Search
English Turkish Sentence Translations Page 158540
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| I can't abide the heat either. | Ben de sıcağa tahammül edemiyorum. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| you know what we should do? | Ne yapmalıyız biliyor musunuz? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Go away for a couple of days. not too far. | Fazla uzak olmayan bir yerlere birkaç günlüğüne gitmek. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Somewhere nice and cool. | Güzel ve serin bir yerlere. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| But we can't. anyway. | Ama bunu yapamayız. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| We've got the dog. | Köpeğimiz var. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| So we have. | Doğru. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Out you go. | Dışarı çık. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Go on. Walkies. | Hadi. Yürü. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| He's so stupid. | Çok aptal. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Go on. out you go... | Devam et. Çık dışarı... | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| What about the collar? Shit. you're right! | Tasmasını aldın mı? Kahretsin, haklısın! | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| you didn't move? No. | Çıkıp dolaşmadın mı? Hayır. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| you sat in the car for two hours? yes. | 2 saattir arabada mı oturuyorsun? Evet. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I told you to go to a caf�. you're as stubborn as a mule! | Kafeye gitmeni söylemiştim. Katır kadar inatçısın! | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| It was OK. I bought a little cake. | Sorun yok. Bir parça kek aldım. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Little? Top marks for appetite but you're not allowed sugar. | Biraz mı? İştahınız iyi fakat size şeker yasak. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I've got to die of something. I suppose you're right. | Bazı şeyler için ölebilirim. Sanırım haklısın. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Is that Michael's hotel? yes. | Bu Michael'in oteli mi? Evet. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Michael's leaving on Sunday. you knew he'd leave. | Michael Pazar günü ayrılıyor. Sen bunu biliyordun. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I'm just not over the moon about it. | Evet ama mutlu değilim. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Plenty more fish in the sea. What do you know? | Birini kaybedersen diğerini bulursun. Sen ne biliyorsun ki? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| you've got an appetite. | Senin iştahın bayağı açık. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| you're not eating? I've got a knot in my stomach. | Yemiyor musun? Midemde sanki bir düğüm var. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| He hasn't even phoned. the pig. | Aramadı bile domuz. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| He'll phone. | Arayacaktır. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| you're mad. keep your jewellery. | Sen delisin. Bunu sakla. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| It's for you. It'll upset your family. | Bu senin için. Ailen sinirlenecektir. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| She's sad. but she liked the present. It was a good idea. | Üzgün, fakat hediyeden hoşlandı. İyi fikir. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| The American's off. Good riddance. | Amerikalı devre dışı. Ondan kurtulduk. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I'm going to wash. | Yıkanmaya gidiyorum. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Can I come in? | Girebilir miyim? Evet. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| That was my American. I gathered. | İşte benim Amerikalım. Ben kazandım. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| When's he leaving? Tomorrow night. | Ne zaman ayrılıyor? Yarın akşam. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| We'd like to take the car to spend our last night by the sea. | Deniz kenarında son bir gece geçirmek için arabayı almak istiyorum. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I'll be home tomorrow. I've got everything ready for you. | Yarın evde olacağım. Sizin için her şeyi hazırladım. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I can even ask Nicole to come by. | Nicole’den size uğramasını rica edeceğim. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I'll call you. It's only one night. | Sizi arayacağım. Sadece bir gece. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| you're paid to stay here with me. | Burada benimle kalman için sana ödeme yapılıyor. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| What's it to you? Sleep. have breakfast, and I'll be back. | Sizin için nedir? Uyuyun. Kahvaltıya dönmüş olacağım. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I'll call you. | Sizi arayacağım. Hayır. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| you're a bitch. | Sen kaltaksın. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| you're quite capable of taking care of yourself! | Kendini baktırabilme konusunda çok yeteneklisin! | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I'm not a bitch. you'tre a little slut! | Kaltak değilim. Sen küçük bir sürtüksün. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| That's the thanks I get! I pay for your car. I give you gifts... | Teşekkürü böyle mi alıyorum? Araban için ödeme yaptım. Sana hediyeler verdim... | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| you said we'd go on a trip together. | ...beraber gezmeye gideceğimizi söyledin. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I never promised anything! | Size hiçbir şey için söz vermedim! | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| you don't own me! | Sahibim değilsiniz! | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I'll call my family. Go ahead. | Ailemi arayacağım. Devam edin. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| No one's going to stop me going to the seaside. no one! | Beni deniz kenarına gitmekten hiç kimse alıkoyamaz, hiç kimse! | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Go to the seaside, but don't bother to come back! | Git deniz kenarına, ama geri gelmek için zahmet etme! | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| you're fired! Don't worry. I'm leaving! | Kovuldun! Merak etme, ben ayrılıyorum! | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| you can have your shitty insect back! | Boktan böceğinizi de geri alabilirsiniz. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| you slut! | Sürtük! | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Give this to your family. | Bunları da ailenize verin. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| And here's their number. Spit your venom out to them! | İşte numaraları burada. Bütün zehrinizi onlara akıtın! | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Abandoned... Everyone's abandoned me. | Terk etti... Herkes beni terk ediyor. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Won't be long. Edouard. | Uzun sürmeyecek, Edouard. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Keep back. Let them through. | Geri çekilin. Yukardan alalım. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| A little old lady was abandoned. | Küçük yaşlı bayan terk edilmiş. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Her children left two months ago. apparently. | Yaklaşık 2 ay önce çocukları gitmiş. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Two months? That's appalling. What monsters! | 2 ay mı? Korkunç, ne canavarlık. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| What a bitch. I don't believe this. | Ne biçim bir kaltak. Buna inanamıyorum. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Please. just one question! I'm too busy. | Lütfen sadece bir soru! Çok meşgulüm. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| What's her family like? | Nasıl bir ailesi var? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| The concierge is on holiday. I just put the rubbish out. | Kapıcı tatilde. Ben sadece çöpü çıkartıyorum. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I don't get it. Lovely people... Customers! | Anlamıyorum. Güzel insanlar... Müşteriler! | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| From the top. | Baştan! | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I don't get it... Charming people... Customers... | Anlamıyorum... Sevimli insanlar... Müşteriler... | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| They'd been coming here for years... | Bütün bir yıl boyunca buraya gelirler... | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I don't get it... Customers for years. they were... | Anlamıyorum... Yıllardır müşteriler. Onlar... | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| ...For years. charming people... | ...yıllarca. Sevimli insanlar... | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| OK, cut. That'll do. | Tamam kes, yeter. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Such monsters in the heart of Paris. Who'd have thought it? | Paris’in göbeğinde böyle canavarlar. Kim bilebilirdi ki? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| When's it on? | Ne zaman gösterilecek? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Come with me. please. | Bizimle gelin lütfen. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| In the middle of this drowsy summer. | Bu sıcak yazın ortasında... | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| a shocking case to prick the nation's conscience. | ...vatandaşın vicdanını rahatsız eden şok edici bir olay yaşandı. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| An 82 year old woman was abandoned by her family. | 82 yaşında bir bayan ailesi tarafından terk edildi. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Locked in a flat for three weeks in the 15th arrondissement. | 15’inci bölgede, 3 hafta boyunca bir apartman dairesinde kilitli kaldı. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| She had nothing to eat but the dog food generously left by her family. | Yiyecek hiçbir şeyi yoktu... | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| She accidentally started a fire... | Yanlışlıkla yangın başlattı... | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Turn it down. It'll upset her. It's OK! | Kanalı değiştirin. O üzülüyor. Peki tamam! | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| They're talking about you on the TV. | TV’de sizden bahsediyor. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| you're a star. Really? | Sen bir yıldızsın. Gerçekten mi? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I'm all alone. No you're not. we're here. | Her zaman yalnızım. Hayır değilsin bizler varız. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Everyone's making a great big fuss of you. | Herkes size çok büyük önem veriyor. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| We've no more room for flowers. | Çiçekleri koyacak daha fazla odamız yok. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| you've had telegrams from all over France. even Belgium. | Tüm Fransa ve Belçika’dan size telgraflar gönderiliyor. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| People want to adopt you. | İnsanlar sizi sahiplenmek istiyor. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| The papers are full of you. The papers? | Bütün gazeteler sizden bahsediyor. Bütün gazeteler mi? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| May I see? The doctor's forbidden it. | Görebilir miyim? Hayır, doktor yasakladı. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Turn that television off. | Televizyonu kapatın. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Morning. Mrs Billard. So many flowers. | Günaydın Bayan Billard. Ne kadar çok çiçek var. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| There are more outside. you've got some colour back. | Birazı da dışarda. Yüzünüzün rengi geri gelmiş. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Lend me your glasses. I've forgotten mine. | Bana gözlüğünü verir misin? Benimkini unutmuşum. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Everything looks just fine. you're robust. you know. | Her şey iyi görünüyor. Biliyorsunuz çok güçlüsünüz. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Can I leave soon? Not so fast. you need rest. | Yakın zamanda ayrılabilir miyim? Acele etmeyin, dinlenmeye ihtiyacınız var. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| We have to get you back on your feet. you were in a bad way. | Sizi tekrar ayaklarınızın üzerine kaldırmalıyız. Çok kötü durumdaydınız. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| They won't hurt my family? No. they won't. | Aileme zarar vermezler değil mi? Hayır vermezler. | Tatie Danielle-1 | 1990 |