Search
English Turkish Sentence Translations Page 167196
English | Turkish | Film Name | Film Year | |
I'm sorry for the, uh, obnoxious infidelity remarks earlier, | Daha önce yaptığım uygunsuz zina yorumum için özür dilerim. ...sadakatsizlikle ilgili çirkin sözlerim için özür... | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
and I humbly beg your forgiveness. | Sizden beni affetmenizi istirham ediyorum. ...ve tevazu göstererek affını diliyorum. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Would you mind talking to us a little bit about Tariq Sharif? | Tarık Şerif hakkında biraz konuşabilir miyiz? Bize biraz Tariq Sharif'ten bahseder misin? | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
He was drunk. He said things he shouldn't have said, | Sarhoştu, söylememesi gereken şeyler söyledi... Sarhoştu. Söylememesi gereken şeyler söyledi... | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
and I excused myself from his company. | ...ben de o akşam müsaadesini istedim. ...ve müsaade isteyip yanından ayrıldım. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
And then your husband punched him in the face. | Sonra da kocanız gidip onu yumrukladı. Sonra kocanın yumruğunu onun suratına indirdi. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
I didn't tell Hector to hit him, | Hector'a ona vurmasını söylemedim. Benim söyleyip, söylemediğimi soruyorsanız... | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
if that's what you're asking. | Eğer sormak istediğiniz buysa. ...Hector'a onu dövmesini ben söylemedim. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
I won't pretend I'm particularly sad that Hector punched him. | Hector onu yumrukladı diye özellikle üzgün gibi görünecek değilim. Hector, onu yumrukladığı için özellikle üzgünmüşüm gibi davranmayacağım. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
He said things that he | Dedi ki... Bir domuz ve bir ahmak gibi... | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
he acted like a pig and an ass. | Biraz uygunsuz davranmış. ...davrandığı söylemiş. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
A pig and an ass? That can't be good. | Uygunsuz mu? Bu iyiye işaret değil. Bir domuz ve bir ahmak mı? Bu hiç iyi olmaz. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
We need to ask you again about the night before Hector died. | Hector ölmeden bir gece önce olduğunu öğrenmek istiyoruz. Hector ölmeden önceki geceyi bize tekrar anlatmalısın. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
(Exhales deeply) I, um... | Ben, şey... | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
I had a department meeting. | Bölüm toplantım vardı. Bir iş toplantım vardı. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
I stayed up in Berkeley. | Berkeley'de kaldım. Berkeley'de kalıyordum. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
And, um, is there any chance | O gece Hector'u ziyaret edecek bir kadın... O gece, Hector'u bir kadının... | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
that a woman could've been visiting with Hector that night? | ...olma ihtimali var mı? ...ziyaret etmiş olma ihtimali var mı? | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
If Tariq said that, he's lying. | Eğer Tarık söylüyorsa, yalan söylüyordur. Bunu Tariq'den duyduysanız yalan söylüyor. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
He wouldn't dare say that if Hector was still alive. | Eğer Hector hâlâ hayatta olsaydı, bunları söylemeye cesaret edemezdi. Hector yaşıyor olsaydı, böyle bir şeyi demeye cesaret edemezdi. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
It's disgusting. | Mide bulandırıcı. İğrenç bir suçlama. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Disgusting. | Mide bulandırıcı. İğrenç. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Um, well, I I guess I should go. | Sanırım gitsem iyi olur. Artık gitmeliyim. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Okay. Well, I still have some business | Peki, benim burada uğraşmam gereken... Tamam. Benim hâlâ burada... | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
to attend to here, so, uh... | ...bir kaç işim var. ...ilgilenmem gereken bazı işler var, o yüzden... | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Yeah, I'm gonna catch a cab out front. | Evet, önde duran taksiyi yakalasam iyi olur. Peki, ben bir taksi bulurum. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Oh, nice call on the cherry blossoms, | Bu arada, kiraz çiçekleri... Bu arada, vişne ağaçlarını... | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
by the way. How so? | ...düşüncen iyiydi. Nasılmış? ...iyi yakalamışsın. Nasıl yani? | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
The wedding photograph March '97, D.C. | Evlilik fotoğrafı, Mart '97, D.C. Düğün fotoğrafı, Mart '97, Washington. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
March through to April | Marttan Nisan'a... Mart'tan Nisan'a kadar... | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
is the annual Cerry Blossom Festival in D.C. | ...D.C'de Kiraz Çiçeği Festivali'dir. ...Washington'da Geleneksel Vişne Ağacı Festivali düzenlenir. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Patrick, you credit me with far too much cunning. | Beni kurnazmışım gibi gösteriyorsun. Patrick, beni çok kurnaz zannediyorsun. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
