Search
English Turkish Sentence Translations Page 150405
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| I'm Graham. | Benimkide Graham. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| So...Where's the plasma ? | Pekala... plazma nerede? | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| So you're the one who sent over all the high tech booty. | Demek bütün o yüksek teknoloji zımbırtılarını gönderen sendin. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| You know, I was gonna keep it, but mr. "I can't take candy from strangers" | Ben aslında hepsinin kalmasını istiyordum, ama Bay "Yabancılardan bir şey almam" | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| took everything back this morning. | hepsini bu sabah geri gönderdi. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| That's odd. | Bu çok kaba bir hareket. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| That's Clark Kent. | Clark Kent böyledir. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Can I ask why you're playing daddy warbucks with the guy ? | Sana neden zengin arkadaşı oynadığını sorabilir miyim? | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| 'Cause in my world, friends don't give friends $20,000 toys. | Çünkü benim dünyamda arkadaş arkadaşa 20,000 dolarlık hediyeler vermez. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| In my world, they do. Is Clark around ? | Benim dünyamda verirler. Clark buralarda mı? | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| No. Not at the moment. | Hayır, şu anda değil. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Of course, he never stays gone for too long, so... | Dışarıda çok kalmaz, eğer... | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| If you want to hang out, you're more than welcome. | biraz daha kalmak istersen, o zaman. hoş geldin | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| I think I will. | Sanırım kalacağım. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| I see you've stepped up your security. | Bakıyorum güvenliği arttırmışsın. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| I had to make a pretty good case before they'd let me in. | Beni içeri almaları için oldukça çaba sarfettim. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| You're not an easy person to say no to. | Sana hayır demek pek kolay olmuyor. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| I couldn't wait any longer. | Daha fazla bekleyemedim. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| I've been sitting by the phone. | Telefonun başında bekliyordum. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| What did you find out in d. C. ? | Başkentte ne öğrendin? | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Oh, uh... | ıım... | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| A lot of plausible deniability. | Bir sürü makul inkarlar. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| From the pentagon to the white house, no one can verify the existence of milton fine. | Pentagondan Beyaz Saraya kadar kimse Milton Fine'ın varlığını onaylamadı. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| He says he works in a covert branch of the government. Maybe it's more covert than we think. | Hükümetin gizli bir kolunda çalıştığını söylemişti. Belki de düşündüğümüzden de gizli. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| If he even works there at all. | Orada çalışıyor bile olsa, | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| What, so those classified documents he gave you, you think they're forgeries ? | Peki ne? Sana verdiği o gizli dosyalar düzmece mi? | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| No. I had them authenticated, but that doesn't mean anything. | Hayır. Doğruluğu ispatlandı ama bunun pek bir anlamı yok. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| We have no idea who this guy really is ? | Bu adamın gerçekte kim olduğu hakkında hiçbir fikrimiz yok mu? | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Don't worry. I'll find out. | Endişelenme, bulacağım. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| You know, I was only gone for a week... | Biliyor musun, sadece bir haftalığına gittim.. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| But I actually got a little homesick. | ama evimi gerçekten özledim. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| What's so special about Smallville ? | Smallville'i bu kadar özel yapan ne? | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| The cows. | İnekler. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Hey ! | Selam! | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Riddle me this... How does an assassin get in a completely sealed room unseen ? | Şu bilmeceyi bil... Bir suikastçı tam korumalı bir odaya görünmeden nasıl girer? | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| You knew, didn't you ? | Biliyordun değil mi? | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| No. That's why it's a riddle. | Hayır. İşte bu yüzden bilmece. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| All those times that I asked you how Lana was doing and you avoided the subject like the plague. | Onca zaman, Lana'nın ne yaptığını sorduğumda sanki vebadan kaçar gibi konudan kaçtın. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| You knew about her and Lex. | Lex'le onun ilişkisini biliyorsun. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| But I didn't think it was my place to get involved. | Bu işe karışmamam gerektiğini düşündüm. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| You're supposed to be my friend. | Senin arkadaşım olman gerekiyordu. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| I am your friend. You are ? | Ben zaten senin arkadaşınım. Öyle mi? | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Then why didn't you say anything ? | Peki öyleyse neden bir şey söylemedin? | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Because I'm Lana's friend, too, and she asked me to keep it a secret. | Çünkü ben Lana'nında arkadaşıyım ve benden bunu saklamamı istedi. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| You know how dangerous Lex is. | Lex'in ne kadar tehlikeli olduğunu biliyorsun. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Any friend of Lana's would never let her get involved with him ! | Lana'nın arkadaşı buna kesinlikle buna izin vermezdi. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Look, Clark, I wasn't exactly jumping for joy either, but Lana's a big girl. | Bak Clark, bende bu durumdan pek hoşnut değilim ama Lana yetişkin bir kız. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Clark, where are you going ? | Clark nereye gidiyorsun? | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Lana has no idea what she's getting herself into. | Lana'nın kendini neye bulaştırdığından haberi yok. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Clark, let me remind you that you broke up with her. | Clark hatırlatayım ondan ayrılan sendin. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| That means Lana can date whoever she wants, with or without your written permission. | Buda, Lana senden yazılı izin almadan istediğiyle çıkabilir anlamına gelir. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| But I still care about her, and I don't want to stand by and watch her get hurt. | Ama onu hala önemsiyorum ve bekleyip onun incinmesini izlemek istemiyorum. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Look, I hate to be the one to say this, but you don't have a choice. | Bak, bunu sana söyleyenin ben olmasından nefret ediyorum ama başka seçeneğin yok. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| ...Bad breakup ? | ...kötü ayrılık mı? | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| I've had a few of those. | Ondan bende çok var. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| You're the guy from the courthouse. | Mahkeme salonundaki adam sensin. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| And you're a tough man to please. What's the problem... You don't watch tv ? | Ve sende teşekkür edilmesi zor kişisin. Sorun ne... Televizyon izlemez misin? | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| You sent that ? | Onları sen mi gönderdin? | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| If it wasn't for Clark Kent, I'd be in a morgue right now with tire tracks across my forehead. | Eğer Clark Kent olmasaydı, şuan kafamın üzerinde tekerlek iziyle morgda yatıyor olurdum. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| It's the least I can do. | En azından elimden bu kadarı geliyor. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| But | Peki... | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| how did you know how to find me ? I never told you my name. | Beni nereden tanıyorsun, beni nasıl buldun? Sana adımı hiç söylemedim. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| That press pass around your neck did, | Boynunda asılı olan basın kartın söyledi. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| and the fact that I'm familiar with the area led me straight here. | Bu civarı iyi biliyorum ve burayı buldum. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Oh, you're from Smallville ? | Smallville'den misin? | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Drove through last year on business. | Geçen sene iş için gelmiştim. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Clark, | Clark | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| if the big screen's not your thing, what is ? | Eğer büyük ekrandan hoşlanmadıysan neyden hoşlanırsın? | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Help me out here. There must be something I can do for you. | Bana bir şey söyle. Senin için yapabileceğim bir şeyler olmalı. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Your, uh... | Senin... | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Your "thank you" is fine. | Senin bir "teşekkür ederim" in yeterli. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| I appreciate the gesture. | Jestin için minnettarım. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| You don't need to repay me. | Karşılığını ödemen gerekmiyor. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| This isn't about you, Clark. | Bu seninle alakalı bir şey değil Clark, | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| It's about me. | Bu benimle alakalı. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| I don't ever like to be in debt, and the fact is... | Borçlu kalmaktan hoşlanmam ve işin gerçeği... | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Let me at least buy you dinner. | En azından sana bir yemek ısmarlayayım. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| I'm staying in Metropolis. I'll take you out on the town. | Metropolis’te kalıyorum. Seni kasabadan uzaklaştıracağım. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Thanks, but really, I'm okay. | Gerçekten teşekkür ederim. Ama ben böyle iyiyim. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| You're hanging out in a barn... | Bir ahırda... | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Alone... In the middle of nowhere. | hiçliğin ortasında yalnızsın. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| That doesn't seem too okay to me. | Bana pekte iyi gibi gelmedin. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Hey, come on, over here. | Hey, bu tarafa gel. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Looks like the chicken finally flew the coop. | Görünüşüne göre tavuk sonunda kümesinden çıkabildi. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| I was getting worried about you, man. | İyice seni merak etmeye başlamıştım adamım. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| I thought we were going to dinner. What's with the party ? | Yemeğe çıkacağımızı düşünmüştüm. Bu partide nereden çıktı? | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| I made a killing the other day, | Yarını boş ver partisi, | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| and it's all thanks to Clark Kent. | ve bunların hepsi Clark Kent'e teşekkür için. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| You thirsty ? How about a mojito ? | Susadın mı? Mojito'ya ne dersin? | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| No, thanks. I I'm good. What exactly do you do ? | Teşekkür ederim. Böyle iyiyim. Ne işle uğraşıyorsun? | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| I'm a headhunter. I travel the world tracking people down. | Ben kelle avcısıyım. İnsanların peşinde dünyayı dolaşırım. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| You know, for jobs. | Bilirsin işte, iş için. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| I'd like you to meet my date. | Seni bu geceki arkadaşımla tanıştırmak istiyorum | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Lois ? | Lois. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Smallville. | Smallville. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| We met at your house this morning. | Bu sabah senin evinde tanıştık. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| I couldn't disappear without seeing her again. | Onu tekrar görmeden ayrılamazdım. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Lois, could I talk to you for a second ? | Lois, seninle bir saniye konuşabilir miyim? | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| How about later ? | Sonraya ne dersin? | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| It's fine. I'll be right back. | Sorun değil. Birazdan gelirim. | Smallville Fade-1 | 2006 |