Search
English Turkish Sentence Translations Page 167221
English | Turkish | Film Name | Film Year | |
Parents died when she was very young. | Ailesini küçükken kaybetmiş. Ebeveynleri çok küçükken ölmüş. | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
And after college, she wanted to go into family law | Üniversiteden sonra, kendisi gibi öksüz çocuklara... Üniversiteden sonra, aile hukukunda çalışmayı... | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
and help foster kids like herself. | ...bakabilmek için aile avukatı olmak istiyormuş. ...ve kendisi gibi evlatlık çocuklara yardım etmek istiyormuş. | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
Or become a singer. She hadn't made up her mind yet. | Ya da şarkıcı olmak istemiş. Daha buna karar verememişti. Ya da şarkıcı olmak istiyormuş. Henüz buna karar vermemiş. | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
Yeah, that's great, dude. But where's Red John? | Bunlar güzel ahbap. Peki Red John nerede? Evet, bu harika, dostum. Ama Red John nerede? | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
Oh, this wasn't Red John. | Bunu yapan Red John değil. Bunu Red John yapmamış. | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
So you say. | Demek öyle söylüyorsun. Öyle diyorsun. | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
So I say. | Öyle söylüyorum. Öyle diyorum. | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
(Whispers) Jerk. | Kendini beğenmiş. Pislik. | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
Oh, make sure you have your people | Adamlarının şuradaki defter ve günlükleri... Adamlarının, evrakları ve ajandaları... | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
send those papers and journals to the CBI office. | ...CBI bürosuna gönderdiğinden emin ol. ...CBI ofisine gönderdiğinden emin ol. | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
Will do. Thank you. | Yaparım. Teşekkürler. Hallederim. Teşekkür ederim. | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
(Woman) Marley was the best. | Marley en yakın arkadaşımdı. Marley çok iyiydi. | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
The best person. | Çok iyi bir insandı. | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
A beautiful soul. | İyi niyetli biriydi. Güzel bir ruhu vardı. | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
(Lisbon) Rut you found her body, yes? | Ruh, cesedi sen buldun değil mi? Ruth, cesedini sen bulmuşsun, öyle mi? | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
When you entered your house, | Eve girdiğinde... Eve girdiğinde, cesedi bulmadan... | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
did you notice anything unusual before you found the body? | ...cesedi bulmadan olağan dışı bir şey fark ettin mi? ...önce garip bir şey fark ettin mi? | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
Something missing or out of place? No, I don't think so. | Belki bir şey kaybolmuştur? Hayır, sanmıyorum. Kayıp ya da yerinde olmayan bir şey? Hayır, sanmıyorum. | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
How long had you been gone? Two days, snowboarding. | Ne zamandır yoktun? İki gün. Kayak kapmaya gitmiştim. Ne kadar zamanlığına gitmiştin? İki günlüğüne, kar kayağı yapmak için. | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
Marley was supposed to come, | Marley'in geleceğini sanıyordum... Marley'nin de gelmesi gerekiyordu... | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
but then her boyfriend was coming over to see her, | ...ama erkek arkadaşı onu görmeye geldi. ...ama erkek arkadaşı onu görmeye geliyordu... | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
so she stayed. Boyfriend's name? | O yüzden kaldı. Erkek arkadaşının ismi? ...o da kaldı. Erkek arkadaşının ismi ne? | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
Grady Shipp. He's a policeman in San Francisco. | Grady Shipp. San Francisco'da polis memuru. Grady Shipp. San Francisco görev yapan bir polis. | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
They've been dating for, like, a month. | Bir aydır görüşüyorlardı. Yaklaşık bir aydır birlikteydiler. | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
Okay. What was he like? Nice guy? | Peki. Nasıl biriydi? İyi bir adam mıydı? Tamam. Nasıl birine benziyordu? İyi miydi? | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
Marley really liked him a lot. | Marley ondan çok hoşlanıyordu. Marley ondan gerçekten çok hoşlanıyordu. | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
Said he was super nice | Çok nazik biri olduğunu söylemişti,.. Çok iyi olduğunu söylemişti... | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
but I don't know. We never actually met him. No? | ...ama onu tanımıyorum. Aslında hiç tanışmadık. Hiç mi? ...ama bilemiyorum. Onunla aslında hiç tanışmadık. Tanışmadınız mı? | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
She'd go to his place, mostly. | Çoğunlukla o ziyarete giderdi. Çoğunlukla Marley onun yanına giderdi. | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
And when he came by here, | Sevgilisi buraya geldiğinde de,.. Ayrıca buraya geldiğinde... | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
he'd wait for her in his car. | ...onu arabasında beklerdi. ...Marley'i arabasında beklerdi. | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
Weird, no? | Tuhaf gelmedi mi? Garip, değil mi? | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
I think Marley was a bit embarrassed | Marley'in bir polisle çıktığı için... Sanırım Marley bir polisle birlikte... | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
