Search
English Turkish Sentence Translations Page 167199
English | Turkish | Film Name | Film Year | |
(Lisbon) And you killed poor Sally Alvarez to cover your tracks. | Zavallı Sally'i de izleri örtbas etmek için öldürdün. Zavallı Sally Alvarez'i de izlerini örtmek için öldürdün. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
And now you'll pay for the crime you committed. | Şimdi de işlediğin suçun cezasını ödeyeceksin. Ve şimdi işlediğin suçun cezasını ödeyeceksin. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Your blood will spill before the sun rises. | Kanın, gün ağarmadan dökülecek. Kanın, güneş doğmadan önce dökülecek. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
That part I'm not so sure about. | O noktadan pek emin değilim. Ondan pek emin değilim. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
(Bigelow) It came in the mail. | Bir posta gelmişti. E postayla gelmişti. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Just out of the blue. Just a... | Damdan düşer gibi. Sadece... Damdan düşer gibiydi. Mektupta... | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
letter describing an affair Brava had 20 years ago, | ...Brava'nın 20 yıl önce bir ilişkisini... ...Brava'nın, 20 yıl önce bir ilişki yaşadığı kadının adından... | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
naming the woman and the place. | ... isim ve mekan vererek tasvir eden bir mektup. ...ve yerden bahsediliyordu. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
And that came from Carmen Reyes. The real Carmen. | Carmen Reyes'den gelmişti. Gerçek Carmen'den. Carmen Reyes'ten gelmişti. Gerçek Carmen'dan. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
That gave you all the facts you needed things about the affair | Sana, sadece Brava'nın ve Carmen'in annesinin bildiği ilişkileri... Sana ihtiyacın olan gerçekleri sağlamıştı... | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
that only Brava and Carmen's mother would know. | ...hakkında verebileceği gerçekleri veriyordu. ...sadece Brava ve Carmen'ın annesinin bildiği, ilişkilerine dair şeyler. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Right? Yeah. | Doğru mu? Evet. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
So why'd you do it? | Neden bunu yaptın? Peki bunu neden yaptın? | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Why put a man through that kind of suffering? | Neden bir adama böylesine bir acı yaşattın? Neden bir adama böyle bir acı yaşattın? | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Was it the money? | Para için miydi? Para yüzünden mi? | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Or did you just like having Brava in your power? | Yoksa Brava'nın güçlerine sahip olmayı mı seviyordun? Yoksa Brava'yı ele geçirmek hoşuna mı gitmişti? | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Do you know I've been running numbers on trafficking for Brava | Brava için beş yıl gibi bir süre insan ticaretinde sayılarla oynadığımı... Yaklaşık 5 yıldır Brava için kaçakçıların numaralarını... | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
and setting him up on his dates for, like, five years? | ...ve ona kızları ayarladığımı biliyor musun? ...araştırdığımı ve randevularını ayarladığımı biliyor musunuz? | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
And do you think that he ever, | Sizce bana bir kere olsun... Sizce bana hiç... | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
ever thanked me? | ...teşekkür etmiş midir? | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Said, "I'm sorry"? | Dediği, "üzgünüm"... "Üzgünüm" demiş midir? | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Said, "I'm gonna make this up to you one day, Russell"? | ..."bunu bir gün telafi edeceğim Russell" oldu. "Bir gün bunun karşılığını ödeyeceğim, Russell" demiş midir? | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
I knew Sally from a whorehouse | Sally'nin Kuzey Kaliforniya'da... Sally'yi, Kuzey California'da bulunan... | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
up in Northern California. | ...bir genelevde çalıştığını biliyordum. ...genelevden tanıyordum. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
I told her if she pretended to be Carmen, | Ona eğer Carmen gibi davranırsa... Carmen'ın yerine geçerse... | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
we could blackmail Brava and split the money. | ...Brava'ya şantaj yapıp para kopartabileceğimizi söyledim. ...Brava'ya şantaj yapıp ondan para alabileceğimizi söyledim. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
The letter just gave us everything we needed | Mektup bize Brava'nın o kızın gerçek kızı olduğunu... Mektup, Sally'nin gerçek "Carmen" olmasını sağlayıp... | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
to make Brava think that she was the real deal. (chuckles) | ...düşündürecek her şeyi vermişti. ...Brava'nın buna inanmasına yarayacak her şeyi bize verdi. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
And he was not one for asking a whole lot of questions, so... | Kendisi de çok soru soran bir tip değildi. Dünya kadar sorudan birini sormadı. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Then the real Carmen showed up. | Sonra gerçek Carmen çıkageldi. Sonra gerçek Carmen ortaya çıktı. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
He called me as soon as she left his room, | Kız odasını terk ettikten sonra aradı. Brava, kız otel odasından ayrılır ayrılmaz beni aradı... | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
freaked. So I played dumb. | Dehşete düşmüştü. Ben de aptal rolüne yattım. ...korkmuştu. Bilmiyormuş gibi davrandım. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
But then the next morning, he called me | Sonra ertesi sabah beni aradı... Ama sonra ertesi sabah beni aradı... | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
and he said, "we need to talk." | ...ve konuşmak istediğini söyledi. ...ve konuşmamız gerektiğini söyledi. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
It was pretty clear he figured it out. | Bunu öğrendiği apaçık ortadaydı. Olayı anladığı açıkça belliydi. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
And so you went to the hotel | Sen de otele gidip... Ve sen de sonra otele gidip... | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
and texted Brava from the service hallway. | ...servis koridorundan ona mesaj attın. ...servis koridorundan Brava'ya mesaj attın. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
I just I just wanted to keep him quiet. | Onu... sadece susturmak istiyordum. Sadece bu konuda konuşmamasını istemiştim. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
And Sally Alvarez? You had to keep her quiet, too, right? | Peki ya Sally Alvarez? Onu da susturmak zorundaydın, değil mi? Ya Sally Alvarez? Onu da susturdun, değil mi? | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
You know, I was a really good researcher. | Ben oldukça iyi bir araştırmacıyım. Gerçekten iyi bir araştırmacıydım. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
I bet. | Eminim öylesindir. Eminim. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Agent Van Pelt, you wanted to see me? | Ajan Van Pelt, beni mi görmek istediniz? Dedektif Van Pelt, beni mi görmek istediniz? | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Oh, yeah. Hi, Carmen. | Evet. Merhaba Carmen. Evet. Merhaba, Carmen. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
I just wanted to go over a few things in your statement. | İfadendeki bir kaç şeyin üzerinden geçmek istiyordum. Senin durumun hakkında birkaç şeyin üzerinden geçmek istemiştim. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Let's go in the kitchen. | Mutfağa gidelim. Mutfağa geçelim. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
So... (sighs) | Pekâlâ.. Peki... | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Yeah, you were very good back there. | Evet, oldukça yardımın dokundu. Evet, orada çok iyiydin. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Uh, you almost had me with the whole | Beni " olacaklardan korktuğum için yeteneğimi suiistimal edemem"... "Kötü bir şeyler olabileceği korkusuyla yeteneğimi suistimal edemem"... | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
"I can't misuse my gift for fear of what might happen" bit. | ...olayıyla beni neredeyse kandırıyordun. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
I did what I said I would. | Yapacağımı söylediğim şeyi yaptım. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
I spoke the words the spirits told me to speak, nothing more. | Ben sadece ruhların bana söylediklerini paylaştım, başka bir şey değil. Ruhların bana söylediklerini aktardım, daha fazlasını değil. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Don't you know me by now? | Beni tanımıyor musun? Beni şu ana kadar anlayamadın mı? | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Don't you know I wouldn't lie about a thing like that? | Böyle bir konu hakkında yalan söylemeyeceğimi bilmiyor musun? Böyle bir şey hakkında yalan söyleyemeyeceğimi anlamıyor musun? | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Ms. Frye, thank you so much. | Bayan Frye, çok teşekkürler. Bayan Frye, çok teşekkür ederim. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
We couldn't have closed this one without you. Well, that's debatable. | Bu dosyayı sizsiz kapatamazdık. İşte bu tartışılır. Siz olmadan bu kadar ilerleyemezdik. Bu tartışılabilir bir durum. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Although I have to say it looks like the spirits got it wrong. | Yine de söylemeliyim ki, ruhlar da yanılabiliyormuş. Ayrıca, ruhların da yanıldığını söylemeliyim. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
I guess being dead doesn't make you infallible. | Sanırım ölü olmak kişiyi yanılmaz yapmıyor. Ölmüş olmak sizi yanılmaz yapmıyor, sanırım. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
The killer was caught, and justice was served. | Katil yakalandı, adalet yerini buldu. Katil yakalandı ve adalet yerini buldu. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Sure. But no blood was spilled. | Öyle ama hiç kan dökülmedi. Tabii. Ama kan dökülmedi. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Look, he's right there. | Bak, kendisi orada. Bakın, katil orada. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
(Crunch) Hey! Hey, hey! Murderer! | Katil! Hey, sakin ol! Katil! | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Oh, come on. | Hadi ama. Haydi ama. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
