Search
English Turkish Sentence Translations Page 167197
English | Turkish | Film Name | Film Year | |
Yeah. It's weird, right? | Evet, garip değil mi? Garip bir şey, değil mi? | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Weird? No. Expensive. | Garip mi? Hayır. Pahalı. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
"Carmen." | "Carmen." | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Bingo. | Bingo. Bulduk onu. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
(Lisbon) What do you got? | Ne buldunuz? Neler buldunuz? | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
(Cho) Well, we tracked Carmen's phone number. | Carmen'in telefon numarasının izini sürdük. Carmen'ın telefon numarasını araştırdık. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
It's an apartment rented to a Sally Alvarez. | Sally Alvarez adında birine kiralanmış bir daire. Sally Alvarez adına kiralanan bir eve ait. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
So "Carmen" was just a name she used for work? | Demek "Carmen" çalışırken kullandığı isimmiş. "Carmen" sadece iş için kullandığı bir isim miymiş? | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Mm. Alvarez has been picked up a couple times for soliciting, | Alvarez iki kere erkeklere asılmaktan, bir kez de üzerinde... Alvarez, iki defa müşteri edinmekten... | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
once for possession. | ...mal bulundurmaktan içeri alınmış. ...bir kez de zilyetlikten enselenmiş. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
She skipped on that apartment about a month ago, | Daireye bir ay önce taşınmış,.. Bir ay önce evinden atılmış, ama... | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
but her P.O. gave us an address that was good as of last week. | ...ama infaz memuru bize geçen hafta bulunduğu bir adres verdi. ...şartlı tahliye memuru geçen haftadan beri kaldığı yerin adresini verdi. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Call Burnside. Tell him we're gonna pick her up. | Burnside'ı ara. Ona, kızı tutuklayacağımızı söyle. Burnside'ı ara. Kadını alacağımızı söyle. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Hey, boss. There was a Carmen Reyes who called Brava | Şef. Burada, Brava'yı ölmeden önce otel odasından... Patron. Öldüğü geceden önce, Brava'yı... | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
on his hotel phone twice the night before he died. | ... iki kez arayan Carmen Reyes adında biri var. ...otel odası telefonundan iki defa arayan bir Carmen Reyes var. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Left her name on the hotel messaging system. | Adını otel mesaj sistemine bırakmış. Otelin mesaj kayıt sistemine adını bırakmış. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
There's no record of Sally Alvarez calling the hotel home or cell. | Sally Alvarez'in oteli, evi ya da cebini aradığına dair bir kayıt yok. Sally Alvarez'in, oteli, evi ya da cep telefonunu aradığına dair bir kayıt yok. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Where did the call originate from? | Arama nereden yapılmış? | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Sunset Horizon Motor Court in San Desidera. | San Desidera'da Sunset Horizon Motor Court'dan. San Desidera'daki Sunset Horizon Oteli'nden. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
A Carmen Reyes checked in two days ago. | Carmen Reyes iki gün önce kaydını yaptırmış. Carmen Reyes adında biri iki gün önce otele kaydını yaptırmış. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
She's still there. All right. | Hâlâ orada. Pekâlâ. Hâlâ otelde. Pekâlâ. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Then we've got two locations to look for her at. | Öyleyse onu arayacağımız iki mekânımız var. O zaman kadını arayacağımız iki yer var. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Or we have two Carmens. | Ya da iki tane Carmen. Ya da elimizde iki tane Carmen var. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Two Carmens? | İki Carmen mi? İki tane Carmen mı? | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Two Carmens. What does that mean, two Carmens? | İki Carmen. Bunun anlamı ne? İki Carmen? İki tane Carmen. İki tane Carmen ne anlama geliyor? | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Well, it means things are getting interesting. | Anlamı, işlerin giderek ilginçleştiği. İşlerin ilginçleşmeye başladığı anlamına geliyor. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Ah, well, as long as it's interesting for you. | Senin için ilginçleşiyor. Yeter ki senin için ilginç olsun. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
I'll go with Van Pelt. | Ben Van Pelt ile gideceğim. Van Pelt ile giderim. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
There's just something about motels | Oteller hakkında bir şey var Otellerin bir olayı var... | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
