Search
English Turkish Sentence Translations Page 158539
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| you've got a cheek. you're paid to look after me. | Saygısızlık yapıyorsun. Bana bakman için sana para ödeniyor. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| But not to be driven round the bend. you've got cakes in your room. | Yemek için başka şansınız yok. Odanızda kek var. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| you can nibble on those to pass the time. | Onları kemirerek zaman geçirebilirsiniz. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Lazy good for nothing. | Tembel şey. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Going out? For a little walk. | Dışarı mı? Ufak bir yürüyüş. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Shall I come with you? No. | Sizinle gelebilir miyim? Hayır. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| your niece said you don't go out alone. | Yeğeniniz yalnız dışarı çıkmamanız gerektiğini söyledi. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| She has no authority. I do as I please. | Onun hiçbir söz hakkı yok. Ben istediğimi yaparım. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I'll do your room. | Odanızı toplayayım. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| What is it this time? | Yine ne oldu? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I'm thirsty. I want some sugar water. | Susadım. Biraz şekerli su istiyorum. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Don't you piss enough as it is? | İşememeniz için bu kadarı yeterli değil mi? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Look how she talks to me! | Şuna bak benimle nasıl konuşuyor! | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I'm going shopping. | Alışverişe gidiyorum. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Just taking the money you nicked from my pocket. | Sadece benim cüzdanımdan aldığınız parayı alıyorum. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I need it for the shopping. | Alış veriş için onlara ihtiyacım var. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Won't be long. | Uzun sürmeyecek. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| She's a sow, that woman! I don't believe it! | O kadın, o bir domuz! Buna inanamıyorum! | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Get out! It's already disgusting enough! | Defol! Bu zaten yeterince iğrenç! | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Have you seen the toilet? What do you take me for? | Tuvaleti gördünüz mü? Bunu bana neden yapıyorsunuz? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| But that's what you're paid for. | Size bunun için ödeme yapılıyor. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Cry and you'll piss less. | Ağla ve daha az işe. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| It hurts. She slapped me. | Benim yaşımdaki bir bayanı... | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| A woman of my age. | ...tokatladı ve çok acıttı. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| No one's ever dared to hit me. | Kimse bana vurmaya cesaret edememiştir. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I didn't even dirty the toilet. | Tuvaleti kirletmedim. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| No, it wasn't me. | Ben değildim. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| It's after nine o'clock. And she's not back yet. | Saat 9’u geçti ama hala gelmedi. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Shit. the dog. | Kahretsin köpek. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I hate him. | Ondan nefret ediyorum. Gerçekten mi? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Would you? you're an angel. | Yapar mısın? Tabi. Sen bir meleksin. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I'm scared. She's brought a man back! | Korkarım eve erkek getirdi! | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| you're sleeping. Do you want some dinner? | Uyuyor musunuz? Size yemek getireyim mi? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I'm not hungry. Good night. | Aç değilim. İyi geceler. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| This is Michael, a friend. | Bu Michael, arkadaşım. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| He slept over. I see. | Burada uyudu. Anlıyorum. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| He wants to visit the chateaux on the Loire. | Loire’deki şatoyu ziyaret etmek istiyor. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I'll get the post. | Ben postaya bakayım. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| That's not what we said. | Konuştuğumuz bu değildi. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I wouldn't have had it repaired. | Tamir edilmesini istemiyorum. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Where am I going to get 7 300 francs? | 7300 frankı nereden bulayım? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| My car's a clapped out old banger! | Arabamın bir hurda olduğunu biliyorum! | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I don't have it. you're just a crook. that's all. | Ben yokum. Sahtekârsınız hepsi bu. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I'm not insulting you. I'm just telling you how I see it. | Size hakaret etmiyorum. Sadece nasıl göründüğünü anlatıyorum. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| That's enough! Goodbye! | Bu kadar yeter! Hoşça kalın! | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| What do you want? I'm thirsty. | Ne istiyorsun? Susadım. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| you know where the tap is. | Musluk nerede biliyorsun. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Why are you shouting? I've been done by a dodgy mechanic. | Neden bağırıyorsun? Tamirci beni aldattı. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| My old banger needed a small repair and he's charging me 7 300 francs. | Eski arabamın ufak bir tamire ihtiyacı vardı ve bana 7300 frank ücret çıkardı. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Where would I get that kind of money? | Bu kadar parayı ben nerden bulurum? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I just won't pick up the car. | Ben araba almaya gitmiyorum. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Any dirty laundry? My nightie and two hankies. | Kirli çamaşırınız var mı? Geceliğim ve iki mendilim. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| your sheets? No. not today. | Çarşafınız? Hayır bugün değil. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| That's progress. | İlerleme kaydediyoruz. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I can pay for the repair. | Tamir parasını ödeyebilirim. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Don't even think of it. It's too much. | Bunu düşünmeyin bile. Bu çok fazla. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I have my pension. Pension? | Emekli maaşım var. Emeklilik? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| you've never worked in your life. I have! | Hayatınızda hiç çalışmamışsınız. Ama var! | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| My colonel's widow's pension. What about your family? | Benim albayımdan kalan dul aylığım var. Ya aileniz? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| It's nothing to do with them. I do as I like with my pension. | Onlarla bir ilgisi yok. Aylığımla istediğimi yaparım. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I gave them my house. | Onlara evimi verdim. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| And got no thanks. | Ve teşekkür bile etmediler. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| To "Gassot Bros. Garage". Double s? | “Gassot Bros Tamirhanesi için”. Çift S mi? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I'll go right away. It's quite far. | Ben hemen gideyim. Oldukça uzak sayılır. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| That's all there is, I'm afraid. I had no time to shop. | Korkarım bütün kalan bu. Alış veriş için zamanım yoktu. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Where's the car? It's parked round the corner. | Araba nerde? Köşedeki otoparkta. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| What you did was very kind. | Çok iyi kalpli birisiniz. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I was glad to. How will I pay you back? | Benim için zevkti. Nasıl geri ödeyebilirim? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Can you cut this up for me? | Bunu benim için keser misin? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Dontt worry about paying it back. It's a gift. | Geri ödeme konusunda endişe etme. Bu bir hediye. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| It's my money. I don't have to answer to anyone. | Benim param. Hiç kimseye hesap vermek zorunda değilim. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| It's the first present I've ever had. | Bu şimdiye kadar hayatımda aldığım ilk hediye. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I was a bit rough the other day. but you asked for it. | Geçen gün size biraz kaba davrandım. Ama bunu siz istediniz. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| you were a bit rough. | Biraz kabaydın. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Don't do it again. | Bunu tekrar yapma. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I can't abide kisses, but my heart's in it. | Öpmeyi sevmiyorum, ama kalbim size minnettardır. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I can't abide them either. | Ben de öpülmeyi sevmiyorum. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Do you fancy going for a drive? | Arabayla dolaşmak ister misiniz? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| It might cheer me up. | Bu beni neşelendirebilir. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| you don't mind if I call you Danielle? No, I don't mind. | Size Danielle demem rahatsız eder mi? Hayır etmez. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Are we going for that drive. then? | Arabayla dolaşmaya çıkalım mı? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| That dog is such a pea brain! Just like his masters. | Bu köpeğin bezelye kadar beyni var! Sahipleri gibi. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| It's OK. She apologized. | Tamam, özür diledi. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| We're going for a drive in our car! | Arabamızla dolaşmaya çıkıyoruz! | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Who are you talking to? No one. | Kiminle konuşuyorsun? Hiç kimseyle. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Shall we go? Let's go. | Gidelim mi? Haydi gidelim. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| That dog stinks. It's disgusting. | Bu köpek kokuyor. İğrenç. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Not turning the sound up? | Seslere tepki vermiyor mu? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| It makes me tired. I'd rather look at the pictures. | Bu beni yordu. Ben daha çok resimlere bakmak istiyorum. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Doesn't it work? Something's stuck. | Çalışmıyor mu? Bir şeyler sıkışmış. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Must be the shutter release. | Kapağı serbest bırakmalıyım. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| It's an old camera but I love it. | Eski bir makine ama onu seviyorum. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| you like photography? I love it. | Fotoğraf çekmeyi seviyor musun? Evet seviyorum. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I'll show you my photos. Where are they? | Fotoğraflarımı gösterebilirim. Nerdeler? | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| At my friend Nicole's. | Arkadaşım Nicole'de. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I've done mainly portraits. | Daha çok portre çalışıyorum. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I'd like to do landscapes but I'd have to travel. | Manzara çalışmak istiyorum ama onun için seyahat etmek gerekiyor. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| I'll do it when ltve saved some money. | Biraz para biriktirdiğimde yapacağım. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| A postcard. | Bir kartpostal. | Tatie Danielle-1 | 1990 | |
| Greece looks nice. Too hot for me. | Yunanistan, hoş görünüyor. Benim için çok sıcak. | Tatie Danielle-1 | 1990 |