That was pure luck. | Tam bir şanstı. Şans eseri oldu. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Admit it. | İtiraf et. Bunu kabul et. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Oh, I know so. | Öyle olduğunu biliyorum. Biliyorum da söylüyorum. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
The dead are dead. You can't talk to them. | Ölen ölmüştür. Onlarla konuşamazsın. Ölen, ölmüştür. Onlarla konuşamazsın. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
And yet I do. | Buna rağmen yapıyorum. Ama konuşuyorum. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
You're very good. | Bayağı iyisin. Çok iyisin. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
I go this way. | Ben buradan gideceğim. Bu taraftan gidiyorum. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Okay. It was nice seeing you again. | Peki. Seni tekrar görmek güzeldi. Tamam. Seni tekrar görmek güzeldi. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
You, too. | Seni de öyle. Seni de. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Kristina? Yes. | Kristina? Evet. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
That's with a "K," right? | K harfiyle değil mi? "K" ile değil mi? | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
You wanna go get a coffee? | Kahve içmek ister misin? | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
I'll drink tea myself, | Ben kendime çay alacağım. Ben çay içeceğim... | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
but you can drink as much coffee as you want. | Ama sen istediğin kadar kahve içebilirsin. ...ama sen istediğin kadar kahve içebilirsin. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Yeah, I'd like that. | Evet, isterim. Evet, bunu çok isterim. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
I can't right now, though. I I have to be somewhere else. | Ama şu an değil. Bir yerden bekleniyorum. Gerçi şimdi olmaz. Başka bir yerde olmam gerekiyor. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Uh, maybe some other time? | Belki başka zaman? Belki başka bir zaman? | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Some other time. | Başka zaman. Başka bir zaman. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Sorry, not "maybe." Definitely. | Affedersin, "belki" değil. Kesinlikle. Pardon, "belki" değil. "Kesinlikle". | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
Sometime soon. | Yakın bir zamanda. Yakında. | The Mentalist Red Letter-1 | 2010 | ![]() |
hiding in the dark. | ...hamamböcekleri gibilerdir. ...karanlıkta saklanan hamamböcekleri gibidirler. ...karanlıkta saklanan hamamböcekleri gibidirler. | The Mentalist Red Letter-2 | 2010 | ![]() |
Meet me through the staff door, Carmen | Personel kapısının orada buluşalım, Carmen. "Benimle, personel kapısının orada buluş, Carmen." Bay Brava. "Benimle, personel kapısının orada buluş, Carmen." | The Mentalist Red Letter-2 | 2010 | ![]() |
Mr. Brava. | Bay Brava. | The Mentalist Red Letter-2 | 2010 | ![]() |
I'll be right back. Mr. Brava! | Hemen geliyorum. Bay Brava! Hemen döneceğim. Bay Brava! Hemen döneceğim. Bay Brava! | The Mentalist Red Letter-2 | 2010 | ![]() |
That was Hector Brava, the keynote speaker | Evrensel İnsan Konferansı'nda... Evrensel İnsan Hakları Konferansı'nın... Evrensel İnsan Hakları Konferansı'nın... | The Mentalist Red Letter-2 | 2010 | ![]() |
We really have to... | Gerçekten acele... Gerçekten Gerçekten | The Mentalist Red Letter-2 | 2010 | ![]() |
Andy Burnside Kane County Sheriff. | Andy Burnside, Kane County Şerifi. Andy Burnside, Kane Kasabası Şerifi. Andy Burnside, Kane Kasabası Şerifi. | The Mentalist Red Letter-2 | 2010 | ![]() |
All right. Thanks. | Pekâlâ. Teşekkürler. | The Mentalist Red Letter-2 | 2010 | ![]() |
Looks like cause of death | Ölüm nedeni olarak,.. Ölüm nedeni, başının arkasına keskin olmayan... Ölüm nedeni, başının arkasına keskin olmayan... | The Mentalist Red Letter-2 | 2010 | ![]() |
How many Carmens have you I. D.'d at the hotel? | Otelde Carmen adıyla kaç kişi kayıtlı? Otelde kaç tane Carmen var? Otelde kaç tane Carmen var? | The Mentalist Red Letter-2 | 2010 | ![]() |
Well, I thought you said you weren't psychic. | Psişik olmadığını söylediği sanıyordum. Medyum olmadığını söylediğini sanıyordum. Medyum olmadığını söylediğini sanıyordum. | The Mentalist Red Letter-2 | 2010 | ![]() |
Where is she? Over here. | Nerede? İçeride. | The Mentalist Red Queen-1 | 2011 | ![]() |
You saw the suspect? | Şüpheliyi gören sen misin? | The Mentalist Red Queen-1 | 2011 | ![]() |
Details, please. Where? When? | Detaylar lütfen? Nerede? Ne zaman gördün? | The Mentalist Red Queen-1 | 2011 | ![]() |
Uh, I was coming out of the elevator after lunch. | Öğle yemeğinden dönerken asansörden çıktığımda. | The Mentalist Red Queen-1 | 2011 | ![]() |
Uh, up the stairs, which I thought was strange, | Merdivenlerden yukarıya doğru. Hatta tuhafıma gitmişti... | The Mentalist Red Queen-1 | 2011 | ![]() |
It's not just the roof. It's where Jane works. | Sadece çatı değil, Jane'in çalıştığı yer de orada. | The Mentalist Red Queen-1 | 2011 | ![]() |
Cover the exits! All of them! | Tüm çıkışları tutun! | The Mentalist Red Queen-1 | 2011 | ![]() |