You're very good. Very compelling. | Bu işte iyisin. İlgi uyandırıyorsun. Çok iyisin. Çok ikna edicisin. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Meet me at the hotel bar. | Otel barında buluşalım. Benimle otelin barında buluş. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Cheers. Oh, sweetheart, there you are. Join us. | Şerefe. Tatlım geldin demek. Bize katıl. Şerefe. Tatlım, işte buradasın. Katıl bize. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Uh, I've got us a room, and our friend here... | Bir oda tuttum ve bir arkadaşımız var... Bize bir oda ayarladım ve buradaki arkadaşım... | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Novella. | Novella. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Novella. She's gonna help us explore some boundaries. | Novella. Bize bazı sınırları keşfetmemizde yardımcı olacak. Novella. Bazı sınırları keşfetmemize yardım edecek. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
No, she's not. | Hayır, olmayacak. Hayır, etmeyecek. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Work with me, Teresa. | Bana uy Teresa. Benimle uyumlu ol, Teresa. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
You're pretty, uh, | Sen oldukça... Oldukça... | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
well, you're pretty adventurous, right? | Oldukça maceraperestsin, değil mi? ...maceraperestsin, değil mi? | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Because my my lady, | Çünkü, hanımım... Çünkü, benim kadınım... | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
she she gets a little out there at times. | O da defalarca küçük maceralar yaşamıştır. ...bazen sınırlara ulaşmak ister. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Gettin' there now. | Şimdi de yaşıyorum. Hemen sınırlara ulaşalım. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Let's go upstairs and see. | Yukarı çıkalım da gör. Odamıza geçip, işimize bakalım. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
You just have to work things out with Howie. | Bu işi Howie ile halletmelisin. Geri kalan şeyleri Howie ile halletmelisiniz. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Okay. Barkeep! | Peki. Barmen! Tamam. Barmen! | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Another bottle of the good stuff? | Bir şişe daha mı? Bir şişe daha ister misiniz? | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Uh, no, thanks. Uh... (whispers) you're the pimp? | Hayır, teşekkürler. Muhabbet tellalı sen misin? Hayır, teşekkürler. Godoş sen misin? | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Hey. Not nice. | Bu hiç hoş değil. Hiç hoş değil. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Well, business manager, then. | O zaman işletmeci diyelim. İşletmeci diyelim o zaman. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Concerned friend. | Düşünceli arkadaş. İlgili arkadaş. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Whatever. We'd like to take our little soiree upstairs | Her neyse. Akşam partisini yukarıda,.. Her neyse. Daha özel bir durum için... | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
to a more private location. | ...daha özel bir yerde yapmak istiyoruz. ...odamıza geçip küçük gecemize başlamak istiyoruz. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Novella says that we have to talk to you. | Novella sizinle konuşmam gerektiğini söyledi. Novella, seninle konuşmamız gerektiğini söyledi. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
If it's gonna be the two of you, it's gonna be extra. | Eğer ikiniz de olacaksanız, bu fazladan ücrete tabi. İkiniz birden olursa, ekstra masraf gerektirir. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Sure. She's paying. | Tabii. O ödüyor. Tabi. Bayan ödeyecek. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
I should probably tell you that I am Agent | Muhtemelen size, benim Kaliforniya Araştırma Bürosu'ndan... California Araştırma Bürosu için çalışan... | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
for the California Bureau of Investigation. | ...ajan olduğumu söylemeliyim. ...bir Dedektif olduğumu muhtemelen söylemem gerekiyor. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
She has a gun, too. And handcuffs. | Silahı da var. Kelepçeleri de. Silahı da var. Bir de kelepçeleri. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Whoa, whoa, whoa, whoa. This is entrapment. I want a lawyer. | Durun bakalım! Bu bir tuzak. Avukatımı istiyorum. Dur dur dur. Tuzak bu. Bir avukat istiyorum. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
What you want is to take a look at this picture | İstediğin, bu fotoğrafa bakmak... Bir resme bakıp bu adamı tanırsan... | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
and tell me if you recognize this man. | ...ve bize bu adamı tanıyıp tanımadığını söylemek. ...istediğini alırsın. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
(Sighs) Nope. Never seen him. | Hayır. Daha önce görmedim. Hayır. Onu hiç görmedim. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
But that guy him I recognize. | Ama bu adam.. Onu tanıyorum. Ama şu adam, onu tanıyorum. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