for hooking up with a cop, you know? Ah. | ...biraz utanıyordu, bilirsiniz. ...olmaktan biraz utanıyordu. | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
So she kept him on the down low. Embarrassed, why? | O yüzden bunu belli etmemeye çalışıyordu. Utanıyor muydu? Neden? Onun hakkındaki şeyleri gizliyordu. Utanıyor muydu, neden? | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
Marley was cool. | Marley havalı biriydi. | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
And, well, cops are sort of nerds with guns, aren't they? | Polisler de silah taşıyan aptal adamlardır, değil mi? Ayrıca, polisler silahlı ahmaklardır, değil mi? | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
Ruth, hello? | Ruth, kendine gel!? Ruth, ne yapıyorsun? | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
No offense. | Alınmayın. Darılmayın. | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
(Laughing) Sorry. | Affedersiniz. Özür dilerim. | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
Marley Sparrow? | Marley Sparrow? | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
Yes, I was her academic advisor for two semesters. | İki dönem tez danışmanlığını yaptım. Evet, iki dönem için onun akademik danışmanıydım. | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
Nice enough girl, | Hoş bir kızdı,.. Oldukça iyi bir kızdı... | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
but not as clever as she likes to think she is. | ...öyle olduğunu düşünmekten hoşlanacak kadar da zeki değildi. ...ama sandığı kadar akıllı değildi. | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
But none of 'em are, are they? Ha! | Ama hiç biri değildir zaten değil mi? Ama hiçbiri değildir, öyle değil mi? | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
Did you notice any changes in her behavior recently? | Son zamanlarda davranışlarında bir değişiklik gözlemlediniz mi? Son zamanlarda davranışlarında değişiklikler fark ettiniz mi? | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
No. But nor do I pay close attention. | Hayır. Ama zaten buna çok dikkat etmezdim. Hayır. Ama ben de çok dikkat etmedim. | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
They're all empty vessels to be filled with knowledge. | Onların hepsi, üzeri doldurulacak boş tahtalardır. Hepsi bilgiyle dolmuş boş fıçılardır. | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
Here is a horrible coincidence. | Korkunç bir tesadüfe kurban gitti. İşte size korkunç bir rastlantı. | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
Last semester, I taught a criminology elective. | Geçen dönem, onlara seçmeli ders olarak kriminoloji dersini vermiştim. Geçen dönem, isteğe bağlı kriminoloji dersi verdim. | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
Murder, myth and marketing the serial killer as commodity. | Cinayet, efsane ve pazarlama... Bir meta olarak seri katil. Cinayet, efsane ve pazarlama Ticaret ürünü olarak seri katil. | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
Red John was actually mentioned in our class discussions. | Dersimizdeki tartışmalarda Red John'dan bahsedilmişti. Aslında, Red John'dan sınıfımızdaki tartışmalarda bahsedilmişti. | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
Isn't that eerie? Who mentioned him? What'd they say? | Bu çok ürkütücü değil mi? Kim bundan bahsetti. Ne denilmişti? Esrarengiz değil mi? Ondan kim bahsetti? Ne dediler? | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
Oh, damned if I know. It was eight or nine months ago. | Keşke hatırlayabilsem. Sekiz dokuz ay geçti üstünden. Hatırlamıyorum. Sekiz ya da dokuz ay önceydi. | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
Do you have a student list from the class? | Dersi alan öğrencilerin bir listesi var mı? Sınıftaki öğrencilerin bir listesi var mı? | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
You know, I do. I do. Somewhere. | Olduğunu biliyorum. Buralarda olacaktı. Evet, var. Var. Bir yerlerde. | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
(Lowered voice) I do... We would love to get a look at that list. | O listeye bir göz atmak isteriz. O listeye bakmayı isteriz. | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
(Speaks indistinctly) Thanks. | Teşekkürler. | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
So there's no Grady Shipp with any San Fran police agency. | Demek San Francisco'da Grady Shipp adında bir polis yok. San Fransisco polis biriminde Grady Shipp diye biri yok. | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
There's no Grady Shipp, period. There was a Grady Shipp once. | Şu an çalışan Grady Shipp yok. Daha önceden varmış. Grady Shipp diye biri yok, nokta. Eskiden bir Grady Shipp varmış. | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
He killed and ate his next door neighbors | 90'larda Little Rock'da yan komşularını... 90'lı yıllarda Little Rock'ta komşularını... | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
in Little Rock back in the '90s. He was lethally injected | ...öldürüp yemiş. 2002 yılında... ...öldürüp, yemiş. 2OO2'de Arkansas eyaleti... | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
by the state of Arkansas in '02. | ...Arkansas eyaletinde idam edilmiş. ...tarafından iğneyle idam edilmiş. | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
Huh. So Marley's boyfriend doesn't want anybody | Öyleyse Marley'in erkek arkadaşı yüzünün... Yani Marley'nin erkek arkadaşı kimsenin yüzünü... | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
to see his face, and he named himself after a cannibal. | ...görünmesini istemiyor ve bir yamyamın adını kullanıyordu. ...görmesini istemiyor ve kendine bir yamyamın adını vermiş. | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
That's two strikes against him. | Elimizde iki bilgi var. Bu iki şey onun hakkında şüphe uyandırır. | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
Shame we don't have a name or a description. | Ne yazık ki elimizde eşkali ya da gerçek ismi yok. Ne yazık ki, elimizde bir isim ya da bir tarif yok. | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
The roommate, Ruth, said that he never got out of his car. | Ev arkadaşı Ruth, arabasında hiç çıkmadığını söyledi. Oda arkadaşı Ruth, arabasından hiç çıkmadığını söylemişti. | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
Maybe we can get a make and model from her. | Belki aracın modelinden bir şeyler çıkar. Belki ondan arabanın modelini öğrenebiliriz. | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
Grady Shipp. | Grady Shipp. | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
In 1989, he did a 6 month spell in the same wing at Lompoc | 1989'da 6 ay süreyle, Lompoc'da aynı bina kanadında yattı. 1989 yılında, Lompoc'ta, Orval Tanner olarak... | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
as Orval Tanner. | Orval Tanner adıyla. ...altı ayını aynı cezaevi koğuşunda geçirdi. | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
Orval Tanner? Red John's friend. | Orval Tanner mı? Red John'un arkadaşı. | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
You have the entire Lompoc prison registry in your head? | Şu kısacık zamanda kafandan Lompoc cezaevi kayıtlarını mı geçirdin? Bütün Lompac hapishane kaydını hafızana mı kazıdın? | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
Well, only the relevant sections. | Sadece gerekli kısımları. Sadece ilgili bölümleri. | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
Wh what does it mean? Is it a joke? | Bunun anlamı ne? Bir şaka mı? Bu ne demek oluyor? Bir şaka mı? | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
(Rigsby) Marley's boyfriend is Red John. | Marley'in erkek arkadaşı Red John. Marley'nin erkek arkadaşı Red John. | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
That doesn't make any sense. | Bu hiç manalı gelmiyor? Bu hiç mantıklı değil. | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
In the hunt for this beast known as "Red John." | Red John adıyla tanınan canavarı yakalama görevinde. "Red John" olarak tanınan canavarın yakalanmasında... | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
Well, he he's not a beast, Jackie. | Aslında, o bir canavar değil, Jackie. O bir canavar değil, Jackie. | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
He's a human being. | Kendisi insan. O bir insan. | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
Now he has done terrible thing | Korkunç şeyler yapmış olabilir... Çok kötü bir şey yaptı. | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
bubuhe is still capable of redemption... like all of us. | ...ama hâlâ af dileyebilecek biri. Hepimiz gibi. Ama yine de bizler gibi günahlarından arınabilir. | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
Red John... | Red John... | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
If you're listening to us now, | Eğer şu an bizi dinliyorsan,.. ...şu anda bizi dinliyorsan... | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
I urge you to reach out and get help. | ...sana ortaya çıkıp yardım istemeni tavsiye ediyorum. ...ortaya çıkıp yardım almanı tavsiye ederim. | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
What the hell are you thinking?! | Aklın neredeydi? Aklından ne geçiyor?! | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
Don't you understand who you're dealing with? | Kimle uğraştığını anlamıyor musun? Kimimle uğraştığını anlamıyor musun? | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
I do understand, yes. No, you don't. | Gayet iyi anlıyorum. Hayır anlamıyorsun. Anlıyorum Hayır, anlamıyorsun. | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
Clearly, you don't understand. | Açıkça anlamıyorsun. Belli ki anlamıyorsun. | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
I asked miss Frye here | Buraya Bayan Frye'ı ben çağırdım. Bayan Frye'dan buraya gelmesini ben istedim... | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
so that I could fully express my deep dismay. | Böylelikle kendisine ne kadar endişelendiğimizi gösterebilecektim. ...böylece aşırı şaşkınlığımı tamamen ifade edebilirim. | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
I was speaking from the heart. | Ben kalpten konuştum. Samimi konuşuyordum. | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
That may be, but you were also hustling for business. | Bu olabilir ama siz ayrıca işinizin reklamını da yaptınız. Olabilir, ama ayrıca iş için can atıyordun. | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
And that's okay, but you present me now with a problem. | Bu sorun olmayabilir ama beni bir sorunla karşı karşıya bıraktınız. Onun önemi yok, ama şu an beni bir sorunla karşı karşıya bıraktın. | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
We don't have any obligation to protect you, but | Sizi korumak gibi bir yükümlülüğümüz yok ama Seni koruma mecburiyetimiz yok, ama | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
I wasn't asking for protection. It's completely unnecessary. | Korunmaya ihtiyacım yok. Tamamen gereksiz. Korunmak istemiyorum. Bu çok gereksiz. | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
Red John is not coming after me. | Red John peşime düşmeyecek. Red John, peşime düşmeyecek. | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |
Are you blind? You've done exactly what I did. | Kör müsün? Tam da benim yaptığım şeyin aynısını yaptım. Kör müsün? Tam olarak benim yaptığımı yaptın. | The Mentalist Red Sky in the Morning-1 | 2010 | ![]() |