Search
English Turkish Sentence Translations Page 150407
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| In fact, with his powers, he might even be the chameleon. | Aslına bakarsan bu güçlere sahipken, Bukalemun bile olabilir. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Who's the chameleon ? | Bukalemun da kim? | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Hitman for hire... Number 8 on the f. B. I.'S top 40 and climbing the charts. | Kiralık katil. FBI'ın en çok aranan ilk 40'ta 8 numara ve hızla tırmanıyor. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| He also happens to be the prime suspect for the courthouse murder. | Mahkeme salonundaki cinayette baş şüpheli haline geldi. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Which happened right after I saved Graham's life. | Ki bu olay Graham'in hayatını kurtardıktan hemen sonra oldu. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| His trademark is getting to his victims in highly secure locations. | İmzası, kurbanlarına güvenliği sıkı olan alanlarda ulaşması. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| He leaves no prints, no images on surveillance cameras, and no clues. | Arkasında hiç iz bırakmıyor, kameralarda görüntüsü olmuyor ve hiç bir ipucu bırakmıyor. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Meteor power would explain a lot. He said he'd been in Smallville before. | Meteor gücü her şeyi açıklıyor. Daha önce Smallville'de geldiğini söylemişti. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Well, unfortunately, there's no record of camouflage power on the digital wall of weird, | Ne yazık ki Dijital Gariplikler Duvarında kamuflaj gücüyle ilgili bir kayıt yok, | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| and the name Graham garrett didn't get any hits. | ve Graham Garrett ismi hiçbir şey çağrıştırmıyor. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| This guy's totally off the grid. If I hadn't pulled him out of traffic, that witness would be alive | Bu adam kesinlikle radarın dışında. Eğer onu kurtarmamış olsaydım, tanık yaşıyor olurdu. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| and Lex wouldn't be in the hospital. | ve Lex hastanede olmazdı. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| It's easier said than done. When you're a wanted man, invisibility comes in handy. | Söylemek yapmaktan daha kolay. Eğer aranan birisiysen, görünmezlik oldukça işine yarar. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Every law enforcement agency from the f. B. I. To interpol has been after him for the last year. | Geçen yıldan beri FBI'dan Interpol'e kadar bütün kanun güçleri onun peşinde. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| I'm not your typical law enforcement agency. | Ben bildiğin kanun güçlerinden değilim. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Clark, don't get too cocky. | Clark çok kibirlenme. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| I mean, not only does this guy know about your powers but he could very well know about your weakness. | Bu adam senin güçlerini bilmeyebilir ama senin zayıf tarafını biliyor olabilir. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| How would he know about the meteor rocks ? | Meteor taşlarını nereden bilebilir ki? | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Clark, he's the ultimate fly on the wall. | Clark, Gariplikler Duvarındaki en büyük sinek. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| And he's buzzing over to the talon later on tonight for his date with Lois. | Ve Lois'le olan buluşması için bu gece Talon civarlarında vızıldayacak. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| I've got to call and warn her. | Onu arayıp uyarmalıyım. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Hello ? | Kim var orada? | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Lois, I've been calling, knocking on the door. How long have you been in there ? | Lois, seni aradım, kapıyı çaldım. Ne kadar zamandır oradasın? | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| About an hour and a half. | Yaklaşık bir buçuk saattir. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| you weren't just in my bathroom, were you ? | Biraz önce banyoya girmedin, değil mi? | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Lois, I just walked in the apartment. | Lois, biraz önce eve girdim. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| I could have sworn somebody was in there watching me. | Birinin içeride beni izlediğine yemin edebilirim. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| You're blaming Graham ? That's pathetic. | Suçu Garaham'in mi üstüne atıyorsun? Bu çok zavallıca. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Lois, if you see him, you have to stay away. | Lois, eğer onu görürsen, ondan uzak dur. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Why is it that you feel the need to lob a grenade at every guy that I date ? | Neden çıktığım bütün erkeklere içinden el bombası atmak geliyor? | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| It's amazing what you can learn when you're a fly on the wall. | Duvarda bir sinekken öğrenebildiklerin çok şaşırtıcı. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Those meteors that fell from the sky the day I drove through town... | Ben buralardan geçerken gökyüzünden düşen bu meteorlar... | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| They might hurt you, | seni incitiyor olabilirler, | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| but they gave me the greatest life I could ever ask for. | ama bana isteyebileceğimden çok daha iyi bir hayat verdiler. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| You were in Smallville the day of the meteor shower ? | Meteor yağmurunun olduğu gün Smallville'de miydin? | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Luckiest day of my life. | Hayatımın en şanslı günü. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| You think using your power to be a hero is a rush ? | Güçlerini kahraman olmak için kullanmayı iyi bir şey mi zannediyorsun? | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Nothing beats using them to kill. | Öldürmek için kullanmanın da kötü bir tarafı yok. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| I saved your life. | Senin hayatını kurtarmıştım. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| You should have taken the plasma. | Plazmayı kabul etmeliydin. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| But now that my identity's in jeopardy, I have no choice. | Şimdi kimliğimin açığa çıkma tehlikesi var, başka çarem yok. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| I have to get rid of you, Lex, | Senden Lex'ten ve Lana'dan, | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| and Lana. | kurtulmalıyım. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| They saw who I was, Clark. | Benim kim olduğumu gördüler Clark. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| In my line of work, you don't leave loose ends. | Benim işimde, arkanda yarım kalmış bir iş bırakamazsın. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| You'll never get away with it. | Bundan kesinlikle paçanı sıyıramazsın. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| I always do. | Her zaman sıyırdım. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Shh ! | Şşş ! | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| You're not supposed to talk. | Konuşmamalısın. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| I'm not supposed to do a lot of things. | Yapmamam gereken bir çok şey var. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Did they catch the guy ? | Adamı yakaladılar mı? | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| No, not yet. | Hayır daha değil. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| But they're going to. | Ama yakalayacaklar. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Lex, I don't understand who would want to do this to you. | Lex anlamadığım bunu sana kim yapmak ister ki? | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Pick a number. | Bir numara seç. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| There are a lot of people who want to see me breathe my last breath, | Beni son nefesimi verirken izlemek isteyen bir çok insan var, | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| but I'm not gonna make it easy for them. | Ama işleri onlar için kolaylaştırmayacağım. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| I have too much to live for. | Yaşamak için çok şeyim var. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Thanks for being here. | Burada yanımda olduğun için teşekkürler. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| As you can see, there's not exactly | Seninde gördüğüm üzere, yatağımın başında | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| a crowd of well wishers knocking down the door to be at my bedside. | bana "geçmiş olsun" diyen bir kalabalık yok. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Actually, I wasn't your only visitor. | Aslında tek ziyaretçin ben değilim. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Clark stopped by earlier. | Clark uğradı. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Well, it's too bad it takes a near death experience to bring old friends together. | Eski arkadaşları bir araya getiren şeyin neredeyse ölmemin olması çok üzücü. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Did you tell him about us ? | Ona bizden bahsettin mi? | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| I don't owe Clark anything, Lex... | Clark'a bir şey anlatmak zorunda değilim, Lex... | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Especially the truth. | özelliklede gerçeği. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| I know you're angry at him, | Biliyorum ona kızgınsın, | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| but he deserves a modicum of respect. | ama biraz saygıyı hakkediyor. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| This isn't about anger. | Ona kızgın olmamla alakalı değil. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| I'll tell him when I'm ready, on my own terms. | Hazır olduğumda ona anlatacağım. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Lana, don't let him find out from someone else first. | Lana, ilk önce başkasından duymasına sakın izin verme. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Lois ! Hey, where's Clark ? | Lois ! Selam Clark nerede? | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| I have no clue. He just busted in here, warned me about Graham, and took off. | Hiçbir bilgim yok. Buraya geldi ve beni Graham hakkında uyardı ve gitti. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Do you have any idea where he went ? | Nereye gitmiş olabileceği konusunda hiçbir fikrin var mı? | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| No, I wasn't exactly paying attention, and to be perfectly honest, | Hayır pek dikkatli etmedim, ve dürüst olmak gerekirse, | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| I am starting to get a little tired of him thinking I need his approval just to go on a simple date. | basit bir buluşmaya giderken bile ondan onay almam gerektiğini düşünmesinden sıkılmaya başladım. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Can you please tell me why Clark Kent is so obsessed with my love life ? | Lütfen bana anlatır mısın neden Clark Kent benim aşk hayatıma karşı bu kadar saplantılı? | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Lois... | Lois... | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Graham's a killer... | Graham bir katil... | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| A professional hitman. | Profesyonel bir kiralık katil. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Of course, he is. | Tabii öyledir. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| We need to find Clark. | Clark'ı bulmamız gerekiyor. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| The waitress said he ran out. He couldn't have gotten far. | Garson kız koşarak çıktığını söyledi. Çok fazla uzaklaşmış olamaz. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| You'd be surprised. | Ben böyle düşünmezdim. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Hey, Smallville ! | Hey, Smallville ! | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Clark ? | Clark. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Smallville ! | Smallville ! | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Move over. | Onu çıkaralım. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Come on, Clark ! | Hadi Clark ! | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Wake up ! Clark, wake up ! | Kendine gel ! Clark Kendine gel ! | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| He's going after Lex and Lana. | Lex'in ve Lana'nın peşinden gidiyor. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Milton Fine : "Is the compound virus ready ?" | Milton Fine : "Virüs bileşiği hazır mı?" | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Lex Luthor : "Yes." | Lex Luthor : "Evet." | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Is everything okay ? | Her şey yolunda mı? | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Yeah, I just thought you were somebody else. | Sadece seni başka biri sandım. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| It's just me... | Tek benim... | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Bringing you a little comfort. | sana biraz rahatlık getirdim. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| I thought that you'd prefer these to the uncomfortable hospital garb. | Bunları rahatsız hastane kıyafetlerine tercih edersin diye düşünmüştüm. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| They're perfect. | Mükemmeller. | Smallville Fade-1 | 2006 |