old fashioned and illicit, both at the same time. | Eski moda ve yasadışı, ikisi aynı anda. ...aynı anda demode ve kanuna aykırı oluyorlar. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Is that an invitation? | Bu bir davet miydi? Bu bir davet mi? | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Whoa. Well, look at you, just showing up like a bad Penny. | Şuna bir bak. Yolda bulduğun para gibi aniden önüne çıkıyorsun insanın. Bak sen şuna, kapıdan kovsak bacadan giriyorsun. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
I had a premonition you'd be here. | Burada olacağına dair önsezim vardı. Burada olacağın içime doğdu. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
No. Lisbon told me. | Hayır. Lisbon söyledi. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Upstairs. 204. | Üst kat. 204. Üst katta. 204 numara. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Grace, you know Kristina? Yeah. | Grace, Kristina'yı tanıyorsun? Evet. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Hi. (Kristina) Hi. | Merhaba. Merhaba. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Did your psychic powers tell you to come? | Senin psişik güçlerin gelmeni mi söyledi? Medyum güçlerin gelmeni mi söyledi? | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
I did have an instinct you were about to get | Sizin bu davayı sonuçlandırmak üzere olduğunuza... Davada önemli gelişme olduğuna dair... | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
a break in this case. (Patrick) Oh, I think you might have just | ... dair içgüdülerim var. Bana göre, bu izlenime Ajan Van Pelt'in... ...bir şey sezgiledim. Sanırım, Dedektif Van Pelt'in... | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
made Agent Van Pelt's day. | ...gününde olmasından vardın. ...gününe neşe kattın. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
(Van pelt) We're looking for Carmen Reyes. | Carmen Reyes'i arıyoruz. Carmen Reyes'ı arıyoruz. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Actually, we have two addresses for her. | Aslında onunla ilgili iki adres var elimizde. Aslında, kadına ait elimizde iki adres var. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
This is just one of 'em. Her real name is Sally Alvarez. | Burası o iki adresten biri. Gerçek adı Sally Alvarez. Onlardan biri bu. Gerçek adı, Sally Alvarez. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Wait a second. Sally Alvarez. I know that name. | Bir dakika. Sally Alvarez. Bu adı biliyorum. Durun bir dakika. Sally Alvarez. Bu ismi biliyorum. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
She communicated with me a short time ago. | Benimle kısa bir süre önce iletişime geçmişti. Benimle kısa süre önce bağlantı kurdu. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
She's passed over. | Vefat etmiş. O öldü. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
I'm pretty sure she's still in there. | Hâlâ burada olduğundan eminim. Hâlâ burada olduğuna eminim. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
(Knocks) Sally? | Sally? | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Open it up. (Lock clicks) | Kapıyı açın. Aç kapıyı. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Step back, sir. (Man) Oh. | Geri çekilin bayım. Geri çekilin, bayım. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
She's down. | Yerde. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Hey, Cho. (Cho) We found Sally Alvarez. | Merhaba Cho. Sally Alvarez'i bulduk. Cho, Sally Alvarez'i bulduk. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
She's been dead for about six hours. | Öleli 6 saat olmuş. Yaklaşık altı saattir ölü. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Blunt force trauma to the head. | Kafasında öldürücü bir darbe var. Kafasına keskin olmayan bir cisimle vurulmuş. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
She's dead? Oh, my God. That's amazing. | Ölmüş mü? Aman tanrım. Bu şaşırtıcı. Ölmüş mü? Tanrım. Bu inanılmaz. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Why? Kristina Frye said Sally passed over. She predicted it. | Neden? Kristina Frye Sally'nin öldüğünü söylemişti. Bunu öngördü. Neden? Kristina Frye, Sally'nin öldüğünü söylemişti. Tahmin etti. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
She did? Yes. | Demek öyle. Evet. Öyle mi? Evet. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Can I have that? Thank you. | Ben konuşabilir miyim? Teşekkürler. Telefonu alabilir miyim? Teşekkür ederim. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Cho, please do not believe this mystic mumbo jumbo. | Cho, bu mistik saçmalıklara inanma lütfen. Cho, lütfen şu mistik zırvaya inanma. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Gullible Grace buried the lead. | Saf Grace'in gözleri boyanmış. Saf Grace, kendini kaptırdı. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
(Patrick) I was right. There were two Carmens. There were? | Ben haklıydım. İki Carmen vardı. Öyleydi demek? Haklıydım. İki tane Carmen varmış. Öyle mi? | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
That's right, and we have the real one right here. | Öyle, gerçek olan şu an yanımızda. Evet ve gerçek olan yanımızda. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Carmen Reyes. | Carmen Reyes. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
