Search
English Turkish Sentence Translations Page 150408
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| Lex ? | Lex. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| What's happening ? Lana, get behind me. | Neler oluyor? Lana arkama saklan. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Lana, run ! Run ! Go ! | Lana, koş, koş ! | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| You saved my life. | Hayatımı kurtardın? | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Good morning, Senator. Hi. | Günaydın Senatör. Merhaba. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| You have Senator rickman's vote. | Senatör Rickman'ın oyunu kazandınız. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| That's great, Lois. | Bu çok güzel Lois. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| So, how are you ? Clark told me what happened. | Peki, sen nasılsın? Clark bana olanları anlattı. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Me ? I'm fine. | Ben mi? Ben iyiyim. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Getting swept off my feet by a notorious hitman is just my way of living la vida loca. | Aranan bir kiralik katil tarafından ayaklarımın yerden kesilmesi işte benim hayatım. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| There's no way you could have known the truth about him. | Onun hakkındaki gerçeği bilmene imkan yoktu. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Maybe, but it does confirm a very disturbing trend in my life. | Belki de ama hayatımdaki çok rahatsız edici bir gerçeğide onaylamış oldu. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| And as much as I'd like to deny it, | Ne kadar inkar etmek istesemde, | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| I seem to be a magnet for guys who end up on "america's most wanted." | "Amerika'nın en çok arananlar" listesine ismini yazdıran erkekleri kendine çeken bir mıknatısım. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Oh, I don't believe that. | Ben böyle olduğuna inanmıyorum. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Trust me, you don't want to see the rap sheets. | İnan bana, listeyi görmek istemezsin. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Why can't I just meet a decent guy from a decent family who | Neden sonunda psikopata dönüşmeyecek, İyi aileden gelen | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| happens not to be a psychopath ? | terbiyeli bir gençle tanışamıyorum? | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| When I was your age, I wasn't dating prince charmings either. | Senin yaşlarındayken, bende yakışıklı prenslerle çıkmıyordum. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| I used to attract the dark, mysterious type, too, | Bende eskiden gizemli esrarengiz tipleri kendime çekerdim. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| until I met Jonathan. | Jonathan'la tanışana kadar. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| See, what worries me is that when my Jonathan finally does come around, | Benim tek korkum Jonathan yanımdayken, | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| I'll be looking the other way, and I'll miss him completely. | başka tarafa bakıp onu tamamen gözden kaçırabileceğimdi. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Well, you have to keep a closer watch. | Yanındakilere daha dikkatli bakmalısın. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| You know, I think we go through these bad relationships for a reason. | Bence bu kötü ilişkilere girmemizin bir sebebi var. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Well, if there's a good reason for all the pain and aggravation, I'm dying to know. | Onca acı ve kızgınlığın içinde iyi bir neden varsa öğrenmek için sabırsızlanıyorum. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Maybe you have to get through all the wrong men | Belki de doğru adamı fark edebilmek için | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| so you can recognize the right one. | bütün o yanlış adamları tanıman gerekiyordur. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Congratulations on your first front page by line. | İlk sayfa haberin için seni tebrik ederim | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Yeah, you deserve all the credit. | Evet, bütün övgüyü sen hakkediyorsun. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Or the blame. | Yada bütün suçu. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| If saving strangers ends up getting other people killed, I'm not sure that's the business I want to be in. | Yabancıları kurtardığım için başkaları ölecekse, bu işi yapmak istediğimden emin değilim. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Do you really have a choice ? | Gerçekten başka çaren var mı? | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| I'm nowhere near super, but if I see someone drowning, I'm gonna throw them a rope. | Pek süper falan sayılmam ama eğer birini boğulurken görürsem ona ipi uzatırım. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| And what if that person's a killer, Chloe ? | Ya o insan katilse Chloe? | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| What if the world would actually be better off without them ? | Onlarsız dünya daha iyi olacaksa ne olacak? | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Still, that's not your choice to make. | Hala bu senin yapabileceğin bir seçim değil. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| I mean, ask a doctor or a firefighter | Doktora, itfaiyeciye yada Sanki nefes alamıyordum. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| or anyone in the hero business. | hayat kurtarma işindeki herhangi birine sor. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| You save first, and you ask questions later. | Önce kurtarırsın, sonra soru sorarsın. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| It's just not always that easy. | Sadece her zaman kolay olmuyor. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Especially when the person you're saving is Lex Luthor. | Özellikle kurtardığın kişi Lex Luthor'sa. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| I should never have questioned your friendship. | Senin arkadaşlığını hiç sorgulamamalıydım. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| You were angry. | Çok sinirliydin. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| And I understand. | Ve seni anlıyorum. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| I mean, it's not exactly a walk in the park to see the person you love in the arms of someone else. | Bu durum parkta yürürken sevdiğini başkasının kollarında görmeye pekte benzemiyor. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Of all the people in the world, why Lex ? | Dünyada o kadar insan varken neden Lex? | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Just like you can't pick and choose the people you save, | Aynı senin kurtaracağın insanları seçememen gibi. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| you can't control who your ex girlfriend dates. That's just the way it is. | Eski kız arkadaşının çıkacağı kişiyi sen belirleyemezsin. Elinden bu kadarı gelir. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| You have no idea how hard it was to see them like that. | Onları o şekilde görmenin bana ne kadar zor geldiğini tahmin bile edemezsin. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| It was like I couldn't breathe. | Sanki nefes alamıyordum. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| I'm sorry you had to find out that way. | Bu şekilde öğrendiğin için üzgünüm. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| I know how much it must have hurt. | Sana ne kadar çok acı verdiğini biliyorum. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| But, you know, Lana's moved on. | Lana hayatına devam ediyor. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Maybe it's time you started doing the same thing. | Belki de aynı şeyi seninde yapma zamanın gelmiştir | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| I thought you loved that telescope. | O teleskopu sevdiğini zannediyordum. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| It doesn't work anymore. | Artık pek bir işe yaramıyor. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Lex got out of the hospital today. | Lex bugün hastaneden taburcu edildi. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Well, that's great. | Bu çok güzel. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| He's a lucky guy. | Çok şanslı biri. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Clark, when, uh, you and I were together, | Clark sen.. ve ben birlikteyken, | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| nothing bothered me more than when you were less than honest with me, | bana karşı dürüst olmamandan daha rahatsız edici bir şey yoktu. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| and I don't want to be like that. | Ve bende öyle olmak istemiyorum. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| That's a good choice. | İyi bir seçim. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| At the hospital, | Hastanede, | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| when I told you I was at the mansion to return some books, I was lying. | sana malikaneye kitapları iade etmek için gittiğimi söylediğimde yalan söylüyordum. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Lex and I have actually been spending a lot of time together. | Lex ve ben birlikte oldukça fazla zaman geçiriyoruz. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| You know, I kind of noticed. | Biliyor musun, anlamıştım zaten. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Clark, it's more than that. | Clark bundan daha fazlası var. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| We're seeing each other. | Biz birlikteyiz. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| And I thought that it would be best if you heard it from me first. | Bunu ilk benden duyman daha iyi olur diye düşündüm. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Lana, I know you don't want to hear this... | Lana bunu duymak istemediğini biliyorum... | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Especially from me. | özelliklede benden. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| You can't trust Lex. | Lex'e güvenemezsin. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| And I could trust you ? | Peki sana güvenebilir miyim? | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| I just don't want to see you get hurt. | Sadece senin incinmeni görmek istemiyorum. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| I know you think you're being some kind of a hero, Clark. | Kendini bir çeşit kahraman gibi görüyorsun Clark, | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| But the truth is... | ama asıl gerçek ise.. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| I don't need you to protect me. | beni korumana ihtiyacım yok. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Lana... | Lana... | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| You made that decision. | Bu kararı sen verdin. | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Traduction par Zed et Tibo Synchro par Kiff, merci � Rockguitar www.forom.com | . | Smallville Fade-1 | 2006 | |
| Previously in Smallville... | Smallville'de daha önce... | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| if you run, every reporter in kansas will be digging into our lives. | Eğer seçime katılırsan, Kansas'taki her gazeteci hayatımızı araştırıyor olacak. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| what if somebody finds out about clark's secret ? | Ya birisi Clark'ın sırrını öğrenirse ? | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| don't worry. nothing's gonna change between us. | Endişelenme. Aramızda hiçbirşey değişmeyecek. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| i miss your sage advice, martha. | Bilgece tavsiyelerini özledim, Martha. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| there's always a job waiting for you if you ever want to come back to luthorcorp. | Luthorcorp'a geri gelmek istersen, seni her zaman bir iş hazır bekliyor olacak. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| so you want to back me for senate | Yani benim, oğluna karşı seçime girmemi... | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| running against your son. why would you want to do that ? | ...istiyorsun. Bunu neden isteyesin ki? | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| do whatever it takes to knock jonathan kent out of the race. | Jonathan Kent'i seçimden çıkarmak için ne yapman gerekiyorsa yap. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| i want to be senator. | Senatör olmak istiyorum. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| the life of someone close to you will be exchanged for yours. | Sana yakın birinin hayatı seninki ile değiştirilecek. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| and now future senator of the state of kansas | ve şimdi de geleceğin Kansas Eyaleti senatörü | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| mr. jonathan kent ! | Bay Jonathan Kent! | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| thank you. really, thank you. | Teşekkür ederim. gerçekten, sağolun. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| thank you all very much for coming out here this evening. | Hepinize bu gece buraya geldiğiniz için gerçekten çok teşekkürler. | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| i'm quite sure that many of you had more important things to do tonight than | Eminim ki hepinizin bu gece buraya gelip bir çiftçinin mısır sübvansiyonu ile... | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| when i told my family that i had | Aileme Lex Luthor'a karşı seçime gireceğimi | Smallville Fanatic-1 | 2006 | |
| indeed decided to run against lex luthor, they were surprised, to say the least. | söylediğim zaman en basit ifade ile şaşırmışlardı. | Smallville Fanatic-1 | 2006 |