Search
English Turkish Sentence Translations Page 150279
| English | Turkish | Film Name | Film Year | |
| Clark, I was wondering if I'd ever see you again. | Clark, seni ne zaman göreceğimi merak ediyordum. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| I've been trying to visit you. The doctors said you weren't ready to see anyone. | Seni ziyaret etmek istedim. Doktorlar hazır olmadığını söylediler. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Are you okay? I know your secret. | İyi misin? Sırrını biliyorum. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Don't worry. I haven't said a word to anyone. | Endişelenme. Kimseye bir şey söylemedim. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| I need you to get me out of here. | Beni buradan çıkarman gerekiyor. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| I've seen what you can do. | Ne yapabildiğini gördüm. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| That car hit you at 60 miles an hour... | O araba sana 120 km hızla vurdu... | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| ...and you tossed it like a toy. | ...ve onu oyuncak gibi fırlattın. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Breaking me out's not gonna be too much of a challenge. | Beni buradan çıkarmak fazla sorun olmaz herhalde. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Lex, I want to Then do it, Clark. | Lex, istiyorum O zaman yap Clark. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| My father's never gonna let me out. | Babam beni asla buradan çıkarmayacak. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| You're my friend. | Sen dostumsun. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Please, Clark. | Lütfen Clark. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Don't let me rot in this cesspool. | Bu lağım çukurunda çürümeme izin verme. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Hey! Come on! | Hey! Hadi! | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Get that bastard out of my sight! | O adiyi gözümün önünden alın! | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| I'll never forgive you for this, Clark! Never! | Seni bunun için asla affetmeyeceğim Clark! Asla! | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Get up, Curly. | Uyan kıvırcık. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Time for your 9:00 meds. | Saat 9:00 ilaçlarının vakti geldi. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Hey, Luthor! | Hey, Luthor! | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| What are you doing here, my friend? | burada ne arıyorsun dostum? | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| I'm gonna take you back to your room, okay? | Seni odana geri götüreceğim tamam mı? | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Just relax. | Sadece rahatla! | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| I've never seen Lex so angry with me. It's like he just went.... | Lex'in bana bu kadar kızdığını hiç görmemiştim. Aynı şey gibiydi.... | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Well, you can't take it personally, Clark. | Kişisel olarak almamalısın Clark. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| It was hard not to. He asked me to break him out. | Almamak zor biraz. Onu ordan çıkarmamı istedi. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| You said no, didn't you? | Hayır dedin değil mi? | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Well, that's good. Yeah, it's great. | Bu iyi. Evet, bu harika. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| He just broke himself out, injured two guards along the way. | Kendisini kaçırmaya çalıştı, giderken de iki gardiyanı yaraladı. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| He doesn't belong in there. He's being drugged. | O oraya ait değil. İlaç verildi ona. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Well, we don't know that for sure. This isn't his first brush with mental illness. | Bunu tam olarak bilemeyiz. Akıl hastalığıyla ilk vakası değil. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Well, Lionel's never gonna let him out. I'm his only chance. | Lionel onu asla bırakmayacak. Onun tek şansıyım. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| You can't just break somebody out of a state institution. | Eyalet enstitüsünden birini öylece kaçıramazsın. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Then you'd go to jail, and Lex would be out there, a fugitive with your secret. | O zaman hapse girersin ve Lex dışarda bir yerde senin sırrını taşıyan bir kaçak olur. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Pete knows, and that's turned out okay. Lex is different. | Pete biliyor ve kötü bir şey olmadı. Lex farklı | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Look, I'm not saying you should put your secret above Lex's well being. | Bak sırrını Lex'in iyiliğinin üstünde tut demiyorum. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| I just think that you should stay out of this one. | Sadece bu işten uzak dursan derim. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Dad Clark. | Baba Clark. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| You don't know everything that's going on here. | burada olan her şeyi bilmiyorsun. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Now, if you get involved | Şimdi eğer karışırsan | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| It could just get worse. | Daha da kötüleşebilir. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| You know, you've got another friend in a hospital that you haven't visited. | Hastanede ziyaret etmediğin bir dostun daha var biliyorsun. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Lana doesn't wanna see me right now. | Lana beni görmek istemiyor. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| She was in shock, Clark. She didn't mean what she said. | Şoktaydı Clark. Söylediğinde ciddi değildi. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Except she's right. All I've done is put her in danger. | Sadece haklıydı. Tek yaptığım onu tehlikeye atmak. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| She's better off without me. | Bensiz daha iyi. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| What about you? Are you better off? | Peki ya sen? Sen daha iyi misin? | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| You know, you can save the whole world, Clark... | Dünyayı kurtarabilirsin, Clark... | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| ...but you gotta take care of your own heart too. | ...ama kendi kalbini de sahip çıkmalısın. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Go see her. | Gdip gör onu. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Good, Lana. One more step. | İyi Lana. Bir adım daha. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Okay. Okay, that's enough for today. | Peki. Peki, bugünlük yeter. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| It goes for you too, Adam. | Bu senin için de geçerli Adam. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| I know my limits. | Kendi sınırlarımı bilirim. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| If you overdo it, you'll undo all your hard work. | Eğer fazla yaparsan, başardıklarını da bozacaksın. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| If I listened to people like you, I'd still be in bed. | Eğer senin gibi insanları dinleseydim hala yatakta olurdum. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Good work today, sweetie. Thanks. | İyi işti tatlım. Teşekkürler. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Hurts, doesn't it? | Acıyor değil mi? | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Like you wouldn't believe. | Sanki inanmıyor gibisin. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| I think you're getting off way too easily. | Bence işten çok kolay kaçıyorsun. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Excuse me? You have to learn to push through the pain. | Affedersin? Acıyı göze alıp zorlamalısın. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| If we all sat down every time it hurt, this country never would've been built. | Acıdığı zaman her zaman otursaydık, bu ülke hiç kurulmazdı. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Well, I doubt the Founding Fathers broke their legs in four places. | Kurucu Babalarımız dört yerde bacaklarını kırdığını sanmıyorum. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| What happened, bad pileup in cheerleading practice? | Ne oldu, amigo kızlık çalışmanda zincirleme kaza mı? | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| No, no, seriously. | Hayır, hayır gerçekten. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| How'd you end up in here? | Buraya nasıl düştün? | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| A horse got spooked. I ended up under its hooves. | Bir at korktu. Onun çiftelerine denk geldim. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| I'm guessing that's not a good place to be. | Olunması gereken güzel bir yer değil diye tahmin ediyorum. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Lana. | Ben Lana. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| All right, Lana. | Peki Lana. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| We both know that you have one more lap in you in this puppy. | İkimiz de biliyoruz ki; bu küçük yerde bir tur daha atacaksın. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Let's see it. How about not? | Görelim bakalım. Yapmasak nasıl olur? | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| I know "struggle" is probably not in your vocabulary... | Muhtemelen mücadele kelimesi senin sözlüğünde yer almaz... | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| ...but just to let you know, here, it's credo. | ...ama burada ona inanç derler. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| For your information, I haven't walked in a month. | Bilgin olsun diye söylüyorum, ben bir aydır yataktaydım. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Feeling sorry for yourself may work now, but it won't get you up a flight of stairs. | Kendin için üzülmek şimdilik işe yarayabilir, ama seni merdivenlerin üstünden uçurmaz. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Are you always this obnoxious? I'm telling you how it is. | Hep böyle pislik misindir? Sana nasıl olduğunu anlatıyorum. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| No one's ever honest with girls like you. | Senin gibi kızlara karşı kimse asla dürüst olmaz. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| I bet you have a boyfriend that's always protecting you, right? | İddiaya girerim seni sürekli koruyan bir erkek arkadaşın vardır doğru mu? | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| But he's not here. | Ama o burada değil. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| No one's gonna fight this battle for you. You're on your own. See you around. | Kimse bu savaşı senin yerine yapmaz. Tek başınasın. Sonra görüşürüz. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Hello, Lex. | Merhaba Lex. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| You were making such good progress, son. | Gayet iyi bir ilerleme sağlıyordun oğlum. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| You're the one who taught me: | Bana öğreten sendin: | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Attack adversity head on. | Güçlük getirene saldır. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| And had you been taking your medication, you would've done just that. | İlaçlarını alsaydın, bunu yapmış olurdun. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| This institution is not your adversary, Lex. | Bu enstitü senin düşmanın değil Lex. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| Your illness is the enemy. | Hastalığın senin düşmanın. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| But I'm better now. | Ama şimdi daha iyiyim. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| I don't need the meds. | İlaçlara ihtiyacım yok. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| That story about you killing your parents... | Aileni öldürdüğün hakkındaki hikaye... | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| ...was nothing more than a paranoid delusion. | ...paranoyak bir hayal ürününden başka bir şey değil. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| See, somewhere along the line, I veered off into the abyss... | Bak, yolda bir yerde, uçuruma sürüklendim... | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| ...but I've managed to claw my way back. | ...ama tırnaklarımla geri çıkmasını da bildim. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| But that's irrelevant now. | Ama şimdi bu konu dışı. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| When your attempt to escape failed... | Kaçmaya teşebbüsün başarısız olunca... | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| ...you sabotaged my efforts to have you released... | ...seni evde tedavi için bıraktırma çabalarımı... | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| ...to be cared for at home. | ...sabote etmiş oldun. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| But I told you, I'm cured. | Ama sana söyledim, iyileştim ben. | Smallville Asylum-1 | 2004 | |
| A cured patient doesn't belong in a hospital. | İyileşmiş bir hastaneye ait değildir. | Smallville Asylum-1 | 2004 |