She claims to be Hector Brava's daughter. | Hector Brava'nın kızı olduğunu iddia ediyor. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
A year ago, my mother was diagnosed with cancer. | Bir yıl önce, anneme kanser teşhisi konuldu. Bir yıl önce, anneme kanser teşhisi kondu. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Uh, it got bad very fast. | Her şey çok hızlı oldu. Çok geç kalınmıştı. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
She was gone in less than a month. | Bir ay önce vefat etti. Bir aydan daha kısa süre içinde öldü. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Before she died, she told me Hector Brava was my father. | Ölmeden önce, Hector Brava'nın babam olduğunu söyledi. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
And after the funeral, I wrote to him. | Cenazesinden sonra, ona bir mektup yazdım. Cenazeden sonra, ona yazdım. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
I never heard back. | Geri dönmedi. Cevap vermedi. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
I thought maybe he'd forgotten her. | Onu unutmuş olabileceğini düşündüm. Annemi unutmuş olabileceğini düşündüm. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
I wrote there was nothing I wanted from him, | Ondan istediğim sadece,.. Ondan hiçbir şey istemediğimi... | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
only to meet the man who was my father. | ... babam olan adamla tanışmaktı. ...sadece babam olan adamla tanışmak istediğimi yazmıştım. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
He still didn't answer? | Yine de cevap vermedi mi? | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
I saw somewhere that he was delivering a speech here. | Burada bir konuşma yapacağını bir yerlerde gördüm. Bir yerlerde, burada konuşma yapacağını gördüm. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
(Chuckles) I thought I'd go confront him. | Onunla yüzleşebileceğimi düşündüm. Onunla yüzleşmeye gitmeyi düşündüm. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
You were angry. | Kızgındım. Kızmıştın. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
I wanted to talk to him. | Onunla konuşmak istedim. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Did you? | Konuştun mu? | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
The morning he died? | Öldüğü sabah mı? Öldüğü günün sabahı mı? | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
The night before. | Ölmeden önceki gece. Bir gece öncesinde. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
I went to his suite. | Onun odasına gittim. Otel odasına gittim. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
He was friendly, | Ona kızı olduğumu söyleyene kadar... Ona, kızı olduğumu söyleyene... | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
until I told him I was his daughter. | ...oldukça dostane davrandı. ...kadar, cana yakın davranıyordu. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
He got very upset and angry. | Keyfi kaçtı ve sinirlendi. Çok üzüldü ve sinirlendi. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
(Carmen) He said, I could not be his daughter. | Onun kızı olamayacağımı söyledi. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
He said, he already met his daughter, | Kızıyla zaten tanıştığını... Kızıyla zaten tanıştığını söyledi... | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
and what kind of scam was I trying to play? | ...bunu ne tür bir aldatmaca olduğumu söyledi. ...ve nasıl bir dümen çevirdiğimi sordu. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
He turned so pale and shook all over. | Yüzü solgunlaştı, oldukça sarsılmıştı. Beti benzi attı ve her yeri titremeye başladı. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
He threw me out of the room and locked the door, | Beni dışarı attı ve kapıyı kilitledi. Beni odadan dışarı atıp, kapıyı kilitledi... | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
so I left. | Ben de oradan ayrıldım. ...ben de oradan ayrıldım. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
And that was last time you saw him? | Onu son görüşün o zaman mıydı? Onu son görüşün bu mu oldu? | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
On the news, it said what happened. | Haberlerde neler olduğunu söylüyorlardı. Haberlerde ne olduğunu gördüm. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
I didn't know what to do. | Ne yapacağımı bilemedim. Ne yapacağımı bilmiyordum. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
And what about the text message? | Peki ya kısa mesaj? Peki ya mesaj? | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Did you send that? | Sen mi gönderdin? | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
I don't have a phone. | Telefonum yok. Benim telefonum yok. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
So is she telling the truth? | Doğruyu mu söylüyor? Doğru mu söylüyor? | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
I'm not sure. | Tam emin değilim. Emin değilim. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |