gitmeyeceksin, değil mi? | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
Molly, Isaac died on a massage table. | Molly, Isaac masaj masasında öldü. | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
What, kill someone so I can live? No, of course not. | Yaşamak için birini mi öldüreyim? Tabii ki hayır. | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
We'll just have to figure something else out. | Başka bir şey bulmak zorundayız. | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
I have figured it out. | Ben buldum. | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
Something saved me on that bridge. | O köprüde bir şey beni kurtardı. | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
Maybe it doesn't want me to die. | Belki ölmemi istemiyor. | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
We can't live our lives in fear, Moll. | Korku içinde yaşayamayız, Moll. | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
So if it happens tomorrow, or 50 years from now, whatever. | Yani yarın da olsa, bundan 50 yıI sonra olsun. | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
As long as we're together... | Biz birlikte olduğumuz sürece... | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
...I'll be okay. | ...ben mutluyum. | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
Right? Why don't you come by after my shift... | Tamam mı? Mesaim bitince uğrasana... | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
...and I'll make you a nice late dinner, okay? | ...sana güzel bir gece yemeği yapayım. | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
All right, give me this. | Tamam, ver şunu. | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
WOMAN: Excuse me. We don't have to wait for them, do we? | Affedersiniz. Beklememiz gerekmiyor, değil mi? | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
HOSTESS: I'll let you know. WOMAN: Okay, thank you. | Size haber veririm. Tamam, sağ olun. | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
Samuel. Get to work on the bourguignon. | Samuel. Burginyona başla. | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
COOK 3: Whoa, watch yourself. | Hey! Dikkat et. | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
That could've been ugly, huh? Ha, ha. | Çok kötü olabilirdi, ha? | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
Vincent, speed it up, okay? | Vincent, hızlan. | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
SAM: Whoa, hey! | Hop, dur! | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
CHEF: Hey, clean that grate. | Ocağı temizle. | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
Are you sure it's okay if I make her a little something? | Ona bir şey yapmamda sakınca olmadığına emin misin? | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
Make sure to clean up afterward. | Bitince temizlemeyi unutma. | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
I will, of course. Thank you. | Temizlerim, tabii. Sağ ol. | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |
If the offer still stands... | Teklif hala geçerliyse... | Final Destination 5-2 | 2011 | ![]() |