He was in here getting a girl just the other night. | Geçen gece buradan bir kız götürdü. Geçen gece bir kızla burada takılıyordu. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
No. No way. | Hayır. Asla. Hayır. Mümkün değil. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Look, I might not be Denzel, but I do okay. | Belki film yıldızı değilim ama idare ederim. Bakın, Denzel Washington olmayabilirim, ama yakışıklılığım idare eder. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Besides, I couldn't afford a prostitute on my salary, | Ayrıca, bu maaşımla bir fahişeye para yetiştiremem. Ayrıca, inanın bir hayat kadınıyla takılmama param yetmez. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
believe me. Not for you. For your boss, Brava. | İnanın bana. Kendin için değil. Patronun Brava için. Kendin için değil, patronun Brava için. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Is that something you did a lot of | Senin yaptığın ona pek çok... Patronun için kadın ayarlamak... | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
procuring women for him? | ...kadın ayarlamak mıydı? ...çok yaptığın bir şey mi? | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Wow. The man's dead. | Adam öldü. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Are you seriously gonna drag his name through the mud like this? | Cidden, onun adına böyle bir lekeyi sürecek misiniz? Onun ismine gerçekten böyle çamur bulaştıracak mısınız? | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
I'm not looking to destroy anybody's reputation, Russell. | Kimsenin itibarını yok etmeye çalışmıyoruz, Russell. Kimsenin saygınlığını mahvetmeye çalışmıyorum, Russell. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
I just need to know what happened. | Sadece ne olduğunu bilmek istiyorum. Sadece neler olduğunu bilmem gerekiyor. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Ilsa was back in Berkeley. | Ilsa Berkeley'e geri dönmüştü. Ilsa, Berkeley'ye gitmişti. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
He called me and said he needed me to do him a favor. | Beni aradı ve benden bir iyilik istedi. Beni aradı ve benden onun için bir iyilik yapmamı istedi. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
He couldn't go down to the bar himself, | Kendisi bara inemezdi,.. Biri onu tanıyabileceği için... | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
because somebody would recognize him. | ...çünkü birileri onu tanıyabilirdi. ...bara kendisi gidemezdi. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Somebody could've recognized you. | Seni de birileri tanıyabilirdi. Biri seni tanıyabilirdi. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Nobody did. | Kimse tanımadı. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
It was hard for you. | Bu senin için çok zordu. Bu senin için zor olmuştur. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Sure, it would've been easier if he didn't do it at all, | Tabii bunların hepsini yapmasaydı, daha kolay olabilirdi. Elbette, bunların hiçbirini yapmasaydı daha kolay olabilirdi... | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
but... (chuckles) | Ama... ...ama... | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Look, a all I could do was just keep him from getting caught. | Benim bütün yaptığım, onun yakalanmamasını sağlamaktı. Bakın, bunları o yakalanmasın diye yaptım. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Is there anything you can tell us about the girl? | Bize kız hakkında söyleyebileceğin bir şey var mı? Kız hakkında bize söyleyebileceğin bir şey var mı? | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Uh... I think her name was... Claret. | Sanırım adı... Claret idi. Sanırım adı, Claret'tı. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Claret. It's French. | Claret. Fransızca. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
What did Brava mean when he said he wanted to make it regular? | Brava "bunu düzenli istiyorum" derken neyi kastetti? Bunu düzenli hale getirmek istediğini söylerken, Brava ne demek istiyordu? | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Well, I mean, not, like, actually regular, | Aslında gerçek anlamıyla düzenli değil... Yani, tam olarak düzenli sayılmaz... | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
because he died and all, | ...çünkü sonucunda öldü. ...sonuçta adam öldü... | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
but every Thursday afternoon, it was gonna be. | Ama her perşembe akşamı olacaktı. ...ama her Perşembe öğleden sonrası buluşacaktık. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
He had a place up in Oakland, he told me. | Oakland'da bir yeri var, bana söylediği. Oakland'da bir evi olduğunu söyledi. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Sure. And a key, too. | Tabii. Anahtarı da var. Evet. Anahtarı da var. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
I think it's this one on the left. Yeah. | Sanırım soldaki ev. Evet. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
So would you ever, uh... (sighs) | Sen hiç... Peki sen hiç... | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
You know... | Bilirsin işte.. Bilirsin işte... | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Pay for sex? No. | Parayla seks mi? Hayır. Seks için para ödedim mi? Hayır. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |