Search
English Turkish Sentence Translations Page 150281
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| I'd ask you why you're still here. Funding issues. | burada hala ne aradığını sorardım. Finansal sorunlar. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Once I'm out, I need to disappear. And a new identity doesn't come cheap. | Dışarı çıktığımda, yok olmam lazım. Yeni bir kimlik bedava gelmez. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Oh, I admired your ambition. | Tutkuna hayran kaldım. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| But when you tried to murder my friends to get my money... | Ama paramı çalmak için arkadaşlarımı öldürmeye çalışınca... | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| ...you went a little too far. | ...biraz fazla ileri gittin. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| I know I've made some mistakes in the past... | Geçmişte bazı yanlışlar yaptığımı biliyorum... | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| ...but I'm all better now. And I'm happy for you. | ...ama şu an daha iyiyim. Senin adına sevindim. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| The both of you. | İkiniz adına da. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Now, take your little cart, and go sucker some other patient with a bank account. | Şimdi küçük el arabanı al ve banka hesabı olan başka bir hastaya yaltaklan. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| ...if my brain were about to be deep fried... | ...eğer benim beynim kızarmak üzere olsaydı... | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| ...I might have a little bit different attitude. | ...değişik bir tavır sergilerdim. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| It's gonna be hard to get around when your toes are permanently curled. | Parmakların kalıcı olarak kıvrılınca dolaşmak çok zor olacak. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Fear's an effective sales tactic, but it doesn't work on me. | Korku etkili bir satış taktiğidir, ama bana sökmez. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| How about facts? | Peki gerçekler? | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| See... | Yani... | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| ...you're on deck, Mr. Luthor. | ...sıradasınız, Bay Luthor. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Where'd you get this? | Bunu nerden duydun? | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| I know everything that goes on in this dump. | Bu çöplükte olan herşeyi bilirim ben. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| If you wanna save your cerebrum, you know where to find me. | Beyninizi kurtarmak istiyorsanız, beni nerde bulacağınızı biliyorsunuz. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| You okay? Yeah, I'm just pushing through the pain. | Sen iyi misin? Evet, acıya aldırmadan zorluyorum. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| I see you changed your therapy time. Yeah, I wasn't crazy about the company. | Terapi saatini değiştirmişsin. Evet, yanımdakileri pek sevdiğim söylenemez. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Would you believe me if I told you I was a nice guy once with no issues? | Eğer eskiden sorunları olmayan iyi bir adam olduğumu söylesem bana inanır mıydın? | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Nice guys normally have the most issues. | İyi adamlar normalde en çok sorunu olanlardır. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| That's why I came. I wanted to apologize. | Ben bu yüzden geldim. Özür dilemek istiyorum. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Sorry for taking it out on you. | Bunu senden çıkardığım için üzgünüm. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| I was upset because you're kind of right. | Sinirliydim çünkü haklıydın. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| I haven't really been pushing myself. | Kendimi pek zorlamıyordum. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| I guess it's because I know when I get back on my feet... | Sanırım ayaklarımın üstüne bastığımda hayatımın farklı... | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| ...my life's gonna be different. | ...olacağını bildiğim içindi bu. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| I don't really know if I'm ready to face it. | Bununla yüzleşebileceğimden emin değildim. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| So you never got around to telling me why you're in here. | Sen burada ne aradığını nedense hiç söylemedin. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Isn't it obvious? Fine cuisine, post modern decor. | Açık değil mi? İyi yemekleri, post modern dekoru. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| No, really, what happened? | Hayır, gerçekten ne oldu? | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Well, I tried to get into a burning building, and a beam collapsed on me. | Yanan bir binaya girmeyi denedim ve bir kiriş üzerime düştü. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| My parents were inside. I thought I could save them. | Ailem içerdeydi. Onları kurtarabilirim sandım. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| It happened. Now I have to move on. | Oldu artık. Şimdi hayatıma devam etmeliyim. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| I guess I'm a little afraid of my future too. | Sanırım ben de geleceğim için biraz korkuyorum. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| I convinced Foster to stop the procedure. | Foster'ı prosedürü durdurması için ikna ettim. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| She's on her way now to sign the cancellation papers. | İptal kağıtlarını imzalamaya gidiyor şimdi. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| And you think this is a good thing? | Ve sence bu iyi bir şey mi? | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Clark, he knows your secret. | Clark, o senin sırrını biliyor. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| I can't let him turn Lex into a vegetable just for that. | Sırf bu yüzden Lex'i bitkisel hayata sokmasına izin veremem. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| You can't trust him. And you've never given him a chance. | Ona güvenemezsin. Sen ona hiç şans tanımadın. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| And you give him too many. | Ve sense bir sürü verdin. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| You think it's easy keeping a lid on your secret? I've gotta think about it all the time. | Sırrını tutmak kolay mı sanıyorsun? Sürekli düşünmek zorunda kalıyorum. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| I gotta say "meteor rock," not "Kryptonite," and I gotta cover your unexplained exits. | Meteor taşı demeliyim Kriptonit değil, ve senin açıklanamayan yok olmalarını örtüyorum. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Pete, I'm sorry. You've never said anything. Clark, that's not the point. | Pete, üzgünüm. Hiç söylememiştin. Clark konu bu değil. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| The point is that I got your back... | Konu arkan benle sağlam... | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| ...but Lex won't. | ...Lex ile değil. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Chloe, what's wrong? | Chloe, sorun ne? | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Claire Foster's dead. | Claire Foster öldü. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| They found her car wrapped around a tree off Highway 54. | 54'üncü anayolda arabasını ağaca çarpmış. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| I feel the invisible hand of Lionel Luthor. | Lionel Luthor'un görünmez elini hissediyorum. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| You two had better back off before he sets his sights on you. | Sizlere de gözlerini dikmeden geri çekilseniz iyi olur. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| I know you were just trying to help Lex, but you've made matters worse. | Sadece Lex'e yardım etmeye çalıştığını biliyorum, ama durumu daha da kötü yapıyorsunuz. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| There's gotta be another way to stop it. Dr. Foster tried and look what happened. | Bunu durdurmanın başka bir yolu daha olmalı. Dr. Foster denedi ve bak ne oldu. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Lionel Luthor is gonna make sure this procedure happens. | Lionel Luthor bu prosedürün yapılmasından emin olacaktır. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Clark, I knew you'd come. | Clark geleceğini biliyordum. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| ...I was right about you. | ...haklıymışım. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| What do you know? It worked. | Gördün mü? İşe yaradı. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| If it weren't for you, Kent... | Sen olmasaydın Kent... | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| ...I'd be at Harvard right now with a coed on each arm. | ...şimdi Harvard'ta iki kolumda iki kızla geziyordum. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| What the hell are you doing to him? | Ona ne yapıyorsunuz? | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Your buddy's our first class ticket out of here. | Dostun bizim buradan çıkış biletimiz. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Is that how you plan to escape? I'm not giving you a cent. Clark's my friend. | Bu şekilde mi kaçacaktınız? Sana tek sent bile vermiyorum. Clark benim dostum | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| You ought to pick your friends better, since he didn't tell you his little secret. | Dostlarını iyi seçsen iyi olur, sana sırrını söylemediğine göre. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Leave him alone! Or you'll do what, Mr. Luthor? | Onu rahat bırakın! Yoksa ne yaparsın Bay Luthor? | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Considering they're coming to fry your ass in about five minutes. | Beş dakika içinde kıçını kızartacaklarını düşünürsek. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Well, here he is. Right on schedule. | İşte burada. Tam saatinde. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Eric. Time to give me those powers back. | Eric. O güçleri almamın zamanı geldi. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| It's not like you use them anyway. | Zaten onları kullandığın yoktu. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Are you kidding? There's enough voltage in here... | Şaka mı ediyorsun? burada küçük bir ülkeye güç... | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| ...to power a small, Third World country. | ...verebilecek kadar voltaj var. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Save your strength, Clark. I'm gonna need it. | Gücünü koru Clark. Ona ihtiyacım olacak. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Clark! Clark! | Clark! Clark! | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| They've got Clark! | Clark'ı yakaladılar! | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| How the hell did he get out? I don't know, but I ain't taking any chances. | Bu nasıl dışarı çıktı? Bilmiyorum ama işi şansa bırakmayacağım. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| There you go. Almost. Okay. | İşte. Neredeyse. Tamam. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| It's not Mount Everest, but it is a start. | Everest dağı değil, ama bir başlangıç. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| A few days ago, I wouldn't have thought that possible. | Bir kaç gün önce, bunun mümkün olduğunu sanmazdım. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Sometimes you just have to look impossibility straight in the eye. | Bazen imkansızlığın gözüne direk bakacaksın. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Mrs. Kent, what a surprise. | Bayan Kent, bu ne sürpriz. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Chloe had a late deadline. She asked if I could give you a ride home. | Chloe'nin yetiştirmesi gereken bir işi vardı. Seni eve götürmemi istedi. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| I'm gonna go. Okay. | Ben gidiyorum. Peki. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Interesting physical therapist. | İlginç bir fizik terapisti. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| So how's Clark? I got his card. | Peki Clark nasıl? Kartını aldım. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| I'm sorry he hasn't come by to see you. To be honest, that was kind of my idea. | Seni görmeye gelmediği için üzgünüm. Dürüst olmalıyım ki; o benim fikrimdi. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Lana, I know that Clark's not always the easiest person to understand... | Lana, Clark anlaşılması kolay olmayan biri... | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| ...but he never meant to put you in danger. | ...ama asla seni tehlikeye sokmak istemedi. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Did he send you to argue his case? | Davasını tartışmak için sizi mi yolladı? | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| He doesn't know I'm here. I'm sure he'd be upset that I was meddling. | burada olduğumu bilmiyor. Bilse eminim işine karışıyorum diye sinirlenirdi. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| I just want him to be happy. | Sadece mutlu olmasını istiyorum. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| But you need to be happy too, Lana. | Ama sen de mutlu olmalısın Lana. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Thanks, Mrs. Kent. | Sağ olun Bayan Kent. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Please. I'll pay you whatever you want. | Lütfen. Ne kadar istersen öderim sana. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| You'll never have to work another day in your life. | Hayatın boyunca bir daha çalışmak zorunda kalmazsın. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| He doesn't want your money, son. | Senin paranı istemiyor oğlum. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| He wants to make you better. | Seni iyileştirmek istiyor. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Just like I do. | Aynı benim gibi. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| You're a liar. No. Be strong, Lex. | Sen bir yalancısın. Hayır. Kuvvetli ol Lex. | Smallville Asylum-1 | 2004 |